Ana içeriğe geç
Sözlük

bor ile cümle

bor kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
3
HARF
1
HECE
8
ORT. KELİME
Borçların, varlıklardan daha yüksek olması durumunu biraz düşünelim. -If my liabilities are greater than my assets, let's think about that situation.
Borçlarımın toplamı 145,000 $ olurdu.My liabilities would be $145,000.
ÖZkaynağım eşittir varlıklarım eksi borçlarım.And my equity would be my assets minus my liabilities.
Negatif özkaynaktasınız, ve diyelim ki borcunuzu ödeyemediniz, bu durumda iflas edersiniz. .So that's bankruptcy. That's insolvency.
Konut kredimin tutarı 80,000 $'dı, borçlarımın toplamı da 105,000 $'dı.It really was I only owe $80,000 on the house, so my liabilities really are only $105,000.
Mavi renkle işaretlediğim de bankanın borçları. .What I'm squaring off in blue, that's the
Örneğimizdeki bankanın 4 milyar $ borcu var.liabilities of the bank. And what I wrote here is, it has $4 billion of liabilities.
Burada da B bankasından alınmış olan kredi pasifte borçlar kaleminin altında gözüküyor.And this is a liability, loan from Bank B.
C'nin bilançosunda, A Bankası'na 1 milyar $ borç.Or so we owe A $1 billion.
Bir de B'ye 1 milyar $ borç var.And then you see that oh, we owe B $1 billion.
Banka A'nın bir şekilde 1 milyar $ bulup, Banka B'deki kredi borcunu kapatması gerekiyor.So Bank A has to come up with $1 billion somehow for Bank B.
Fed'den 1 milyar $ kredi kullanırlar ve B Bankası'na olan borçlarını öderler.And then they can use that to pay Bank B.
Borsanın yükseldiğini biliyor musun?Hey listen! Did you know that the stocks are up?
Ona bir şey borçluyum. "I don't owe him anything."
Bunu para ödünç alarak yapabilir, yani borçlanarak.It can do it by borrowing money, which is debt.
Ve bir de borçlar var, şirketin kullanmış olduğu krediler, ve diğer finansal yükümlülükleri,And then we have the debt, the debt of the company, or the
Bu borç.This is the debt.
Borcumuz var. -We have the debt.
Ve diyelim ki borcumuz da 6 milyon $ olsun.And let's say our debt is $6 million.
Şimdi borç konusu da ilginç.Now debt is interesting.
Borçlanma konusuna geldiğimizde durum biraz farklılaşıyor.Debt's a little different.
Borç, banka kredisi şeklinde olabilir.Debt could be just in the form of a bank loan.
Sonuçta borç almak için burada kullanacağınız yöntem, banka kredisi almak.So that would just be a bank loan.
Bir grup insandan borç alıyorsunuz.You are borrowing from a bunch of people.
Tahvil, aslında bu XYZ Şirketinin verdiği 'sana borçluyum' belgesi.So it's essentially-- this is an IOU from Company XYZ.
Bu borsada işlem gören bir hisse senedi olsun, muhtemelen bunu önceden duymuşsunuzdur. .This is a stock, it's traded on exchange. You're probably familiar that.
- Tahviller de borsada ve ikinci el piyasada işlem görür.Bonds are also traded.
Birisinde, işleriniz aslında iyi gidiyor, ancak ödeyemeyeceğiniz bir borç yükü altındasınız.There's one where you say, oh, the business is good, and just can't pay off it's debts.
Arka tarafta yemek borunuz var ve bunun hakkında gelecek bir videoda konuşacağız.In the back you have your esophagus-- and we'll talk more about the esophagus in a future video.
Arka tarafta yemek borunuz var ve önde- buraya bir bölünme çizgisi çizeyim.In the back you have your esophagus and in the front-- let me draw a little dividing line there.
Hava borunuzun arkasında, yemek borunuz var. Yemek borunuz var.So behind your air pipe, you have your esophagus.
Yemek borusu yemeklerin aşağı indiği yer.Esophagus is where your food goes down.
O zaman yemeğimizin buradan aşağı inmesini istediğini biliyoruz, yemek borusundan aşağı.So this is where we want our food to go-- down the esophagus.
Yemek borusu yemek için olan.The esophagus is the pipe for food.
Bunu yazmam gerek. Burada da işte soluk borunuz.Let me write this down.
Ondan sonra soluk borusundan, soluk borusu çok sert bir yapıya sahiptir.And then from the trachea-- and the trachea is actually a reasonably rigid structure.
Bundan sonra iki tane boruya ayrılır, ve bence bu iki borunun nereye gittiğini biliyorsunuz.And then it splits into two tubes-- and I think you know where these two tubes are going to.
Sadece çok daha ince bir boru. ince ve daha ince.It's just a pipe that just gets thinner and thinner and thinner.
Hava borudan aşağı iniyor.So I've used a lot of fancy words, but the general idea is simple. Air comes in through a pipe.
Bu boru git gide inceliyor ve en sonunda küçük hava keseciklerinde yolun sonunda geliyor.The pipe gets thinner and thinner and thinner and they end up at these little air sacs.
Size bu konu ve borsa hakkında ne düşündüğümü bir dakika sonra açıklayacağım.I'll tell you what I think about this and the stock market in a minute.
Peki şimdi konuya borsa açısından bakalım, ne yaşandığını düşünün.Now, if we think about this in terms of the stock market, think about what happens.
Ya da boru hattıyla bir tankere taşınır ve böylece petrol çok daha uzağa taşınabilir.And then from there it gets to a refinery
Kolay, yalnızca tavandaki boruları takip et.Easy, just follow the pipes along the ceiling.
Geçen ayın kirasından borcun var banada.You owe me last month's rent too.
Sana yalan borcum mu var?Ain't no point in lying to you.
Bu onuru neye borçluyum, acaba?To what do I owe the honour, may I ask?
Borcumu asla inkar etmem!Don't worry! I never repudiate debt!
Birine borçluyum.I owe someone.
Benim yeteneğimdeki birisi daha ileri gidemez... ...hem çellonun borcu da var.Someone with my skill level can only go so far... and there's the debt for this cello.
Sözde bana bir borcu varmış gibi.As if she owed me something.
O kızın bana hiç bir " borcu " yoktu.That girl did not "owe" me anything.
Ben olsam bir deve parası bile vermem. Bir sürü deve borcu birikmiş olmalı.It was a good impression.
Ekonomi hızla büyüyordu. BORSA DÜŞTÜ!SLOM BURZE!
Boru döşemek.Take piping.
Ve borulama için yeni bir paradigma geliştiriyoruz.And we're developing a new paradigm for piping.
Bu, kendi başına tamamen programlanabilir ve adapte olabilen bir boru.This is a completely programmable and adaptive pipe on its own.
Çünkü CDS esasen bir borç sigortasıdır.Because that's essentially what a credit default swap is, it's insurance on debt.
Eğer birisi borcunu ödeyemezse sigorta şirketi onun adına bu borcu üstlenir.If someone doesn't pay the debt, then the insurance company will pay it for you.
Karşılığında, aslında borca ait faizin bir kısmını verirsiniz.In exchange, you're essentially giving some of the interest on the debt.
İlgili Sayfalar
Menü
Giriş Yap
Premium
Platform
Karanlık Mod