1931 yılında Bauern, Bonzen und Bomben (Köylüler, Kodamanlar ve Bombalar) kitabı yayımlandı.У 1931 р. до нього приходить письменницький успіх — опублікований його роман «Селяни, бонзи і бомби».
Bombalar birinci yarışı bitirdikten yaklaşık olarak 2 saat sonra patladı.Дорогу вдалося зупинити за дві хвилини після початку аварії.
Lazer güdümlü bombalar taşıyabilir.Letouny mohly nést laserem naváděné bomby.
Nagazaki ve Hiroşima’ya atılan atom bombaları nükleer silahların savaşta ilk ve tek kullanışı olmuştur.Útok na Hirošimu a Nagasaki byl první atomový výbuch namířený proti civilistům.
7 Temmuz 2005 Londra saldırıları, Londra bombaları olarak da bilinir.7. července 2005 Teroristické útoky v Londýně.
Hibakusha (被爆者), Atom bombaları patladığı anda Hiroşima ve Nagazaki'de bulunup hayatta kalan insanlara denir.Hibakuša (japonsky 被爆者) označuje osoby, které přežily atomové bombardování měst Hirošima a Nagasaki.
Bombalar yıkıcı etkiye sahiptirler.Jejich rychlá letadla mají zničující účinek.
Fransız Ordusu 15 Ocak 1863 tarihinde Veracruz'u bombalar ve ardından Mart ayında Puebla kenti kuşatılır.15. ledna 1863 Francouzi ostřelovali město Veracruz a poté 16. března začal generál Forey obléhat Pueblu.
Bombalar her yöne atıldı.Vězni běhali všemi směry...
Ev yapımı termit bombaları hakkında bir yasa yoktur.Žádný právní předpis nespojuje domácnost s určitou nemovitostí.
Hapishanelerde bombalar ve silahlar vardı ve buralarda Yahudi yerleşimcileri öldürürlerdi.Všude ve městě byly slyšet výstřely a v různých ulicích byly nahromaděny mrtvoly zastřelených Židů.
Bombalar patlamadan önce hiçbir uyarı verilmedi.Výbuchům automobilů nepředcházelo telefonické varování.
Bombalar her yöne atıldı.Au fost aruncate grenade de mână din toate direcțiile.
Mayınlarda bazen normal patlayıcı bloklar yerine havan bombaları kullanılmaktadır.Néha a hangolófejen mechanikus húrgépek helyett fakulcsokat használnak.
El bombaları nadiren patlıyordu.Lövegtornyokat csak ritkán használtak.
Oyundaki diğer silahlar gibi el bombalarının da iki türü farklı özellikler gösterir.Csak úgy, mint a többi fegyvernek a játékban, ennek is van két funkciója.
İsrail, fosfor bombalarıyla Gazze'yi bombalamıştır.Israel tuhosi myös YK:n elintarvikevaraston Gazassa fosforiammuksin.
Amerika'nın attığı atom bombalarının üzerine gelen bu bozgun Japonya'nın teslim olmasını sağladı.Nämä kaksi valtavaa tuhoa aiheuttanutta pommia pakottivat Japanin antautumaan.
Nükleer silah geçmez, fosfor bombaları geçmez.Food Not Bombs Ruokaa ei aseita
Operasyonda Branes Wallis tarafından tasarlanan varil şeklindeki bombalar kullanılmıştır.Pommitukset toteutettiin Barnes Wallisin suunnittelemilla kimmahtavilla syvyyspommeilla.
Oldukça küçük deklanşör atom bombaları kullanan hidrojen bombalarında bu etki azdır.Niihin tuhoihin verrattuna atomipommin teho olisi pieni.
Günümüzde ise, gelişmiş güdümlü su bombaları kullanılmaktadır.Kuolemanpää) keksimien kehittyneiden sotakoneiden.
"Fitili ateşleyen bombalar"."Kautta Faltinen liekkien!"
Bombalar patlamadan önce hiçbir uyarı verilmedi.Δεν υπήρχαν προειδοποιητικά σημάδια για αυτή την έκρηξη.
İsrail, Suriye’ye karşı yaptığı hava saldırılarında 250 ve 500 kg’lık bombalar kullandı.Η ισραηλινή αεροπορία πραγματοποίησε κάθετο βομβαρδισμό συριακών θέσεων με βόμβες 250 και 500 κιλών.
El bombaları nadiren patlıyordu.Όπλα αποκαλύπτονται σπάνια.
Gelen ilk Siber dalgası, Nardole önderliğinde bombalarla patlatılır.Οι πρώτοι που γυρνούν είναι ο Άσπρος με τον πυροβολημένο στην κοιλιά Πορτοκαλί.
El bombaları silah sisteminden ayrı tutuluyor.Οι χειροβομβίδες κατατάσσονται στα πολεμικά όπλα.
2005 - Mısır'ın Şarm El-Şeyh kentinin üç ayrı noktasında patlayan bombalar 88 kişinin ölümüne yol açtı.2005 - Tre bomber rammer turistområdet Sharm el-Sheikh i Egypten og dræber 88 mennesker.
Günümüzde ise, gelişmiş güdümlü su bombaları kullanılmaktadır.Dog er der her tale om våben for den øvede entusiast.
İsrail, fosfor bombalarıyla Gazze'yi bombalamıştır.Unser krigen kom det flere rapporter om at Israel trolig benyttet fosforbomber.
Bu sistemler genellikle misket bombalardan veya topçu bombardımanından yararlanılır.Et sentralt spørsmål er om det dreide seg om selvmordsbomber eller andre typer bomber.
Kent merkezi yangın bombaları tarafından bombalandı.Det hvite hus fordømte bombingen.
MK60 bombaları buradadır.Fjellvegen F26 Sprengisandur går her.
Ardından barut bombalarını mancınıklarda da kullanmaya başladılar.Etter en stund ble også manuelle rifler tatt ut i egne divisjoner.
Bunlardan başka Almanlar özel tipte el bombaları da üretti.Senere bestilte også andre tyske selskaper denne varianten.
Destroyer sualtı bombaları bırakıyor ve U-571 hasar görüyor.Det tyske skipet fortsetter å slippe synkeminer, og U-571 blir skadet av det høye vanntrykket.
Kamo'nun çetesi bombaları bir kanepenin içine doldurarak Tiflis'e sokmayı başardı.Kelompok Kamo menyeludupkan bom-bom ke Tiflis dengan menyembunyikannya di dalam sebuah sofa.
Bombalar her yöne atıldı.Bom-bom dilemparkan dari segala arah.
Krasin at arabasına saldırıda kullanılmak üzere bombaların üretilmesine yardım etti.Krasin membantu membuat bom-bom untuk menyerang kereta kuda yang mengangkut uang.
Bunun üzerine, E7'nin saptanan yerinde suya su bombaları bırakıldı.Kemudian mereka harus mengantarkan es tersebut kepada petugas di Dermaga 7.
Her yere bombalar yerleştirilmiştir.Di mana-mana terjadi baku-tembak.
Amerika'nın attığı atom bombalarının üzerine gelen bu bozgun Japonya'nın teslim olmasını sağladı.Sesudah kedua kota tersebut dibom dengan bom atom, Jepang pun menyerah.
İçinde yüksek miktarda patlayıcı barındıran IED bombalar da buna dahildir.Selain itu, pelurunya juga dapat berisi bahan peledak dengan jumlah lebih banyak.
Çivi bombaları, elektromanyetik algılayıcılar ve metal dedektörler sayesinde bulunabilir.Bom paku dapat dideteksi oleh sensor elektromagnetik dan detektor metal standar.
IED'ler genellikle yol kenarına döşenen bombalar olarak kullanılır.IED thường được sử dụng làm bom bên lề đường.
Bombalar her yöne atıldı.爆弾はあらゆる方向から投げ込まれた。
Çete üyelerinin çoğu köylü kılığında sokak köşelerinde altıpatlar ve el bombalarıyla bekledi.実行犯たちはほとんどが拳銃と手榴弾を隠し持ちながら農民の格好をして、通りの辻に待機していた。
Meyveler yerine bombaları kesmek ise oyunun sona ermesine yol açar.その際は、果実を寝かせて切るのがよい。
Yeni tür bombalar, madenler üretildi ve geliştirildi.このため新型砲塔が開発され、量産された。
Fırlatılan Nükleer Bombalar hiçbir şekilde engellenemez.シェアされた核兵器は、爆弾に限定されたわけではない。
Bombalar patlamadan önce hiçbir uyarı verilmedi.破裂したときの爆風に攻撃判定はない。
Super Joe, sınırsız cephaneli bir makinalı tüfeğin yanı sıra sınırlı sayıdaki el bombalarıyla donatılmıştır.超级乔配有无限子弹的冲锋枪以及有限的手榴弹。
Çete üyelerinin çoğu köylü kılığında sokak köşelerinde altıpatlar ve el bombalarıyla bekledi.团伙成员大多打扮成农民,带着左轮手枪和手榴弹在街角等候。
I. Dünya savaşında gözyaşı gazını el bombalarına doldurarak kullanan Fransaydı.第一次世界大戰中,法军在戰爭中率先使用催淚瓦斯。
Tank şeklindedir ve aynı tank gibi roket ve bombaları vardır.外形是坦克状,而且带有大量的导弹以及一门火炮。
Krasin at arabasına saldırıda kullanılmak üzere bombaların üretilmesine yardım etti.卡拉辛协助制造了用于袭击的炸弹,炸弹装在马车上。
Bombalar her yöne atıldı.炸弹从四面八方抛出。
Bombanın ABD ordusunun "tüm bombaların anası" olarak bilinen GBU-43/B MOAB'a benzediği bildirildi.美國空軍向阿富汗亞欽區(英语:Achin District)的伊斯兰国據點投下一枚有「炸彈之母」之稱的GBU-43/B大型空爆炸弹,據報造成至少90名武裝分子喪生。
Fırlatılan Nükleer Bombalar hiçbir şekilde engellenemez.鈽核彈不能以這種方法引爆。