Dulu, garibi boğazlıyor, Öksüzleri öldürüyorlar.Vraždia vdovu a pohostína a siroty zabíjajú
Dulu, garibi boğazlıyor, Öksüzleri öldürüyorlar.Wdowy i przychodniów mordować? a sierotki zabijać?
Dulu, garibi boğazlıyor, Öksüzleri öldürüyorlar.Witwen und Fremdlinge erwürgen sie und töten die Waisen
Dulu, garibi boğazlıyor, Öksüzleri öldürüyorlar.Zij plegen moord en doodslag onder de vreemdelingen, de weduwen en wezen.
Dulu, garibi boğazlıyor, Öksüzleri öldürüyorlar.Την χηραν και τον ξενον φονευουσι και θανατονουσι τους ορφανους.
Dulu, garibi boğazlıyor, Öksüzleri öldürüyorlar.Убиват вдовицата и чужденеца, И умъртвяват сирачетата.
Dulu, garibi boğazlıyor, Öksüzleri öldürüyorlar.אלמנה וגר יהרגו ויתומים ירצחו׃
Dulu, garibi boğazlıyor, Öksüzleri öldürüyorlar.يقتلون الارملة والغريب ويميتون اليتيم.
Dulu, garibi boğazlıyor, Öksüzleri öldürüyorlar.他 們 殺 死 寡 婦 和 寄 居 的 、 又 殺 害 孤 兒
Dulu, garibi boğazlıyor, Öksüzleri öldürüyorlar.他 們殺 死 寡婦 和 寄居 的 、 又 殺害 孤兒
Eatons BoğazıEatons Neck
‹‹ ‹Egemen RAB şöyle diyor: Birinci ayın birinci günü kusursuz bir boğa alacak, tapınağı arındıracaksın.나 여호와가 말하노라 정월 초 하룻날에 흠없는 수송아지 하나를 취하여 성소를 정결케 하되
‹‹ ‹Egemen RAB şöyle diyor: Birinci ayın birinci günü kusursuz bir boğa alacak, tapınağı arındıracaksın.Så säger Herren, HERREN: På första dagen i första månaden skall du taga en felfri ungtjur och rena helgedomen.
‹‹ ‹Egemen RAB şöyle diyor: Birinci ayın birinci günü kusursuz bir boğa alacak, tapınağı arındıracaksın.Tako pravi Gospod Jehova: Prvi dan prvega meseca vzemi mladega junca brez madeža in očisti svetišče greha.
‹‹ ‹Egemen RAB şöyle diyor: Birinci ayın birinci günü kusursuz bir boğa alacak, tapınağı arındıracaksın.כה אמר אדני יהוה בראשון באחד לחדש תקח פר בן בקר תמים וחטאת את המקדש׃
‹‹ ‹Egemen RAB şöyle diyor: Birinci ayın birinci günü kusursuz bir boğa alacak, tapınağı arındıracaksın.هكذا قال السيد الرب في الشهر الاول في اول الشهر تأخذ ثورا من البقر صحيحا وتطهّر المقدس.
‹‹ ‹Egemen RAB şöyle diyor: Birinci ayın birinci günü kusursuz bir boğa alacak, tapınağı arındıracaksın.主 耶 和 華 如 此 說 、 正 月 初 一 日 、 你 要 取 無 殘 疾 的 公 牛 犢 、 潔 淨 聖 所
‹‹ ‹Egemen RAB şöyle diyor: Birinci ayın birinci günü kusursuz bir boğa alacak, tapınağı arındıracaksın.主 耶和華 如此 說 、 正月 初 一 日 、 你 要 取無 殘疾 的 公牛犢 、 潔淨 聖所
Eğer o beceriksiz sağlıkçılardan biri bana işlemi durdurmamı söyleseydi, oracıkta boğazını keserdim.만약 그 무능한 군의관들 중 하나가 저에게 치료를 중단하라고 말했다면 아마 바로 그 자리에서 그 사람의 목을 찔렀을 것입니다.
Eğer o beceriksiz sağlıkçılardan biri bana işlemi durdurmamı söyleseydi, oracıkta boğazını keserdim.אם אחד מקציני הרפואה האפסים האלה היה אומר לי להפסיק לטפל, הייתי חותך לו במקום את הגרון.
Eğer o beceriksiz sağlıkçılardan biri bana işlemi durdurmamı söyleseydi, oracıkta boğazını keserdim.لو أن أحد هؤلاء من الفريق الطبي المبتدئ أخبرني ان أوقف هذه المعاملة , لكنت قد ذبحته في مكانه .
Eğer o beceriksiz sağlıkçılardan biri bana işlemi durdurmamı söyleseydi, oracıkta boğazını keserdim.そいつの喉元をかき切っただろう
"Eh? 'Ben hiçbir şey yoktur.' Benim boğaz temizleme dedi.'Nou?', Zei ik, clearing mijn keel, 'er is niets in.'
"Eh? 'Ben hiçbir şey yoktur.' Benim boğaz temizleme dedi.'Allora?' Ho detto, la compensazione gola, 'non c'è niente in esso.'
"Eh? 'Ben hiçbir şey yoktur.' Benim boğaz temizleme dedi.'Bem?', Disse eu, limpando a garganta, "não há nada nele."
"Eh? 'Ben hiçbir şey yoktur.' Benim boğaz temizleme dedi."Ei bine?", A spus eu, de compensare gât mea, "nu este nimic în el."
"Eh? 'Ben hiçbir şey yoktur.' Benim boğaz temizleme dedi.'그래?'전 '그 안에 아무것도 없습니다.'내 목구멍을 삭제했다
"Eh? 'Ben hiçbir şey yoktur.' Benim boğaz temizleme dedi."Nå?" Sade jag, clearing halsen, "det finns ingenting i den."
"Eh? 'Ben hiçbir şey yoktur.' Benim boğaz temizleme dedi."No i co?" Powiedział, że, rozliczeń gardle, "nie ma nic w nim."
"Eh? 'Ben hiçbir şey yoktur.' Benim boğaz temizleme dedi."No?" Je dejal sem, kliring grlu, "ni nič v njem."
"Eh? 'Ben hiçbir şey yoktur.' Benim boğaz temizleme dedi."No?" Povedal som, zúčtovanie krkom, "Na tom nie je nič v ňom."
"Eh? 'Ben hiçbir şey yoktur.' Benim boğaz temizleme dedi."No?" Řekl jsem, zúčtování krkem, "Na tom není nic v něm."
"Eh? 'Ben hiçbir şey yoktur.' Benim boğaz temizleme dedi."No?" Sanoin, clearing kurkkuni, "ei ole mitään siihen."
"Eh? 'Ben hiçbir şey yoktur.' Benim boğaz temizleme dedi."Nun?" Sagte ich und räusperte mich, "es gibt nichts in ihm."
"Eh? 'Ben hiçbir şey yoktur.' Benim boğaz temizleme dedi."Yah?" Kataku, berdeham, "tidak ada di dalamnya."
"Eh? 'Ben hiçbir şey yoktur.' Benim boğaz temizleme dedi."Λοιπόν;" είπα, καθάρισμα του λαιμού μου, "δεν υπάρχει τίποτα σε αυτό."
"Eh? 'Ben hiçbir şey yoktur.' Benim boğaz temizleme dedi.Казах, клиринг гърлото ми, "няма нищо в него."
"Eh? 'Ben hiçbir şey yoktur.' Benim boğaz temizleme dedi."Ну?" Сказав, що я, очищення горлі, "немає нічого в ньому."
"Eh? 'Ben hiçbir şey yoktur.' Benim boğaz temizleme dedi."Ну?" Сказал, что я, очистка горле, "нет ничего в нем."
"Eh? 'Ben hiçbir şey yoktur.' Benim boğaz temizleme dedi."حسنا؟" قلت ، وتطهير رقبتي ، 'لا يوجد شيء في ذلك."
"Eh? 'Ben hiçbir şey yoktur.' Benim boğaz temizleme dedi."何を言っていた。
Einstein' ın bitmeyen boğaz kaşıntısına bir çare bulmasına yardım edebilir.Einstein helfen könnte, Heilung für ihren ständig kratzigen Hals zu finden.
Einstein' ın bitmeyen boğaz kaşıntısına bir çare bulmasına yardım edebilir.아인슈타인의 멈추지 않는 기침 치료법을 찾을지도 몰라요
Einstein' ın bitmeyen boğaz kaşıntısına bir çare bulmasına yardım edebilir.יכול לעזור למציאת תרופה לגירוד הבלתי נגמר בגרון של אינשטיין.
Einstein' ın bitmeyen boğaz kaşıntısına bir çare bulmasına yardım edebilir.قد تساعد آينشتاين في إيجاد علاج للحشرجة المزمنة لحنجرته.
Einstein' ın bitmeyen boğaz kaşıntısına bir çare bulmasına yardım edebilir.(咳のような声) コンッ コンッ コンッ
Ekonomik dar boğazın getirdiği bütçe kesintisinin yaşandığı ilk yer, her tür kamu harcaması.그리고 이러한 시기에 첫번째 희생양이 된 것은, 공공 투자부문일 것이라 생각됩니다.
Ekonomik dar boğazın getirdiği bütçe kesintisinin yaşandığı ilk yer, her tür kamu harcaması.Y una de las primeras víctimas de una economía en apuros es cualquier tipo de inversión pública, creo yo.
Ekonomik dar boğazın getirdiği bütçe kesintisinin yaşandığı ilk yer, her tür kamu harcaması.ואחד מהקורבנות הראשונים של זמנים כלכליים קשים הוא השקעה ציבורית מכל סוג, אני חושב
Ekonomik dar boğazın getirdiği bütçe kesintisinin yaşandığı ilk yer, her tür kamu harcaması.واحد من أول الضحايا لهذه الأوقات العصيبة كما أعتقد ، هو الدعم الحكومي بجميع أنواعه
Ekonomik dar boğazın getirdiği bütçe kesintisinin yaşandığı ilk yer, her tür kamu harcaması.まず影響を受けるものの一つが 公共投資だと思いますが 現在 しわ寄せを受けているのが
Elleri var, hissetmezler, Ayakları var, yürümezler, Boğazlarından ses çıkmaz.(113:15) есть у них руки, но не осязают; есть у них ноги, но не ходят; и они не издают голоса гортанью своею.
Elleri var, hissetmezler, Ayakları var, yürümezler, Boğazlarından ses çıkmaz.(15)Ръце имат, но не пипат; Нозе имат, но не ходят; Нито издават глас от гърлото си.
Elleri var, hissetmezler, Ayakları var, yürümezler, Boğazlarından ses çıkmaz.au mîni, dar nu pipăie, picioare, dar nu merg; nu scot niciun sunet din gîtlejul lor.
Elleri var, hissetmezler, Ayakları var, yürümezler, Boğazlarından ses çıkmaz.Có tay , nhưng không rờ_rẫm ; Có chơn , nào biết bước_đi ; Cuống_họng nó chẳng ra tiếng nào .
Elleri var, hissetmezler, Ayakları var, yürümezler, Boğazlarından ses çıkmaz.Có tay, nhưng không rờ rẫm; Có chơn, nào biết bước đi; Cuống họng nó chẳng ra tiếng nào.
Elleri var, hissetmezler, Ayakları var, yürümezler, Boğazlarından ses çıkmaz.de har Hænder, men føler ikke, Fødder, men går dog ej, deres Strube frembringer ikke en Lyd.
Elleri var, hissetmezler, Ayakları var, yürümezler, Boğazlarından ses çıkmaz.Deres hender føler ikke, deres føtter går ikke; de gir ingen lyd med sin strupe.
Elleri var, hissetmezler, Ayakları var, yürümezler, Boğazlarından ses çıkmaz.Hanno mani e non palpano, hanno piedi e non camminano; dalla gola non emettono suoni
Elleri var, hissetmezler, Ayakları var, yürümezler, Boğazlarından ses çıkmaz.Kezeik vannak, de nem tapintanak, lábaik vannak, de nem járnak, nem szólanak az õ torkukkal.