Ana içeriğe geç
Sözlük

borcum ile cümle

borcum kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
6
HARF
2
HECE
12
ORT. KELİME
Bu iki kadına inanılmaz bir minnet borcumuz var.Οφείλουμε ένα απίστευτο χρέος ευγνωμοσύνης σε αυτές τις δύο γυναίκες.
Bu iki kadına inanılmaz bir minnet borcumuz var.Дължим огромна благодарност на тези две жени.
Bu iki kadına inanılmaz bir minnet borcumuz var.Мы должны быть неимоверно благодарны этим двум женщинам.
Bu iki kadına inanılmaz bir minnet borcumuz var.אנו חייבות תודה ענקית לשתי הנשים האלו.
Bu iki kadına inanılmaz bir minnet borcumuz var.نحن ندين بالكثير من الشكر والامتنان لهاتين الإمرأتين
Bu iki kadına inanılmaz bir minnet borcumuz var.多大なご恩があります バーバラ・ストライザンドは
Bu ikinci.. Sana borcumu ödeyeceğim.Jag ska defenetivt betala dig tillbaka.
Bu köle yüzüstü yere kapandı, ‹Ne olur, sabret! Borcumu ödeyeceğim› diye yalvardı.Da faldt hans Medtjener ned for ham og bad ham og sagde: Vær langmodig med mig, så vil jeg betale dig.
Bu köle yüzüstü yere kapandı, ‹Ne olur, sabret! Borcumu ödeyeceğim› diye yalvardı.Da falt hans medtjener ned og bad ham og sa: Vær langmodig med mig, så skal jeg betale dig!
Bu köle yüzüstü yere kapandı, ‹Ne olur, sabret! Borcumu ödeyeceğim› diye yalvardı.Da fiel sein Mitknecht nieder und bat ihn und sprach: Habe Geduld mit mir; ich will dir's alles bezahlen.
Bu köle yüzüstü yere kapandı, ‹Ne olur, sabret! Borcumu ödeyeceğim› diye yalvardı.Då föll hans medtjänare ned och bad honom och sade: 'Hav tålamod med mig, så skall jag betala dig.'
Bu köle yüzüstü yere kapandı, ‹Ne olur, sabret! Borcumu ödeyeceğim› diye yalvardı.De ander viel voor hem neer en smeekte: 'Geef mij uitstel. Dan zal ik alles terugbetalen.'
Bu köle yüzüstü yere kapandı, ‹Ne olur, sabret! Borcumu ödeyeceğim› diye yalvardı.Então o seu companheiro, caindo-lhe aos pés, rogava-lhe, dizendo: Tem paciência comigo, que te pagarei.
Bu köle yüzüstü yere kapandı, ‹Ne olur, sabret! Borcumu ödeyeceğim› diye yalvardı.Entonces su consiervo, cayendo, le rogaba diciendo: "¡Ten paciencia conmigo, y yo te pagaré.
Bu köle yüzüstü yere kapandı, ‹Ne olur, sabret! Borcumu ödeyeceğim› diye yalvardı.Il suo compagno, gettatosi a terra, lo supplicava dicendo: Abbi pazienza con me e ti rifonderò il debito
Bu köle yüzüstü yere kapandı, ‹Ne olur, sabret! Borcumu ödeyeceğim› diye yalvardı.그 동관이 엎드리어 간구하여 가로되 나를 참아 주소서 갚으리이다 하되
Bu köle yüzüstü yere kapandı, ‹Ne olur, sabret! Borcumu ödeyeceğim› diye yalvardı.Lalu kawannya itu sujud di depannya sambil memohon, 'Sabarlah dulu kawan, semuanya akan saya bayar!
Bu köle yüzüstü yere kapandı, ‹Ne olur, sabret! Borcumu ödeyeceğim› diye yalvardı.Mutta hän ei tahtonut, vaan meni ja heitti hänet vankeuteen, kunnes hän maksaisi velkansa.
Bu köle yüzüstü yere kapandı, ‹Ne olur, sabret! Borcumu ödeyeceğim› diye yalvardı.Người bạn sấp mình xuống mà nài xin rằng: Xin giãn cho tôi, thì tôi sẽ trả cho anh.
Bu köle yüzüstü yere kapandı, ‹Ne olur, sabret! Borcumu ödeyeceğim› diye yalvardı.Người bạn sấp mình xuống mà nài_xin rằng : Xin giãn cho tôi , thì tôi sẽ trả cho anh .
Bu köle yüzüstü yere kapandı, ‹Ne olur, sabret! Borcumu ödeyeceğim› diye yalvardı.Njegov sohlapec pa pade k nogam njegovim ter ga prosi, rekoč: Potrpi z menoj, in vse ti poplačam.
Bu köle yüzüstü yere kapandı, ‹Ne olur, sabret! Borcumu ödeyeceğim› diye yalvardı.Son compagnon, se jetant à terre, le suppliait, disant: Aie patience envers moi, et je te paierai.
Bu köle yüzüstü yere kapandı, ‹Ne olur, sabret! Borcumu ödeyeceğim› diye yalvardı.Tedy padna spoluslužebník ten k nohám jeho, prosil ho, řka: Poshověj mi, a všeckoť zaplatím tobě.
Bu köle yüzüstü yere kapandı, ‹Ne olur, sabret! Borcumu ödeyeceğim› diye yalvardı.Tedy padnul jeho spolusluha k jeho nohám, prosil ho a hovoril: Pozhovej mi a všetko ti zaplatím.
Bu köle yüzüstü yere kapandı, ‹Ne olur, sabret! Borcumu ödeyeceğim› diye yalvardı.Tovarăşul lui s'a aruncat la pămînt, îl ruga, şi zicea: ,Mai îngăduieşte-mă, şi-ţi voi plăti.`
Bu köle yüzüstü yere kapandı, ‹Ne olur, sabret! Borcumu ödeyeceğim› diye yalvardı.Затова служителят му падна, молеше му се, и каза: Имай търпение към мене и ще ти платя.
Bu köle yüzüstü yere kapandı, ‹Ne olur, sabret! Borcumu ödeyeceğim› diye yalvardı.Тогда товарищ его пал к ногам его, умолял его и говорил: потерпи на мне, и все отдам тебе.
Bu köle yüzüstü yere kapandı, ‹Ne olur, sabret! Borcumu ödeyeceğim› diye yalvardı.Упавши тодї товариш його в ноги йому, благав його, кажучи: Потерпи менї, і все віддам тобі.
Bu köle yüzüstü yere kapandı, ‹Ne olur, sabret! Borcumu ödeyeceğim› diye yalvardı.ויפל חברו לפני רגליו ויבקש ממנו לאמר הארך לי אפך ואשלמה לך הכל׃
Bu köle yüzüstü yere kapandı, ‹Ne olur, sabret! Borcumu ödeyeceğim› diye yalvardı.فخرّ العبد رفيقه على قدميه وطلب اليه قائلا تمهل عليّ فاوفيك الجميع.
Bu köle yüzüstü yere kapandı, ‹Ne olur, sabret! Borcumu ödeyeceğim› diye yalvardı.他 的 同 伴 就 俯 伏 央 求 他 、 說 、 寬 容 我 罷 、 將 來 我 必 還 清
Bu köle yüzüstü yere kapandı, ‹Ne olur, sabret! Borcumu ödeyeceğim› diye yalvardı.他 的 同伴 就 俯伏 央求 他 、 說 、 寬容 我罷 、 將來 我 必還清
Bunlar olup bittikten sonra, mal varlığımın çoğunu kaybetmiş oluyorum ancak hiç kimseye de borcum kalmıyor.A potom, když je vše řečeno a uděláno, já nedlužím nikomu nic, ačkoli jsem ztratil mnoho mých aktiv.
Büyükbabam, "ağaç kesme olimpiyatı"ndaydı, bu yüzden borcumu ödemeye çalıştığım epey bir ağaç karmam var.Bunicul meu a fost un tăietor de lemne la Olimpiadă, deci am o gramadă de karma de copaci de recuperat.
Büyükbabam, "ağaç kesme olimpiyatı"ndaydı, bu yüzden borcumu ödemeye çalıştığım epey bir ağaç karmam var.할아버지가 올림픽에서 벌목꾼 노릇을 하셨는데, 그래서 제가 나무에 업보가 있고, 해소하고 있는 중입니다.
Büyükbabam, "ağaç kesme olimpiyatı"ndaydı, bu yüzden borcumu ödemeye çalıştığım epey bir ağaç karmam var.Mein Grossvater war ein Holzfäller in den Olympischen Bergen also habe ich einiges an Baum-Karma abzuarbeiten.
Büyükbabam, "ağaç kesme olimpiyatı"ndaydı, bu yüzden borcumu ödemeye çalıştığım epey bir ağaç karmam var.Mijn grootvader was een houthakker in de Olympische spelen, dus ik heb een hele hoop boomkarma te verwerken.
Büyükbabam, "ağaç kesme olimpiyatı"ndaydı, bu yüzden borcumu ödemeye çalıştığım epey bir ağaç karmam var.Min bedstefar var skovhugger under Olympiaden, så jeg har en masse træ-karma, jeg skal have arbejdet af.
Büyükbabam, "ağaç kesme olimpiyatı"ndaydı, bu yüzden borcumu ödemeye çalıştığım epey bir ağaç karmam var.Mio nonno era stato un boscaiolo nei monti Olimpici, quindi ho un sacco di karma arboreo da eliminare.
Büyükbabam, "ağaç kesme olimpiyatı"ndaydı, bu yüzden borcumu ödemeye çalıştığım epey bir ağaç karmam var.Mój dziadek był drwalem podczas Olimpiady, więc teraz wyładowuję sporo karmy drzewnej.
Büyükbabam, "ağaç kesme olimpiyatı"ndaydı, bu yüzden borcumu ödemeye çalıştığım epey bir ağaç karmam var.Můj dědeček byl dřevorubcem v pohoří Olympics, takže mám hodně stromové karmy, kterou si musím odpracovat.
Büyükbabam, "ağaç kesme olimpiyatı"ndaydı, bu yüzden borcumu ödemeye çalıştığım epey bir ağaç karmam var.Ο παππούς μου ήταν υλοτόμος στους Ολυμπιακούς Αγώνες έτσι έχω πολύ karma δέντρων να ξεθυμάνω.
Büyükbabam, "ağaç kesme olimpiyatı"ndaydı, bu yüzden borcumu ödemeye çalıştığım epey bir ağaç karmam var.Дядо ми е бил дървар в Олимпийските игри, така че имам много дървесна карма, която да изкупвам.
Büyükbabam, "ağaç kesme olimpiyatı"ndaydı, bu yüzden borcumu ödemeye çalıştığım epey bir ağaç karmam var.Мой дед был лесорубом в Олимпиксе, так что я расплачиваюсь за его грехи перед деревьями.
Büyükbabam, "ağaç kesme olimpiyatı"ndaydı, bu yüzden borcumu ödemeye çalıştığım epey bir ağaç karmam var.סבא שלי היה חוטב עצים במשחקים האולימפים, אז יש לי הרבה קרמה של עצים שאני צריך להיפטר ממנה.
Büyükbabam, "ağaç kesme olimpiyatı"ndaydı, bu yüzden borcumu ödemeye çalıştığım epey bir ağaç karmam var.كان جدي حطاباً في دورة الألعاب الأولمبية ، لذا عليَّ تعويضات للأشجار أعمل على تسديدها.
Büyükbabam, "ağaç kesme olimpiyatı"ndaydı, bu yüzden borcumu ödemeye çalıştığım epey bir ağaç karmam var.私は木に善い行いをしなくてはいけないんです 大学院はイェールに行き このような-
Diyelim ki 20,000 $'lık eğitim kredisi borcum var.Ik heb $20.000... uit een studentenlening verkregen.
Diyelim ki 20,000 $'lık eğitim kredisi borcum var.قرض دراسي.
Diyelim ki 20,000 $'lık eğitim kredisi borcum var.その家は残念な事に、
Diyelim ki buradaki kredi kartımın vadesi geldi, hemen parayı yatırıp bu kart borcumu kapatmam gerekiyor.É US $5.000 para o próximo ano. Eu preciso pagar $5.000 em aula.
Diyelim ki buradaki kredi kartımın vadesi geldi, hemen parayı yatırıp bu kart borcumu kapatmam gerekiyor.Je to $5,000 za nasledujúci rok. Potrebujem zaplatiť $5,000 za školné.
Diyelim ki buradaki kredi kartımın vadesi geldi, hemen parayı yatırıp bu kart borcumu kapatmam gerekiyor.Które wynosi 5 tysięcy dolarów za przyszły rok. Muszę zapłacić 5 tysięcy dolarów czesnego.
Diyelim ki buradaki kredi kartımın vadesi geldi, hemen parayı yatırıp bu kart borcumu kapatmam gerekiyor.V nadcházejícím roce to je 5 000 dolarů. Musím zaplatit 5 000 dolarů na školném.
Diyelim ki buradaki kredi kartımın vadesi geldi, hemen parayı yatırıp bu kart borcumu kapatmam gerekiyor.وهي عبارة عن 5.000 دولار للعام القادم. علي أن أدفع 5.000 دولار رسوم دراسة.
Diyelim ki buradaki kredi kartımın vadesi geldi, hemen parayı yatırıp bu kart borcumu kapatmam gerekiyor.私は$5,000の学費を払う必要があります。
Dürüstçe çalışıp borcumu ödeyeceğim.Będę uczciwie pracowała i spłacę mu dług.
Dürüstçe çalışıp borcumu ödeyeceğim.Jag ska jobba ärligt och betala honom.
Dürüstçe çalışıp borcumu ödeyeceğim.Jeg vil betale ærligt tilbage.
Dürüstçe çalışıp borcumu ödeyeceğim.Lavorerò onestamente e lo ripagherò!
İlgili Sayfalar
Menü
Giriş Yap
Premium
Platform
Karanlık Mod