boşaltma ile cümle
boşaltma kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.60
ÖRNEK CÜMLE
8
HARF
3
HECE
7
ORT. KELİME
Çöp boşaltmanın ABD'de gerekli olduğunu hatırlasan iyi olur.You'd better remember that tipping is necessary in the USA.
Tom iki gün içerisinde apartmanını boşaltmak zorundaydı.Tom had to empty his apartment in two days.
Çöp boşaltma zamanıdır.It is time to empty the garbage.
Binada bir yangın var. Hemen boşaltmalıyız.There's a fire in the building. We have to evacuate immediately.
Kamyonu boşaltmayı bitirmek biraz zaman alacak.It'll take some time to finish unloading the truck.
Tom henüz bavulunu açıp boşaltmadı.Tom hasn't unpacked yet.
Bunu diğer işçiler yapmak zorunda oldukları için arabayı boşaltmayacağım.I will not unload the car because other workers have to do that.
Başka birinin işi olduğu için ben arabayı boşaltmayacağım.I won't unload the car because that's somebody else's job.
Elbiselerimi henüz boşaltmadım.I haven't unpacked my clothes yet.
Tom ceplerini boşaltmaya başladı.Tom started to empty his pockets.
Sana çöpü boşaltmanı öneriyorum.I suggest you empty the garbage.
Şimdi vardım. Valizimi bile henüz boşaltmadım.I've just arrived. I haven't even emptied my suitcases yet.
Tom valizini boşaltmayı bitirdi.Tom has finished unpacking his suitcase.
Polis memuru Tom'un ceplerini boşaltmasını istedi.The police officer asked Tom to empty his pockets.
Tom valizini açtı ve boşaltmaya başladı.Tom opened his suitcase and began unpacking.
Ev sahipleri önümüzdeki pazartesiye kadar bu evi boşaltmanızı istiyor.The owners want you out of this house by next Monday.
Binayı boşaltmamız gerekiyor.We need to evacuate the building.
Tesisatçı boruyu boşaltmak için suyu dışarı pompaladı.The plumber pumped out the water in order to drain the pipe.
En geç ayın sonuna kadar evi boşaltmamız gerekiyor.We need to vacate the house by the end of the month at the latest.
Makarnayı boşaltmak için bir süzgeç kullanın.Use a strainer to drain the pasta.
Aslında Washington D.C'de 'bataklığı boşaltma zamanı!'It is indeed time to 'drain the swamp' in Washington D.C.!
Eşyalarımı bile boşaltmadım.I haven't even unpacked my stuff.
Boşaltmak zorundayız. Bir kasırga geliyor.We have to evacuate. A tornado's coming.
Boşaltmak zorundayız. Bir hortum geliyor.We have to evacuate. A tornado's coming.
Boşaltmak zorundayız. Bir tornado geliyor.We have to evacuate. A tornado's coming.
Acil durumlarda boşaltmaya hazır olun.Be prepared to evacuate in case of emergencies.
Yağmur yağmaya başlamadan önce bu kamyonu boşaltmamız gerekiyor.We've got to unload this lorry before it starts to rain.
Tom, Mary'nin arabayı boşaltmasına yardımcı oldu.Tom helped Mary unload the car.
Tom, Mary'nin kamyonu boşaltmasına yardımcı oldu.Tom helped Mary unload the truck.
Valizimi boşaltmak zorundayım.I have to unpack my suitcase.
Dairesini iki gün içinde boşaltmak zorunda.He had to empty his apartment in two days.
Biraz kafamı boşaltmam lazım.I need to clear my head for a bit.
Sudan gizlice İsrail'in mülteci kamplarını boşaltmasına izin verdi.Sudan secretly allowed Israel to evacuate the refugees.
Bu malzemeleri Yafa'nın ilkel limanından boşaltmak muazzam zor bir işlemdi.Unloading these materials in Jaffa's primitive harbor was an immense challenge.
İnsanlar, açık su tanklarını boşaltmalıdır (böylece sivrisinekler yumurta bırakamazlar) .Human beings had to (toil harder for an ever decreasing yield per grain seed.
Panikleyen vatandaşlar evlerini boşaltmaya, sokaklarda ve geçitlerde toplanmaya başladı.The panicked residents started evacuating their houses, gathering in streets and alleyways.
Yakıt boşaltma sensörleri yakıt tankının üst kısmında yer almaktadır.The fuel-depletion sensors are located in the bottom of the fuel tank.
Mahmoud Abbas’ın gelecek yıllarda koltuğu boşaltma umudu, parti içerisinde yine tansiyonu artırdı.The prospect of Abbas leaving power in the coming years has also exacerbated tensions.
"Denizi boşaltmak"."Cleaning up the sea".
Korona boşaltmaları ayrıca polimerlerin yüzey özelliklerini değiştirmek için kullanılır.Corona discharges are also used to modify the surface properties of many polymers.
Yorulma, bir malzeme sürekli yükleme ve boşaltmaya maruz kaldığında gerçekleşir.Fatigue occurs when a material is subjected to repeated loading and unloading.
Rezervuarlar su biriktirmek ve sonradan boşaltmak için kullanılır.Forests absorb and then gradually release water.
Akvaryumun bakımı suyu boşaltmadan yapılır.The self-purification of the water is still intact.
Mahmut ceplerine bakınca, topraklarla dolu olduğunu görmüş ve boşaltmaya başlamış.As soon as the beggar washed his eyes in the water, they opened and he could see.
Kafa boşaltmaya ihtiyacım vardı.I went off my head.
Yakıt ekipleri, boşaltmaya hazırlanın. Pekala, beyler.Fuel teams, prepare to unload.
- Basıncı boşaltmamız gerek!- We got pressure out the ass!
Chip etek ve moda boşaltma limanında sıkma grup eklemeAttach the Clamping Band outside the Chip Skirt and fashion at the Discharge Port
Kalp kırıklıkları içimizi kanattı, sonra içimizi boşaltmak istedik ki bir şey hissetmeyelim.So broken heartstrings bled the blues, and we tried to empty ourselves so we'd feel nothing.
Dolabımı boşaltmaya geldim.I came to clean out my locker today.
İnsanların bunları portföylerinden boşaltmak istemelerinin sebebi buThat's what people are willing to unload them for.
Biraz kafamı boşaltmam gerekliydiI needed to get my head clear.
Ağlarını durmadan boşaltmaya, Ulusları acımasızca öldürmeye devam edecekler mi?Will he therefore continually empty his net, and kill the nations without mercy?
Kelime listesini boşaltmak için tıklayın. Clear the word listClick to empty the word list.
Çöp Kutusunu boşaltmak istediğinizden emin misiniz? Tüm ögeler silinecek. @ action: buttonDo you really want to empty the Trash? All items will be deleted.
Bellek yazma ve boşaltmaMemory write and invalidate
SU BOŞALTMA KABIConstellation name (optional)BAILER
Çöp dizinini gerçekten boşaltmak istiyor musunuz?Are you sure you want to empty the trash folder?
Fadi Arouri boşaltma emrinin fotoğrafını yayınladı ve şöyle dedi:Fadi Arouri explains with a photo of the eviction notice:
Arnavutluk'ta binlerce insan evini boşaltmak zorunda kaldı. [Reuters]Thousands of people have been evacuated from their homes in Albania. [Reuters]