boşanmak ile cümle
boşanmak kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.60
ÖRNEK CÜMLE
8
HARF
3
HECE
5
ORT. KELİME
O, boşanmak istedi.She wanted to get a divorce.
Söylenti Mary'nin boşanmak istemesi.The story is that Mary wants a divorce.
Mary'nin boşanmak istediğini duydum.I've heard that Mary wants a divorce.
Boşanmak için ortak bir karar aldılar.They made a joint decision to divorce.
Ona boşanmak istediğini söyledi.She told him she wanted a divorce.
Tom boşanmak isteyip istemediğini dikkatlice düşünmeli.Tom must consider carefully whether he really wants a divorce or not.
Tom Mary'ye boşanmak istediğini söyledi.Tom told Mary he wanted a divorce.
Tom Mary'den boşanmak istedi.Tom asked Mary for a divorce.
Tom boşanmak istiyor.Tom wants a divorce.
Tom asla boşanmak istemedi.Tom never wanted to get a divorce.
Belki de onların ikisi de kesinlikle boşanmak istiyorlar.Maybe they both definitely want divorce.
Boşanmak istiyorum.I want a divorce.
Boşanmak istediğini düşündüm.I thought you wanted a divorce.
Boşanmak istemiyorum.I don't want a divorce.
Boşanmak istiyorsun, değil mi?You want a divorce, don't you?
Mary'ye boşanmak istediğimi söyledim.I told Mary I wanted a divorce.
Tom'un boşanmak istediğini Mary'ye söylemesi zordu.It was hard for Tom to tell Mary that he wanted a divorce.
Tom benden boşanmak istiyor.Tom is asking me for a divorce.
Tom neden boşanmak istediğini bana söylemedi.Tom wouldn't tell me why he wanted a divorce.
Tom Mary'nin ondan boşanmak istemesine şaşırmadı.Tom wasn't surprised that Mary was asking him for a divorce.
Tom boşanmak istedi.Tom wanted a divorce.
Tom asla tekrar boşanmak istemedi.Tom never wanted to divorce again.
Ünlü şöhretli çift Tom ve Mary boşanmak istiyorlar.Tom and Mary, the famous celebrity couple, want to get divorced.
Tom boşanmak istiyordu.Tom wanted to get a divorce.
Ben hiç boşanmak istemedim.I never wanted to get a divorce.
Fadıl, Leyla'ya boşanmak istediğini açıkladı.Fadil announced to Layla that he wanted a divorce.
Boşanmak istedim.I've asked for a divorce.
Leyla, Sami'yi boşanmakla tehdit etti.Layla threatened Sami with divorce.
Leyla boşanmak istiyordu.Layla asked for a divorce.
Leyla boşanmak istedi.Layla wanted a divorce.
Boşanmak streslidir.Divorce is stressful.
Bu kadar yeter, boşanmak istiyorum.That's it, I want a divorce.
Tom boşanmak istediğini söyledi.Tom said he wanted to get divorced.
Sami boşanmak istedi.Sami wanted a divorce.
Sami, Leyla'ya boşanmak istediğini söyledi.Sami told Layla that he wanted a divorce.
Sami asla boşanmak istemedi.Sami never wanted a divorce.
Ayrıca boşanmak üzere olduğunu da duyurdu.He also announced that they were finally getting a divorce.
Bu aynı zamanda boşanmak için de geçerlidir.The same applies to divorce.
Miranda'nın kocası ondan boşanmak istemektedir.Goldie's Husband Wants Divorce.
Boşanmak bulaşıcı birşey.Divorce is contagious.
- Boşanmak istiyorum. - Dottie, büyük bir şey var.- I want a divorce.
Boşanmak istiyorum.I want a divorce.
Boşanmak istediğimi ona söyledim.I told him I want a divorce.
Esaret altındayken Bagrat'ın yeni karısı olarak aldığı Tamar'dan boşanmak zorunda kaldı.While in captivity, he was forced to divorce Tamar, whom Bagrat took as his new wife.
Boşanmak mümkün olmasına rağmen çok zordu.Although it was possible to divorce, it was very difficult.
Nurefsun ve Abdülhamid anlaşamayınca Nurefsun boşanmak istedi.Nurefsun and Abdul Hamid couldn't got along, after which Nurefsun asked for a divorce.
O boşanmak istiyor.Sie will die Scheidung.
Annesi Hildegard, onunla berâber taşınmayı reddederek boşanmak istedi.Die Mutter Hildegard weigerte sich nachzuziehen und forderte die Scheidung.
Nuran'ın kendisinden boşanmak istediğini (davayı) öğrenen Şakir de, Avukat Özden'e (Nevra Serezli) başvurur.Wie auch Nisus aus der Aeneis möchte Diomedes sich um seinen Gefährten kümmern und wünscht sich dessen Sieg.
Çünkü Katolikliğe göre boşanmak yasaktı.Dabei sprach sie sich als Katholikin für ein Verbot der Scheidung aus.
Anne henüz altı aylık kraliçeyken kocasından boşanmak zorunda kalmıştır.Ses parents divorcèrent alors qu'elle n'avait que 6 mois.
Caleb artık Julie'nin yaptıklarına dayanamaz ve Julie'den boşanmak ister.Caleb demande le divorce à Julie.
Ayrıca boşanmak üzere olduğunu da duyurdu.Il lui annonce ensuite son intention de divorcer.
Paris’e eşyalarını toplayıp, eşinden boşanmak için döner.Levanta su casa de París y emprende con su familia el viaje de retorno.
Fakat Cem boşanmaktan son anda vazgeçer.Ahora, muchas parejas terminan en divorcio.
Söylenti Mary'nin boşanmak istemesi.La storia è che Mary vuole il divorzio.
Miranda'nın kocası ondan boşanmak istemektedir.Lisa chiede il divorzio a Mick.
Ayrıca boşanmak üzere olduğunu da duyurdu.Nella stessa puntata si scoprirà che è divorziata.
Sait Bey'den boşanmak ister.Edith vuole chiedere il divorzio.
Boşanmak istiyorum.Я хочу развестись.