Bizler çabalarımızın başarılarını hiç de azımsanmayacak ölçüde sizlere borçluyuz.若不是你們大力相挺 我們的努力不會有一絲成就
Biz onu bu dünyadaki Jane'lere borçluyuz.Chúng ta nợ điều đó cho Jane
Biz onu bu dünyadaki Jane'lere borçluyuz.Dlužíme to všem Jane, které na světě jsou.
Biz onu bu dünyadaki Jane'lere borçluyuz.Dlžíme to všetkým Jane tohto sveta.
Biz onu bu dünyadaki Jane'lere borçluyuz.Ezzel tartozunk a világ Jane-inek.
Biz onu bu dünyadaki Jane'lere borçluyuz.Jesteśmy to winni takim jak Jane.
Biz onu bu dünyadaki Jane'lere borçluyuz.Kita berhutang ini kepada semua orang seperti Jane di dunia.
Biz onu bu dünyadaki Jane'lere borçluyuz.이런 세상을 만드는 것이 우리가 이 세상 제인들에게 해야 할 의무이며
Biz onu bu dünyadaki Jane'lere borçluyuz.Lo dobbiamo a tutte le Jane del mondo.
Biz onu bu dünyadaki Jane'lere borçluyuz.Nós devemos isso às Janes do mundo.
Biz onu bu dünyadaki Jane'lere borçluyuz.Nous le devons aux " Jane " du monde.
Biz onu bu dünyadaki Jane'lere borçluyuz.Se lo debemos a todas las Jane del mundo.
Biz onu bu dünyadaki Jane'lere borçluyuz.Suntem datori tuturor Jane-lor din lume.
Biz onu bu dünyadaki Jane'lere borçluyuz.Vi är skyldiga alla Jane ute i världen.
Biz onu bu dünyadaki Jane'lere borçluyuz.Vi skylder det til Jane'erne i hele verden.
Biz onu bu dünyadaki Jane'lere borçluyuz.We zijn het verplicht aan de Janes van deze wereld.
Biz onu bu dünyadaki Jane'lere borçluyuz.Wir schulden es den Janes dieser Welt.
Biz onu bu dünyadaki Jane'lere borçluyuz.Το χρωστάμε στις Τζέιν όλου του κόσμου.
Biz onu bu dünyadaki Jane'lere borçluyuz.Дължим го на всички като Джейн по света.
Biz onu bu dünyadaki Jane'lere borçluyuz.Ми завдячуємо нею Джейн усього світу.
Biz onu bu dünyadaki Jane'lere borçluyuz.Мы обязанны всем Джейн в мире.
Biz onu bu dünyadaki Jane'lere borçluyuz.אנחנו חייבים את זה לג'ייניות של העולם.
Biz onu bu dünyadaki Jane'lere borçluyuz.نحن مدينون لكل "جين" في العالم.
Biz onu bu dünyadaki Jane'lere borçluyuz.そして同様に、私たち自身の恩恵でもあるのです
BORÇLU. ..A jsou to pojmy, které často uslyšíte v souvislosti s dluhem nebo v souvislosti s půjčkami.
Borçludan ziyade, kredi vereni korumaya dönük uygulamalardı. .Více vlastně chránili věřitele než chránili dlužníka.
Borçlular milyar doların %10'unu veya bunun yerine 100 milyon dolar ödeyecekler. -100万ドルをここに戻します。 それで、この特別目的事業体のお金は、
Borçlu olan kişiler aynı.Agora nesta situação, temos os mesmos mutuários.
Borçlu olan kişiler aynı.Quindo in questa situazione abbiamo gli stessi debitori.
Borçlu olan kişiler aynı.V tejto situácii máme rovnakých požičiavateľov, ktorí si požičali spolu 1 mld. USD. Lebo je ich 1000 atď.
Borçlu olan kişiler aynı.V této situace máme stejné dlužníky, kteří si půjčili společně 1 mld. USD.
Borçlu olan kişiler aynı.彼らは、ひとまとめに10億ドルを借りています、 なぜなら、
Borçlu olan taraf, borcun vadesi geldiği halde borcunu alacaklıya ödeyemiyorsa ne olur?Co se stane, když dlužník nemůže věřiteli splatit peníze, které věřiteli zjevně náleží?
Borçluya krediyi açan kişi veya kurum bu, para bu kişiye geri ödeniyor olacak.To je entita nebo osoba, které se peníze dluží nebo která půjčila peníze dlužníkovi.
Böylece o da gelip benim tekrar ayağa kalkmamı sağladı. Yani Bayan Winry, sana da borçluyum.Él me obligó a levantarme, así que yo también estoy en deuda contigo.
Böylece o da gelip benim tekrar ayağa kalkmamı sağladı. Yani Bayan Winry, sana da borçluyum.Potem on mnie pomógł stanąć na własnych nogach, jestem więc też twoją dłużniczką.
Böylece o da gelip benim tekrar ayağa kalkmamı sağladı. Yani Bayan Winry, sana da borçluyum.А потом он приехал сюда, чтобы помочь мне, значит, Винри, я тоже перед тобой в долгу.
Brüt yerleşme ne kadar net farklılıklar borçlu bankalar arasında işlemci gerekir olabilir.Bruttó Elszámolás (RTGS) Processzornak mennyivel tartoznak egymásnak a bankok nettó.
Brüt yerleşme ne kadar net farklılıklar borçlu bankalar arasında işlemci gerekir olabilir.Gross Settlement Processor vertellen wat de netto verschillen zijn die banken aan elkaar schuldig zijn.
Brüt yerleşme ne kadar net farklılıklar borçlu bankalar arasında işlemci gerekir olabilir.Regulierungsprozessor wie viel die Netto- Differenz zwischen den Banken sein sollte.
Brüt yerleşme ne kadar net farklılıklar borçlu bankalar arasında işlemci gerekir olabilir.Ακαθάριστο οικισμός επεξεργαστή πόσο θα έπρεπε το καθαρό διαφορές οφείλονται μεταξύ των τραπεζών να.
Brüt yerleşme ne kadar net farklılıklar borçlu bankalar arasında işlemci gerekir olabilir.פירעון ההסדרים בזמן אמת את מה הבדלי הכסף נטו שחייבים הבנקים השונים זה לזה.
Bu 1000 borçlunun sadece 200ü işini falan kaybedecek. -20%, tedy 200 půjčovatelů ztratí práci, nebo něco podobného.
Bu 1000 borçlunun sadece 200ü işini falan kaybedecek. -何かでデフォルトします。 彼らは、住宅ローンの支払いを、 これ以上は出来ません。
Bu arada hiç şüpheniz olmasın ki bunu kadınlara borçluyuz.Au fait, nous le devons aux femmes. Il n'y a aucun doute la-dessus.
Bu arada hiç şüpheniz olmasın ki bunu kadınlara borçluyuz.Bárhogy is van tartozunk ezzel a nőknek. Ez nem kérdés.
Bu arada hiç şüpheniz olmasın ki bunu kadınlara borçluyuz.E comunque siamo in debito con le donne. Nessun dubbio su questo.
Bu arada hiç şüpheniz olmasın ki bunu kadınlara borçluyuz.Iar asta le-o datorăm femeilor, fără îndoială.
Bu arada hiç şüpheniz olmasın ki bunu kadınlara borçluyuz.여하튼 우리는 여성들에게 빚을 졌어요. 당연한 말입니다.
Bu arada hiç şüpheniz olmasın ki bunu kadınlara borçluyuz.Mimochodem, my to ženám dlužíme. O tom není pochyb.
Bu arada hiç şüpheniz olmasın ki bunu kadınlara borçluyuz.Nhân tiện, chúng ta nợ điều đó với phụ nữ. Không nghi ngờ gì về chuyện đó.
Bu arada hiç şüpheniz olmasın ki bunu kadınlara borçluyuz.Por cierto, se lo debemos a las mujeres. No hay ninguna duda sobre ello.
Bu arada hiç şüpheniz olmasın ki bunu kadınlara borçluyuz.To nasza powinność względem kobiet. Bez wątpliwości.
Bu arada hiç şüpheniz olmasın ki bunu kadınlara borçluyuz.Übrigens sind wir es den Frauen schuldig. Darüber besteht kein Zweifel.
Bu arada hiç şüpheniz olmasın ki bunu kadınlara borçluyuz.We zijn het vrouwen overigens verplicht, daarover is geen twijfel.
Bu arada hiç şüpheniz olmasın ki bunu kadınlara borçluyuz.Με την ευκαιρία, το χρωστάμε στις γυναίκες. Δεν υπάρχει καμία αμφιβολία γι' αυτό.
Bu arada hiç şüpheniz olmasın ki bunu kadınlara borçluyuz.Кстати, в этом наш долг перед женщинами. В этом нет никаких сомнений.
Bu arada hiç şüpheniz olmasın ki bunu kadınlara borçluyuz.אגב, זו חובתנו כלפי הנשים. אין ספק לגבי זה.
Bu arada hiç şüpheniz olmasın ki bunu kadınlara borçluyuz.بالمناسبة، نحن مدينون بذلك للنساء. ليس هناك شك حول هذا الموضوع.
Bu arada hiç şüpheniz olmasın ki bunu kadınlara borçluyuz.疑問の余地はない 息子達への義務でもある