boğazın ile cümle
boğazın kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.60
BU SAYFADA CÜMLE
7
HARF
3
HECE
8
ORT. KELİME
Onu yutmaya çalışır, ama boğazından geçiremez.He will sip it, yet will not be able to gulp it down.
Onu yutmaya çalışır, ama boğazından geçiremez. Ölüm kendisine her yandan gelir, ama ölemiyecek.As they sip the unpleasant water, death will approach them from all sides, but they will never die.
Vietnamlı Değilseniz Boğazınızdan Geçmesi Zor 5 YiyecekFive Foods From Vietnam That Might Be a Little Hard to Swallow for Non-Vietnamese · Global Voices
Belgica de Gerlache boğazında arama yaparken.The Belgica navigating the de Gerlache straits.
Jerry'nin halüsinasyonları, geyiğin ona boğazını kesmek istediğni işitir.Jerry's hallucinations show the deer urging him to put it out of its misery.
Jerry söylediği gibi, boğazını kesmek için bir av bıçağı çıkarır ve onu öldürür.Jerry does as told, using a hunting knife to cut its throat.
Magneto da güçlerini onun boğazını kesmek için kullandı.Magneto then uses his powers to slit her throat.
Gardiyanlardan Petar Brzica'nın 1.360 mahkumun boğazını kasap bıçağıyla kestiği bildirildi.Petar Brzica, one of the guards reportedly cut the throats of 1,360 prisoners with a butcher knife.
Joe, Adrian'ın çatı katına gider, boğazını keserek Haeng-bok'u öldürür ve Adrian ile yüzleşir.Joe goes to Adrian's penthouse, kills Haeng-bok by slitting her throat, and confronts Adrian.
Şarap tıpaları kullanılır çünkü orijinal mantarı şişe boğazının içine geri sokmak zordur.Wine stoppers are used because it is hard to put the original cork back into the bottleneck.
Van Zan, tatar yayı ile ejderhanın boğazına patlayıcılar fırlatmayı planlar.Van Zan plans to shoot explosives down the dragon's throat with a crossbow.
Studenica, birkaç kısa boğazın bulunduğu derin vadilerle dağın içinden geçer.Studenica breaches through the mountain, in its deep valley with several shorter gorges.
Boğazın ortasından teorik bir hat adanın içinden geçmektedir.A theoretical line in the middle of the strait goes through the island.
17 litreden fazla su boğazından aşağı döküldü.Thirty pints (more than 17 litres) of water were poured down his throat.
Daha sonra, onu boğazından yakalayan ve duvarlara tırmanan Walter tarafından kovalanır.She is then chased by a wall-crawling Walter, who grabs her by the throat.
Uşak Bay Field, bir hizmetçinin boğazını keser ve hizmetçinin kanını bir kaseye döker.The butler, Mr. Field, slits a maid's throat and pours her blood into a bowl.
Bu mevsimde dondurma yersen boğazın ağrıyabilir.Wenn du in dieser Jahreszeit Eis isst, kannst du Halsschmerzen bekommen.
Bu boğazın doğusunda Franklin Adası, onun kuzeydoğusunda da Coulman Adası bulunur.Östlich dieses Sunds befindet sich die Franklin-, nordöstlich davon die Coulman-Insel.
Magellan Boğazının güneyindeki Ateş Toprakları da Patagonya'ya dahil edilebilir.Oftmals wird auch das südlich der Magellanstraße gelegene Feuerland zu Patagonien gerechnet.
Tabii onun boğazını sıkmak için!.Wasch ihm den Hals!
Meiwes, kurbanının boğazını keserek yemeğe devam etti.Anschließend sägte Maudsley den Schädel seines Opfers auf und aß dessen Gehirn.
Boğazın girişinde İngiliz mayın arama gemisi yoktu.In den britischen Quellen wurde keine Versenkung des Bootes erwähnt.
Boğazında beyazımsı çigiler bulunur.Im Nacken finden sich weißliche Flecken.
Komutanlık boğazın ve kıyıların savunmasından sorumluydu.In dieser Position war er für die Verteidigung der Provinz und deren Küsten verantwortlich.
Boğazın derinliği Norveç sahillerine doğru artar.Es ragt nahe dem Kopfende der Norway Bight auf.
Pozantı Boğazından dağlık alanlara doğru uzanır.Il vient des Gets (les Métrallins) sur le versant du mont Chéry.
Ardından sanatçının boğazındaki nodüller 5 Mayıs 2005'te ameliyatla alındı.Des nodules ont été postérieurement déplacés de sa gorge, lors d'une opération ayant lieu le 5 mai 2005.
Temmuz 1952'de Kesselring'in boğazında bir kanserli tümörün büyüdüğü teşhisi kondu.En juillet 1952, Kesselring fut diagnostiqué avec une tumeur cancéreuse dans la gorge.
Tabii onun boğazını sıkmak için!.Il lui tendra même son cou !
Gerektiğinde guguk onu boğazında da taşıyabilir.Si besoin est, il peut aussi ramener le gibier.
Kaçarlarken Dodge öldürülür, Landon baygınlık geçirir, Taylor ise boğazından vurulur.Bientôt, Dodge est abattu par les singes, Landon capturé, de même que Taylor, blessé à la gorge.
1797 yılında William Robert Broughton, Tatar boğazının bir koy olduğunu düşünerek vazgeçti.De même, en 1797, William Robert Broughton décida que c'était une baie et fit demi-tour.
Tayland boğazın önemini azaltmak için birden fazla proje geliştirmiştir.La Thaïlande a élaboré plusieurs plans afin de réduire l'importance économique du détroit de Malacca.
Yaklaşık 135 km uzunluğunda olup boğazın ortası Kanada ile ABD arasındaki uluslararası sınırı oluşturmaktadır.Long de 96 milles (154 km), il forme une partie de la frontière entre le Canada et les États-Unis.
Başın ağrıyor mu ve boğazın acıyor mu?¿Tienes dolor de cabeza y la garganta inflamada?
Patlamış mısır Ömer'in boğazına kaçtı.A Omer se le fue la palomita por el otro lado.
Pozantı Boğazından dağlık alanlara doğru uzanır.Monte que cierra la Valldigna por su vertiente sur.
Sonrasında, Lennon'ın boğazını keserek öldürür.Luego mata a Lennon cortando su garganta.
Oruçlu ise boğazına su kaçmamasına dikkat eder.Se recomienda no sumergir en el agua helada la cabeza (y con ello el pelo).
Tayland boğazın önemini azaltmak için birden fazla proje geliştirmiştir.Tailandia ha elaborado varios planes para disminuir la importancia económica del estrecho.
"Boğazın Rumeli Kıyısı".Esqueleto del cuello».
Çanakkale Boğazının Coğrafyası.Hinchazón de la garganta.
Boğazın iki yakası arasında 45 dakika süren feribot seferleri yapılır.Tarda 45 minutos aproximadamente entre ambas cabeceras.
Frank Jenifer'e kızar ve onun boğazını sıkmaya başlar.Luego se dirige a Alice furiosa y la mata mordiéndole la garganta.
Gücü kullanarak boğazını sıktığı Padme bayılır.Antes he de tener el gusto de estrechar su mano.
Volstagg; Şişman ve boğazına düşkün bir Asgard Lordudur.Guruwa, un tipo de protector de garganta y cuello.
Tom boğazını temizledi ve konuşmaya başladı.Tom si schiarì la gola ed attaccò a parlare.
Tabii onun boğazını sıkmak için!.Mordimi sul collo, ti prego!
Cebelitârık Boğazının her iki yanı da sarp kayalıklarla çevrilidir.La cavigliere di indossano su entrambe le caviglie (con sonagli).
Pamukovadan güneye yönelen Sakarya Irmağı Geyve boğazını geçtikten sonra Sakarya ovasına ulaşır.Proseguendo in direzione sud-ovest raggiunge Nureci e Senis, lambendo poi Assolo.
Kaçarlarken Dodge öldürülür, Landon baygınlık geçirir, Taylor ise boğazından vurulur.Dodge viene ucciso, mentre Taylor viene ferito da un colpo di fucile alla gola e Landon stordito.
Kurbanlarını önce boğazlayarak etkisiz hale getiriyor daha sonra da boğazını kulaklarına kadar kesiyordu.Mary prima di morire era stata costretta ad urlare e poi le era stata tagliata la lingua.
Boğazın adı ortaçağda tüm adanın adı haline gelmiş, ve zamanla Egripos olarak değişmiştir.Durante il Medioevo, il nome dell'isola si trasformò in Planosa..
Çanakkale Boğazının Coğrafyası.Vi si riscontra la gola di Knosanò.
Tom Mary'yi boğazından yakaladı ve onu boğmaya başladı.Том схватил Мэри за горло и начал душить её.
Boğazın denize açılan yerinde iki bekçi evi yapılmıştır.Для съёмок на берегу моря были выстроены два домика.
Boğazın boğumlanmasıyla çıkarılan seslerdir.Голос застрял в горле.
ح: Ha harfi, boğazın tam ortası sıkılarak gırtlaktan çıkarılır (Ⱨ).Если они расположены вдали от скал, то сложены из обтесанного камня.
Eriyen kurşun canavarın boğazından akarak ölümüne neden olur.Только носовое орудие способно убить чудовище.
He sesi, boğazın göğüsle birleştiği noktadan çıkar.Звук гортанный, выходящий из горла с каким-то скрипом.