Birçok halkı kıyıma uğratmakla Kendi soyunuzu utanca boğdunuz, Kendi yıkımınızı hazırladınız.تآمرت الخزي لبيتك. ابادة شعوب كثيرة وانت مخطئ لنفسك.
Birçok halkı kıyıma uğratmakla Kendi soyunuzu utanca boğdunuz, Kendi yıkımınızı hazırladınız.你 圖 謀 剪 除 多 國 的 民 、 犯 了 罪 、 使 你 的 家 蒙 羞 、 自 害 己 命
Birçok halkı kıyıma uğratmakla Kendi soyunuzu utanca boğdunuz, Kendi yıkımınızı hazırladınız.你 圖謀 剪除 多 國 的 民 、 犯了罪 、 使 你 的 家 蒙羞 、 自 害己 命
Bunu demişken, işte size Moldova'lı bir rahibin vaftiz sırasında bir çocuğu boğduğunu gösteren bir vidyo.- Ce n'est pas Dieu qui me tuerai sur le champ ?
Bunu demişken, işte size Moldova'lı bir rahibin vaftiz sırasında bir çocuğu boğduğunu gösteren bir vidyo.Mira este video en el cual un sacerdote de Moldavia ahoga a un niño durante un ritual llamado bautismo.
Bu söz onları kedere boğdu. Teker teker, ‹‹Ya Rab, beni demek istemedin ya?›› diye sormaya başladılar.A veľmi sa rmútiac začali mu hovoriť jeden každý z nich: Či som to azda ja, Pane?
Bu söz onları kedere boğdu. Teker teker, ‹‹Ya Rab, beni demek istemedin ya?›› diye sormaya başladılar.Các môn đồ lấy làm buồn bực lắm, và lần lượt hỏi Ngài rằng: Lạy Chúa, có phải tôi không? Ngài đáp rằng:
Bu söz onları kedere boğdu. Teker teker, ‹‹Ya Rab, beni demek istemedin ya?›› diye sormaya başladılar.Các môn_đồ lấy_làm buồn_bực lắm , và lần_lượt hỏi Ngài rằng : Lạy_Chúa , có phải tôi không ? Ngài đáp rằng :
Bu söz onları kedere boğdu. Teker teker, ‹‹Ya Rab, beni demek istemedin ya?›› diye sormaya başladılar.Då blevo de mycket bedrövade och begynte fråga honom, var efter annan: »Icke är det väl jag, Herre?»
Bu söz onları kedere boğdu. Teker teker, ‹‹Ya Rab, beni demek istemedin ya?›› diye sormaya başladılar.Dat sneed hen diep door de ziel. En een voor een vroegen zij: "Ik ben het toch niet?"
Bu söz onları kedere boğdu. Teker teker, ‹‹Ya Rab, beni demek istemedin ya?›› diye sormaya başladılar.Ed essi, addolorati profondamente, incominciarono ciascuno a domandargli: «Sono forse io, Signore?»
Bu söz onları kedere boğdu. Teker teker, ‹‹Ya Rab, beni demek istemedin ya?›› diye sormaya başladılar.E eles, profundamente contristados, começaram cada um a perguntar-lhe: Porventura sou eu, Senhor?
Bu söz onları kedere boğdu. Teker teker, ‹‹Ya Rab, beni demek istemedin ya?›› diye sormaya başladılar.Ei s'au întristat foarte mult, şi au început să -I zică unul după altul: ,,Nu cumva sînt eu, Doamne?``
Bu söz onları kedere boğdu. Teker teker, ‹‹Ya Rab, beni demek istemedin ya?›› diye sormaya başladılar.Entristecidos en gran manera, comenzaron a preguntarle, uno por uno: --¿Acaso seré yo, Señor
Bu söz onları kedere boğdu. Teker teker, ‹‹Ya Rab, beni demek istemedin ya?›› diye sormaya başladılar.És felettébb megszomorodva, kezdék mindannyian mondani néki: Én vagyok-é az, Uram?
Bu söz onları kedere boğdu. Teker teker, ‹‹Ya Rab, beni demek istemedin ya?›› diye sormaya başladılar.Ils furent profondément attristés, et chacun se mit à lui dire: Est-ce moi, Seigneur?
Bu söz onları kedere boğdu. Teker teker, ‹‹Ya Rab, beni demek istemedin ya?›› diye sormaya başladılar.In zelo se užaloste, in ga začno vpraševati, drug za drugim: Ali sem jaz, Gospod?
Bu söz onları kedere boğdu. Teker teker, ‹‹Ya Rab, beni demek istemedin ya?›› diye sormaya başladılar.I zarmoutivše se velmi, počali každý z nich říci jemu: Zdali já jsem, Pane?
Bu söz onları kedere boğdu. Teker teker, ‹‹Ya Rab, beni demek istemedin ya?›› diye sormaya başladılar.I zasmuciwszy się bardzo, poczęli mówić do niego każdy z nich: Azażem ja jest Panie?
Bu söz onları kedere boğdu. Teker teker, ‹‹Ya Rab, beni demek istemedin ya?›› diye sormaya başladılar.저희가 심히 근심하여 각각 여짜오되 주여 내니이까
Bu söz onları kedere boğdu. Teker teker, ‹‹Ya Rab, beni demek istemedin ya?›› diye sormaya başladılar.Og de bleve såre bedrøvede og begyndte hver især at sige til ham: "Det er dog vel ikke mig, Herre?"
Bu söz onları kedere boğdu. Teker teker, ‹‹Ya Rab, beni demek istemedin ya?›› diye sormaya başladılar.Og de blev meget bedrøvet, og begynte å si til ham hver for sig: Det er da vel ikke mig, Herre?
Bu söz onları kedere boğdu. Teker teker, ‹‹Ya Rab, beni demek istemedin ya?›› diye sormaya başladılar.Und sie wurden sehr betrübt und hoben an, ein jeglicher unter ihnen, und sagten zu ihm: HERR, bin ich's?
Bu söz onları kedere boğdu. Teker teker, ‹‹Ya Rab, beni demek istemedin ya?›› diye sormaya başladılar.Και λυπουμενοι σφοδρα, ηρχισαν να λεγωσι προς αυτον εκαστος αυτων Μηπως εγω ειμαι, Κυριε;
Bu söz onları kedere boğdu. Teker teker, ‹‹Ya Rab, beni demek istemedin ya?›› diye sormaya başladılar.И като ядяха, рече: Истина ви казвам, че един от вас ще Ме предаде.
Bu söz onları kedere boğdu. Teker teker, ‹‹Ya Rab, beni demek istemedin ya?›› diye sormaya başladılar.І, засумівши тяжко, почали говорити до Него кожен з них: Аже ж не я, Господи?
Bu söz onları kedere boğdu. Teker teker, ‹‹Ya Rab, beni demek istemedin ya?›› diye sormaya başladılar.Они весьма опечалились, и начали говорить Ему, каждыйиз них: не я ли, Господи?
Bu söz onları kedere boğdu. Teker teker, ‹‹Ya Rab, beni demek istemedin ya?›› diye sormaya başladılar.ויתעצבו מאד ויחלו איש ואיש לאמר לו האנכי הוא אדני׃
Bu söz onları kedere boğdu. Teker teker, ‹‹Ya Rab, beni demek istemedin ya?›› diye sormaya başladılar.فحزنوا جدا وابتدأ كل واحد منهم يقول له هل انا هو يا رب.
Bu söz onları kedere boğdu. Teker teker, ‹‹Ya Rab, beni demek istemedin ya?›› diye sormaya başladılar.他 們 就 甚 憂 愁 、 一 個 一 個 的 問 他 說 、 主 、 是 我 麼
Bu söz onları kedere boğdu. Teker teker, ‹‹Ya Rab, beni demek istemedin ya?›› diye sormaya başladılar.他 們 就 甚 憂愁 、 一 個 一 個 的 問他說 、 主 、 是 我 麼
Düşmanlarını püskürttü, Onları sonsuz utanca boğdu.(77:66) и поразил врагов его в тыл, вечному сраму предал их;
Düşmanlarını püskürttü, Onları sonsuz utanca boğdu.A ranil nepřátely své po zadu, a u věčné pohanění je vydal.
Düşmanlarını püskürttü, Onları sonsuz utanca boğdu.a zbil svojich protivníkov v tyle; dal im za údel večnú potupu.
Düşmanlarını püskürttü, Onları sonsuz utanca boğdu.Colpì alle spalle i suoi nemici, inflisse loro una vergogna eterna
Düşmanlarını püskürttü, Onları sonsuz utanca boğdu.E fez recuar a golpes os seus adversários; infligiu-lhes eterna ignomínia.
Düşmanlarını püskürttü, Onları sonsuz utanca boğdu.E hirió a sus enemigos haciéndolos retroceder, y los puso como afrenta perpetua
Düşmanlarını püskürttü, Onları sonsuz utanca boğdu.És visszaveré ellenségeit; s örök gyalázatot vete reájok.
Düşmanlarını püskürttü, Onları sonsuz utanca boğdu.Hän löi vihollisensa pakoon, tuotti heille ikuisen häpeän.
Düşmanlarını püskürttü, Onları sonsuz utanca boğdu.han slog sine Fjender på Ryggen, gjorde dem evigt til Skamme.
Düşmanlarını püskürttü, Onları sonsuz utanca boğdu.Hij sloeg Zijn tegenstanders van achteren neer en versloeg hen smadelijk.
Düşmanlarını püskürttü, Onları sonsuz utanca boğdu.Ia memukul mundur lawan-Nya, dan mengalahkan mereka untuk selama-lamanya
Düşmanlarını püskürttü, Onları sonsuz utanca boğdu.Il frappa ses adversaires en fuite, Il les couvrit d`un opprobre éternel.
Düşmanlarını püskürttü, Onları sonsuz utanca boğdu.In udaril je sovražnike svoje od zadaj, sramoto večno jim je naložil.
Düşmanlarını püskürttü, Onları sonsuz utanca boğdu.I zaraził nieprzyjaciół swoich na pośladkach, a na wieczną haóbę podał ich.
Düşmanlarını püskürttü, Onları sonsuz utanca boğdu.그 대적들을 쳐 물리쳐서 길이 욕되게 하시고
Düşmanlarını püskürttü, Onları sonsuz utanca boğdu.Ngài hãm đánh những kẻ cừu địch lui lại, Làm cho chúng nó bị sỉ nhục đời đời.
Düşmanlarını püskürttü, Onları sonsuz utanca boğdu.Ngài hãm đánh những kẻ cừu_địch lui lại , Làm cho chúng_nó bị sỉ_nhục đời_đời .
Düşmanlarını püskürttü, Onları sonsuz utanca boğdu.Och han slog sina ovänner tillbaka, evig smälek lät han komma över dem.
Düşmanlarını püskürttü, Onları sonsuz utanca boğdu.Og han slo sine motstandere tilbake, påførte dem en evig skam.
Düşmanlarını püskürttü, Onları sonsuz utanca boğdu.şi a lovit pe protivnicii Lui, cari fugeau, acoperindu -i cu vecinică ocară.
Düşmanlarını püskürttü, Onları sonsuz utanca boğdu.und schlug seine Feinde zurück und hängte ihnen ewige Schande an.
Düşmanlarını püskürttü, Onları sonsuz utanca boğdu.και επαταξε τους εχθρους αυτου εις τα οπισω ονειδος αιωνιον εθεσεν επ' αυτους.
Düşmanlarını püskürttü, Onları sonsuz utanca boğdu.И, като порази враговете Си, отблъсна ги назад, Та ги предаде на вечно посрамяване.
Düşmanlarını püskürttü, Onları sonsuz utanca boğdu.ויך צריו אחור חרפת עולם נתן למו׃
Düşmanlarını püskürttü, Onları sonsuz utanca boğdu.فضرب اعداءه الى الوراء. جعلهم عارا ابديا.
Düşmanlarını püskürttü, Onları sonsuz utanca boğdu.他 就 打 退 了 他 的 敵 人 、 叫 他 們 永 蒙 羞 辱
Düşmanlarını püskürttü, Onları sonsuz utanca boğdu.他 就 打退 了 他 的 敵人 、 叫 他 們永 蒙羞辱
Gençlik günlerini kısalttın, Onu utanca boğdun. _iSela(88:46) сократил дни юности его и покрыл его стыдом.
Gençlik günlerini kısalttın, Onu utanca boğdun. _iSela(89:46) Tu as abrégé les jours de sa jeunesse, Tu l`as couvert de honte. Pause.