Gençlik günlerini kısalttın, Onu utanca boğdun. _iSelaabreviaste os dias da sua mocidade; cobriste-o de vergonha.
Gençlik günlerini kısalttın, Onu utanca boğdun. _iSelaafkorted hans Ungdoms Dage og hylled ham ind i Skam. - Sela.
Gençlik günlerini kısalttın, Onu utanca boğdun. _iSelaDu har gjort ende på hans glans og kastet hans trone i støvet.
Gençlik günlerini kısalttın, Onu utanca boğdun. _iSelaDu har gjort slut på hans glans och slagit hans tron till jorden.
Gençlik günlerini kısalttın, Onu utanca boğdun. _iSelaDu verkürzest die Zeit seiner Jugend und bedeckest ihn mit Hohn. (Sela.)
Gençlik günlerini kısalttın, Onu utanca boğdun. _iSelaEltörlötted az õ fényességét, és az õ királyi székét a földre vetetted.
Gençlik günlerini kısalttın, Onu utanca boğdun. _iSelaEngkau memperpendek masa mudanya, dan menutupi dia dengan malu
Gençlik günlerini kısalttın, Onu utanca boğdun. _iSelaEr was geen eer meer voor hem over en zijn troon hebt U omver geworpen.
Gençlik günlerini kısalttın, Onu utanca boğdun. _iSelaHai posto fine al suo splendore, hai rovesciato a terra il suo trono
Gençlik günlerini kısalttın, Onu utanca boğdun. _iSelaHas acortado los días de su juventud, y le has cubierto de afrenta. (Selah
Gençlik günlerini kısalttın, Onu utanca boğdun. _iSelai-ai scurtat zilele tinereţii, şi l-ai acoperit de ruşine. -(Oprire)
Gençlik günlerini kısalttın, Onu utanca boğdun. _iSelaKhiến các ngày đương thì người ra vắn, Và bao phủ người bằng sự sỉ nhục.
Gençlik günlerini kısalttın, Onu utanca boğdun. _iSelaKhiến các ngày đương_thì người ra vắn , Và bao_phủ người bằng sự sỉ_nhục .
Gençlik günlerini kısalttın, Onu utanca boğdun. _iSela그 소년의 날을 단촉케 하시고 저를 수치로 덮으셨나이다(셀라)
Gençlik günlerini kısalttın, Onu utanca boğdun. _iSelaOkrajšal si dni mladosti njegove, pokril si ga s sramoto. (Sela.)
Gençlik günlerini kısalttın, Onu utanca boğdun. _iSelaSinä olet tehnyt hänen loistostansa lopun ja olet syössyt maahan hänen valtaistuimensa.
Gençlik günlerini kısalttın, Onu utanca boğdun. _iSelaUčinil si prietrž jeho lesku a jeho trón si vrhol na zem.
Gençlik günlerini kısalttın, Onu utanca boğdun. _iSelaUčinils přítrž okrase jeho, a trůn jeho svrhl jsi na zem.
Gençlik günlerini kısalttın, Onu utanca boğdun. _iSelaZniosłeś ochędóstwo jego, a stolicę jego uderzyłeś o ziemię.
Gençlik günlerini kısalttın, Onu utanca boğdun. _iSelaΩλιγοστευσας τας ημερας της νεοτητος αυτου ενεδυσας αυτον με αισχυνην. Διαψαλμα.
Gençlik günlerini kısalttın, Onu utanca boğdun. _iSelaСъкратил си дните на младостта му; Покрил си го със срам. (Села.)
Gençlik günlerini kısalttın, Onu utanca boğdun. _iSelaהקצרת ימי עלומיו העטית עליו בושה סלה׃
Gençlik günlerini kısalttın, Onu utanca boğdun. _iSelaقصرت ايام شبابه غطيته بالخزي. سلاه
Gençlik günlerini kısalttın, Onu utanca boğdun. _iSela你 減 少 他 青 年 的 日 子 . 又 使 他 蒙 羞 。 〔 細 拉
Gençlik günlerini kısalttın, Onu utanca boğdun. _iSela你 減少 他 青年 的 日子 . 又 使 他 蒙羞 。 〔 細拉
Kimi, dikenler arasına düştü. Dikenler büyüdü, filizleri boğdu.A drugie padło między ciernie, i wzrosły ciernie, a zadusiły je.
Kimi, dikenler arasına düştü. Dikenler büyüdü, filizleri boğdu.A iné padly do tŕnia, a tŕnie vzrástlo a udusilo ich.
Kimi, dikenler arasına düştü. Dikenler büyüdü, filizleri boğdu.Ander zaad viel tussen de distels en verstikte.
Kimi, dikenler arasına düştü. Dikenler büyüdü, filizleri boğdu.Drugo pa pade med trnje, in trnje zraste ter ga zaduši.
Kimi, dikenler arasına düştü. Dikenler büyüdü, filizleri boğdu.E outra caiu entre espinhos; e os espinhos cresceram e a sufocaram.
Kimi, dikenler arasına düştü. Dikenler büyüdü, filizleri boğdu.Etliches fiel unter die Dornen; und die Dornen wuchsen auf und erstickten's.
Kimi, dikenler arasına düştü. Dikenler büyüdü, filizleri boğdu.Jiná pak padla v trní; i vzrostlo trní, a udusilo je.
Kimi, dikenler arasına düştü. Dikenler büyüdü, filizleri boğdu.더러는 가시떨기 위에 떨어지매 가시가 자라서 기운을 막았고
Kimi, dikenler arasına düştü. Dikenler büyüdü, filizleri boğdu.Một phần khác rơi nhằm bụi gai , gai mọc rậm lên , phải nghẹt ngòi .
Kimi, dikenler arasına düştü. Dikenler büyüdü, filizleri boğdu.Một phần khác rơi nhằm bụi gai, gai mọc rậm lên, phải nghẹt ngòi.
Kimi, dikenler arasına düştü. Dikenler büyüdü, filizleri boğdu.Némely pedig a tövisek közé esék, és a tövisek felnevekedvén, megfojták azt.
Kimi, dikenler arasına düştü. Dikenler büyüdü, filizleri boğdu.O altă parte a căzut între spini: spinii au crescut, şi au înecat -o.
Kimi, dikenler arasına düştü. Dikenler büyüdü, filizleri boğdu.Och somt föll bland törnen, och törnena sköto upp och förkvävde det.
Kimi, dikenler arasına düştü. Dikenler büyüdü, filizleri boğdu.Og noget faldt iblandt Torne; og Tornene voksede op og kvalte det.
Kimi, dikenler arasına düştü. Dikenler büyüdü, filizleri boğdu.Og noget falt blandt torner, og tornene skjøt op og kvalte det.
Kimi, dikenler arasına düştü. Dikenler büyüdü, filizleri boğdu.Toiset taas putosivat orjantappuroihin, ja orjantappurat nousivat ja tukahuttivat ne.
Kimi, dikenler arasına düştü. Dikenler büyüdü, filizleri boğdu.Un'altra parte cadde sulle spine e le spine crebbero e la soffocarono
Kimi, dikenler arasına düştü. Dikenler büyüdü, filizleri boğdu.Une autre partie tomba parmi les épines: les épines montèrent, et l`étouffèrent.
Kimi, dikenler arasına düştü. Dikenler büyüdü, filizleri boğdu ve filizler ürün vermedi.A drugie padło między ciernie; i wzrosły ciernie i zadusiły je, i nie wydało pożytku.
Kimi, dikenler arasına düştü. Dikenler büyüdü, filizleri boğdu ve filizler ürün vermedi.A jiné padlo mezi trní; i zrostlo trní, a udusilo je. I nevydalo užitku.
Kimi, dikenler arasına düştü. Dikenler büyüdü, filizleri boğdu ve filizler ürün vermedi.Ander zaad viel tussen de distels. De distels overwoekerden het, zodat er geen vrucht aan kwam.
Kimi, dikenler arasına düştü. Dikenler büyüdü, filizleri boğdu ve filizler ürün vermedi.A zase iné padlo do tŕnia, a vzišlo tŕnie a udusilo ho, a nedalo užitku.
Kimi, dikenler arasına düştü. Dikenler büyüdü, filizleri boğdu ve filizler ürün vermedi.E outra caiu entre espinhos; e cresceram os espinhos, e a sufocaram; e não deu fruto.
Kimi, dikenler arasına düştü. Dikenler büyüdü, filizleri boğdu ve filizler ürün vermedi.In drugo pade v trnje, in trnje vzraste in ga uduši, in ne prinese sadu.
Kimi, dikenler arasına düştü. Dikenler büyüdü, filizleri boğdu ve filizler ürün vermedi.Ja osa putosi orjantappuroihin; ja orjantappurat nousivat ja tukahuttivat sen, eikä se tehnyt hedelmää.
Kimi, dikenler arasına düştü. Dikenler büyüdü, filizleri boğdu ve filizler ürün vermedi.더러는 가시떨기에 떨어지매 가시가 자라 기운을 막으므로 결실치 못하였고
Kimi, dikenler arasına düştü. Dikenler büyüdü, filizleri boğdu ve filizler ürün vermedi.Một phần khác rơi nhằm bụi gai ; gai mọc lên làm cho nghẹt ngòi , và không kết_quả .
Kimi, dikenler arasına düştü. Dikenler büyüdü, filizleri boğdu ve filizler ürün vermedi.Một phần khác rơi nhằm bụi gai; gai mọc lên làm cho nghẹt ngòi, và không kết quả.
Kimi, dikenler arasına düştü. Dikenler büyüdü, filizleri boğdu ve filizler ürün vermedi.Némely pedig a tövisek közé esék, és felnevekedének a tövisek és megfojták azt, és nem ada gyümölcsöt.
Kimi, dikenler arasına düştü. Dikenler büyüdü, filizleri boğdu ve filizler ürün vermedi.O altă parte a căzut între spini; spinii au crescut, au înecat -o, şi n'a dat roadă.
Kimi, dikenler arasına düştü. Dikenler büyüdü, filizleri boğdu ve filizler ürün vermedi.Och somt föll bland törnen, och törnena sköto upp och förkvävde det, så att det icke gav någon frukt.
Kimi, dikenler arasına düştü. Dikenler büyüdü, filizleri boğdu ve filizler ürün vermedi.Og noget faldt iblandt Torne, og Tornene voksede op og kvalte det, og det bar ikke Frugt.
Kimi, dikenler arasına düştü. Dikenler büyüdü, filizleri boğdu ve filizler ürün vermedi.Og noget falt blandt torner; og tornene skjøt op og kvalte det, og det bar ikke frukt.
Kimi, dikenler arasına düştü. Dikenler büyüdü, filizleri boğdu ve filizler ürün vermedi.Otra parte cayó entre los espinos. Y los espinos crecieron y la ahogaron, y no dio fruto
Kimi, dikenler arasına düştü. Dikenler büyüdü, filizleri boğdu ve filizler ürün vermedi.Un'altra cadde tra le spine; le spine crebbero, la soffocarono e non diede frutto