boğazın ile cümle

boğazın kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
7
HARF
3
HECE
8
ORT. KELİME
Sonrasında, Lennon'ın boğazını keserek öldürür.После этого он убивает Леннона, перерезав тому горло.
“Halka-havlı” ise boğazın etrafı veya boğazın çevresi anlamında kullanılır.«Больное горло» означает боль в любой части горла.
26/27 Mayıs gecesi Rus donanması Tsuşima Boğazına yaklaştı.В ночь на 14 (27) мая 1905 г. русская эскадра подходила к Цусимскому проливу.
Kaçarlarken Dodge öldürülür, Landon baygınlık geçirir, Taylor ise boğazından vurulur.وأثناء محاولة الرواد الفرار، يقتل دودج ويتم أسر لاندون ويصاب تايلور في حنجرته.
25 Mayıs günü E11, İstanbul Boğazına geldi ve Galata Rıhtımındaki nakliye gemilerini torpilledi.وفي يوم الخامس و العشرين من مايو وصلت E11 مضيق اسطنبول وأغرقت سفن النقل التي على ميناء جالتا .
Boğazın derinliği Norveç sahillerine doğru artar.يقل عرضه عند مضيق دوفر، ويبلغ أقصى عمق له عند سواحل النرويج.
Boğazın hafif sıkılması gerekir.وعموما فإن العضلات ذات الوترين تتعب بسهولة.
Sözcük anlamı boğazın kesilmesi demektir.والكلمة تعني كف اليد.
“Halka-havlı” ise boğazın etrafı veya boğazın çevresi anlamında kullanılır.الصدر؛ وطوق الكساء أي ما يكون منه حول العنق.
Aynı yıl Snoop Dogg ile "Signs" şarkısını kaydederken boğazında bir sorun olduğunu fark etti.Quando estava gravando "Signs" com Snoop Dogg, ele descobriu um problema na garganta.
26/27 Mayıs gecesi Rus donanması Tsuşima Boğazına yaklaştı.Na noite de 26/27 de maio, a frota russa alcançou o Estreito de Tsushima.
Ardından sanatçının boğazındaki nodüller 5 Mayıs 2005'te ameliyatla alındı.Nódulos foram subsequentemente removidos de sua garganta numa operação em 5 de maio de 2005.
Bir gece boğazının sıkıldığını hissederek haykırır.Pelo cansaço sobreveio uma sonolência.
Çanakkale boğazını geçtiler ve Trakya boyunca ilerleyerek Makedonya'daki Philippi kentinde kamp kurdular.Cruzaram o Helesponto, marcharam através da Trácia e acamparam próximo a Filipos, na Macedônia.
Boğazın asıl savunması bu bataryalar sayesinde sağlanacaktı.O forte da agremiação era a sua bateria.
Misilleme olarak T-Bag Abruzzi'nin boğazını keser fakat onu öldürmeyi başaramaz.Als wraak snijdt T-Bag Abruzzi's keel door, maar Abruzzi gaat niet dood.
"Boğazın Rumeli Kıyısı".Vanuit haar keel."
Ayrıca İstanbul boğazında da görülmüştür.Ook op Helena's rug zijn deze te zien.
Boğazın hafif sıkılması gerekir.Daarna worden haar hersens te moe.
Doğusunda Tayvan boğazının diğer yakasında Tayvan bulunur.Taiwan ligt in het oosten, aan de andere kant van de Straat van Taiwan.
Boğazın arka tarafında, beyaz püyle kaplı büyük bademcikler.Let op de grote tonsillen achter in de keel, bedekt met witte pus.
Toby ise Sweeney'i boğazını ustura ile keserek öldürür.Sweeney besluit Pirelli te vermoorden en snijdt zijn keel door.
Boğazına çok düşkündür.Bardzo lubi swój klakson.
Panama Kanalı henüz tamamlanmadığı için donanma Magellan Boğazından geçmek durumundaydı.Kanał Panamski nie był jeszcze ukończony i flota musiała przepłynąć przez Cieśninę Magellana.
Eritince de kurşun canavarın boğazından içine doğru akmış ve canavar oracıkta ölüvermiş.Strzeliła z łuku do potwora, przez co ten uciekł.
Ayrıca bir başka uzantısı da yüzüne yapışan insanın boğazına sarılmaktadır.Skręca kark człowiekowi, który go przyłapał.
Burası boğazın en dar noktasıdır.Jest to najwyższy wierzchołek tej grani.
Gücü kullanarak boğazını sıktığı Padme bayılır.Z radości rzuca mu się na szyję.
ح: Ha harfi, boğazın tam ortası sıkılarak gırtlaktan çıkarılır (Ⱨ).Zwichnięcie rzepki – przemieszczenie rzepki, w którym wypada ona z bruzdy międzykłykciowej.
Bu yüzden, Yunan mitolojisinde Çanakkale boğazına "Hellespont" denir.Han talade grekiska så perfekt att han kallades "honungstungan" (meliglossos).
Tabii onun boğazını sıkmak için!.Дайте мені його хоч за горло подержати.
Panama Kanalı henüz tamamlanmadığı için donanma Magellan Boğazından geçmek durumundaydı.Оскільки Панамський канал ще не був завершений, флот мусив рухатись через Магелланову протоку.
Boğazında beyazımsı çigiler bulunur.Є білі мітки за горлом.
23 Mayıs sabahı Bismarck ve Prinz Eugen Danimarka boğazına girdiler.17 квітня австрійський імператор Фердинанд І Габсбурґ скасував панщину в Галичині.
O güne kadar Holo Boğazında herhangi bir nüfus da bulunmuyordu.Але в Горайці на той час не перебував жоден підрозділ УПА.
Boğazına ip dolanan Makarov ölür.Makarovovi to zlomí vaz.
Hella, bugün Çanakkale Boğazı dediğimiz boğazın üstünden geçerken düştü.Tuttle nešťastně během pádu jej řízl svojí bruslí do krku, kdy mu přeřízl jeho hrdelní žílu.
Boğazın en eski ve içi dışı en güzel klasik ahşap yalılardan biridir.V současnosti je jeden z nejlepších, ne-li nejlepší, kopcovitý klasik.
Boğazın arka tarafında, beyaz püyle kaplı büyük bademcikler.Povšimněte si zvětšených mandlí vzadu v krku, pokrytých bílým hnisem.
Bu ikinci boğazın maliyetini karşılar ve geçer.Výslužné se jim vyplatí a zdvojnásobí.
26/27 Mayıs gecesi Rus donanması Tsuşima Boğazına yaklaştı.În noaptea de 26/27 mai, flota rusă s-a apropiat de strâmtoarea Tsushima.
Filin boğazında daha sonra kullanmak üzere su saklayabileceği bir kese bulunur.Gâtul unui elefant pare să conțină o pungă în care poate stoca apă pentru o utilizare ulterioară.
Boğaz, Tsushima Adası tarafından batı kanalına ve Tsushima Boğazına (doğu kanalı) ayrılır.Strâmtoarea este despărțită de Insula Tsushima în canalul vestic și canalul estic – Strâmtoarea Tsushima.
Boğazına çok düşkündür.Rendkívül szereti a hasát.
Boğazın hafif sıkılması gerekir.Zömök szára másodlagosan elfásodik.
Tabii onun boğazını sıkmak için!.A torkát találja el.
Bu esnada cinayeti gören bir kişiyi daha kovalayarak boğazını keserek öldürdü.Neki akkor sikerült az egyik gyilkost megsebeznie az arcán.
Boğazında beyazımsı çigiler bulunur.Nyakán fehér csíkok húzódnak.
Kaçarlarken Dodge öldürülür, Landon baygınlık geçirir, Taylor ise boğazından vurulur.Dodge ammutaan kuoliaaksi, Taylor ja Landon otetaan kiinni.
Sözcük anlamı boğazın kesilmesi demektir.Sana portimo tarkoittaa kärppää.
Ayrıca bir başka uzantısı da yüzüne yapışan insanın boğazına sarılmaktadır.Pullokassi osui tällöin myös toiseen ovella olleeseen mieheen.
Boğazın sıkılmasıyla ortaya çıkan bir sestir.Πρόκειται για μια βραχοσκεπή που κατέρρευσε.
26/27 Mayıs gecesi Rus donanması Tsuşima Boğazına yaklaştı.Om natten den 26. – 27. maj nærmede den russiske flåde sig Tsushimastrædet.
Temmuz 1952'de Kesselring'in boğazında bir kanserli tümörün büyüdüğü teşhisi kondu.I juli 1952 fik Kesselring konstateret kræft i struben.
Tabii onun boğazını sıkmak için!.Lad os kaste åget af vor nakke!
Boğazın asıl savunması bu bataryalar sayesinde sağlanacaktı.Batteriets funktion var at støtte de to forter.
Çanakkale Boğazının Coğrafyası.Den eies av Halsen IF.
Tayvan adası Çin'in güneydoğu sahillerinden 200 km uzakta Tayvan boğazının karşısındadır.Taiwan er en øy 200 km utenfor kysten av det kinesiske fastlandet.
TRT Spor. ^ Boğazın Serin Sularında Dostluk Ve Barış Kulaçları Atıldı...Deretter avslo de Legazpis tilbud om fred og vennskap.
Doktor (Harry Reems) Linda'nın klitorisinin boğazında olduğunu fark eder.Dokter ini berkata bahwa klitoris Linda berada di tenggorokannya.

İlgili Sayfalar