boğulmak ile cümle

boğulmak kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
8
HARF
3
HECE
9
ORT. KELİME
Balıkları Boğulmaktan Kurtarmak."물에 빠진 고기 구하기" 라는 책을 쓰게한 동기가 됬죠.
Balıkları Boğulmaktan Kurtarmak.Menyelamatkan Ikan Dari Tenggelam.
Balıkları Boğulmaktan Kurtarmak."Perché i pesci non affoghino".
Balıkları Boğulmaktan Kurtarmak.Ratując Ryby od Utonięcia.
Balıkları Boğulmaktan Kurtarmak."Rouva Chenin henki".
Balıkları Boğulmaktan Kurtarmak."Salvando peces de ahogarse"
Balıkları Boğulmaktan Kurtarmak."Salvând peştii de la înec".
Balıkları Boğulmaktan Kurtarmak."Salvar o Peixe de se Afogar".
Balıkları Boğulmaktan Kurtarmak."Sauver les poissons de la noyade".
Balıkları Boğulmaktan Kurtarmak.'Vissen op het droge helpen' heet.
Balıkları Boğulmaktan Kurtarmak.Да спасиш рибите от удавяне.
Balıkları Boğulmaktan Kurtarmak."Порятунок потопаючої риби".
Balıkları Boğulmaktan Kurtarmak."Спасение тонущей рыбы".
Balıkları Boğulmaktan Kurtarmak."להציל דג מטביעה".
Balıkları Boğulmaktan Kurtarmak.انقاذ سمكة من الغرق.
Balıkları Boğulmaktan Kurtarmak.この疑問がはっきりして以来、その例をたくさん見ました。そこら中にあるのです。
Bilirsiniz, belki de 100 yıl. Karşılaştığım diğer şey de, ve bu "balığı boğulmaktan kurtarmak."De találkoztam egy másik mondással is, ez pedig: "húzzuk ki a fuldokló halat"
Bilirsiniz, belki de 100 yıl. Karşılaştığım diğer şey de, ve bu "balığı boğulmaktan kurtarmak."Er was er nog een die ik tegen kwam, en die is "red een vis die verdrinkt."
Bilirsiniz, belki de 100 yıl. Karşılaştığım diğer şey de, ve bu "balığı boğulmaktan kurtarmak."Och så var det en annan jag råkade på, och det är "rädda fiskar från att drunkna".
Bilirsiniz, belki de 100 yıl. Karşılaştığım diğer şey de, ve bu "balığı boğulmaktan kurtarmak."Tässä on toinen, johon törmäsin: "kalan pelastaminen hukkumiselta."
Bilirsiniz, belki de 100 yıl. Karşılaştığım diğer şey de, ve bu "balığı boğulmaktan kurtarmak."Voici un autre proverbe que j'ai trouvé, et c'est "sauver les poissons de la noyade."
Bilirsiniz, belki de 100 yıl. Karşılaştığım diğer şey de, ve bu "balığı boğulmaktan kurtarmak."Така че ето още една, с която се сблъсках, и тя е "спасяването на риба от удавяне."
"Bir adamı boğulmaktan kurtarın, artık ondan hayatın boyunca sorumlusun.""Cứu một người đang bị đắm chìm, bạn có trách nhiệm với anh ta cho cuộc sống"
"Bir adamı boğulmaktan kurtarın, artık ondan hayatın boyunca sorumlusun.""Cứu một người đang đắm chìm, bạn sẽ mang trách nhiệm suốt đời cho người đó"
"Bir adamı boğulmaktan kurtarın, artık ondan hayatın boyunca sorumlusun.""Dacă salvezi un om de la moarte, eşti responsabil pentru el întreaga viaţă."
"Bir adamı boğulmaktan kurtarın, artık ondan hayatın boyunca sorumlusun."Det var en varning:
"Bir adamı boğulmaktan kurtarın, artık ondan hayatın boyunca sorumlusun.""Ha megmentesz egy fuldoklót, életed végéig felelős vagy érte."
"Bir adamı boğulmaktan kurtarın, artık ondan hayatın boyunca sorumlusun.""물예 빠진사람들 구해라, 그사람의 생명은 당신의 책임이다."
"Bir adamı boğulmaktan kurtarın, artık ondan hayatın boyunca sorumlusun.""물에 빠진 사람을 건져줘라—네가 그의 삶에 책임이 있다."
"Bir adamı boğulmaktan kurtarın, artık ondan hayatın boyunca sorumlusun.""Pelasta mies hukkumiselta, ja olet vastuussa hänelle koko elämäsi."
"Bir adamı boğulmaktan kurtarın, artık ondan hayatın boyunca sorumlusun.""Pelasta mies hukkumiselta, ja olet vastuussa hänestä koko elämäsi."
"Bir adamı boğulmaktan kurtarın, artık ondan hayatın boyunca sorumlusun.""Red een man van de verdrinkingsdood en je bent altijd verantwoordelijk voor hem."
"Bir adamı boğulmaktan kurtarın, artık ondan hayatın boyunca sorumlusun.""Red een man van het verdrinken, en je bent altijd verantwoordelijk voor hem."
"Bir adamı boğulmaktan kurtarın, artık ondan hayatın boyunca sorumlusun.""Rette einen Menschen vor dem Ertrinken, und du bist ein Leben lang für ihn verantwortlich."
"Bir adamı boğulmaktan kurtarın, artık ondan hayatın boyunca sorumlusun.""Rette einen Menschen vor dem Ertrinken, und Du bist ein Leben lang für ihn verantwortlich."
"Bir adamı boğulmaktan kurtarın, artık ondan hayatın boyunca sorumlusun.""salva a un hombre de ahogarse, y serás responsable de él de por vida".
"Bir adamı boğulmaktan kurtarın, artık ondan hayatın boyunca sorumlusun.""Salva um homem de se afogar e ficas responsável por ele toda a vida."
"Bir adamı boğulmaktan kurtarın, artık ondan hayatın boyunca sorumlusun.""Sauve un homme de la noyade, tu es responsable envers lui pour toujours."
"Bir adamı boğulmaktan kurtarın, artık ondan hayatın boyunca sorumlusun.""Sauvez un homme de la noyade, et vous êtes responsable envers lui pour toujours."
"Bir adamı boğulmaktan kurtarın, artık ondan hayatın boyunca sorumlusun.""Selamatkan seseorang dari tenggelam, maka anda bertanggung jawab terhadapnya seumur hidupnya."
"Bir adamı boğulmaktan kurtarın, artık ondan hayatın boyunca sorumlusun.""Uratuj człowieka przed utonięciem i jesteś za niego odpowiedzialny przez całe życie."
"Bir adamı boğulmaktan kurtarın, artık ondan hayatın boyunca sorumlusun."" Αν σώσεις έναν άνθρωπο από πνιγμό, είσαι υπέυθυνος απέναντι του για μια ζωή "
"Bir adamı boğulmaktan kurtarın, artık ondan hayatın boyunca sorumlusun.""Врятувати потопаючого означає бути відповідальним за його життя".
"Bir adamı boğulmaktan kurtarın, artık ondan hayatın boyunca sorumlusun.""Когато спасите човек от удавяне, поемате отговорност за цял живот."
"Bir adamı boğulmaktan kurtarın, artık ondan hayatın boyunca sorumlusun.""Спасти тонущего человека - значит быть в ответе за его жизнь"
"Bir adamı boğulmaktan kurtarın, artık ondan hayatın boyunca sorumlusun.""Спасти утопающего, значит быть ответственым за его жизнь."
"Bir adamı boğulmaktan kurtarın, artık ondan hayatın boyunca sorumlusun.""המציל אדם מטביעה, אחראי לו לכל החיים."
"Bir adamı boğulmaktan kurtarın, artık ondan hayatın boyunca sorumlusun."أنقذ إنسان من الغرق ، أنت مسئول عن حياته."
"Bir adamı boğulmaktan kurtarın, artık ondan hayatın boyunca sorumlusun."" أنقذ إنسان من الغرق ، انك مسئول عن حياته ."
"Bir adamı boğulmaktan kurtarın, artık ondan hayatın boyunca sorumlusun."これは、非常に有名な中国のことわざです。
"Bir adamı boğulmaktan kurtarın, artık ondan hayatın boyunca sorumlusun."そして、これは警告であると・・・他人の用事に巻き込まれるな。
Bir gün yediği sosisli sandviç yüzüden boğulmakta olan, 7 yaşında bir çocuk hakkında çağrı aldık.하루는 7살짜리 아이가 핫도그를 먹다가 질식했다는 연락을 받았습니다.
Bir gün yediği sosisli sandviç yüzüden boğulmakta olan, 7 yaşında bir çocuk hakkında çağrı aldık.Eines Tages drohte ein Siebenjähriger, an einem Hot Dog zu ersticken.
Bir gün yediği sosisli sandviç yüzüden boğulmakta olan, 7 yaşında bir çocuk hakkında çağrı aldık.Într-o zi am primit un apel pentru un băiat de 7 ani care se îneca cu un hot-dog.
Bir gün yediği sosisli sandviç yüzüden boğulmakta olan, 7 yaşında bir çocuk hakkında çağrı aldık.Jednoho dne jsme obdrželi telefonát o sedmiletém chlapci, který se dusil hot dogem.
Bir gün yediği sosisli sandviç yüzüden boğulmakta olan, 7 yaşında bir çocuk hakkında çağrı aldık.Któregoś dnia wezwano nas do 8-latka, dławiącego się hot dogiem.
Bir gün yediği sosisli sandviç yüzüden boğulmakta olan, 7 yaşında bir çocuk hakkında çağrı aldık.Một ngày, chúng tôi nhận được điện thoại về một em bé 7 tuổi bị nghẹn bánh hot dog.
Bir gün yediği sosisli sandviç yüzüden boğulmakta olan, 7 yaşında bir çocuk hakkında çağrı aldık.On n'arrivait jamais sur place quand quelqu'un avait vraiment besoin de nous.
Bir gün yediği sosisli sandviç yüzüden boğulmakta olan, 7 yaşında bir çocuk hakkında çağrı aldık.Op een dag kregen we een oproep voor een kind van 7, dat dreigde te stikken in een hotdog.
Bir gün yediği sosisli sandviç yüzüden boğulmakta olan, 7 yaşında bir çocuk hakkında çağrı aldık.Suatu hari, kami menerima telepon tentang anak 7 tahun tersedak hot dog.
İlgili Sayfalar