Sami ve Leyla boşanma kararı aldılar.Sami and Layla decided to divorce.
Sami'nin banka hesapları boşaltılmış.Sami's bank accounts have been emptied.
Sami zehirli kapsülleri Leyla'nın içkisine boşalttı.Sami emptied the poisonous capsules into Layla's drink.
Bu, boşanmadan bu yana Boston'a ilk dönüşün mü?Is this the first time you've been back to Boston since your divorce?
Sami'nin, saldırganını takip etmesi boşunaydı.Sami's pursuit of his attacker was in vain.
Sami boşanmayı düşünüyordu.Sami was considering divorce.
Sami geçenlerde ikinci karısından boşandı.Sami has recently divorced his second wife.
Çarşamba ben boşum.Wednesday I am free.
Ne zaman boş vakti olsa Tom bunu yapar.Tom does that whenever he has free time.
Dairenizin karşısı hâlâ boş mu?Is the apartment across from yours still vacant?
Umarım Tom zamanımızı boşa harcamaz.I hope Tom doesn't waste our time.
Hafta boyunca boş zamanınız var mı?Do you have any free time during the week?
Hiç boş zamanım yok.I don't have any free time.
Pazartesileri boş değil misin?Aren't you free on Mondays?
Pazartesi günleri boş olmuyor musun?Aren't you free on Mondays?
Kesinlikle bir sürü boş zamanın var.You sure have a lot of free time.
Tom'u sana yardım etmesi için ikna etmeye çalışarak zamanını boşa harcama.Don't waste your time trying to convince Tom to help you.
Tom'un sesi boş odada yankılandı.Tom's voice echoed throughout the otherwise empty room.
İnsanların zamanını boşa harcamayı sevmiyorum.I don't like wasting people's time.
Tom'un boş zamanında yaptığı şey beni ilgilendirmez.What Tom does in his free time is none of my business.
Tom boşandığından beri çok fazla içiyor.Tom has been drinking a lot since his divorce.
Bu öğleden sonra saat 2.30'a kadar boşum.I'm free until 2:30 this afternoon.
Bu öğleden sonra 2.30'a kadar boşum.I'm free till 2:30 this afternoon.
Bugün bütün gün boşum.I'm free all day today.
Tom boşandı, değil mi?Tom is divorced, isn't he?
Çok fazla boş zamanın var mı?Do you have a lot of free time?
Tom ve Mary şimdi boş.Tom and Mary are free now.
Boş zamanlarınızı geçirmek için en sevdiğiniz yol nedir?What's your favorite way to spend your free time?
Ne tür şeyler sana boşanmayı düşündürür?What kinds of things would make you consider getting a divorce?
Tom ve Mary boşa zaman harcıyorlar.Tom and Mary are wasting time.
Tom ve Mary boşanıyorlar.Tom and Mary are getting divorced.
Tom kaç kez boşandı?How many times has Tom been divorced?
Tom boşa gitmiş, değil mi?Tom is wasted, isn't he?
Tüm öğleden sonra boş olduğum için toplantının saatini ayarlamayı sana bırakıyorum.As I am free all afternoon, I'll let you to set the hour of our meeting.
Boş zamanlarında ne yapmayı seversin?What do you like to do in your spare time?
Evde boş bir oda var.There is an empty room in the house.
Çöp kutusunu boşaltın.Empty the litter box.
Yarın hiç boş vaktin var mı?Do you have any free time tomorrow?
Tom boşandıktan sonra Avustralya'ya taşındı.Tom moved to Australia after his divorce.
Tom boş zamanlarında çengel bulmaca çözmeyi sever.Tom likes to solve arrowword puzzles in his spare time.
Tom ve Sami boşanmaya karar verdiler.Tom and Sami decided to get divorced.
Mary ve Leyla boşanmaya karar verdiler.Mary and Layla decided to get divorced.
Sami'nin, zamanını boşa harcamaması gerekir.Sami shouldn't waste his time.
Tom içi boş mesajlarıyla bilinen biridir.Tom is a well-known shitposter.
Tom'a sorarak vaktini boşuna harcama.Don't waste your time asking Tom.
Tom geçen yaz boşandı.Tom got divorced last summer.
Boşa zaman harcıyorlar.They're wasting time.
Tom boşuna bekliyor.Tom is waiting in vain.
Evlilik ya da boşanma medenî hâli değiştirir.Marriage or divorce change the marital status.
Tom boşuna bekledi.Tom waited in vain.
Tom boş yere bekledi.Tom waited in vain.
Tom boşu boşuna bekledi.Tom waited in vain.
Tom boş konuşuyor.What Tom is saying doesn't make sense.
Tom boş gezenin boş kalfası.Tom is a dead-beat.
Bir dolar boşta bırakabilir misin?Could you spare a dollar?
Az önce söylediklerimi boş ver.Never mind what I just said.
Kollarım boş.My arms are empty.
Tom parasını boşa harcıyor.Tom is wasting his money.
Minned'in etrafında boş şeylere inanan insanlar toplanmış durumda.Mennad is surrounded by superstitious people.
Bu kutuların tümü boş.All these boxes are empty.