Ve bunun için kendisine büyük bir teşekkür borçluyuz.Ja siitä hyvästä olemme hänelle ison kiitoksen velkaa.
Ve bunun için kendisine büyük bir teşekkür borçluyuz.이것이 우리가 그의 공로에 감사해야하는 세 번째 이유입니다.
Ve bunun için kendisine büyük bir teşekkür borçluyuz.Och för det är vi skyldiga honom ett stort tack.
Ve bunun için kendisine büyük bir teşekkür borçluyuz.Por isso, nós devemos-lhe um grande agradecimento.
Ve bunun için kendisine büyük bir teşekkür borçluyuz.Pour cela, nous lui devons de grands remerciements.
Ve bunun için kendisine büyük bir teşekkür borçluyuz.Şi pentru asta, îi datorăm un mare "mulţumesc".
Ve bunun için kendisine büyük bir teşekkür borçluyuz.Und dafür schulden wir ihm Dank.
Ve bunun için kendisine büyük bir teşekkür borçluyuz.Và vì điều đó, chúng ta cần phải biết ơn ông ấy rất nhiều.
Ve bunun için kendisine büyük bir teşekkür borçluyuz.Y por ello, le debemos estar agradecidos a Howard.
Ve bunun için kendisine büyük bir teşekkür borçluyuz.Za to należy mu się nasza wdzięczność.
Ve bunun için kendisine büyük bir teşekkür borçluyuz.Και γι'αυτό, του χρωστάμε ένα μεγάλο ευχαριστώ.
Ve bunun için kendisine büyük bir teşekkür borçluyuz.И за това също му дължим огромна благодарност.
Ve bunun için kendisine büyük bir teşekkür borçluyuz.И за это мы обязаны поблагодарить его.
Ve bunun için kendisine büyük bir teşekkür borçluyuz.І за це ми мусимо йому подякувати.
Ve bunun için kendisine büyük bir teşekkür borçluyuz.ועל כך, אנחנו צריכים להודות לו.
Ve bunun için kendisine büyük bir teşekkür borçluyuz.و لهذا فنحن مدينون له بعميق الشكر.
Ve bunun için kendisine büyük bir teşekkür borçluyuz.多様性についてもう一つ例をあげましょう
Ve nezaketiniz Size borçluyum Ve sizsiz asla bu kadar ilerleyemezdimИ за цялата ви добрина съм ви длъжница и никога не бих могла да стигна тъй далеч без вас.
Ve onun kadar önemli olarak, onu kendimize borçluyuz.A co je neméně důležité, dlužíme to sobě.
Ve onun kadar önemli olarak, onu kendimize borçluyuz.A predovšetkým dlžíme to sami sebe.
Ve onun kadar önemli olarak, onu kendimize borçluyuz.Dan sama pentingnya juga, kita berhutang kepada diri kita sendiri.
Ve onun kadar önemli olarak, onu kendimize borçluyuz.E cosa altrettanto importante, lo dobbiamo a noi stessi.
Ve onun kadar önemli olarak, onu kendimize borçluyuz.E igual de importante, nos lo debemos a nosotros mismos.
Ve onun kadar önemli olarak, onu kendimize borçluyuz.E igualmente importante, devemos isso a nós próprios.
Ve onun kadar önemli olarak, onu kendimize borçluyuz.En net zo belangrijk, we zijn het onszelf verplicht.
Ve onun kadar önemli olarak, onu kendimize borçluyuz.És nem kevésbé fontos, hogy ezzel magunknak is tartozunk.
Ve onun kadar önemli olarak, onu kendimize borçluyuz.Et tout aussi important, nous le devons à nous-mêmes.
Ve onun kadar önemli olarak, onu kendimize borçluyuz.Jesteśmy to też winni sobie samym.
Ve onun kadar önemli olarak, onu kendimize borçluyuz.마찬가지로 우리 자신에게 해야 할 의무라고 생각합니다.
Ve onun kadar önemli olarak, onu kendimize borçluyuz.Och lika viktigt, vi är skyldiga oss själva det.
Ve onun kadar önemli olarak, onu kendimize borçluyuz.Og lige så vigtigt, vi skylder det til os selv.
Ve onun kadar önemli olarak, onu kendimize borçluyuz.Și la fel de important, ne suntem datori nouă înșine.
Ve onun kadar önemli olarak, onu kendimize borçluyuz.Und genauso wichtig ist, wir schulden es uns selbst.
Ve onun kadar önemli olarak, onu kendimize borçluyuz.Và quan trọng không kém, chúng ta nợ chính bản thân mình.
Ve onun kadar önemli olarak, onu kendimize borçluyuz.Μα κυρίως, το χρωστάμε στον εαυτό μας.
Ve onun kadar önemli olarak, onu kendimize borçluyuz.И в такой же степени по важности, мы обязанны себе.
Ve onun kadar önemli olarak, onu kendimize borçluyuz.И също толкова важно е, че го дължим на себе си.
Ve onun kadar önemli olarak, onu kendimize borçluyuz.І настільки ж ми завдячуємо нею самим собі.
Ve onun kadar önemli olarak, onu kendimize borçluyuz.ולא פחות חשוב, אנחנו חייבים את זה לעצמנו.
Ve onun kadar önemli olarak, onu kendimize borçluyuz.وبنفس القدر من الأهمية، نحن مدينون لأنفسنا.
Ve onun kadar önemli olarak, onu kendimize borçluyuz.ありがとうございました
Ve sonra her yıl bu borçlular özel amaçlı işletme ödüyorlar.Pamätajme si, že 1 miliarda USD ide 1000 požičiavateľom.
Ve sonra her yıl bu borçlular özel amaçlı işletme ödüyorlar.それは、単にそれらの不動産担保証券を組み立てる、
Veya gidip bankadan kredi kullanabilirsiniz, bu durumda şirketiniz bankaya karşı borçlu olur.Możesz też po prostu wziąć standardowy kredyt w banku, gdzie jest dłużny pieniędzy bankowi.
Veya gidip bankadan kredi kullanabilirsiniz, bu durumda şirketiniz bankaya karşı borçlu olur.Nebo můžete také získat normální bankovní dluh, kde bance dlužíte peníze.
Veya gidip bankadan kredi kullanabilirsiniz, bu durumda şirketiniz bankaya karşı borçlu olur.銀行のお金を負います。 そして、私は最後のとき、あなたに質問を残しました。
Yani 1 milyar türk lirası devlet bonomuz var. Yani devlet bize bir milyar türk lirası borçlu.1 miliarda dolarů státních dluhopisů je aktivum, které říká, vláda mi dluží miliardu dolarů.
Yani 1 milyar türk lirası devlet bonomuz var. Yani devlet bize bir milyar türk lirası borçlu.Portanto, $1 bilião de obrigações do Governo, é um activo que diz que o Governo me deve um bilião de dólares.
Yani aslında kötü değiller ama birine borçlu olduğunuz şeyler oldukları için o kadar hoş değiller.Nejsou špatné, ale je to něco, co dlužíte, takže nejsou tak příjemné.
Yani aslında kötü değiller ama birine borçlu olduğunuz şeyler oldukları için o kadar hoş değiller.楽しい物ではないですからね。 ローンCは、30億ドルだと言いました。
Yani Bayan Winry, sana da borçluyum.Jag står i skuld till dig, ms Winry.
Yani Bayan Winry, sana da borçluyum.Jeg står i gæld til dig, Winry.
Yani Bayan Winry, sana da borçluyum.Olen kiitollisuudenvelassa sinullekin.
Yani Bayan Winry, sana da borçluyum.Άρα σας είμαι κι εγώ υπόχρεη, δις Γουίνρι.
Yani borçlu bu 900 £ alır ve yerel araba satıcısı geçirir.A kölcsönvevő felveszi a 900 fontját és elkölti a helyi autókereskedőnél.
Yani borçlu bu 900 £ alır ve yerel araba satıcısı geçirir.De lener neemt deze £900 en spendeert ze bij een lokaal autobedrijf.
Yani borçlu bu 900 £ alır ve yerel araba satıcısı geçirir.Der Kreditnehmer nimmt diese £ 900 und gibt sie bei einem Autohändler in der Nähe.
Yani borçlu bu 900 £ alır ve yerel araba satıcısı geçirir.Eli lainaaja ottaa mainitut 900£ ja kuluttaa sen paikallisessa autoliikkeessä.
Yani borçlu bu 900 £ alır ve yerel araba satıcısı geçirir.Il mutuatario prende queste 900 sterline e le spende da un rivenditore d'auto.
Yani borçlu bu 900 £ alır ve yerel araba satıcısı geçirir.Peminjam itu lalu membelanjakan uang £900 itu di dealer mobil setempat.