boşaltma ile cümle

boşaltma kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
8
HARF
3
HECE
8
ORT. KELİME
Tiran belediyesi, tüm tezgah ve bar sahiplerine 1 Ekim'e kadar kaldırımları boşaltma talimatı verdi.Tirana is ordering all owners of vending carts and bars to clear the sidewalks by October 1st.
Barajın yıkılması halinde 8 binden fazla insan bölgeyi boşaltmaya hazır bekliyor.More than 8,000 people are prepared to evacuate if the dam fails.
Yıkıcı seller yöre sakinlerini evlerini boşaltmak zorunda bıraktı. [Bedrana Kaletoviç/SETimes]Devastating floods prompted residents to evacuate. [Bedrana Kaletovic/SETimes]
Maglaj'da, toprak kayması sonucunda 41 aile evlerini boşaltmak zorunda kaldı.In Maglaj, 41 families were forced to evacuate their homes after a landslide.
Bir kasabanın yarısını boşaltmak zorunda kalırsanız bu kadar insanı nereye taşıyacaksınız?If you have to evacuate half of a town, where will you relocate all those people?
Bu, suyun elle boşaltması yerine anında dağıtılmasını sağlar.This allows the water to be immediately distributed rather than manually emptied.
Terminalin, boşaltma için 180 yağ tankı vagonunun yerleştirilebileceği kendi tren istasyonu vardır.The terminal has its own railway station, where 180 oil tank cars can be placed for discharging.
Miktar, Basınç Oranı Boşaltma Kontrolü algılama sinyali (PRBC) tarafından kontrol edilir.The amount is controlled by the Pressure Ratio Bleed Control sense signal (PRBC).
Külçe altınları Ordu kamyonlarına boşaltmaya hazırlanan altın trenleri, 1941.Gold trains preparing to unload bullion onto Army trucks, 1941.
Bazı eyaletler aşırı ağır kamyonların sınırlara uymak için yeterli kargoyu boşaltmasını gerektirir.Some states require overweight trucks to offload enough cargo to comply with the limits.
İdrar yaparken zamanlı boşaltma ve mesane eğitimi, biofeedback kullanan tekniklerdir.Time voiding while urinating and bladder training are techniques that use biofeedback.
Çarmıha gerilmenin gerçekleşmesi için Tanrı'nın kendisini sınırlaması veya "boşaltması" gerekiyordu.On the contrary, for the crucifixion to occur, God had to limit or "empty" himself.
Bir fistülü boşaltmak için kateterler gerekebilir.[1]Catheters may be required to drain a fistula.[1]
İnsanlar, açık su tanklarını boşaltmalıdır (böylece sivrisinekler yumurta bırakamazlar) .Warum die Menschen Odinsplatten aufstellten (Höga flisa), ist unklar.
Cumaná, modern donanımıyla yükleme ve boşaltma işini yerine getiren doğal bir limana sahiptir.Cumaná verfügt über einen Naturhafen, der mit modernen Einrichtungen zum Löschen der Fracht versehen ist.
Bütün bölgedeki köylerden Yahudi halkın sürüldüğünü ve bölgeyi üç gün içinde boşaltmaları gerektiğini söyler.Sämtlichen jüdischen Bewohnern wurde befohlen, binnen drei Stunden auf den Sammelplätzen anzutreten.
Odayı boşaltmak lazım!Il faut évacuer la salle !
Kafa boşaltmaya ihtiyacım vardı.Puis, on trancha la tête.
"Denizi boşaltmak".«Desolando el mar».
Kafa boşaltmaya ihtiyacım vardı.Embalse de La Cabezuela.
İnsanlar, açık su tanklarını boşaltmalıdır (böylece sivrisinekler yumurta bırakamazlar) .Uomini di Lava (Lava Men): grandi creature costituite di lava.
Kasai'nin boşaltma havzaları genel olarak ekvatoryal yağmur ormanları bölgeleridir.Il bacino fluviale del Kasai consiste principalmente in regioni della foresta pluviale equatoriale.
"Denizi boşaltmak".Vieni, ci culli il mar!
Toplamda sekiz adet itici boşaltma sensörü bulunmaktadır.Dispone di otto sensori ottici.
Odayı boşaltmak lazım!Необходимо покинуть помещение!
Öfkemi boşaltmam gerekiyordu.Мне надо было выпустить пар.
İnsanlar, açık su tanklarını boşaltmalıdır (böylece sivrisinekler yumurta bırakamazlar) .Их толкает человек, стоящий позади за пассажирским сидением (или багажником).
Mart 1776'da İngilizlerin Boston'u boşaltmalarından sonra, Washington ordusunu New York City’e çekti.В марте 1776 года британские войска были вынуждены оставить Бостон.
"Denizi boşaltmak".И мы выпустим этом море.
Limanın yükleme hızı saatte 350 ton, boşaltma hızı ise saatte 250 ton'dur.وسرعة تحميل في الميناء تستغرق 350 طن في الساعة وأما سرعة التفريغ تصل إلى 250 طن في الساعة.
İnsanlar, açık su tanklarını boşaltmalıdır (böylece sivrisinekler yumurta bırakamazlar) .وصور زوال الإنسان وهلاكه تبخر الذي يخرج من السائل ولا يترك أثرا في نهاية تبخره .
Mart 1776'da İngilizlerin Boston'u boşaltmalarından sonra, Washington ordusunu New York City’e çekti.استولى البريطانيون على نيويورك عام 1776، ولكنّهم خسروا بوسطن.
Yakıt boşaltma sensörleri yakıt tankının üst kısmında yer almaktadır.الأنبوب الجزء العلوي لجهاز جمع الطاقة بالنصف العلوي للخزان.
Sudan gizlice İsrail'in mülteci kamplarını boşaltmasına izin verdi.O Sudão secretamente permitiu a Israel evacuar os refugiados.
TPF bir falanks oluşturdu ve yavaşça ilerleyerek ve kalabalığı geri iterek sokakları boşaltmaya çabalıyordu.A FPT formou uma falange e tentou esvaziar as ruas marchando lentamente e empurrando a multidão.
Bir Roma gücü Selevkosları Termopylae Muharebesi'nde yendi ve onları Yunanistan'ı boşaltmak zorunda bıraktı.Uma força romana derrotou os selêucidas na batalha das Termópilas e forçou-os a evacuar a Grécia.
"Denizi boşaltmak".Comece a navegar."
Miami taraftarları da yavaş yavaş salonu boşaltmaya başlamışlardı.Daarna moesten ook de verdedigers van Nimy zich geleidelijk terugtrekken.
Türlere göre yükleme boşaltma tesisleri de değişiklik gösterir.Dlatego zmieniono sposób ładowania broni.
Kafa boşaltmaya ihtiyacım vardı.Wystawiał tylko głowę.
Çin’deki Sarı İmparator, Cornelius Celsus, Galen ve Hippocrates kan boşaltma yöntemini savunuyordu.Den Gule Kejsaren av Kina, Cornelius Celsus, Galenos och Hippokrates förespråkade åderlåtning.
Çin’deki Sarı İmparator, Cornelius Celsus, Galen ve Hippocrates kan boşaltma yöntemini savunuyordu.Жовтий імператор Китаю, Корнелій Цельс, Гален та Гіппократ рекомендували кровопускання.
“Cam'daki Boşaltmalar” East and West 54 (Nos.Автосалони «Ніка-Захід» та «Захід Моторс». № 54.
Ahenk Gözünü kontrol eden bir cihazdır ve gözün gücünü boşaltmak için kullanılabilir.Маску можна носити для запобігання відкриття очей.
Sudan gizlice İsrail'in mülteci kamplarını boşaltmasına izin verdi.Súdán tajně dovolil Izraeli tyto uprchlíky evakuovat.
Rezervuarlar su biriktirmek ve sonradan boşaltmak için kullanılır.Odpadní voda se zachytává a následně likviduje.
Kafa boşaltmaya ihtiyacım vardı.Konzervovala se jen hlava.
Çin’deki Sarı İmparator, Cornelius Celsus, Galen ve Hippocrates kan boşaltma yöntemini savunuyordu.Împăratul Galben al Chinei, Cornelius Celsus, Galen, și Hipocrat susțineau emisia de sânge.
Kafa boşaltmaya ihtiyacım vardı.A trebuit să mă descarc.
Şimdi vardım. Valizimi bile henüz boşaltmadım.Tocmai am sosit. Nici măcar n-am desfăcut încă valizele.
Panikleyen vatandaşlar evlerini boşaltmaya, sokaklarda ve geçitlerde toplanmaya başladı.A pánikba esett lakosok elhagyták házaikat, az utcákon és a sikátorokban gyülekeztek.
Kafa boşaltmaya ihtiyacım vardı.A fej beállítására szolgál.
737 uçaklarında yakıt boşaltma sistemi mevcut değildir.Azóta 737-es géppel ez a fajta baleset nem fordult elő.
Kafa boşaltmaya ihtiyacım vardı.Heidän päänsä oli ajeltu paljaaksi.
Çoğunlukla taşımayı kolaylaştırmak için üstten kulbu ve boşaltmayı kolaylaştırmak için küçük bir ağzı bulunur.Kahvaosaan on usein kiinnitetty pieni lenkki kantamisen ja kädessä pitämisen helpottamiseksi.
Komutanı ona markette yük boşaltma işi vermiştir.Kapteeni antoi meriselityksen Turussa.
737 uçaklarında yakıt boşaltma sistemi mevcut değildir.Τα 737 δεν διαθέτουν σύστημα απόρριψης καυσίμων σε περίπτωση ανάγκης.
Kafa boşaltmaya ihtiyacım vardı.Ήταν και με κουκούλα για το κεφάλι.
Sonunda rehine verdiği konağı boşaltmak zorunda kalırlar.Til sidst måtte de spise deres reservestøvler.
Kafa boşaltmaya ihtiyacım vardı.Jeg ville bare at hodet mitt skulle skru seg av.
İlgili Sayfalar