bolluk ile cümle
bolluk kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.60
BU SAYFADA CÜMLE
6
HARF
2
HECE
9
ORT. KELİME
Mergen, bolluk ve bilgeliğin tanrısı.Mergen, deity of abundance and wisdom.
Bolluk Bakanlığı (Newspeak: Miniplenty) Okyanusya'nın komuta ekonomisini kontrol ediyor.The Ministry of Plenty (Newspeak: Miniplenty) is in control of Oceania's command economy.
İlk ve en olası, “mutluluk ve bolluk yeri” anlamına gelmektedir.The first and most probable means “place of happiness and abundance.”
Bu seferki toplantının başlığı "Avrupa'nın bolluk döneminde birlikteliği, kriz döneminde ayrılığı".Gewählt wurde diesmal der Titel "Europa - In Wohlstand geeint, in Krisen gespalten".
Yusuf yedi yıl bolluk olacağını, yedi yıl ise çok şiddetli bir kıtlık olacağını söyledi.Joseph lui révèle qu'après sept ans de prospérité l'Égypte subirait sept ans de famine.
Yedi yıllık bolluk sona erince şiddetli bir kıtlık baş gösterdi.Peu de temps après il eut énormément soif.
Njord - Deniz, rüzgar, balık ve bolluk tanrısı.Dieu de l'abondance, du vent, de la mer.
"Allah yolunda hicret eden kimse yeryüzünde gidecek çok yer bulur, bolluk bulur..."Quien viene de la tierra es terreno y habla de cosas terrenas.
Soy gazların atom numaraları arttıkça evrendeki bollukları azalır.La abundancia de los gases nobles en el universo disminuye a medida que aumenta su número atómico.
Zeyna, bolluk döneminin adıdır,Tesi de geriye kalan yokluk,yoksunluk döneminin.Su nombre de cortesía era Ziyi (子義, o 子藝), dejándose su apellido: Nie (聂) más su apodo: er (耳).
Mutfakta muhakkak bolluk olması esas!Además es bueno en la cocina.
Bolluk ettim.Me defraudaron.
Mutfakta muhakkak bolluk olması esas!Non si destreggia molto in cucina.
Kelime kökü bolluk kavramını ihtiva eder.Introdusse il termine radiante di convergenza.
Bolluk ve zenginliğin kişileştirilmiş halidir.Rappresenta il progresso e la ricchezza materiale.
Krallık dönemi bir bolluk ve büyüme evresi oldu.Il regno durò a lungo e fu prospero.
Yusuf yedi yıl bolluk olacağını, yedi yıl ise çok şiddetli bir kıtlık olacağını söyledi.Иосиф толкует сны так, что сперва будет семь изобильных лет, а затем будет семь лет голода.
Derviş köye geldiğinde görmüş ki, insanlar bolluk içinde yaşıyorlar.Приехав в деревню, Антошин понимает, что местные жители чем-то напуганы.
Bu hanedanlık 250 yıl boyunca bolluk içinde yaşadı.كان عهده ممهدا لفترة من الاستقرار دامت 250 سنة.
"Allah yolunda hicret eden kimse yeryüzünde gidecek çok yer bulur, bolluk bulur..."Porquanto aquele que sobre a terra Temerariamente o renega Será por ele renegado, Quando ele vier em glória.
Domus Aurea adı modern zamanlarda zenginlik, bolluk ve lüksle eş anlamlı hale geldi.O nome latino Domus Aurea acabou por significar, nos tempos modernos, riqueza, opulência e luxo.
Bolluk ettim.Eu estraguei tudo.
Bolluk süresince ülkedeki ürünlerin beştebirini depolamasını tavsiye etti.Para ganhá-los, era preciso comprar cinco sucos.
Bolluk ve bereket kadar mezarı da anımsatır.Evoca ao mesmo tempo a abundância e a sepultura.
Mutfakta muhakkak bolluk olması esas!Apesar de muito brincalhona, na cozinha é muito concentrada.
Anjea, Avustralya Aborjin mitolojisindeki bolluk tanrıçası diye bilinmektedir.A cratera recebeu o nome de Wunda, um espírito sombrio na mitologia dos aborígenes australianos.
"Allah yolunda hicret eden kimse yeryüzünde gidecek çok yer bulur, bolluk bulur..."De vereischte van ware godsvrucht, om Gods beeld op aarde te wezen.
Mutfakta muhakkak bolluk olması esas!In de keuken bevindt zich een grote haard.
Rızık, bolluk, bereket anlamına da gelir.Het verstrekt een tegemoetkoming die naar redelijkheid en billijkheid wordt vastgesteld.
Bu sayı bolluk dönemlerinde 12 milyon ata çıkmaktaydı (MS.Dit bestand zou twaalf jaar standhouden (zie Twaalfjarig Bestand).
Bu bollukların benzer bir grafiği aşağıdaki logaritmik ölçekte verilmiştir.De grafieken door deze punten hebben een logaritmisch verloop.
Birçok diğer Hint tanrıçası gibi, kendi içinde doğurganlık, bereket, bolluk gibi özellikler taşır.Podobnie jak w większości kultur pierwotnych, zapewniać miał szczęście, dobrobyt i przychylność bogów.
"Allah yolunda hicret eden kimse yeryüzünde gidecek çok yer bulur, bolluk bulur..."Gud antas då ha en annan tidsuppfattning och dygnsindelning än den som gäller på jorden.
Bu oranlar genellikle yıldız yüzeylerinde gözlemlenen element bolluklarına denktir.Det erhålls vanligen genom observationer av bakomliggande stjärnor.
Mutfakta muhakkak bolluk olması esas!Särsö passar bra i köket.
Hobbes’a göre teori, “barış ve bolluk” için rasyonal gereklilikleri ortaya koymalıdır.Enligt Hobbes har vi ytterligare en förmåga, nämligen förnuftet.
Zaman içinde ortaya çıkmıştır ki hidrojen ve helyum diğer elementlerden çok daha bolluk içindedir.Поступово стало зрозуміло, що у Всесвіті куди більше водню та гелію, ніж будь-яких інших елементів.
Bolluk ve bereketin koruyucusu ve yaratıcısıdır.Він є одночасно і руйнівником і творцем.
Derviş köye geldiğinde görmüş ki, insanlar bolluk içinde yaşıyorlar.Приїхавши до Принстона, вони бачать, що всі люди в місті вже мертві.
Bolluk içinde yaşıyor.Вона живе в достатку.
Yusuf yedi yıl bolluk olacağını, yedi yıl ise çok şiddetli bir kıtlık olacağını söyledi.Zjistí, že Egypt čeká sedm let úrody a sedm let hladomoru.
Mutfakta muhakkak bolluk olması esas!V kuchyni má široké použití.
Kelime kökü bolluk kavramını ihtiva eder.Zavrhuje pevné pojetí sfér.
"Allah yolunda hicret eden kimse yeryüzünde gidecek çok yer bulur, bolluk bulur..."Drept pedeapsă îentru fapta lor, Dumnezeu îi alungă din Paradis, trimițându-i pe Pământ.
Sözcük kökü bolluk anlamı içerir.În primul rând, morfemele care constituie cuvântul sunt purtătoare de sens.
Bu hanedanlık 250 yıl boyunca bolluk içinde yaşadı.A kő már legalább 250 éve állt ezen a helyen.
Yusuf yedi yıl bolluk olacağını, yedi yıl ise çok şiddetli bir kıtlık olacağını söyledi.Joosef tulkitsi unen merkitsevät seitsemää hyvää ja viljavaa vuotta ja seitsemää nälkävuotta.
Bu seferki toplantının başlığı "Avrupa'nın bolluk döneminde birlikteliği, kriz döneminde ayrılığı".Αυτή τη φορά ψηφίστηκε ο τίτλος "Η Ευρώπη - Ενωμένη στην ευημερία, χωρισμένη σε κρίσεις".
Yusuf yedi yıl bolluk olacağını, yedi yıl ise çok şiddetli bir kıtlık olacağını söyledi.Ο Ιωσήφ ερμήνευσε ότι θα έλθουν στη χώρα επτά χρόνια ευφορίας και επτά ακαρπίας και λιμού.
Bolluk ettim.Τα 'χασα.
Bu hanedanlık 250 yıl boyunca bolluk içinde yaşadı.Η περιφορά του διαρκεί 250 γήινα χρόνια.
Yusuf yedi yıl bolluk olacağını, yedi yıl ise çok şiddetli bir kıtlık olacağını söyledi.Drømmen er en advarsel om at Egypten vil få 7 gode år og 7 dårlige år.
İslam inancında bolluk, mutluluk, refah gibi iyi kavramlarla özdeşleşmiştir.Rettferdiggjøring kommer gjennom tro, sammen med gode gjerninger og lydighet.
Rızık, bolluk, bereket anlamına da gelir.Bagi-Nya nikmat, anugerah dan pujaan yang baik.
Mutfakta muhakkak bolluk olması esas!Saat ia ingin memasak di dapur.
Njord - (Vanir)Deniz, rüzgar, balık ve bolluk tanrısı.Valkur: thần của thủy thủy, tàu thuyền, gió biển và hải quân.
Bu seferki toplantının başlığı "Avrupa'nın bolluk döneminde birlikteliği, kriz döneminde ayrılığı".その後、政宗は「今は国を二つに分けて争っている時代だ。
Ayrıca, hidrojen ve helyum dışındaki elementler de düşük bolluktadır.つまり、水素とヘリウム以外の重元素が不足している。
"Allah yolunda hicret eden kimse yeryüzünde gidecek çok yer bulur, bolluk bulur..."不順從之神(まつろわぬ神,Disobedient Gods) 跳脫出神話,在地上彷徨的神即是「不順從之神」。
Bolluk ettim.我搞砸了。