Sergi 1943 yılında yangın bombalarından zarar gördü.Nel 1943 fu danneggiata dalle bombe.
Bu tür bombalar, içindeki maddelere göre adlandırılır.Alcuni modelli sono chiamati proiettori da interno.
Sinyal boğucular uzaktan kumandalı bombaları önlemede işlev görüyor. ^ "Siirt'te 8 şehit var!Calciare fuori dallo schermo un nemico: 800 punti.
Bombalar her yöne atıldı.Бомбы были брошены со всех сторон.
Hidrojen bombalarıyla yapılacak bir savaşta büyük şehirlerin yok edileceğine şüphe yok.Нет сомнения, что в войне с применением водородных бомб большие города будут сметены с лица Земли.
Kamo'nun çetesi bombaları bir kanepenin içine doldurarak Tiflis'e sokmayı başardı.Банда Камо привезла бомбы в Тифлис, спрятав их внутри дивана.
Krasin at arabasına saldırıda kullanılmak üzere bombaların üretilmesine yardım etti.Красин помог в изготовлении бомбы, которая использовалась при нападении на экипаж.
Bombalar patlamadan önce hiçbir uyarı verilmedi.Предупреждения перед авиаударом не было.
Atom bombalarında kullanılmak üzere uranyum izole etmekte kullanılan ekipman üzerinde çalıştı.Он также работал с оборудованием, ранее используемым для изолирования урана, для применения в атомных бомбах.
El bombaları nadiren patlıyordu.Огнестрельное оружие попадается редко.
Bilinen gerçeklikte gerçek bombaların hepsi patlamış olurlar.Как и в реальной жизни, пули уничтожают всё, во что попадают.
Çete üyelerinin çoğu köylü kılığında sokak köşelerinde altıpatlar ve el bombalarıyla bekledi.Члены банды в основном были одеты как крестьяне и ждали на улице с револьверами и гранатами.
Her yere bombalar yerleştirilmiştir.Везде вокруг меня падали бомбы.
Fırlatılan Nükleer Bombalar hiçbir şekilde engellenemez.Ни один механизм атомохода не вышел из строя.
Krasin at arabasına saldırıda kullanılmak üzere bombaların üretilmesine yardım etti.ساعد كراسين في تصنيع القنابل المُستخدمة في الهجوم على العربات.
8 Aralık 1915 tarihinde İtilaf uçakları, ağın tahribi için yüzebilen bombalar attı ancak etkili olamadı.وفي الثامن من ديسمبر عام 1915 قذفت الطائرات المتحالفة القنابل التي استطاعت أن تسبح من أجل تدمير الشبكة.
Sualtı bombaları gemiler, devriye uçakları ve helikopterler tarafından atılabilir.ويمكن إسقاط قذائف الأعماق من قبل السفن وطائرات الدوريات وطائرات الهليكوبتر.
Fakat yerleştirdikleri bombalar patlamaz.تفشل القنابل في الانفجار.
"Fitili ateşleyen bombalar".ستدفنهم القذائف».
SDG ayrıca, IŞİD'in güçlerine karşı çeşitli araç bombaları kullandığını iddia etti.وادعت قوات سوريا الديمقراطية أيضا أن التنظيم استخدم عدة سيارات مفخخة ضد قواته.
Bombalar her yöne atıldı.أنشئ بمسربين في كل اتجاه.
El bombaları nadiren patlıyordu.كسر الترقوة نادرا.
Bombalar her yöne atıldı.Bombas foram jogadas de todas as direções.
Krasin at arabasına saldırıda kullanılmak üzere bombaların üretilmesine yardım etti.Krasin ajudou a fabricar bombas para usar no ataque à diligência.
SDG ayrıca, IŞİD'in güçlerine karşı çeşitli araç bombaları kullandığını iddia etti.As FDS também afirmou que o ISIS usou diversos carros-bombas contras as suas posições.
Kamo'nun çetesi bombaları bir kanepenin içine doldurarak Tiflis'e sokmayı başardı.A brigada de Kamo contrabandeou bombas para Tíflis, escondendo-as dentro de um sofá.
Kötü görüş koşulları görevi kötü etkiledi ve bombalar birkaç mil saparak hedefi vuramadı.A fraca visibilidade durante a missão fez com que as bombas fossem largadas a alguns quilómetros do seu alvo.
Bunun üzerine, E7'nin saptanan yerinde suya su bombaları bırakılmıştır.Ele lembrou que os Elfos Bebê estão armazenadas na Área 7.
Bombalar patlamadan önce hiçbir uyarı verilmedi.Nenhum alerta de bombardeio foi divulgado.
Fırlatılan Nükleer Bombalar hiçbir şekilde engellenemez.Diversas bombas nucleares foram detonadas.
Çete üyelerinin çoğu köylü kılığında sokak köşelerinde altıpatlar ve el bombalarıyla bekledi.Os membros da gangue costumavam se vestir como camponeses e esperavam nas esquinas com revólveres e granadas.
El bombaları nadiren patlıyordu.Afixos fundem-se muito raramente.
Bu bombalar 25 km seyahat edebilirler.De projectielen konden zo'n 26 kilometer afleggen.
Uçaklarıyla ve bombalarıyla halkımızı/insanlarımızı öldüren onlardır.Burgers en militairen sneuvelden door bombardementen of te velde.
Fırlatılan Nükleer Bombalar hiçbir şekilde engellenemez.In elk geval zijn geen kernwapens tot ontploffing gebracht.
Körfez savaşı'ndaki bombaların çoğu B-52'ler tarafından atılmıştır.40% van de bommen tijdens Operatie Desert Storm werden uitgeworpen door B-52's.
Bombalar patlamadan önce hiçbir uyarı verilmedi.Er was geen waarschuwingssignaal afgegeven voordat het ongeluk gebeurde.
Her yere bombalar yerleştirilmiştir.Overal werd gerookt.
Çok şükür ki, şehrin daha eski kısımları müttefiklerin bombalarından korundu.Gelukkig werden de oudere stadsdelen beschermd tegen bommen van bondgenoten.
Bombalar her yöne atıldı.Patrole zostały wysłane we wszystkich kierunkach.
Bombanın ABD ordusunun "tüm bombaların anası" olarak bilinen GBU-43/B MOAB'a benzediği bildirildi.Największą bombą termobaryczną USA jest paliwowo-powietrzna bomba GBU-43/B MOAB zwana matką wszystkich bomb.
Yaptığı üç atışı da isabet ettiremeyen saldırgan, ardından üzerindeki bombaları patlattı.Po ataku zatrzymano 3 zamachowca, który nie uruchomił bomby.
Bombalar patlamadan önce hiçbir uyarı verilmedi.Przed wybuchem wojny nie został zmobilizowany.
İlk bombardıman uçakları 300 kg ağırlığında bombaları atabiliyordu.Ciężkie bombowce mogły przenosić bomby o masie do 1000 kg.
Uçakların bıraktığı bombalarla her yer toz duman oluyor.W powietrzu po każdym pocisku unosiły się chmury pyłu.
Sualtı bombaları gemiler, devriye uçakları ve helikopterler tarafından atılabilir.Boje mogą być stawiane z okrętów, samolotów lub helikopterów.
Çete üyelerinin çoğu köylü kılığında sokak köşelerinde altıpatlar ve el bombalarıyla bekledi.De flesta gängmedlemmarna var klädda som bönder och väntade i gathörnen med revolvrar och granater.
Kamo'nun çetesi bombaları bir kanepenin içine doldurarak Tiflis'e sokmayı başardı.Kamos gäng smugglade in bomberna i Tiflis inuti en soffa.
Bombalar genelde dört bölümden oluşur.En flygbomb består vanligen av 4 delar i grunden.
Nagazaki ve Hiroşima’ya atılan atom bombaları nükleer silahların savaşta ilk ve tek kullanışı olmuştur.Atombomberna över Hiroshima och Nagasaki visade att USA var världens första kärnvapenmakt.
Bombalar birinci yarışı bitirdikten yaklaşık olarak 2 saat sonra patladı.Sprängningarna inträffade cirka två timmar efter att de första löparna nått mål.
7 Temmuz 2005 Londra saldırıları, Londra bombaları olarak da bilinir.7 juli 2005 – Bombdåden i London 2005.
Uçaklar bombaların yanı sıra roket ve makinalı tüfeklerle donatılmıştır.Beväpnad med raketer och kulsprutor.
Krasin at arabasına saldırıda kullanılmak üzere bombaların üretilmesine yardım etti.Красін допоміг виготовити бомби, щоб використовувати їх при нападі на диліжанс.
Çete üyelerinin çoğu köylü kılığında sokak köşelerinde altıpatlar ve el bombalarıyla bekledi.Члени банди, одягнені в основному як селяни, чекали на вулиці з револьверами і гранатами.
Fırlatılan Nükleer Bombalar hiçbir şekilde engellenemez.В даний час ядерні вибухи на полігоні не проводяться.
Körfez savaşı'ndaki bombaların çoğu B-52'ler tarafından atılmıştır.Після цього всі турелі на B-52 були демонтовані.
Kent merkezi yangın bombaları tarafından bombalandı.В місцях бомбардувань вибухнули пожежі.
MK60 bombaları buradadır.MH-60T Вертоліт середньої дальності.
Sergi 1943 yılında yangın bombalarından zarar gördü.У 1943 році споруда постраждала від пожежі.