Ana içeriğe geç
Sözlük

boş ile cümle

boş kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
3
HARF
1
HECE
5
ORT. KELİME
Bardaktan boşanırcasına yağıyor.It is raining pitchforks.
Vaktimizi boşa harcıyor olmamamız gerekir.We shouldn't be wasting our time.
Tatoeba'da çeviri yapmak, boş zamanlarınızı geçirmenin iyi bir yoludur.Translating for Tatoeba is a good way to spend your free time.
Maalesef masa boşalana kadar beklemeniz gerekecek.Unfortunately you'll have to wait until the table is available.
Tom tüm boş zamanını Mary ile geçiriyor.Tom spends all his free time with Mary.
Zamanını boşa harcamayı kes.Stop wasting your time.
Bulacağınız şey eski, boş bir evden başka bir şey değil.What you will find is nothing more than an old, empty house.
Tom boşanmış bir adam.Tom is a divorced man.
Hayatının önemli bir bölümünü boşa harcadığı için pişmanlık duyuyordu.He regretted having wasted a great deal of his life.
Dairesini iki gün içinde boşaltmak zorunda.He had to empty his apartment in two days.
Boşandığını öğrenmek sürpriz olmuştu.It was a shock to hear about her divorce.
Boş zamanının tamamını evde ailesiyle geçirdi.He spent all of his free time at home with his family.
Boş vakitlerinde neler yapıyor?What does he do in his free time?
Boş vaktinde ne yapıyor?What does he do in his free time?
Boş zamanlarında neler yapar?What does she do in her free time?
Boşandığından beri onu pek görmedik.We haven't seen much of him since his divorce.
Üçüncü evliliğinden mutsuzdu ve yine boşanmayı düşünüyordu.His third marriage was unhappy and he was considering yet another divorce.
Parkta boş boş yürüyordu.He was walking in the park with nothing on his mind.
Yolu boşaltın.Clear the way.
Sınavda boş kağıt verdi.He turned in a blank test paper.
Bana boşanma masraflarını karşılayamayacağını söyledi.He told me that he couldn't afford a divorce.
Hiç boşuna uğraşma!Don't even bother!
Boşanmayı gerçekten isteyip istemediğini iyice düşünmeli.He must consider carefully whether he really wants a divorce or not.
Boşuna gelmişim.It appears I came in vain.
Teşekkür etmemi bekliyorsan boşuna geldin.If you're waiting for me to thank you, you've come in vain.
Hayırsız kocasından bıkıp onu boşadı.Disgusted with her good-for-nothing husband, she divorced him.
Cehennem boş, tüm şeytanlar burada.Hell is empty, and all the devils are here!
Cehennem boş, çünkü bütün şeytanlar burada.Hell is empty, and all the devils are here!
Bütün uğraşlar boşa gitmişti.All the hard work was wasted.
Annen baban boşanıyor mu?Are your parents getting divorced?
Bütün umutlar boşuna.All hope is in vain.
Boş bir flash belleğe ihtiyacın olacak.You'll need an empty USB stick.
Bu boşa giden paraydı.That was money wasted.
Eski karımı boşanmamızdan beri görmedim.I haven't seen my ex-wife since our divorce.
İşin sırrı boş durmamak.The key is to keep busy.
"E sen öyle demiştin ya?" "Benim ne dediğimi boş ver.""You said so yourself." "Never mind what I said."
Başkalarına yardım etmek asla boşa geçmiş zaman değildir.Helping others is never a waste of time.
Başkalarının ne dediğini boş ver. Önemli olan senin nasıl düşündüğün.Don't pay attention to what everyone else says. What matters is what you think.
Bu boş çantalarla ne yapmalıyım?What should I do with these empty bags?
Mary'nin çantası boş.Mary's bag is empty.
Yarın öğleden sonra boş olacak mısın?Are you going to be free tomorrow afternoon?
Yarın öğleden sonra boş olacak mısınız?Are you going to be free tomorrow afternoon?
Bardaktan boşanırcasına yağsa da, ben yine de gideceğim.Even if it is raining spears, I'm still going.
İçimde canımı sıkan bir boşluk hissi var.I feel an overbearing emptiness inside of me.
Küveti boşalt lütfen.Please drain the bathtub.
Boş ver Tom, burası Tatoeba.Forget it, Tom. It's Tatoeba.
Hiroşi boş zamanının çoğunu anime izleyip manga okuyarak geçiren bir otaku.Hiroshi is an otaku who spends most of his free time reading mangas and watching animes.
Biraz kafamı boşaltmam lazım.I need to clear my head for a bit.
Boşluk tuşum pek iyi basmıyor.My space bar doesn't work very well.
Boş zamanlarımda müzik dinlemeyi severim.In my free time, I like listening to music.
Çöp dolu bu kutuyu boşalt.Empty this box full of trash.
Boş zamanlarımda kitap okurum.I read books in my spare time.
Boşanma bir insan hakkıdır.Divorce is a human right.
Bu çanta boş.This bag is empty.
Kate boş zamanında müzik yazar.Kate composes music in her spare time.
Robert boş zamanlarında kitap okumayı sever.Robert loves to read books in his free time.
Eli boş döndü.He returned empty-handed.
Bugün Tom'un boş günü.Today is Tom's day off.
Sınıf boş görünüyordu.The classroom looked empty.
Derslik boş görünüyordu.The classroom looked empty.
İlgili Sayfalar
Menü
Giriş Yap
Premium
Platform
Karanlık Mod