Ağız boşluğunu burun boşluğundan ayırır.It seems like cutting your own nose off to spite your face.
Sahne bir boş ahıra geçer.Imagine walking into a disused building.
1941 senesinde Boşnaklar muhâcirlerin iskâni ile kurulmustur.Since 1941, this title is a separate peerage.
Haziran 2008'de ise boşandılar.They divorced in June 1998.
Kasaba boşaltıldı.The city was empty.
Anne ile babası boşandıktan sonra annesi çizgi roman yazarıyla evlendi ve Ohio'ya taşındı.After her parents divorced, her mother married a comic book artist, who moved the family to Ohio.
1973 yılında boşanma kararı almışlardır.They filed for divorced in 1973.
Altı yıl sonra ise boşandılar.They divorced after six years.
Ailesi boşandıktan sonra, ikisi de yeniden evlendi.After he and his wife divorced, he later married again.
Boşluk biçimdir.’Empty space."
2. konuda boşanma anlatılır.Chapter two describes a divorce.
Formal olarak 4boyutlu ışık alanı boş uzayda ışık demetlerinin ışınım yapması olarak tanımlanmıştır.Formally, the 4D light field is defined as radiance along rays in empty space.
Pencere için yapılan bu kafes işlemlerinde boşluklar camla doldurulurdu.The body, in order to save costs, has flat windows.
Kazlıçeşme kentin dışında kalan boş bir yöreydi.It is the exterior of what was a private home.
Boşnak asker.Vanished Armies.
Hızır'dan boşanıp Amerika'ya gider.Heartbroken he leaves for America.
Ailesi boşandıktan sonra babası tarafından büyütüldü.He was brought up by his mother after his parents divorced.
1935 yılında boşanmadan önce 2 tane çocuğu oldu.They had two children before divorcing in 1945.
Boşluk galaksisi, evrenbilimsel boşluklar içinde yer alan galaksilerdir.We can see this phenomenon in merging galaxies in the nearby universe.
2007 yılında Sevim Demiroğlu ile Adana'da evlenmiş; fakat sonraları boşanmışlardı.He married Marjorie De Sousa in May 2004, but the couple later broke up.
Bu esnada boşanma işlemlerine başladıkları belirtilmektedir.Presently, they are awaiting a divorce.
Boşanınca Hollanda’ya gitti.She went to Puerto Rico and obtained a divorce.
Bir deprem ihtimali söz konusu olunca İstanbul’un adalarından birinin boşaltılmasına karar verilir.Faced with another possible catastrophe, they immediately suspend Project Antares.
1979 yılında boşandılar.They divorced in 1979.
Tindle'ın amacı Wyke'ı boşanma kâğıtlarını bir an önce imzalamaya ikna etmektir.Whitney wants to speed up her divorce.
Fakat bu yüksek harcamaları devlet hazinesini boşalttı.His expenses, however, went at damage of the public treasure.
Karacabağ köyü günümüzde boşaltılmış durumdadır.The station's morning host is currently vacant.
Boşta (yüksüzken) hiçbir zaman çalıştırılmazlar.Nor will there be any hereafter.
Ailesi 1970'li yılların başında boşandı.Her parents divorced in the early 1970s.
Alman A Ordular Grubu Karargâhı, kentin boşaltılması emrini vermişti.City officials ordered the camp to disband.
Bu evlilik de 1991 yılında boşanma ile sona erdi.The marriage ended in divorce in 1991.
Reşit Paşa ile evliliği bir süre sonra boşanma ile sonuçlandı.Sassoon's second marriage also ended in divorce.
"Hiç boşandın mı?"Have you ever been divorced?
Ve bundan dolayı, onurlarına size bu boş slaytı sunuyorum.And so, in their honor, I want to offer you this blank slide.
"Yazıcım her dökümandan sonra bir boş sayfa basıyor.""Why complain about getting free paper?" "Free?
- Bu çerçeve niye boş diye merak ediyorsunuzdur.You must wonder why this frame is empty? -No.
Eğer boşboğazlık yapacak olursan, sen ve oğlun ölür.If you go on blabbering, both you and your son will die.
Sen hatalı ve boş yere onca saat yağmur altında kalmış olmayasın.Weren't you mistaken and went around in the rain for nothing?
Siz gerçekten boş şeyler için heycanlanıyorsunuz.You sure do get excited over nothing.
Üzerinde bu yansıtıcı aygıtın bulunduğu nesneleri boşlukta tespit etmek için kullanılır.It's used to locate objects in the space that have these reflective markers on them.
Modele kuadın boşlukta nerede duracağının bilgisini de ekleyebiliriz.We can also augment the model to include where we want the quad to be in space.
Mesela, bu kuad boşlukta belirli bir noktada kalmak istiyor.Take this quad, for example. It's trying to stay at a fixed point in space.
Aslında bu enerji boşlukta kaybolmadı. -And actually that energy just didn't disappear into a vacuum.
- 'Onlar' demek bile, boşluğu öteki yapıyor.Even to say, 'they', would make emptiness into another.
Yani aslında bu fotografi çekmek için, bir kutu portakal suyu aldım ve buraya boşalttım.So actually, I took a carton of orange juice and I poured it in the glass to take this picture.
Bu yüzden, burada bir boşluk var. Ardından, sola doğru devam ediyor.And then we keep going to the left-hand side.
"Burada bir boşluk olmasaydı, fe iks fonksiyonu neye eşit olurdu?" diye sorarız. -And then you'd just evaluate it at that point.
"Özgürlük" kavramının içini boşaltıyor.Mmm, it's not right.
-Çabuk hazırlan, boşa geçirecek vaktimiz yok.Hurry up and get ready, we don't have time to waste.
Boşver onu.Let her be.
TEDistan'da sınır yok, sadece bağlantılı boşluklar ve bağlantısız boşluklar var.In TEDistan, there are no borders, just connected spaces and unconnected spaces.
Burada biraz boşluk bırakayım.Let me put some space here.
Buraya biraz boşluk koyayım.Let me make some space here.
Biz bu boşluğu bu cihaz ve zihnimizle aşıyoruz.We were transcending the space between the mind and the device.
Boşanır mıydınız?Would you get a divorce? (Laughter)
Bir an tüm boşluklar, saf olasılık oldu.One moment, it was all white space, pure possibility.
Gitmiş olmasına rağmen ev boş değildi.My house was not empty though I was gone.
Küçük köylerin boşalması.It's the hollowing out of small towns.
Boş ya da kullanılmayacak durumda olan bina sayısı dolu ve kullanılan bina sayısından fazla.There are more buildings that are empty or in disrepair than occupied and in use.
Yani, terminolojiyi boşver Derek.Well, forget the terminology, Derek.