Ana içeriğe geç
Sözlük

boşaltı ile cümle

boşaltı kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
7
HARF
3
HECE
7
ORT. KELİME
Boşaltım organları bu atıkları uzaklaştırır.The excretory organs remove these wastes.
Bu pozisyon 2010 Anayasa'sı ile yeniden kaldırılması ile 2013 seçimlerinden sonra makam boşaltıldı.The position was again abolished by the 2010 Constitution after the 2013 elections.
Leros'un düşüşünden sonra Sisam ve diğer küçük adalar boşaltıldı.After the fall of Leros, Samos and the other smaller islands were evacuated.
Galeri kurtuldu ama kütüphane boşaltılacaktı.The gallery was spared but the library was to be cleared.
Odayı iki saat içinde boşaltın.Bitte räumen Sie das Zimmer innerhalb von zwei Stunden.
Boşaltım organları çifttir.Die ausstülpbaren Nuchalorgane sind paarig.
Bu iki büyük damar kanı sağ atriuma boşaltırlar.Diese beiden großen Venen führen das Blut zurück in den rechten Vorhof des Herzens.
Ertesi sabah 5:40'ta Meydan boşaltılmıştı.Um 5 Uhr 40 morgens geschah der Zusammenstoß.
Kadın bunu bir şarap şişesine boşaltır.Versuchen Sie mal, eine leere Flasche Bier zu verkaufen.
Atina, Yunan Bağımsızlık Savaşı sırasında tümüyle boşaltılmıştı.Mistra wiederum wurde während des Griechischen Unabhängigkeitskrieges stark zerstört.
Evlerini boşaltıp bıraktık.Ihre Häuser wurden abgebrochen.
8.000 kişinin yaşadığı Pinar del Río Province bölgesi boşaltılmıştır.In der Provinz Pinar del Río wurden rund 90 Personen getötet.
15 bin nüfuslu ilçe boşaltıldı.15.000 Einwohner wurden umgesiedelt.
Çöp arabası, çöplüklere giderek çöpleri boşaltır.Die Müllabfuhr sammelt den Abfall aus den Mülltonnen ein.
1995 yılından sonra köy boşaltılmıştır.Die Villa stand seit 1995 leer.
1980'li yıllarda Türk makamları tarafından boşaltılmıştır.In den 1980ern wurden dort kubanische Flüchtlinge interniert.
Boşaltılan tesis binaları 20 yıl boyunca atıl vaziyette kaldı.Grades gelistete Gebäude seit 20 Jahren unbewohnt.
Ancak 1993 yılında köy yakılıp boşaltılmasından sonra okul işlevsizdir.Nach der Schließung des Heims und der Schule im Jahr 1993 steht das Schloss leer und verfällt.
Tarihte 7 kez boşaltılıp yeniden inşa edilmiştir.Das Kloster wurde im Laufe seiner Geschichte insgesamt sieben Mal zerstört und wieder aufgebaut.
Pripyat şehri Çernobil kazasından dolayı boşaltılmıştır.Das Gebiet um Krasnapolle wurde infolge des Reaktorunglücks in Tschernobyl kontaminiert.
Michael onun diş macununu tuvalete boşaltır.Er entsorgt ihre Bestände in der Toilette.
Ev boşaltıldı ve evin kontrolü orayı 1949'da açan Edgar Allan Poe Topluluğuna verildi.La maison est épargnée et confiée à la Société Edgar Allan Poe, qui l'a ouverte en 1949.
Yeni imparatorun karşılaştığı ilk büyük sorun devlet hazinesinin boşaltılmış olmasıdır.Le problème le plus urgent qui se pose au nouvel empereur est la pénurie de ressources du Trésor impérial.
Bütün bu içecekler fincanlara konurdu ve içi boşaltılmış kabaklarda (Maya dilinde chú) taşınırdı.Toutes ces boissons se buvaient dans des bols et se transportaient dans des gourdes ou calebasses.
Yumurta döken dişinin ardından erkek spermlerini boşaltır.Après expulsion des œufs par la femelle, les mâles aspergent ceux-ci de sperme.
Tavandan doğru yağmur sızıntısı olduğundan ziyaretçiler boşaltılmak zorunda kalmıştı.C'est sous une pluie battante que les coureurs se sont élancés.
Boşaltıldıktan sonra işgale uğramıştır.Il le pleura quand il fut enlevé.
Aniden boşaltılmış kova Tommy'nin başına düşer ve onu öldürür.Le seau se détache et tombe sur la tête de Tommy qui meurt sur le coup.
Bu kırsal araziler sanki boşaltıldı.Les terres concernées sont considérées comme vides.
Tarihte 7 kez boşaltılıp yeniden inşa edilmiştir.La ville a été successivement détruite et reconstruite au moins sept fois.
İçi boşaltılıp başka bir yere kolaylıkla taşınabilir.Elle peut être soulevée et déplacée vers un autre site.
Pripyat şehri Çernobil kazasından dolayı boşaltılmıştır.La ville est située en dehors des territoires contaminés par la catastrophe de Tchernobyl.
Bu iki büyük damar kanı sağ atriuma boşaltırlar.Deux contreforts orthogonaux cantonnent les deux angles de la façade.
İşlem bittikten sonra heykel geri gönderilerek yerleşke boşaltılır.Après l'Exposition, la statue est démontée.
Katılaşınca ocaktan alıp tepsiye boşaltın.Rappelez quand vous êtes prêt pour le roulage.
Evlerini boşaltıp bıraktık.Des habitations sont saccagées.
Kadın bunu bir şarap şişesine boşaltır.Il promettait une bouteille de vin pour la réponse.
Kadın bunu bir şarap şişesine boşaltır.¿Lo pusiste en una botella?
Huang He, Liao He ve Luang He gibi nehirler sularını Bohai Denizi'ne boşaltır.Los ríos Huang He, Liao He, Hai He y el río Luan desembocan en Bo Hai.
Büyük Merdiven'i batırmak için 340 bin litrelik su suya indirildikçe setin içerisine boşaltıldı.Para hundir la gran escalera, se vertieron 340 000 litros de agua en el set conforme se sumergía en el tanque.
Sabah saat 4:00'e gelince sokaklar neredeyse boşaltılmışlardı.Hacia las 10 de la noche las salas están prácticamente vacías.
Boşaltıldıktan sonra işgale uğramıştır.Salió libre tras ser absuelto.
MacOS Sierra her 30 günde Çöp Kutusu'nu boşaltır.SCS continuá el Sierra Canyon Day Camp cada verano.
Ancak 1996 yılından sonra köy boşaltılmis olup yaşam yoktur.Un mes después, no tenían aún ni casa ni permiso.
Veziküller depolar, taşır veya hücre ürünlerini sindirir ve boşaltır.Las vesículas almacenan, transportan o digieren productos y residuos celulares.
Çöp arabası, çöplüklere giderek çöpleri boşaltır.Camión de basura: Solo recoge la basura a horario.
İdrisi'ye göre 1150'ye doğru kent halkı Side'den göç etmiş, 12. yüzyılda Side tümüyle boşaltılmıştır.La Región de Murcia cuenta con, entre 120 y 150 días al año donde el cielo está totalmente despejado.
Türkiye'de boşaltılan Kürt köylerinin 3,000 civarında olduğu tahmin edilmektedir.El número de Pueblos kurdos despoblados por Turquía se estima en alrededor de 3000.
Atın iki yanına asılan kırbalar meşin kovalarla doldurulur, hortum sokarak boşaltılırdı.Dos cavidades en su cabeza probablemente estaban destinadas a recibir los cuernos de un ciervo.
Kanalizasyon atığı mahalleden geçen dereye boşaltılmaktadır.Los residuos de la limpieza fueron almacenados lejos de la ciudad.
Askeri tesislerin boşaltımı ve inşaat çalışmaları Ağustos ayında başlamıştır.Las trabajadoras emergen y comienzan a realizar sus tareas en octubre.
Köy güvenlik sebebiyle boşaltılmıştır.L'area è stata transennata per motivi di sicurezza.
Kapıkulu askerlerinin bulunduğu hanlar boşaltıldı.Persino gli estrattori sulle porte posteriori vennero eliminati.
Rıhtım eksikliği, ordunun ve askeri ekipmanlarının boşaltılmasını zorlaştırdı.La scarsità di banchine portuali rese difficoltoso lo sbarco delle truppe e degli armamenti.
Fazla sularını Kura Nehrine boşaltır.Presto, buttala in quel secchio d'acqua!
Muhacır zamanından sonra boşaltılan köy çoğunluğu orda kalıp oranın halkı olarak kaldı.Molti rientrarono in città per salvare il salvabile; altri si dispersero.
Tarihte 7 kez boşaltılıp yeniden inşa edilmiştir.La città è stata distrutta e ricostruita almeno sette volte.
Hapisler boşaltılır.Abolizione delle prigioni.
Magma Dünya'nın yüzeyine yaklaştığında, magmanın boşaltılmasıyla hızlı bir şekilde patlama meydana gelir.Appena Superman guarda la Terra dallo spazio, questa esplode.
271 yılında Lejyon Daçya eyaleti boşaltılınca Dacia Aureliana'ya yerleştirildi.Riuscirono a mantenere il controllo della Dacia, provincia liberata da Aureliano nel 271.
İlgili Sayfalar
Menü
Giriş Yap
Premium
Platform
Karanlık Mod