Ana içeriğe geç
Sözlük

borç ile cümle

borç kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
4
HARF
1
HECE
7
ORT. KELİME
Kamu Borcu Nasıl Oluştu?Kako je sestavljena plača?
Amerika’ya borçlu olduklarını düşünüyorlar.Pripisujejo mu poimenovanje Amerike.
Geniş bir aileye bakmak zorunda olan ressam borçlanmaya başladı.Z Ljudmilo, rojeno Dolžan iz Zabreznice je ustvaril veliko družino.
Hayyam Garipoğlu'da bu borca karşılık, Malki'ye çek vermiştir.Dolžili so ga celo darovanja malikom.
Her borç ilişkisinde üç unsur vardır.Na vsaki povezavi so tri točke.
Genelde yapılan işin değeri, varolan toplam borcu ödemeye yetmez.V praksi vrednost le-tega največkrat ne zadošča za popolno poplačilo ločitvenega upnika.
Borçlarını ödeyememiştir.Za svoje delo niso bili plačani.
Örneğin, borçlunun mirasçısı yoksa, mirasçı devlettir.Zapuščina brez dediča postane državna lastnina.
Hala babamın borçlarını ödüyorum ve o mezarda.Bil je dobrotnik njihove cerkve in je v njej tudi pokopan.
En önemli görevi ise devlete borç para vermek idi.Za državo je bila njihova najpomembnejša naloga pobiranje davkov.
Hatta borçları gelecek kuşaklar üzerine geçirilebilir.Dražljaj se lahko prenese tudi na sosednje liste.
Adını ABD'nin eşisimli eyaletinin biçimine olan benzerliğine borçludur.Ime Vlastimir je različica ženskega osebnega imena Vlasta.
Borç ile ilgili hiçbir tahsilat yapamadan geri dönmüştür.Za iznajdbo miške nikoli ni dobil licenčnin.
UNESCO'nun Dünya Kültür Mirası listesinde yer alan kasaba, ününü kendine özgü mimari dokusuna borçludur.Shibam, ki je sedaj na UNESCOvem seznamu svetovne dediščine, dolguje svojo slavo svoji posebni arhitekturi.
Hastalığın tedavisi kendisini büyük miktarda borç içine soktu.Zdravil je njegove pogoste bolezni.
Başarılarını ise sürekli konser turlarında bulunmaya borçludurlar.Sodelovanje sta nadgradila s koncerti v drugih državah.
Çarlık hükümetinin bütün dış borçları reddedildi.Toda v državnem okviru Kraljevine SHS so bile vse zahteve zavrnjene.
Allan fazladan para ve elbise göndermesine rağmen Poe'nun borçları arttı.Alanas siuntė papildomus pinigus ir drabužius, tačiau Po skolos augo.
Daha sonra, samuray tahsisatlarının borçları ve ödemeleri devlet tarafından üstlenilecektir.Vėliau jų skolos bei išmokėjimai samurajams buvo perimtos valstybės.
Sana olan borcumuzu nasıl ödeyebiliriz?Ką Jūs pasiryžę mokėti už laimę?
2009 yılı devlet borçları 198.4 milyar dolar ile Gayrisafî yurtiçi hâsılanın yüzde 40.5'i kadardır.Valstybės skola 2009 m. sudarė 198,4 mlrd. JAV dolerių arba 40,5 % bendrojo vidaus produkto.
Avrupa borç krizi, 2009 yılının sonundan bu yana Avrupa Birliği'nde yaşanan bir borç krizidir.2009 m. pabaigoje euro zonos šalyse prasidėjo Europos vyriausybės skolų krizė.
Bu durumda merkez bankalarının ticaret bankalarına borç vermesi söz konusudur.Tokiu būdu bankai teikia paskolas tarptautinės prekybos mokėjimams vykdyti.
Hukuk alanında ise edim borçlu kişinin yerine getirmekle yükümlü olduğu davranış biçimidir.Tokio reikalavimo pagrindu kreditorius turi teisę reikalauti iš skolininko įvykdyti prievolę.
Bunun Gage'in yaşamını borçlu olduğu bir durum olması olası.To tikslas veikiausiai yra priminti apie Gendži mirtį.
Vergi veremeyen insanlar borç almak zorunda kaldı.Spaustuvininkai nenorėjo kredituoti, reikalaudami sumokėti skolas.
Adını kırmızımsı rengine borçuludur.Upėvardis kilęs nuo spalvos pavadinimo raudona.
Borçlunun temerrüdü aslında geçici bir durumdur.Kai kuriais atvejais figūros aukojimas tik laikinas.
Bu durum karşısında Çin'e minnet borcu hisseden Yinçü, Şimin'e çeşitli haraçlar sundu.Įdomu, kad tuo pat metu ji mokėjo ir duoklę Kinijai.
"Gönül borcuyla değil ama anne sevgisiyle yazdım.Tai yra ne skoliniai, o bendras indoeuropiečių žodyno paveldas.
Para istikrarının temini için İngiltere’den 8 milyon sterlin borç alındı.Vokietijai buvo suteikta tarptautinė 800 milijonų vertės paskola ekonominei situacijai pagerinti.
24:10 Teminatı, ihtiyacı varsa borçluya iade et Deut.Pasibaigus mačui lygiosiomis 10 : 10 čempionas išlaiko titulą.
İnsanlarla birlikte bütün doğa, varlığını ona borçludur.Visa gamta liūdėjo kartu su ja.
Ortada görülen tek pürüz Pendel'in sağa sola çok miktarda borcu olmasıdır.Iš paskutinių skyrių galima spėti, jog Sayaka kažkam skolinga didelę sumą pinigų.
Kişilerin hak ve borçlara sahip olabilme yeterliliğidir.Yra tikima, kad jis gali suteikti žmogui turtą ir klestėjimą.
"Esnafın ve çiftçinin borcu erteleniyor".Rėmė „Varpo“ ir „Ūkininko“ leidybą pinigais.
Amerika’ya borçlu olduklarını düşünüyorlar.Lukas: Įsitikinęs, jog jie keliauja į Ameriką.
Kefil, alacaklıya ödediği borç nispetinde alacaklıya halef (ardıl) olur.Paskolos gavėjas tampa jam perduotų daiktų (pinigų) savininku.
Sendikasyon kredisi bir borçlanma şeklidir.Būsto paskola – paskolos rūšis.
Hane halkı borçlanma oranı, ülke yerleşiklerinin finansal kurumlara olan borçlarının milli gelire oranıdır.Vyriausybės skola – pinigų suma, kurią valstybės institucijos yra skolingos skolintojams.
Bu arada borçlarını da ödeyemediği için borçlular hapisanesine de atıldığı bilinmektedir.Jei jis nepajėgus padengti skolos, laikoma, kad jis turtą iššvaistė ir už tai gali net patekti į kalėjimą.
Gelirimiz bu borcun faizine bile yetmez.Tačiau paslauga tokia nuosavybe tapti negali.
Sana 1.000 $ borçluyum.Aš tau skolingas 1000 dolerių.
Bugünkü dünya rahat yaşamını petrole borçludur.Šiandieninis pasaulis už patogų gyvenimą yra dėkingas naftai.
Tom Mary'ye çok şey borçludur.Tomas Merei daug ko skolingas.
Ona on dolar borçluyum.Aš jai skolingas dešimt dolerių.
Ona on dolar borçluyum.Aš jam skolingas dešimt dolerių.
Tom Mary'ye üç yüz dolar borçlu.Tomas skolingas Merei tris šimtus dolerių.
Tom bana hiçbir şey borçlu değildir.Tomas man nieko neskolingas.
Tom başkasına borçlu olmayı sevmez.Tomas nemėgsta būti kažkam skolingas.
Ona 50.000 yen borçluyum.Aš skolingas jam 50 000 jenų.
Ona 50.000 yen borçluyum.Aš skolingas jai 50 000 jenų.
Sana ne kadar borçluyum?Kiek aš tau skolingas?
Sana ne kadar borçluyum?Kiek aš tau skolinga?
Sana para borçlu muyum?Ar aš tau skolingas pinigų?
Sana para borçlu muyum?Ar aš tau skolinga pinigų?
Borçlar kısa sürede arttı ve borç verenler paralarını geri istemeye başladılar.Kiiresti lisandus võlgasid ja rahalaenajad hakkasid tagasimakseid nõudma.
Mülklerin paylaşımı sırasında Degas'nın erkek kardeşi René'nin büyük miktarda iş borcunun olduğu ortaya çıktı.Pärimisasjade ajamisel selgus, et vend René on äri ajades sattunud suurtesse võlgadesse.
Yardım için bağışlanan her pound, ödünç alınan borçların ödenmesi için on misli olarak ülkeden çıkıyordu.Iga abiks annetatud naela kohta tuli kümme korda rohkem võla katteks ära maksta.
Asıl ününü Sapir-Whorf Hipotezine borçludur.Ta on tuntud ühena Sapiri-Whorfi hüpoteesi autoritest.
İlgili Sayfalar
Menü
Giriş Yap
Premium
Platform
Karanlık Mod