Ana içeriğe geç
Sözlük

boşaltı ile cümle

boşaltı kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
7
HARF
3
HECE
7
ORT. KELİME
Sara, yeni kısa saçıyla kılık değiştirmiştir ve cüzdanını boşaltır.Ross si ritrovò spogliato dei beni dalla Georgia ed ormai senza tetto.
Samarra'da halk hareketi başlayıp hapishaneler boşaltilmişti.A Oviedo le carceri furono aperte e i detenuti posti in libertà.
Bu yüzden emzirmeden önve bebeğin burnunun boşaltılması yerinde olacaktır.Chissà, forse posso riparare alla nudità del bambino.
Yukarıdaki sıvı daha sonra boşaltılabilir.Nella parte alta può essere arrossata.
Bu riski azaltmak için teleskop uzaya bırakılmadan önce içine bir nitrogen gaz boşaltımı yapıldı.Per ridurre il rischio, venne eseguita una pulizia all'azoto prima del lancio.
1960'larda, kışlalar park olmak üzere boşaltıldılar.Entrambi gli edifici sarebbero stati demoliti negli anni novanta per fare posto ad un parcheggio.
1993'te zorunlu göçten dolayı boşaltıldı, güvenlik nedeniyle hâlen boştur.Nel 1993 viene costretta a licenziarsi per essersi assentata dal posto di lavoro in maniera ingiustificata.
Kadın bunu bir şarap şişesine boşaltır.Кто-то кинул бутылкой в нас.
(Çünkü böbrek ve diğer boşaltım organları çalışamamaktadır).ヤ行 ягё:); другой же, «тип „ва“» (яп.
Gün boyu süren müdahale sonucunda Fabrika boşaltıldı, 1500 işçi gözaltına alındı.В 2001 году предприятие полностью остановило производство, 1500 рабочих были уволены.
Vücuttaki elektriği boşaltır, yorgunluğu önler.Она быстро усваивается организмом и снимает усталость.
Pripyat şehri Çernobil kazasından dolayı boşaltılmıştır.1986 — эвакуация населения города Припять из-за Чернобыльской аварии.
Bu kırsal araziler sanki boşaltıldı.При этом седло казалось пустым.
Birçok getto tamamıyla boşaltılmıştı.«Большое гетто» было ликвидировано.
Böylece kilisede bir kargaşa çıkar ve içerisi boşaltılır.Вечером в церкви заперлись рабочие и начали разбирать её изнутри.
Kızaklar, mezarlarda boşaltılırdı.Их заставили самих вырыть для себя могилы.
1960'larda, kışlalar park olmak üzere boşaltıldılar.В начале 1960-х годов рабочих переселили на Парковую улицу.
Mezar bulunduğunda hırsızlarca boşaltılmış durumdaydı.Гробницу уже посещали грабители до её открытия.
Sabah saat 4:00'e gelince sokaklar neredeyse boşaltılmışlardı.К 4 часам утра город был полностью освобождён.
Hasta istirahat halindeyken nefes darlığı çekiyorsa, sıvının boşaltılması gereklidir.Если пациент может разговаривать, то, скорее всего, дыхательные пути свободны.
Nibbles fişeğin barutunu boşaltır, fişeği yakar ve içine girer.Нибблз нарушает девиз, указанный выше, вытаскивает из своего подгузника фейерверк и зажигает его.
Kádár'ın bulunduğu hapishane boşaltılarak tüm tutuklular Nazi toplama kamplarına gönderildi.Перед тем, как отпустить их, всех арестованных передали Сербии.
Boşaltılan bölgelerden çekilen birlikler, 9 kolordu hâlinde yeniden örgütlenmişti.Пришлось спешно отзывать подразделения, уже практически проникнувшие в корпус № 9.
Bu olurken, manşet negatif bir basınç boşluğu oluşturmak için şişedeki havayı boşaltır.وفي هذه الأثناء، يقوم العامل بإفراغ الهواء من الزجاجة لتشكيل فراغ من الضغط السلبي.
Yeni imparatorun karşılaştığı ilk büyük sorun devlet hazinesinin boşaltılmış olmasıdır.كانت المشكلة الأكثر إلحاحاً التي تواجه الإمبراطور الجديد هي ندرة الموارد المتوفرة في الخزانة للإمبراطورية.
Bu riski azaltmak için teleskop uzaya bırakılmadan önce içine bir nitrogen gaz boşaltımı yapıldı.للتقليل من هذه المخاطرة، أُجريت عملية شطف بغاز النيتروجين قبل إطلاق المقراب إلى الفضاء.
1918 yılında yine bir yangın geçiren yapı boşaltıldı ve kullanım dışı kaldı.في سنة 1918 شبَّ بالمبنى حريقٌ آخر وتم إغلاقه من جديد.
Kanı sinüzoidlerde boşaltır ve her lop orta damara geçer.يتدفق الدم عبر أشباه الجيوب الكبدية ويفرغ في الوريد المركزي لكل فصيص.
WiFi pili hızlı bir şekilde boşaltır.في هذا الفراغ اسرع وولف مباشرة.
Ortak bir kanala salgılarını boşaltırlar.يبطن القناة غشاء مخاطي.
Birçok getto tamamıyla boşaltılmıştı.Muitos outros guetos foram completamente esvaziados.
Sabah saat 4:00'e gelince sokaklar neredeyse boşaltılmışlardı.Às 4 da manhã, as ruas tinham sido esvaziadas.
Bu riski azaltmak için teleskop uzaya bırakılmadan önce içine bir nitrogen gaz boşaltımı yapıldı.Para reduzir esse risco, foi realizada uma limpeza com gás nitrogênio antes do lançamento.
Batı Şeria'dan askerlerin boşaltılması ise 10 gün sonra tamamlandı.A retirada militar do norte da Cisjordânia foi concluída dez dias mais tarde.
82 kilometre uzunluğunda olan nehir sularını Võrtsjärv Gölü'ne boşaltır.Possui 82 km de extensão e deságua no Lago Võrtsjärv.
Dolaşım, solunum ve boşaltım sistemleri bulunmaz.Ausência de sistema circulatório e respiratório.
Kadın bunu bir şarap şişesine boşaltır.Ela irá recompensar Link com uma garrafa vazia.
Bunun için 5 Kasım'da Gazze boşaltıldı ve 7 Kasım'da İngilizler Gazze'yi ele geçirdiler.Com a ala esquerda rompida, em 7 de Novembro os turcos foram expulsos de Gaza.
Yeni imparatorun karşılaştığı ilk büyük sorun devlet hazinesinin boşaltılmış olmasıdır.O problema mais urgente que enfrentava o imperador era a escassez de recursos deixados no cofre imperial.
Kasaba boşaltıldı.A cidade está salva.
Her iki akarsu da Basra Körfezi’ne sularını boşaltırlar.Ambos os países extraem o lítio nas piscinas de água salgada.
Kızaklar, mezarlarda boşaltılırdı.O túmulo deve ser deixado em paz.
Evlerini boşaltıp bıraktık.Assim, a casa ficou abandonada.
Mekke tamamen boşaltılarak şehirle iletişim tamamen kesildi.O acesso por terra à cidade foi totalmente bloqueado.
Hapisler boşaltılır.De gevangenissen worden opengezet.
10–18 km ye kadar yerleşim alanlarının boşaltılması gerekebilir.Het kan zich 5 tot 20 kilometer van zijn landingsplaats verwijderen.
Evlerini boşaltıp bıraktık.De huizen werden gesloopt.
Bu iki büyük damar kanı sağ atriuma boşaltırlar.De twee holle aders monden afzonderlijk in de rechteratrium uit.
Tavandan doğru yağmur sızıntısı olduğundan ziyaretçiler boşaltılmak zorunda kalmıştı.Door regenval boven de laag ontstonden de beken.
Michael onun diş macununu tuvalete boşaltır.Ze stopt Sams tandenborstel in het toilet.
P370+P380 Yangın durumunda: Alanı boşaltın.P372 - "Ontploffingsgevaar in geval van brand."
Boşaltılan tesis binaları 20 yıl boyunca atıl vaziyette kaldı.De noodverlichting die men plaatste deed twintig jaar dienst.
Koğuşların hepsi boşaltılmaktadır.Alle staalkabels zijn verwijderd.
1994 yılında boşaltılmış ve tahrip edilmiştir.In 2002 werd ze uit de vaart genomen en afgebroken.
Bu konut, gelecek hafta boşaltılmış olmalı.Deze woning moet volgende week ontruimd zijn.
Sonuçta, 27 Aralık 1915 tarihinde bu bölgenin de boşaltılmasına karar verilir.Ale i tu 27 grudnia zdecydowano się na ewakuację.
8.000 kişinin yaşadığı Pinar del Río Province bölgesi boşaltılmıştır.Około 8 tysięcy ludzi zostało ewakuowanych z Prowincji Pinar del Río.
Evlerini boşaltıp bıraktık.Ich domy zostały zniszczone.
Kafanızı tamamen boşaltınız.Reszta głowy jasnożółta.
Bütün kamplar boşaltıldı.Pozostałe obozy rozmontowano.
İlgili Sayfalar
Menü
Giriş Yap
Premium
Platform
Karanlık Mod