Aslında bombaları tasarladıklarını kimsenin bilmemesi gerekiyordu.그래서 아무도 실제로 폭탄을 제조하고 있다는 것을 몰랐습니다.
Aslında bombaları tasarladıklarını kimsenin bilmemesi gerekiyordu.Niemand sollte also wissen, dass sie eigentlich Bomben entwarfen.
Aslında bombaları tasarladıklarını kimsenin bilmemesi gerekiyordu.Quindi nessuno doveva sapere che stavano realizzando bombe.
Aslında bombaları tasarladıklarını kimsenin bilmemesi gerekiyordu.Se suponía que nadie supiese que estaban diseñando bombas.
Aslında bombaları tasarladıklarını kimsenin bilmemesi gerekiyordu.Şi nimeni nu trebuia să ştie că de fapt lucrau la proiectarea bombelor.
Aslında bombaları tasarladıklarını kimsenin bilmemesi gerekiyordu.Ze ontwerpen waterstof bommen. Maar iemand in het logboek,
Aslında bombaları tasarladıklarını kimsenin bilmemesi gerekiyordu.Κανείς δεν έπρεπε να ξέρει οτι στην πραγματικότητα σχεδίαζαν βόμβες
Aslında bombaları tasarladıklarını kimsenin bilmemesi gerekiyordu.Никто не должен был знать, что они разрабатывают бомбу.
Aslında bombaları tasarladıklarını kimsenin bilmemesi gerekiyordu.Ніхто не повинен був знати, що вони розробляють бомбу.
Aslında bombaları tasarladıklarını kimsenin bilmemesi gerekiyordu.Но никой от тях не е трябвало да знае, че всъщност са проектирали бомби.
Aslında bombaları tasarladıklarını kimsenin bilmemesi gerekiyordu..אף אחד לא היה אמור לדעת שהם בעצם תכננו פצצות
Aslında bombaları tasarladıklarını kimsenin bilmemesi gerekiyordu.فلم يكن من المفترض أن يعرف أحد أنهم يصممون قنابل
Aslında bombaları tasarladıklarını kimsenin bilmemesi gerekiyordu.水爆開発に使われていました しかしある夜更けに
Bir şiirle başlayacağım. Bu şiiri, Gazze'ye bombalar düşerken yazdım.Inizierò con questa poesia, che ho scritto mentre le bombe cadevano su Gaza.
Bombalar bu eylem yüzünden -mevcut durumu- bitirdi.As bombas realmente pararam -- facto -- por causa desta acção.
Bombalar bu eylem yüzünden -mevcut durumu- bitirdi.Bombele n-au mai explodat mulțumită acestei acţiuni.
Bombalar bu eylem yüzünden -mevcut durumu- bitirdi.Como consecuencia, dejaron de poner bombas.
Bombalar bu eylem yüzünden -mevcut durumu- bitirdi.Die Bombenangriffe hörten allein -- Fakt -- infolge dieser Klage auf.
Bombalar bu eylem yüzünden -mevcut durumu- bitirdi.Faktycznie, w wyniku tej akcji, wybuchy ustały.
Bombalar bu eylem yüzünden -mevcut durumu- bitirdi.Gli attentati si sono interrotti -- ed è un fatto -- grazie a quest'azione.
Bombalar bu eylem yüzünden -mevcut durumu- bitirdi.Het bommenleggen stopte vanwege deze actie.
Bombalar bu eylem yüzünden -mevcut durumu- bitirdi.이런 우리의 활동으로 인해 폭탄 테러는 멈췄습니다.
Bombalar bu eylem yüzünden -mevcut durumu- bitirdi.Les attentats se sont vraiment arrêtés - c'est un fait -- à cause de cette action.
Bombalar bu eylem yüzünden -mevcut durumu- bitirdi.Rentetan pengeboman tersebut akhirnya berhenti -- ini fakta -- karena aksi ini.
Bombalar bu eylem yüzünden -mevcut durumu- bitirdi.Теракты прекратились именно по этой причине.
Bombalar bu eylem yüzünden -mevcut durumu- bitirdi.הפיגועים למעשה נפסקו -- עובדה -- בעקבות התביעה הזו.
Bombalar bu eylem yüzünden -mevcut durumu- bitirdi.توقفت التفجيرات في الواقع -- حقيقة -- بسبب هذه الدعوى.
Bombalar bu eylem yüzünden -mevcut durumu- bitirdi.私達は あるいは被害者達は テログループに取り憑く
Bombaların yok etmediği her şey yarattıkları çorak arazi tarafından tüketildi.Ce qui n'a pas été détruit par les bombes fut consumé par le désert qu'elles ont engendré.
Bombaların yok etmediği her şey yarattıkları çorak arazi tarafından tüketildi.Cokoli bomby nezničily, bylo pozřeno pustinou, kterou vytvořily.
Bombaların yok etmediği her şey yarattıkları çorak arazi tarafından tüketildi.Det som inte förstördes av atombomben, förbrukades av den ödemark som den skapat.
Bombaların yok etmediği her şey yarattıkları çorak arazi tarafından tüketildi.Hetgeen niet vernietigd door de bommen werd opgeslokt door de woestenij die zij maakten.
Bombaların yok etmediği her şey yarattıkları çorak arazi tarafından tüketildi.폭탄이 파괴하지 못한 것은 폭탄이 만들어낸 황무지에 삼켜졌다.
Bombaların yok etmediği her şey yarattıkları çorak arazi tarafından tüketildi.Quello che non fu distrutto dalle bombe, fu consumato dal deserto che crearono.
Bombaların yok etmediği her şey yarattıkları çorak arazi tarafından tüketildi.To, czego bomby nie zdołały zniszczyć, zostało pogrzebane przez nowo powstałe pustkowia.
Bombaların yok etmediği her şey yarattıkları çorak arazi tarafından tüketildi.Was die Bomben nicht zerstört hatten verwandelte sich nach und nach in eine Einöde.
Bombaların yok etmediği her şey yarattıkları çorak arazi tarafından tüketildi.Οτιδήποτε δεν κατέστρεψαν οι βόμβες καταβροχθίστηκε από την έρημο που δημιούργησαν.
Bombaların yok etmediği her şey yarattıkları çorak arazi tarafından tüketildi.То, что не было уничтожено бомбами, было поглощено ими созданной пустошью.
Bombalar patlıyordu, çok yakın değildi ama seslerini duyabiliyordunuz.Bombáztak -- nem túl közel -- de hallani lehetett a bombak zaját.
Bombalar patlıyordu, çok yakın değildi ama seslerini duyabiliyordunuz.C'erano bombardamenti in corso, non vicino, ma sentivo gli scoppi delle bombe.
Bombalar patlıyordu, çok yakın değildi ama seslerini duyabiliyordunuz.Es gab Bombenangriffe - nicht sehr nah - aber man konnte die Detonationen hören.
Bombalar patlıyordu, çok yakın değildi ama seslerini duyabiliyordunuz.Estaban bombardeando, no muy cerca, pero se oía.
Bombalar patlıyordu, çok yakın değildi ama seslerini duyabiliyordunuz.Họ đang dội bom -- không gần lắm -- nhưng bạn có thể nghe thấy tiếng ồn của bom.
Bombalar patlıyordu, çok yakın değildi ama seslerini duyabiliyordunuz.폭탄이 떨어지고 있었습니다. 가까운 곳은 아니었지만 폭탄 소리를 들을 수 있었습니다.
Bombalar patlıyordu, çok yakın değildi ama seslerini duyabiliyordunuz.Não podemos ficar aqui." Estavam a bombardear — não muito perto, mas podia ouvir-se o estrondo das bombas.
Bombalar patlıyordu, çok yakın değildi ama seslerini duyabiliyordunuz.Práve prebiehalo bombardovanie - nie veľmi blízko, ale bolo počuť rachot bômb.
Bombalar patlıyordu, çok yakın değildi ama seslerini duyabiliyordunuz.Probíhalo bombardování, ne příliš blízko,ale mohli jste slyšet zvuk bomb.
Bombalar patlıyordu, çok yakın değildi ama seslerini duyabiliyordunuz.W pobliżu były bomardowania, nie tak blisko, ale słychać było huk.
Bombalar patlıyordu, çok yakın değildi ama seslerini duyabiliyordunuz.Ze waren aan het bombarderen - niet heel dichtbij - maar je kon het lawaai horen.
Bombalar patlıyordu, çok yakın değildi ama seslerini duyabiliyordunuz.Zona era bombardată - nu foarte aproape - dar puteai auzi zgomotul.
Bombalar patlıyordu, çok yakın değildi ama seslerini duyabiliyordunuz.Γίνονταν βομβαρδισμοί --όχι πολύ κοντά -- αλλά μπορούσες να ακούσεις το θόρυβο.
Bombalar patlıyordu, çok yakın değildi ama seslerini duyabiliyordunuz.Обстрелваха с бомби -- не беше много близо -- но шумът от бомбите се чуваше.
Bombalar patlıyordu, çok yakın değildi ama seslerini duyabiliyordunuz.Шла бомбежка - не очень близко, но мы слышали взрывы.
Bombalar patlıyordu, çok yakın değildi ama seslerini duyabiliyordunuz.הפציצו -- לא כל כך קרוב -- אבל יכולת לשמוע את רעש הפצצות.
Bombalar patlıyordu, çok yakın değildi ama seslerini duyabiliyordunuz.كانوا يقصفون بالقنابل -- ليس قريبا جدا -- لكن يمكنك أن تسمع جعجعة القنابل.
Bombalar patlıyordu, çok yakın değildi ama seslerini duyabiliyordunuz.「ここはだめだ 危険すぎる
Bombalar ve turşu fıçılarıyla ilgili sorun bombayı turşu fıçısına sokmak değil turşu fıçısını bulmak.Când vine vorba de bombe și butoaie, problema nu e cum să arunci bomba în butoi, ci cum să găsești butoiul.
Bombalar ve turşu fıçılarıyla ilgili sorun bombayı turşu fıçısına sokmak değil turşu fıçısını bulmak.Il problema con bombe e barili non è quello di infilare la bomba nel barile, è sapere come trovare il barile.
Bombalar ve turşu fıçılarıyla ilgili sorun bombayı turşu fıçısına sokmak değil turşu fıçısını bulmak.폭탄과 피클통에 관한 문제는 피클통 안으로 폭탄을 넣는 것이 아니라 피클통을 찾는 방법을 알아내는 것이었습니다
Bombalar ve turşu fıçılarıyla ilgili sorun bombayı turşu fıçısına sokmak değil turşu fıçısını bulmak.Problém bomby a sudu s lákem nebyl dostat bombu do toho sudu, ale vědět kde najít ten sud s lákem.