boşluğu ile cümle
boşluğu kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.60
BU SAYFADA CÜMLE
7
HARF
3
HECE
9
ORT. KELİME
HOMO ve LUMO arasındaki enerji farkıHOMO–LUMO boşluğu olarak adlandırılır.A HOMO és LUMO közötti energiakülönbséget HOMO–LUMO távolságnak is nevezik (HOMO–LUMO gap).
Böylece geminin içindeki hava uzay boşluğuna dağılmamış oldu.Miért nem szóródik szét a levegő a világűrben?
Ama Mickey tek başına boşluğu dolduramıyordu.Warley nem bírja egyedül összehúzni a sudárvitorlát.
Bu enerji boşluğu düşük sıcaklıklarda en yüksek noktadadır.Ez a hőenergia az alsó légrétegekben marad.
Bu boşluğu bir bakıma Virna Lisi ile doldurdular.A lapalapításhoz a kaució egy részét Tisza Kálmán tette le.
Yeni olmuş kafa travmalarında burun boşluğu bakterilerin meningeal boşluğa girmesine izin verebilir.A koponya sérülései lehetőséget adnak az orrban tenyésző baktériumoknak az agyhártyába való behatolásra.
Boşlukta uçan cisimler Isaac' in uzay boşluğuna düşmesine neden olacak şekilde tehlikeli olabilmektedir.Egy homályos lencse például az egész űrmisszió sikerét veszélyeztetheti.
Ayrıca uzay boşluğundaki Asteroit Bölgesi'nde yer alan "Asteroit 2516" Nancy Roman'ın adını almıştır.Asteroidivyöhykkeeseen sijoittuva asteroidi 2516 Roman on nimetty hänen mukaansa.
Bu boşluğu Chad Channing doldurdu.Rumpuja albumilla soitti Chad Channing.
Han, döneminde önemli bir boşluğu doldurmuştur.Tämän johdosta Han-kaudella syntyi useita merkittäviä teoksia.
Challis havalandırma boşluğundan kaçar.Ridley lähtee karkuun räjähtävää asemaa.
Evrenin dışında bulunan boşluğun da çok uzak olduğu söylenir.Ο χώρος έξω από το σύμπαν επίσης λεγόταν ότι ήταν πολύ απόμακρος.
Yetişkin bir insanın kafatası boşluğunun kapasitesi 1.200-1.700 cm3 arasındadır.Ο όγκος της κοιλότητας του εγκεφάλου στον ενήλικα κυμαίνεται από 1200 έως 1700 κυβικά εκατοστά.
Oluşan iktidar boşluğu bir iç savaşa yol açacaktır.H σύγκρουση γρήγορα κλιμακώνεται σε ολοκληρωτικό εμφύλιο πόλεμο.
Orofarinks, yutağın ağız boşluğunun arkasında kalan kısmıdır.Ο φάρυγγας είναι το μέρος του λαιμού αμέσως πίσω από το στόμα.
Sağ eliyle boşluğu ya da etrafındaki çiçekleri göstermektedir.Aksene rummer enten rent hunlige eller rent hanlige blomster.
Hiçbir yerde dalga, hava boşluğu veya kırıklık bulunmayacaktır.Der er ingen skarpe linjer eller skarpe kontraster, og ingen uharmoniske mellemrum eller pauser.
Yumurtalar akarların vücur boşluğunda 18 C'de ve 145-150 günde gelişirler.Permanent snedække på 15-18 cm dannes i november og ligger i 145-150 dage.
Hatta Nagarjuna, boşluğu gerçeklik kavramından ayrılmaz bir ifade olarak açıklamaktadır.Oresme ser i stedet selv den absolutte tomhed som et rum.
Pratikte uzay boşluğunda uygulanan yapay yerçekimi, insanoğlu için henüz inşa edilmedi.Den felsiske jordskorpe, som findes nu, eksisterede endnu ikke.
Bu iktidar boşluğunda doğan Teotihuacan MÖ 300 yıllarında ortaya çıkar.Ud af det magtvakuum opstod Teoithuacan, der i 300 fvt. begyndte at slå sig ned.
Bu kanıt boşluğunda birçok teori ortaya atılmıştır.Det finnes mange bevis av dette teoremet.
Komşu ülkelerdeki bu iktidar boşluğu nedeniyle Kudüs, kendi kendini dış baskılar olmadan idare edebiliyordu.I dette maktvakuumet greide Jerusalem å styre seg selv uten utenlandsk innblanding.
Zaten bunlar boşluğun temelleridir, bu nedenle ne var, ne de yokturlar.Både de som er åpenbare og de som ikke er det!
Koku almaçları ve duyu sinirleri burun boşluğunun üst kısmında bulunur.Sansecellene til lukte- og smakssansene ligger øverst i nesehulen.
Göktürkler Cücenleri yendi ve bozkırda büyük bir otorite boşluğudoğdu.Bønnen hjelper og hæren beseires i et veldig slag.
Açık kalan işçi boşluğu bir şekilde doldurulması gerekmiştir.Vann som er fordampet må etterfylles.
Londra'danın yakınında bulunan Pinewood Stüdyoları, ilk stüdyo boşluğunda yapım için kullanıldı.Pinewood Studios nằm gần Luân Đôn là không gian xưởng phim chính cho khâu sản xuất.
Aslında bu durum kanunun bir boşluğu olarak görülmektedir.Luật hành chính được coi là một nhánh của luật công.
Bu boşluğu Chad Channing doldurdu.Cuối cùng, ban nhạc ký kết với Chad Channing.
Kafatası boşluğunu sekiz adet kaynaşık kafatası kemiği oluşturur.Khối xương sọ ở người gồm 8 xương ghép lại tạo ra hộp sọ lớn chứa não.
Oluşan iktidar boşluğunda hükümdarlar, birbirleri üzerindeki hâkimiyeti elde etmek için çarpışıp duruyorlardı.それは王の対抗者の一人をそしる争いに巻き困ることを恐れてのことであった。
Büyük bir boşluğu doldurmuştur.大柄で髷を結っている。
Ama Mickey tek başına boşluğu dolduramıyordu.小吉くんは単独で現われなかった。
HOMO ve LUMO arasındaki enerji farkıHOMO–LUMO boşluğu olarak adlandırılır.HOMO と LUMO の間のエネルギー差は HOMO-LUMO エネルギーギャップと呼ばれる。
Bu boşluğu Chad Channing doldurdu.この定式化を行ったのはクロード・シャノンである。
Eksik hecelerin boşluğu hitap sözleriyle doldurulur.きれたる句は字を以て切るに不及。
Burun boşluğunun dış yan duvarının da bir kısmını oluşturur.続いて鼻涙管の骨壁の一部も形成している。
Kız ise önce boğulmuş, ardından şöminenin baca boşluğuna sıkıştırılmıştır.娘は首を絞められ暖炉の煙突に逆立ち状態で詰め込まれていた。
Yeni gökadaların keşfi devam etti, 1997 yılı itibarıyla 60 Çoban Boşluğu gökadasının varlığı biliniyordu.その後も銀河の発見は続いており、1997年までには総数60個のうしかい座ボイド銀河が知られている。
Hiçbir yerde dalga, hava boşluğu veya kırıklık bulunmayacaktır.二空に戦果・喪失なし。
Ancak doğada hava boşluğu yoktur.陸・空のみで海は無し。
Mimari ve peyzaj tasarımında çalıştıktan sonra ses ve boşluğun teorik özellikleriyle ilgilenmiştir.建築とランドスケープデザインを学んだのち、音と空間の理論的性質へ興味をいだき追求しはじめた。
Bu boşluğu bir bakıma Virna Lisi ile doldurdular.このヴァイオリンのような曲面に沿って、気流がリアエンドへ導かれた。
Diğer bir deyişle, hava, kaya ve hatta uzay boşluğu aynı yoğunluğa sahip olmalıydı.換句話說,空氣、岩石甚至真空都應具有相同的密度。
Lümen diye adlandırılan arter boşluğunda başlangıçta herhangi bir daralma (stenoz) oluşturmazlar.盖其初不以經界爲急,撓其源而求,流之淸何可得也。
Hiçbir yerde dalga, hava boşluğu veya kırıklık bulunmayacaktır.不讨便宜不折本,也无欢乐也无愁。
Yeni gökadaların keşfi devam etti, 1997 yılı itibarıyla 60 Çoban Boşluğu gökadasının varlığı biliniyordu.更多的星系繼續被發現,到1997年在牧夫座空洞內發現的星系總數已經達到60個。
Özel kütüphaneler: Tanım boşluğu.……虛空云何?謂體空虛。
Yeni olmuş kafa travmalarında burun boşluğu bakterilerin meningeal boşluğa girmesine izin verebilir.近期发生的颅骨创伤可能会使鼻腔细菌进入脑膜。
Terahertz boşluğu iki genel nedenden doalyı oluşmaktadır.喷昔洛韦的选择性可能来自于两个原因。
Bazı türler ise (örneğin B. fragilis) karın boşluğunda enfeksiyonlara yol açabilen fırsatçı patojenlerdir.有的物种(如B. fragilis)是条件致病抗原,会导致腹膜腔的感染。
Luhmann’ın amacı, aradaki boşluğu doldurmaya çalışmaktır.這就是 PRISM 計劃的目的—填補空白。
Londra'danın yakınında bulunan Pinewood Stüdyoları, ilk stüdyo boşluğunda yapım için kullanıldı.位在倫敦附近的松林製片廠(英语:Pinewood Studios)是用於製作的主要工作室。
Diyafram, göğüs boşluğunu karın boşluğundan ayıran kasa verilen isimdir.青坡的名稱來源於附近的蓮花峰,因山體呈翠綠色而名。
Oluşan iktidar boşluğu bir iç savaşa yol açacaktır.因為我們現在的盲目混亂而導致一場內戰。
Microsoft Otomatik Özel IP Adresleme - APIPA adında bir uygulama oluşturarak bu boşluğu doldurmuştur.为了填补这个空白,微软创建了一种叫自动专用IP寻址(APIPA)的实现。
Zaten bunlar boşluğun temelleridir, bu nedenle ne var, ne de yokturlar.濂讓居的垂脊十分平實,沒有裝飾,也沒有起翹。
Bu boşluğun içinde encephalon yer alır.现场还找到了空的保险箱。
Bant boşluğu içindeki enerjiler için, g(E) = 0.在能带间隙中,态密度g(E)=0。
İlgili Sayfalar