boğazı ile cümle
boğazı kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.60
BU SAYFADA CÜMLE
6
HARF
3
HECE
8
ORT. KELİME
Volstagg; Şişman ve boğazına düşkün bir Asgard Lordudur.Guruwa, un tipo de protector de garganta y cuello.
Üsküdar İskelesi 1852'de inşa edilmiş olup Boğaziçi'ne yapılan ilk halka açık iskeledir.La huelga general ludista de 1855 se considera la primera huelga general convocada en territorio español.
Tom'un boğazı sıkılarak öldürüldü.Tom è stato strangolato.
Tom boğazını temizledi ve konuşmaya başladı.Tom si schiarì la gola ed attaccò a parlare.
Haziran ve Temmuz aylarında üç kadın daha evlerinde öldürüldü, ikisinin boğazı kesilmişti.Durante giugno e luglio, altre tre donne furono uccise.
Boğazı beyazdır.La gola è bianca.
Tabii onun boğazını sıkmak için!.Mordimi sul collo, ti prego!
1984'te yapılan bir çalışma sonucunda MAcellan Boğazı'nda 3.400 bireyin olduğu tahmin edilmiştir.Una stima del 1984 ha stimato che nello stretto di Magellano ci siano 3400 individui.
Cebelitârık Boğazının her iki yanı da sarp kayalıklarla çevrilidir.La cavigliere di indossano su entrambe le caviglie (con sonagli).
Boğaziçi'nde târih."Il vagabondo" ^ Trad.
Pamukovadan güneye yönelen Sakarya Irmağı Geyve boğazını geçtikten sonra Sakarya ovasına ulaşır.Proseguendo in direzione sud-ovest raggiunge Nureci e Senis, lambendo poi Assolo.
Kaçarlarken Dodge öldürülür, Landon baygınlık geçirir, Taylor ise boğazından vurulur.Dodge viene ucciso, mentre Taylor viene ferito da un colpo di fucile alla gola e Landon stordito.
Kurbanlarını önce boğazlayarak etkisiz hale getiriyor daha sonra da boğazını kulaklarına kadar kesiyordu.Mary prima di morire era stata costretta ad urlare e poi le era stata tagliata la lingua.
Boğazı ve göğsü beyazdır.La gola e il petto sono bianchi.
Otranto Boğazı, I. Dünya Savaşı sırasında stratejik bir öneme sahipti.Campoformido ebbe un ruolo strategico durante il primo conflitto mondiale.
Kent Vancouver Adası'nın güneydoğu ucunda, Juan de Fuca Boğazı kıyısında yer almaktadır.Victoria: sull'estremo sud dell'isola di Vancounver, affacciata sullo Stretto di Juan de Fuca.
Boğazın adı ortaçağda tüm adanın adı haline gelmiş, ve zamanla Egripos olarak değişmiştir.Durante il Medioevo, il nome dell'isola si trasformò in Planosa..
Grup, 1988'de Boğaziçi Üniversitesi’nde kuruldu.Arık divenne successivamente professoressa presso l'Università Boğaziçi nel 1988.
ABD'nin kuzeyinde Mackinac Boğazı'yla Huron Gölüne bağlanır.È connesso al lago Huron attraverso lo stretto di Mackinac.
Bugün Boğaziçi vapurlarının pek çoğu, yenilenen emektar vapurlardır.La maggior parte delle seasteads proposte finora sono navi da crociera modificate.
İlk şampiyonlar Boğaziçi Üniversitesi'nden olmuştur.È la prima volta che il pugilato partecipa a un'Universiade.
Boyacıköy İstanbul'da Boğaziçi'nde bir semttir.In compenso ebbe un vescovato in Ungheria.
Diğer bir önlem de Çanakkale Boğazı'nda bir ağ engeli oluşturmaktı.Tuttavia, subito un altro anello volò sul dito dei suoi resti scheletrici.
Çanakkale Boğazının Coğrafyası.Vi si riscontra la gola di Knosanò.
Ama boğazı ve göğsü daima beyazdır.Il mento e la gola talvolta possono essere bianchi.
Tom Mary'yi boğazından yakaladı ve onu boğmaya başladı.Том схватил Мэри за горло и начал душить её.
Boğazı beyazdır.Горло белое.
Boğazın denize açılan yerinde iki bekçi evi yapılmıştır.Для съёмок на берегу моря были выстроены два домика.
Kerç Boğazı, daha sonra birçok kez el değiştirdi.Покрой фуражки менялся несколько раз.
Boğazın boğumlanmasıyla çıkarılan seslerdir.Голос застрял в горле.
1931 yılında İstanbul Boğazı’na köprü inşası projesini başlattı.В 1931 году городской совет Стрёмсунда обсуждал вопрос строительства постоянного моста.
ح: Ha harfi, boğazın tam ortası sıkılarak gırtlaktan çıkarılır (Ⱨ).Если они расположены вдали от скал, то сложены из обтесанного камня.
Eriyen kurşun canavarın boğazından akarak ölümüne neden olur.Только носовое орудие способно убить чудовище.
Bu arada 12.30 sularında Goulois isabet almış ve ağır yaralarla boğazı terk ediyordu.Ноббс проснулся в 2:30 с ужасной головной болью.
Raman'da petrol bulunmasıyla kapanmış olan Boğaziçi rafinerisi parçalarından Raman Rafinerisi kurulmuştur.В лампаде, оставленной Рамалинге, заканчивалось масло.
Küçük çocuğun boğazı kesilmişti.Поэт перерезал себе горло.
He sesi, boğazın göğüsle birleştiği noktadan çıkar.Звук гортанный, выходящий из горла с каким-то скрипом.
SinemaTürk'te Boğaziçine SığınanlarУкол зонтиком Беглецы Кадры из фильма
Sonrasında, Lennon'ın boğazını keserek öldürür.После этого он убивает Леннона, перерезав тому горло.
Boğaziçi Köprüsü'nün temeli, 20 Şubat günü atılmıştı.Следующий Козёл был сожжён 20 декабря.
“Halka-havlı” ise boğazın etrafı veya boğazın çevresi anlamında kullanılır.«Больное горло» означает боль в любой части горла.
İstanbul: Boğaziçi Yayınları. Himmetoğlu, Hüsnü (1975).Телевидение: Охотники за привидениями — ситком 1975 года.
Boğazı ve göğsü beyazdır.Горло и грудь белые.
26/27 Mayıs gecesi Rus donanması Tsuşima Boğazına yaklaştı.В ночь на 14 (27) мая 1905 г. русская эскадра подходила к Цусимскому проливу.
Boğazı koyu kırmızıdır.Горло ярко-красное.
Buraya Gangana boğazı derler.Планируется назвать Гандаки.
Lise eğitimini Robert Kolej’inde tamamladıktan sonra Boğaziçi Üniversitesi'nde iktisat okumaya başladı.Роберт Зейдель, окончив народную школу, начал работать на местной фабрике.
30 Ekim'de Fransız denizaltısı Turguoise boğazı geçti ancak karaya oturdu.وفي الثلاثين من أكتوبر عبرت الغواصة الفرنسية ترجيوس المضيق لكن بقت على الشاطئ .
İkinci Dünya Savaşı esnasında Danimarka Boğazı Muharabesi 24 Mayıs 1941 tarihinde burada gerçekleşmiştir.خلال الحرب العالمية الثانية, معركة مضيق الدنمرك بدأت في 24 مايو, 1941.
Kaçarlarken Dodge öldürülür, Landon baygınlık geçirir, Taylor ise boğazından vurulur.وأثناء محاولة الرواد الفرار، يقتل دودج ويتم أسر لاندون ويصاب تايلور في حنجرته.
25 Mayıs günü E11, İstanbul Boğazına geldi ve Galata Rıhtımındaki nakliye gemilerini torpilledi.وفي يوم الخامس و العشرين من مايو وصلت E11 مضيق اسطنبول وأغرقت سفن النقل التي على ميناء جالتا .
20 Kasım 1912 tarihinde, Çanakkale Boğazı'nın savunulması için donanma yola çıktı.و في يوم 20 نوفمبر 1912 م خرج الأسطول للدفاع عن الدردنيل.
Aynı şekilde Çanakkale Boğazı sahillerindeki bataryalar da denizaltılara karşı kullanılacaktı.وتستخدم أيضا البطاريات التي تكون في ساحل المضيق بنفس الشكل عندما ينظر إليها ضد الغواصات.
Boğazın derinliği Norveç sahillerine doğru artar.يقل عرضه عند مضيق دوفر، ويبلغ أقصى عمق له عند سواحل النرويج.
Boğazın hafif sıkılması gerekir.وعموما فإن العضلات ذات الوترين تتعب بسهولة.
Soğuk Doğu Grönland Akıntısı Danimarka Boğazı'ndan geçer ve buzdağları kuzey Atlas Okyanusu'na taşırır.تيار شرق جرينلاد البارد سمر من خلال المضيق ويحمل الجبال الجليدية إلى الجنوب داخل المحيط الأطلسي الشمالي.
Meleskur(Ortayol),Açaba(Bucak),Mermanat(Akbucak),Ovagli-Tomasli-Pogina(Boğaziçi) köyleri ile komşudur.وتشرف عليها قرى: عين عطا، كفرمشكي، كوكبا.
Sözcük anlamı boğazın kesilmesi demektir.والكلمة تعني كف اليد.
“Halka-havlı” ise boğazın etrafı veya boğazın çevresi anlamında kullanılır.الصدر؛ وطوق الكساء أي ما يكون منه حول العنق.
Şehir yakınlarındaki Öresund Boğazı, Danimarka'yı İsveç'ten ayırır.يفصل الخليجين رأس الخنزير قرب مدينة السويدية.