boşluğu ile cümle
boşluğu kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.60
BU SAYFADA CÜMLE
7
HARF
3
HECE
9
ORT. KELİME
Ağız boşluğu ve orofarinks doğrudan görüş altında incelenir.The oral cavity and oropharynx are examined under direct vision.
Sıvı sodyum, yakıt düzeneğini oluşturan kaplamalı elemanlar arasındaki boşluğu doldurur.Liquid sodium fills the space between the clad elements that make up the fuel assembly.
P407 Yığınlar/paletler arasında hava boşluğu temin edin.P407 Luftspalt zwischen Stapeln / Paletten lassen.
Araç, Chimaera ve Griffith modellerinin bıraktığı boşluğu doldurdu.Er sollte die Lücke schließen, die nach dem Produktionsende von Chimaera und Griffith entstanden war.
Boşluğu bir kanaat olarak sunanlar ise şifa edilemez olarak tanınmıştır.Die für ihn abgegebenen Stimmen wurden als ungültig gezählt.
Açık kalan işçi boşluğu bir şekilde doldurulması gerekmiştir.Im Gewölbe wurde feingliedriges Rankenwerk freigelegt.
Şubat Devrimi ile Çarlık rejiminin çöküşü, Finlandiya'da kurumsal otorite boşluğuna yol açmıştır.Die Februarrevolution hatte in Finnland den rapiden Verfall der öffentlichen Ordnung zur Folge.
Eksitonlar elektron ve elektron boşluğunun bileşik hali olarak tanımlanırlar.Als verdrahten wird der Vorgang des Verbindens elektrischer/elektronischer Bauteile bezeichnet.
Bu boşluğun içinde encephalon yer alır.Ein Eigentumsvorbehalt würde hier ins Leere gehen.
Bu boşluğu Chad Channing doldurdu.Die komplette Band wurde von Chas Chandler zusammengestellt.
Süperküme Çoban boşluğu ^ HyperLeda Atlas of the UniverseDer Centaurus- und Hydra-Superhaufen bei Atlas of the Universe
Müttefiklerin, bu boşluğu dolduracak yedekleri de yoktur.Ihre äußeren Perigonblätter sind (fast) nicht miteinander verwachsen.
Bu boşluğu doldurmak için takım birçok öneride bulundu.Ich war sehr gespannt, wie er diese Lücken füllen würde.
Azalmış Bax oluşumu, ağız boşluğu kanserlerinde kötü bir prognoza işaret eder.Niedrige Bax-Ausschüttung korreliert mit einer schlechten Prognose bei Mundhöhlenkarzinomen.
Hiçbir yerde dalga, hava boşluğu veya kırıklık bulunmayacaktır.Er scheut dabei weder Erniedrigung noch Schmerz, ebenso wenig Schwindel und Aufschneiderei.
Microsoft Otomatik Özel IP Adresleme - APIPA adında bir uygulama oluşturarak bu boşluğu doldurmuştur.Microsoft nennt dieses Verfahren Automatic Private IP Addressing oder kurz APIPA.
Bu sonsuz boşluğun ebedi sessizliği beni korkutuyor.Le silence éternel de ces espaces infinis m'effraie.
Kendisi Merdiven boşluğunda bekledi ve "atış" sesini duydu.Il a attendu dans la cage d'escalier et a entendu les coups de feu retentir.
Ama Mickey tek başına boşluğu dolduramıyordu.Mais Mickey ne peut relever le défi seul.
Oluşan iktidar boşluğunda hükümdarlar, birbirleri üzerindeki hâkimiyeti elde etmek için çarpışıp duruyorlardı.Bien qu’elles aient été infidèles, elles furent dévouées l’une à l’autre pour le restant de leurs jours.
Boşluğu bir kanaat olarak sunanlar ise şifa edilemez olarak tanınmıştır.Celui qui vit selon ces exigences est un juste (asharam), celui qui les ignore est un méchant (anasharam).
Bu yüzden temyiz mercii olarak Yargıtay, bu boşluğu doldurmak zorunda kalmıştır.Pour l'ensemble de ce dossier, les magistrats ont rendu en conséquence une ordonnance de non-lieu.
Bu da küçük menzilli bir bant boşluğunu gerektirmektedir.Elle exige cependant au moins une petite couche d'humus.
Vücut boşluğu içinde serbest olarak sallanır.Les corps se sont décomposés en espace libre.
Üst yüzeyleri ile vücudun bir iç boşluğuna ya da dış yüzeyine bakarlar.Cierras los ojos; eres capaz de ver un lugar o algo que sucede».
Kalanı, boşluğun yoğunluğu olan karanlık enerji olmalıdır.El resto debería ser energía oscura, una densidad de energía constante para el vacío.
195 modeli ise Sistem/360 serisi ve devamındaki Sistem/370 aralarındaki boşluğu kapatır.Los 195 fueron los intermedios entre la familia System/360 y su sucesora la System/370.
Bu sırada sağ fildişi tamamen kopmuş ve dudağı ile sinir boşluğuna kadar yarılmıştır.Cuando lo hizo, su colmillo derecho se rompió del todo, hasta el labio y la cavidad nerviosa.
Komşu ülkelerdeki bu iktidar boşluğu nedeniyle Kudüs, kendi kendini dış baskılar olmadan idare edebiliyordu.En este vacío de poder Jerusalén fue capaz de gobernarse a sí misma sin la intervención extranjera.
Çok geçmeden de vokalist boşluğu Valery Kipelov tarafından doldurulmuştur.El puesto de vocalista del grupo fue rápidamente ocupado por Valery Kipelov.
KRD boşluğunda kuarkların boşluk yoğuşumları gözlemlenir.En esta zona hay que tener cuidado con las caídas al vacío.
Tıbbi personel, insan metabolizmasının uzay boşluğuna nasıl tepki vereceğinden emin değildi.No sé qué horrible polvo puede reemplazar el polvo humano.
Aslında bu durum kanunun bir boşluğu olarak görülmektedir.Este procedimiento es considerado como un golpe de estado de facto.
Hiçbir yerde dalga, hava boşluğu veya kırıklık bulunmayacaktır.En sus días no los tocará ningún sufrimiento ni plaga ni tormento ni calamidad.
Üzerinde bir hava boşluğu ile kapalı bir kavanozda su iki fazlı bir sistemi oluşturur.El agua en un recipiente cerrado con un espacio de aire encima forma un sistema de dos fases.
Vücut boşluğu içinde serbest olarak sallanır.Se contenta con ser libre interiormente.
Terahertz boşluğu iki genel nedenden doalyı oluşmaktadır.La influencia de Abramovistsch se debe a dos razones.
Mastoid çıkıntı temporal kemiğin arka alt kısmında bulunan bir hava boşluğudur.Parte del surco del seno sigmoideo que se encuentra sobre el hueso temporal.
Kendisi Merdiven boşluğunda bekledi ve "atış" sesini duydu.Poi mentre lui attendeva nella tromba delle scale, udì il suono degli spari.
Michael, havalandırma boşluğundaki boruların üzerinden giderek Dr. Sara Tancredi'yi kurtarır.Michael intanto corre lungo i condotti dell'aria per arrivare dalla dottoressa Tancredi e salvarla.
P407 Yığınlar/paletler arasında hava boşluğu temin edin.P407 – Mantenere uno spazio libero tra gli scaffali/i pallet.
Keşfedilen gökadaların büyük çoğunluğu, boşluğun kenarlarına yakın yerlerde bulunmaktadır.Così la maggior parte degli abitanti delle città si rifugiarono sulle alture, abbandonandole.
Vücut boşluğu içinde serbest olarak sallanır.Lascia il corpo libero di ruotare intorno al punto stesso.
Araç, Chimaera ve Griffith modellerinin bıraktığı boşluğu doldurdu.La vettura venne realizzata per sostituire sul mercato i precedenti modelli Griffith e Chimaera.
Hiçbir yerde dalga, hava boşluğu veya kırıklık bulunmayacaktır.Senza strette di mano né parole, senza tristezza né malinconia.
Sifon yumuşakçaların kabuğunun bir parçasıdır ve su akışı kabuk boşluğuna yönlendirilir.Il sifone è parte del manto del mollusco e l'acqua ci scorre attraverso.
Eksik hecelerin boşluğu hitap sözleriyle doldurulur.Le desinenze grammaticali sono messe a fine parola.
Noktalama işaretinden önceki boşluğu sil.Удали пробел перед знаком препинания.
Ama Mickey tek başına boşluğu dolduramıyordu.Но Микки не мог быть один.
Büyük bir boşluğu doldurmuştur.Имеют (имели) огромное логово.
Kalanı, boşluğun yoğunluğu olan karanlık enerji olmalıdır.Остальное должно быть тёмной энергией, постоянной плотностью энергии вакуума.
Keşfedilen gökadaların büyük çoğunluğu, boşluğun kenarlarına yakın yerlerde bulunmaktadır.Большую часть завоёванных земель он раздал в качестве уделов родственникам и приближённым.
Bu eklenimler vektör boşluğunun tanımıdır.Тождественное представление соответствует вакууму.
Bu sırada sağ fildişi tamamen kopmuş ve dudağı ile sinir boşluğuna kadar yarılmıştır.Когда она это сделала, её правый бивень полностью сломался, вплоть до губы и нервных окончаний.
Nano anten üç parçadan oluşur: zemin düzlemi, optik rezonans boşluğu ve anten.Наноантенна состоит из трёх основных частей: базовой плоскости, оптического резонатора и собственно антенны.
Oluşan iktidar boşluğu bir iç savaşa yol açacaktır.Развернувшаяся в стране острая борьба за власть вылилась в гражданскую войну.
Bu kanıt boşluğunda birçok teori ortaya atılmıştır.В данных видео он привёл множество доказательств этой теории.
Pratikte uzay boşluğunda uygulanan yapay yerçekimi, insanoğlu için henüz inşa edilmedi.Величественный ансамбль, спроектированный Земпером, так и не был воплощен в реальность полностью.
Eğer rezonans boşluğunun boyutları biliniyorsa dalganın dalgaboyunu bulmak için kullanılabilir.Если исходные данные можно упорядочить, можно использовать длину хорды.
Luhmann’ın amacı, aradaki boşluğu doldurmaya çalışmaktır.Газета «Киев» имеет своей задачей заполнить этот пробел.
İlgili Sayfalar