bolluk ile cümle

bolluk kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
ÖRNEK CÜMLE
6
HARF
2
HECE
8
ORT. KELİME
Bir bolluk var.There is an abundance.
Bolluk içinde yaşıyor.She lives in abundance.
Bolluk içinde yaşayın.Live in affluence.
Bolluk zamanlarında kıtlık zamanlarını hatırla.In times of abundance, remember the times of famine.
Tanrı Yafet'e bolluk versin, Sam'ın çadırlarında yaşasın, Kenan Yafet'e kul olsun.May God enlarge Japheth, and may he dwell in the tents of Shem, and Canaan be his servant.
Bolluk ettim.Naju Mancheril.
Mutfakta muhakkak bolluk olması esas!"Mutfakta Sagopa Kajmer..."
Soy gazların atom numaraları arttıkça evrendeki bollukları azalır.The abundances of the noble gases in the universe decrease as their atomic numbers increase.
Mr. Marvel görünümünü kontrast tarafından vuruldu bolluk.As he had approached Mr. Marvel he had heard a sound like the dropping of coins into a pocket.
[ALTERNATİF ÇÖZÜMLER 1) Bolluk 2)Otomasyon][ALTERNATlVE SOLUTlONS 1) Abundance 2)Automation]
Kar fikrinden kurtulmak için birincil amacını bolluk olarak belirlemen gerekiyor.To get rid of profit you need to make abundance the primary objective.
Gezegene bolluk içindeki bir kaynak gözüyle bakıyorlardı.They looked at it as from abundance perspective.
Bu Receptacle kaplayan herhangi bir bolluk kablo ve Zip kravatTake up any slack in the Cable and Zip Tie it near the Receptacle
Bolluktan kar etmenin bir yolu olmadığı için parasal sistem eskiyecek.There's no way to make profit from abundance so the monetary system will become obsolete
Şahinler üreme mevsimini bu bolluk zamanına denk getirirlerThe family has timed its breeding to coincide with this plentiful supply of food
Ama bolluk dünyasını doğurmak için en büyük etki burada, burada.But here, here is the biggest force for bringing about a world of abundance.
O bekaret değil, doğurganlıktır, bolluktur, içinden ırmaklar akan bahçelerdir.It's not virginity; it's fecundity. It's plenty. It's gardens watered by running streams.
Bununla birlikte gerçek barış, sağlık ve bolluk fırsatı bize bağlı.However, an opportunity for true peace, health and abundance is upon us.
Yani benim bahsettiğim şey modern, bolluk içindeki Batı toplumlarının garip sorunu.So the stuff I'm talking about is the peculiar problem of modern, affluent, Western societies.
Bolluk, çeşitlilik ve dirençlilik hakkında olmasını istedim.I wanted it to be about abundance, about diversity and about resilience.
Eğitim ve bolluk kanunların yerine geçebilir.Laws can be replaced by education and abundance.
O kıtlığa karşılık bolluk.It is abundance, as opposed to scarcity.
Ve bunlar bollukla mevcuttur. Ancak toplumun üretici mekanizması bunları nadir hale getirir.These are all abundant. yet the productive mechanism of society is what makes it scarse.
[ 1) Bolluk / 2) Eğitim ][ 1) Abundance / 2) Education ]
Dünya, kaynakları açısından hala bolluk içerisinde.Earth is still abundant with resources.
Bolluk ülkesine gelmiştim.I was in a land of plenty.
Ekonomi ve özgürlük arasında seçimimizi yapmamız gerekir. veya bolluk ve kölelik.We must make our choice between economy and liberty or profusion and servitude.
Bolluk olan bir dünyaya mı yoksa kıtlık olan bir dünyaya mı gelecek?Will it be born into a world of abundance or scarcity?
Bolluk ekonomisine hoş geldiniz.Welcome to the economics of abundance.
Tanrı Yafetefö bolluk versin, Samın çadırlarında yaşasın, Kenan Yafete kul olsun.››May God enlarge Japheth. Let him dwell in the tents of Shem. Let Canaan be his servant."
Mısırda yedi yıl bolluk olacak.Behold, there come seven years of great plenty throughout all the land of Egypt.
Yedi bolluk yılı boyunca toprak çok ürün verdi.In the seven plenteous years the earth produced abundantly.
Mısırda yedi bolluk yılı sona erdi.The seven years of plenty, that were in the land of Egypt, came to an end.
Ömürlerini bolluk içinde geçirir, Esenlik içinde ölüler diyarına inerler.They spend their days in prosperity. In an instant they go down to Sheol .
İyiliklerinle yılı taçlandırırsın, Arabalarının geçtiği yollardan bolluk akar,You crown the year with your bounty. Your carts overflow with abundance.
Tanrı bize bolluk versin, Dünyanın dört bucağındakiler O'ndan korksun!God will bless us. All the ends of the earth shall fear him.
Bolluk ve zenginlik eksilmez evinden, Sonsuza dek sürer doğruluğu.Wealth and riches are in his house. His righteousness endures forever.
Zenginlik ve onur, Kalıcı değerler ve bolluk bendedir.With me are riches, honor, enduring wealth, and prosperity.
Çalışkanın tasarıları hep bollukla, Her türlü acelecilik hep yoklukla sonuçlanır.The plans of the diligent surely lead to profit; and everyone who is hasty surely rushes to poverty.
Açgözlü kavga çıkarır, RABbe güvenense bolluk içinde yaşar.One who is greedy stirs up strife; but one who trusts in Yahweh will prosper.
Eğer dinler ve Ona kulluk ederlerse, Kalan günlerini bolluk, Yıllarını rahatlık içinde geçirirler.If they obey and serve him, they shall spend their days in prosperity, and their years in pleasures.
Tanrı bize lütfetsin, bolluk versin, Yüzünün ışığı üzerimize parlasın. _iSelaGod be merciful unto us, and bless us; and cause his face to shine upon us; Selah.
Ölçüyü ve tartıyı eksik tutmayın; gerçekten sizi bir 'bolluk ve refah (hayır)' içinde görüyorum.So do not give in short measure nor underweigh.
Doğrusu ben sizi bolluk içinde görüyorum ve hakkınızda kuşatıcı bir günün azabından korkuyorum."I see you are prosperous, but I fear the doom of an overwhelming Day for you.
Darlık veren de bolluk veren de Allah'tır. Sadece O'na döndürüleceksiniz.For God withholds and enlarges, and to Him you will return.
Ölçüyü ve tartıyı eksik yapmayın. Zira ben sizi hayır (ve bolluk) içinde görüyorum.So do not give in short measure nor underweigh.
Hem ölçü ve tartıyı eksik tutmayın!Ben sizin bolluk içinde olduğunuzu görüyorum.So do not give in short measure nor underweigh.
Onlara iyilik, bolluk geldiğinde: “Hâ işte bu bizim hakkımız!So whenever good-hap came unto them, they would say: ours is this.
Bundan dolayı Allah'tan bir ni'met ve bollukla geri döndüler, kendilerine hiçbir kötülük dokunmadı.So they came back with grace from God, and bounty, and no harm having touched them.
Allah yolunda göç eden kimse, yeryüzünde gidecek çok yer ve bolluk bulur.Anyone who emigrates for the sake of God will find on earth many places of refuge, and plentitude.
Allah yolunda hicret eden, yeryüzünde barınacak çok yer de bulur, genişlik (ve bolluk) da.Anyone who emigrates for the sake of God will find on earth many places of refuge, and plentitude.
Sonra kötülüğü (darlığı) değiştirip yerine iyilik (bolluk) getirdik.Then We substituted prosperity in place of hardship.
Kim ALLAH yolunda göç ederse yeryüzünde barınacak çok yer ve bolluk bulur.Anyone who emigrates for the sake of God will find on earth many places of refuge, and plentitude.
Darlık veren de bolluk veren de Allah'tır.Allah straiteneth and enlargeth.
Zira ben sizi hayır (ve bolluk) içinde görüyorum.Lo! I see you well-to-do, and lo!
Ben sizi hayır (bolluk) içinde görüyorum.Lo! I see you well-to-do, and lo!
Bolluk:% 1%Abundance: %1%
Yırtıcı balıklar, avlarını çevrelerinde bulunan türlerin bolluklarına göre seçer.Predatory fish switch between types of prey in response to variations in their abundance.
Abundantia, bolluk ve refah'ın ilahi kişileştirmesi.Abundantia, divine personification of abundance and prosperity.
Kökeni, bolluk diyarı anlamına gelen bir Arapça kelimedir. " [3] [4]Its origin is [an] Arabic word meaning the land of plenty."[18][19]

İlgili Sayfalar