Ana içeriğe geç
Sözlük

borcun ile cümle

borcun kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
6
HARF
2
HECE
10
ORT. KELİME
Borcun 2010 yılı sonuna kadar GSYİH'nın %62'sine ulaşarak %60 barajını aşması bekleniyor.Debt is expected to reach 62% of GDP by the end of 2010, breaching the 60% threshold.
Borcun geri kalanıysa Kosova'nındı.Kosovo owed the rest.
Yüzde 9.5'lik faiz kuponu ödeyecek olan borcun vadesi 2011'de bitecek.The bond matures in 2011 and pays a 9.5 per cent coupon rate.
Gruevski, ülkenin IMF'ye olan borcunu yakında ödeyeceğini de duyurdu.Gruevski also announced that the country would soon repay its debt to the IMF.
Ekim ayı sonunda, hükümet borcunun yüzde 51'i yerel kura çevrilmişti.At the end of October, 51 per cent of the government's debt was denominated in local currency.
IMF, Yunanistan'ın borcunu yeniden yapılandırma olasılığını reddettiIMF rules out Greek debt restructuring
Ayrıca hükümet, banka ve yatırım fonlarından milyarlarca avroluk borcun affını da isteyecek.It will also ask banks and investment funds to forgive billions in debt.
Ocak ayında Türkiye IMF'ye olan borcunun 224 milyon dolarını geri ödedi.In January, Turkey repaid $224m of its debt to the Fund.
Yunanistan'ın borcunun bu yıl hala GSYİH'nın %150 ila 161'i kadar olması bekleniyor.Greece's debt still is expected to be 150 to161% of GDP this year.
"PSI'den önce, borcun büyük kısmı özel sektöre aitti."Before the PSI, the debt was primarily privately owned.
Tzogopoulos da, "Bir rahatlama sağladı, ama Yunanistan'ın borcunun çözümü değildi." dedi.And, said Tzogopoulos, "It was a relief, but it was not a solution for the Greek debt."
Yunanistan borcun yeniden yapılandırma söylentilerini yalanladıGreece denies debt restructuring speculations
IMF, Yunanistan'ın borcunu yeniden yapılandırma planlarını reddetti. [Reuters]The IMF rejects speculation about Greek debt restructuring plans. [Reuters]
Borcun %50'sini hükümet oluştururken, geri kalanı özel sektör tarafından alınmış.About 50% was accrued by the government, while the rest was borrowed by the private sector.
Fransa, Almanya ve İngiltere, Yunanistan'ın ülke borcuna en fazla maruz kalan üç ülke.France, Germany and the UK are the three countries with largest exposure to Greek sovereign debt.
Muhalefete ve finans uzmanlarına göre, bu durum SC'yi borcunun kölesi haline getirebilir.The move could, according to government opposition and financial experts, make RS a slave to debt.
Hazine, 65 milyar dolarlık dış borcun 2008 yılından önce geri ödeneceğini de belirtti.The treasury also indicated that $65 billion of the external debt would be repaid by 2008.
Özellikle Kosova, Sırbistan-Karadağ'ın dış borcunda kendi payına düşeni ödemeye hazır.Specifically, Kosovo is prepared to pay a share of the international debt of Serbia and Montenegro.
Kamu borcundaki bu büyük artış, hizmet maliyetlerinde azalma umutlarını ortadan kaldırıyor.The large public debt increase rules out hopes of a decrease in service costs.
IMF Arnavutluk'tan GSYİH'nın %60'ına ulaşan iç borcunu azaltmasını istedi.The IMF wants Albania to reduce its public debt, which has reached 60% of GDP.
Londra Kulübü Sırbistan-Karadağ'ın Borcunu Kısmen SildiLondon Club Writes Off Part of Serbia-Montenegro's Debt
Sırbistan'ın borcunun silinmesi IMF ile anlaşmaya bağlıSerbian debt write-off hinges on deal with IMF
Bu yıldan itibaren, Sırbistan'ın dış borcunun yıllık faizi 1 milyar dolara ulaşacak.Starting that year, Serbia's annual interest rate on its foreign debt would amount to $1 billion.
Ülke şimdi ulusal borcunun bir kısmını dış kredilerden karşılamayı planlıyor.The country now plans to finance part of its national debt through foreign loans.
Dış yardım olmasaydı, Yunanistan 300 milyar avroluk borcunu tek başına temizlemek zorunda kalacaktı.Without external assistance, Greece would have had to clean up its 300 billion-euro debt alone.
Sırbistan'ın merkez bankası ülkenin dış borcunu ödemek için çabalıyor.Serbia's central bank is struggling to service the nation's foreign debt.
Yetkili, Yunanistan'ın borcunu yeniden yapılandırmaya gerek olmadığını da yineledi.He reiterated there is no need to restructure Greece's debt.
JAT Airways'in borcunun 300 milyon avro civarında olduğu tahmin ediliyor. [Nikola Barbutov/SETimes]JAT Airways' debt is estimated at around 300m euros. [Nikola Barbutov/SETimes]
Yunanistan'da Kredi Denetiminin Olmayışı Özel Borcun Artmasına Yol AçtıGreece's Lack of Credit Control Results in Private Debt Proliferation
Vampir, Atti'ye Saeed'in borcunu, onu öldürdüğü gece Saeed'din evinden aldıkları ile öder.The woman gives Atti the payment Saeed owed her.
Sık sık hastanede kalması ailenin borcuna katkıda bulunmuş olabilir.Her frequent hospital stays may have contributed to the family's debt.
Vergiler olmadan devlet borcunu ödeyemezdi.Without taxes the government could not pay its debt.
Feyzo borcunu ödemek için kente gidip çalışmaya başlar.Um einen Teil des Geldes aufzubringen, geht Feyzo in die Stadt, um zu arbeiten.
Nisan 2005'te borcundan dolayı iflas etti.Im April 2005 musste sie Konkurs anmelden.
20 Eylül 2015 tarihinde borcundan dolayı iflas etmiştir.Diese musste am 20. Oktober 2015 Insolvenz anmelden.
Gelirimiz bu borcun faizine bile yetmez.Das Vermögen haftet nicht für dessen Verbindlichkeiten.
Yani borçludan borcun kendisine ödenmesini isteyebilir.Mit der Belohnung könnten sie ihre Schulden bezahlen.
Böyle bir yük altına giren kişi, borcunu ödemek için her şeyini ortaya koymak zorundadır.Durch diese Summe wird es ihr auf einen Schlag möglich, sich sämtlicher Schulden zu entledigen.
Bir kopyayı, 5 dolarlık borcuna karşılık John Thompson'a verdi.Guy hat seine 20 Dollar an John verloren.
Artık borcunu ödemiştir.À présent, il faut payer.
Gelirimiz bu borcun faizine bile yetmez.L'accès à cette formation n'est pas payante.
3 dilekte yerine getirilmiştir ve Olgierd'ın borcunu ödemesi gerekmektedir, yani ruhunu Gaunter'a vermelidir.Il avance ainsi qu'Olgierd doit maintenant respecter sa part du contrat et lui céder son âme.
2003 yılında borcundan dolayı kişiyi hapsetmenin anayasaya aykırı olduğunu hükmetti.En 2003, dictaminó que era inconstitucional el encarcelamiento por deudas.
Böylece Devrekli az da olsa bu ‘alperenine’ vefa borcunu herhalde ödemiş olacaktır.En ese caso, definitivamente pagué demasiado por mi alfombra.
Artık borcunu ödemiştir.Y ahora le están haciendo pagar por ello.
Peter bu parayı kullanarak kredi borcunu öder ve eşyalarını geri satın alır.Michael accetta i soldi e ripiana i suoi debiti.
Böylece Devrekli az da olsa bu ‘alperenine’ vefa borcunu herhalde ödemiş olacaktır.Ma se non è possibile, temo che mi dovrai pagare £1 di multa".
Bu da borcunu ödeyemeyenlere karşı bankanın az miktarda rücu hakkı olacağı anlamına gelir.Ciò significa che la banca avrà scarso ricorso contro debitori insolventi.
Borç altına giren kişi de onu kayda geçirtsin ve Rabb'inden korksun da borcundan hiçbir şey eksiltmesin.И возлюби клятву, и приидет ему, и не восхоте благословения, и удалится от него.
Artık borcunu ödemiştir.А деньги ему уже выплатили.
Peter bu parayı kullanarak kredi borcunu öder ve eşyalarını geri satın alır.Чтобы оплатить покупку, Питер берёт ссуду, закладывая свой дом.
Bu borcun geri ödenmesi 2006 yılında tamamlandı.В 2006 году долг был рефинансирован.
Banka çektiği kredi için borcunu isteyince Lucas, 20th Century Fox şirketi ile anlaşmak zorunda kaldı.Сразу же после его окончания Занук убедил Диллмана подписать контракт с кинокомпанией 20th Century Fox.
Borcun ödenmemesi durumunda alacaklı borcun ifâsını borçlunun vücudu veya özgürlüğü üzerinde gerçekleştiremez.Таким образом, должник не расплачивался по долгам собственной свободой.
Yine de, Jackson'ın sözcüsü borcun sadece yeniden finanse edildiğini söyledi.ومع ذلك، فإن المتحدث باسم جاكسون قال إن هذا مجرد إعادة لتمويل القرض.
Yani borçludan borcun kendisine ödenmesini isteyebilir.وأيضاً قد تتمحور على تسديد الدين.
Savaşın sona ermesiyle birlikte Irak, Kuveyt'e olan 14 milyar dolarlık borcunu ödeyemez hale geldi.في وقت الغزو كان العراق اقترض من الكويت 14 مليار دولار أمريكي التي لم تسدد وذلك أثناء حرب الخليج الأولى.
Borcunu ödemiş Jaqen, Arya'ya bir sikke verir ve ona garip bir şey söyler, "Valar Morghulis".Jaqen dá a Arya uma moeda e uma estranha frase, "Valar morghulis", para ser usada como emergência.
Alacaklı, borcun ifâ edilmesi için sınırsız olarak borçlunun malvarlığına başvurabilir.Também pode ser considerada como obrigação tributária a própria prestação que o devedor tem que cumprir.
Peter bu parayı kullanarak kredi borcunu öder ve eşyalarını geri satın alır.Peter imediatamente paga a dívida e compra sua mobília de volta.
İlgili Sayfalar
Menü
Giriş Yap
Premium
Platform
Karanlık Mod