bodrum ile cümle
bodrum kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.60
BU SAYFADA CÜMLE
6
HARF
2
HECE
8
ORT. KELİME
Binanın içi, bir bodrum katı üzerinde yer alan iki kattan oluşuyordu.كان المبنى مُكوناً من طابقين يقع أسفلهما الطابق السفلي(البدروم).
Yırtıcı bir mücadele her yıkıntı, sokak, fabrika, ev, bodrum ve çatıda sürdürüldü.احتدمت المعارك العنيفة وسط الركام والأطلال في كل شارع ومبنى ومصنع، في السلالم والأقبية.
Soyadı Kanunu ile Bodrumlu soyadını almıştır.لها فرقة هي وزوجها تدعى بإطار شمع.
Vasiyeti üzerine Bodrum'a gömüldü.ودفن ببودروم بناء على وصيته.
Ertesi gün, Beth ve Noah asansör boşluğundan bodrum katına inerek hastaneden kaçmayı planlar.No dia seguinte, Beth e Noah armam um plano para escapar do hospital através do poço do elevador.
Bodruma ulaştığında bir şey Mike'a saldırarak kameranın yere düşmesine, ortamın sessizleşmesine neden olur.Ao chegar no porão, uma força desconhecida ataca Mike, o fazendo derrubar a câmera e silenciando-o.
Binanın bir kısmında bodrum da mevcuttur.O edifício está parcialmente em cave.
Yırtıcı bir mücadele her yıkıntı, sokak, fabrika, ev, bodrum ve çatıda sürdürüldü.Combates cruéis aconteciam em cada rua, sótão, fábrica ou porão de cada casa ou construção.
Kumköy, Bodrum, Muğla ili Bodrum ilçesinin köyü.O primeiro é o semi-cave, cave e sótão.
Daha sonra, kaybolur ve kendisini ebeveynlerinin bodrumunda bulur.Horas depois ela acorda e encontra sua mãe a enterrando em seu quintal.
1991 yılında Bodrum Yalıkavak butik oteli Spring Otel'i işletmeye başladı.Em 2001, inaugurou-se o Bourbon Shopping Country.
Bodrum Hayvan Hakları Derneği Yönetim Kurulu Üyesi olup, yaşamını sokak hayvanlarına adamıştı. ^ kaybettiFoi presidente da Associação de Amparo aos Animais, em cuja gestão constriu-se a sede da entidade.
Bodrum katının nehir tarafından ayrı bir girişi vardır.Aan het Herenwaltje bevindt zich een aparte ingang naar het souterrain.
Kurbanların bedenleri gizli bir oluktan bodrum katına düşer.De lichamen van zijn slachtoffers werden vervolgens via een geheime stortkoker in de kelder gegooid.
Freddy’i ateşe verdikten sonra onu bodruma kilitler.Nadat hij Fernand heeft uitgeschakeld steekt hij de kelder in brand.
Daha sonra da bir bodrum katına taşındı.Het leidt hen naar een kelder.
İlk sahne alışları ise kendi evlerinin bodrum katında 20 kişi önünde olur.Het eerste optreden vond plaats in de kelder van één van de buren voor twintig fans.
İlin önemli limanları Bodrum, Marmaris, Fethiye ve Güllük'tedir.Bekende badplaatsen zijn Bodrum, Marmaris en Fethiye.
Kendisi ayrıca Bodrum'da faaliyetlerde bulunmaktadır.Eigenlijk verbergt hij zich in de kelder.
Babaları işteyken evin içinde tartışan Danny ve Walter, kovalamaca sonucunda bodrum katına inerler.Twee broers, Walter en Danny, ontdekken in de kelder van hun huis een bordspel met als thema ruimtevaart.
3 yıllık sürgünlüğünün yarısını Bodrum'da tamamladı.De wijn werd drie jaar in de kelder gelagerd.
İblis eve gelir , Buffy onu bodrumdaki su yığınının içinde öldürür.Ivan komt thuis en vindt het gat in de kelder.
Mağara girişlerinde, bodrum ve yıkık bina kalıntılarında bulunurlar.Ze leven bij ingangen van grotten, kelders en verwoeste gebouwen.
Seçilen öğrenciler Stanford psikoloji binasının bodrum katındaki sahte hapishaneye yerleştirildiler.Eksperymentalne więzienie skonstruowano w piwnicy wydziału psychologii w Stanford.
Profesör Topolino'yu Bodrum'da Bağlı Bulurlar.Z kolei profesor Topolino zostaje przez nich znaleziony związany i leżący na węglu w piwnicy.
Daha sonra da bir bodrum katına taşındı.Następnie przeniósł się do podziemia.
Bodrumda gizlenen on sivil bulmuşlardı.Dziesiątki zwłok w piwnicy.
Bodrum’a yerleşti, bir otel kurdu ve 10 yıl otel işletti.Stamtąd przeniósł się do Grand Hotelu, gdzie pracował przez 10 lat.
Ben Bodrum'dayken Yatağan adlı bir kayığım vardı.W Tours znajduje się basen nazwany imieniem Bozona.
Oymalı, ahşap korkulukları olan merdivenle bodrum katına inilmektedir.Całość wieńczy dzwonnica, na którą prowadzą drewniane schody.
Bodrum Sivil Mimarisinde konut yapıları geçmiş süreçte 4 tip ile ön plana çıkmışlardır.W budynku Four Courts dalej toczyć się będą wszystkie sprawy cywilne.
Ahiköy'ün ilk kaymakamının karısı Bodrumluymuş.Pierwszą żoną Temudżina była Börte.
Bodrum yakınlarındaki tarihi kalıntılar.Przebijania ostatnich piwnic.
Belle and Maurice kaleye bodrum ve aceleyle kaçmayı başardı.Belle och Maurice har lyckats rymma från källaren och skyndar till slottet.
Bodrum'daki evinde inzivaya çekildi.Inomhus drogs de i källare.
Türkiye'de ise Bodrum papatyası olarak geçmektedir.Handlingen utspelas i turkiska Bodrum.
Ne yazık ki, Kemikler Şehri sanki bir bodrum katı gibi.Krukbasen låter som en liten bastuba.
Bodrumspor'da oynamaktadır.Den visas nu på Boomerang.
Yırtıcı bir mücadele her yıkıntı, sokak, fabrika, ev, bodrum ve çatıda sürdürüldü.Важка боротьба йшла за кожну вулицю, кожен завод, кожен будинок, підвал і сходи.
Seçilen öğrenciler Stanford psikoloji binasının bodrum katındaki sahte hapishaneye yerleştirildiler.Імпровізовану в'язницю влаштували на базі кафедри психології Стенфорду.
Bodrum Katı: cami, mağazalar, tuvaletler ve diğer tesisler.Підвал: молитовна кімната, магазини, туалети та інші зручності.
Bodrumda gizlenen on sivil bulmuşlardı.В підвалі виявилось багато гітлерівців.
21 Mart 2014'te Bodrum'da vefat etmiş aynı yerde defnedilmiştir.21 березня 2014 затриманий у власному кабінеті.
Bodrum katının nehir tarafından ayrı bir girişi vardır.З підвалу мечеті є підземний вихід до річки.
Bodrum'daki evinde inzivaya çekildi.Прокинувся він у кімнаті підземного будинку.
Bodrumları kapatma ve havayı vakumlama maruz kalmayı azaltır.Вони не обмежують виділення шкірного сала і доступ повітря.
"Bodrum'da klip çekecek".У книзі "Згори вниз.
Bodrumda un eler.Плужника та ін.
Ne yazık ki, Kemikler Şehri sanki bir bodrum katı gibi.Вже тоді місто згадується як центр волості.
Bodrum’un kalabalığı ile tezat oluşturan sakin atmosferli bir tatil yöresidir.Це курортний регіон із спокійною атмосферою, який контрастує з галасливим БодрумБодрумом.
Bodrumda yetişip ahşap tekne yapmaya başlayan ilk ustaları da yetiştiren odur.Саме він підготував перших майстрів, які виросли в Бодрумі та почали будувати дерев'яні човни.
Max, Hubermann'ların bodrumunda gizlenen yahudi bir savaşçıdır.Lieselin přítel, židovský boxer, který se v Hubermannově sklepě skrývá před nacisty.
Mike daha sonra Josh'ı bodrum katta duyduğunu söyler.Ten prohledají, Heather tvrdí, že Joshe slyší ve sklepě.
Bodrum'a gelmeden önceki ilçedir.B. umístěnou před vstupem do presbytáře.
Bodrumda un eler.Kladské a ul.
Yırtıcı bir mücadele her yıkıntı, sokak, fabrika, ev, bodrum ve çatıda sürdürüldü.Lupte furioase s-au dat pentru fiecare stradă, fabrică, casă, subsol și scară.
Tünel, 13 Septembrie Bulvarı’nı binanın bodrumuna bağlayacaktır.De asemenea, se are în plan construirea unor tunele ce leagă Calea 13 Septembrie cu subsolul clădirii.
Bodrum'daki evinde inzivaya çekildi.A creat prima bere în pivnița casei sale.
1999'da Bodrum'da bir Prens Prenses isimli bir anaokulu açtı.În 2002 a deschis în California un restaurant cubanez, numit "Madre's".
O sırada bir ahtapota dönüşmeye devam eden Stewie, evinin bodrumunda birdenbire yüzlerce yumurta yumurtlar.Eközben Stewie váratlanul több száz tojást tojik a ház pincéjében.