boşluğu ile cümle

boşluğu kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
7
HARF
3
HECE
9
ORT. KELİME
Acoelomata (Sölomsuzlar) : Sölom boşluğu yoktur.Bivisiculidae: нет присосок вообще.
Bu olurken, manşet negatif bir basınç boşluğu oluşturmak için şişedeki havayı boşaltır.وفي هذه الأثناء، يقوم العامل بإفراغ الهواء من الزجاجة لتشكيل فراغ من الضغط السلبي.
Sentiller genellikle iki parça arasındaki boşluğu ölçmek için mühendislikte kullanılırlar.ويستخدم المقياس التحسسي غالبًا في التطبيقات الهندسية لقياس الخلوص (بالإنجليزية: Clearence) بين جزئين.
Yeni olmuş kafa travmalarında burun boşluğu bakterilerin meningeal boşluğa girmesine izin verebilir.تسمح أذيات الجمجمة الرضية حديثة العهد لجراثيم تجويف الأنف أن تدخل الفراغ السحائي.
Burun boşluğunu (apertura nasale) ve burun boşluğunda bulunan ve solunum sistemine ait olan conchaları taşır.وجد منه ومن بقاياه اجزاء مصنوعة من الفاينس أو من الخشب حيث يحلى رأسه برأس "ست " وذيله .
Morula, uterus (rahim) boşluğuna ulaştığında morulanın içinde sıvı birikir ve içi sıvı dolu bir boşluk oluşur.بعض الدم في الأذين الأيمن لا يدخل الأذين الأيسر، وإنما يدخل البطين الأيمن ويتم ضخه إلى الشريان الرئوي.
Hiçbir yerde dalga, hava boşluğu veya kırıklık bulunmayacaktır.آنذاك لا يبقى هم ولا حزن ولا كدر ولا ضر أو قلق.
Londra'danın yakınında bulunan Pinewood Stüdyoları, ilk stüdyo boşluğunda yapım için kullanıldı.استديو باينوود، القريب من لندن، استُخدم يكون المكان الرئيسيّ للإنتاج.
Eserde bazı kusurlar görülse de alanında önemli bir boşluğu doldurmaktadır.وبما أنّها أزيحت على الجوانب، فهي تترك مجالا واسعا في الوسط.
Nazofarinks ağız boşluğuyla ilişkili orofarinkse açılır.ونبذوا كل ما يمت إلى الأصالة الشعرية بصلة.
Ertesi gün, Beth ve Noah asansör boşluğundan bodrum katına inerek hastaneden kaçmayı planlar.No dia seguinte, Beth e Noah armam um plano para escapar do hospital através do poço do elevador.
Londra'danın yakınında bulunan Pinewood Stüdyoları, ilk stüdyo boşluğunda yapım için kullanıldı.Pinewood Studios, perto de Londres, foi o estúdio principal usado na produção.
Çok geçmeden de vokalist boşluğu Valery Kipelov tarafından doldurulmuştur.A posição de vocalista logo foi ocupada por Valery Kipelov.
Beth ve Noah asansör boşluğundan aşağı inerken Noah düşüp bacağını kırar.Beth e Noah descem pelo poço do elevador, mas Noah cai e fere a perna, atraindo os zumbis.
HOMO ve LUMO arasındaki enerji farkıHOMO–LUMO boşluğu olarak adlandırılır.A diferença de energia entre o HOMO e LUMO é considerada como a energia da banda proibida.
Böylece geminin içindeki hava uzay boşluğuna dağılmamış oldu.Não era permitido fumar a bordo durante toda a viagem.
Microsoft Otomatik Özel IP Adresleme - APIPA adında bir uygulama oluşturarak bu boşluğu doldurmuştur.Preenchendo o vazio, a Microsoft criou uma implementação que é chamado de IP privado automático (APIPA).
Sindirim kanalı boşluğu bulunur, ancak bu boşluk sölom olarak kabul edilmez.A rega deve ser abundante, mas não a ponto de encharcar o vaso.
Ağız boşluğunu burun boşluğundan ayırır.Seu objeto inseparável é seu piercing de nariz.
Boşlukta uçan cisimler Isaac' in uzay boşluğuna düşmesine neden olacak şekilde tehlikeli olabilmektedir.Vliegend puin is hier een extra hindernis, evenals het gevaar dat Isaac de ruimte in zweeft.
Bu boşluğu Chad Channing doldurdu.Later werd hij vervangen door Chad Channing.
Dialyte lenslerinde iki element arasında geniş bir hava boşluğu vardır.Dyalite-objectieven hebben een grote luchtruimte tussen de twee componenten.
HOMO ve LUMO arasındaki enerji farkıHOMO–LUMO boşluğu olarak adlandırılır.Het energieverschil tussen HOMO en LUMO is dan de band gap.
Büyük bir boşluğu doldurmuştur.Een volle borst die hoog wordt gedragen.
Bu yüzden temyiz mercii olarak Yargıtay, bu boşluğu doldurmak zorunda kalmıştır.Hierop moest de deelgemeente van de rechter de overkapping verwijderen.
Bu boşluğu doldurmak için takım birçok öneride bulundu.Een zware lijst tracht deze leegte op te vullen.
Bir sezonluk boşluğun ardından 2010 yılında Indycar serisinde yarışmaya başladı.Vanaf 2010 wordt er een race gehouden uit de IndyCar Series.
Bu boşluğu bir bakıma Virna Lisi ile doldurdular.Dit dal werd daardoor ten dele weer opgevuld met fluvioglaciale zanden.
Büyük bir boşluğu doldurmuştur.Kłącze Gęsto rozgałęziające się.
Hemen arkasından tüm bölgeyi incelediler ve 1983 yılında boşluğun varlığını doğruladılar.Obecność pustki potwierdzili w 1983 roku, gdy dokonali przeglądu całego regionu.
Sporokinet'ler zigot'u parçalayarak bağırsak boşluğuna geçerler.Uciekają zygzakowatym śladem, gdy są spłoszone.
Ancak doğada hava boşluğu yoktur.W jaskini brak jest przepływu powietrza.
Eksik hecelerin boşluğu hitap sözleriyle doldurulur.Przekaz pustki nie może być uczyniony przez słowa.
Açık kalan işçi boşluğu bir şekilde doldurulması gerekmiştir.Oryginalny odlew został w całości przetopiony.
Uzay istasyonu, uzay boşluğunda insanların konaklaması ve çalışması için hazırlanan platformdur.En rymdstation är en rymdfarkost, där människor kan bo och arbeta.
Kendisi Merdiven boşluğunda bekledi ve "atış" sesini duydu.Двійник відповів «Я вдома» і почув постріл.
Serbest oyun boşluğu, oyun sahası yüzeyinden ölçüldüğünde en az 7 m yüksekliğinde olmalıdır.Будь-які перешкоди, що перебувають над площадкою повинні бути на висоті не менше 7м від ігрової поверхні.
Yeni olmuş kafa travmalarında burun boşluğu bakterilerin meningeal boşluğa girmesine izin verebilir.Недавня черепно-мозкова травма може спричинити проникнення бактерій з носа до мозкових оболон.
Bu da küçük menzilli bir bant boşluğunu gerektirmektedir.До цього обов'язкова невеличка вечірня сумочка.
Açık kalan işçi boşluğu bir şekilde doldurulması gerekmiştir.Колекції закритого ґрунту були збережені повністю.
İç ve dış iki yaprağı arasında plevra boşluğu adı altında nemli ve kaygan boşluk vardır.Між зовнішньою та внутрішньою трубками знаходиться вакуум.
Burun boşluğu lateral duvarı, pozisyonda etmoid kemik gösteriyor.Бокова стінка носової порожнини, показана позиція етмоїдальної кістки.
Zaten bunlar boşluğun temelleridir, bu nedenle ne var, ne de yokturlar.Naopak člověk, jemuž tyto rysy chybí, je nestoudný či nestydatý.
Kafa boşluğuna bakar.To proto, že si při lovu překrývá oči blankou (mžurkou).
Boşluğu bir kanaat olarak sunanlar ise şifa edilemez olarak tanınmıştır.Ti, kteří zůstali, byli uznáváni jako vznešení.
Serbest oyun boşluğu, oyun sahası yüzeyinden ölçüldüğünde en az 7 m yüksekliğinde olmalıdır.Nad povrchem hřiště musí být nejméně 7 m volného hracího prostoru.
Bu sırada sağ fildişi tamamen kopmuş ve dudağı ile sinir boşluğuna kadar yarılmıştır.Její pravý kel se přitom celý odlomil až nahoru ke rtu a nervové dutině.
Challis havalandırma boşluğundan kaçar.Bartovi se však podaří uprchnout ventilační šachtou.
Boşluğun çapı yaklaşık 100 milyon ışık yılıdır.Dosud pozorované prázdnoty mají průměr okolo 100 miliónů světelných let.
Kalanı, boşluğun yoğunluğu olan karanlık enerji olmalıdır.Velkým kandidátem na zdroj temné energie byla energie vakua.
Bu kanıt boşluğunda birçok teori ortaya atılmıştır.Pro tuto teorii hovoří několik důkazů.
Döngü, boşluğun yönünü bulabilmek için döndürülür.Úkolem družiny je najít cestu zpátky.
Bu boşluğu doldurmak için takım birçok öneride bulundu.Pro omezení tohoto problému bylo vytvořeno mnoho temperovaných ladění.
Bu boşluğu Chad Channing doldurdu.Byl přidělený Him Chanovi.
Bu sırada çatı boşluğunda bulunan çaputlar gözüme çarptı.Seshora se škvírou v podlaze dívali dolů.
Kafatası boşluğunun yalnızca %61'ini doldurur ve iç yüzeye beyin-omurilik sıvısı ile basılı durur.Ocupă 61% din cavitatea cranială și e presat de suprafața interioară de către lichidul cerebrospinal.
Ama Mickey tek başına boşluğu dolduramıyordu.Dar acesta nu putea umple spațiul de unul singur.
Bu hastalık sol kalp içi boşluğunda kalınlaşmaya sebep olur, bazı durumlarda ani ölüme sebebiyet verebilir.Șarpele ar fi mușcat-o în dreptul inimii, ceea ce ar fi provocat moartea rapidă.
Cesur bir girişimle doğa bilimleri ve beşeri bilimleri arasındaki boşluğu kapatmak için çalıştı.Această conferință viza tocmai să umple prăpastia dintre știință și politicile de mediu înconjurător.
Özel kütüphaneler: Tanım boşluğu.Bibliografie: Obcinele Bucovinei.
İlgili Sayfalar