‹‹ ‹Beşinci gün kusursuz dokuz boğa, iki koç ve bir yaşında on dört erkek kuzu sunacaksınız.Og den femte dag ni okser og to værer og fjorten årsgamle lam uten lyte,
‹‹ ‹Beşinci gün kusursuz dokuz boğa, iki koç ve bir yaşında on dört erkek kuzu sunacaksınız.På den femte Dag skal I ofre ni Tyre, to Vædre og fjorten årgamle Lam, lydefri Dyr,
‹‹ ‹Beşinci gün kusursuz dokuz boğa, iki koç ve bir yaşında on dört erkek kuzu sunacaksınız.Peti dan pa: devet voličev, dva ovna, štirinajst enoletnih jagnjet brez madeža
‹‹ ‹Beşinci gün kusursuz dokuz boğa, iki koç ve bir yaşında on dört erkek kuzu sunacaksınız.Και τη πεμπτη ημερα εννεα μοσχους, δυο κριους, δεκατεσσαρα αρνια ενιαυσια, αμωμα
‹‹ ‹Beşinci gün kusursuz dokuz boğa, iki koç ve bir yaşında on dört erkek kuzu sunacaksınız.И в пятый день девять тельцов, двух овнов, четырнадцать однолетних агнцев, без порока,
‹‹ ‹Beşinci gün kusursuz dokuz boğa, iki koç ve bir yaşında on dört erkek kuzu sunacaksınız.На петия ден, девет юнеца, два овена, четиринадесет едногодишни агнета без недостатък;
‹‹ ‹Beşinci gün kusursuz dokuz boğa, iki koç ve bir yaşında on dört erkek kuzu sunacaksınız.וביום החמישי פרים תשעה אילם שנים כבשים בני שנה ארבעה עשר תמימם׃
‹‹ ‹Beşinci gün kusursuz dokuz boğa, iki koç ve bir yaşında on dört erkek kuzu sunacaksınız.وفي اليوم الخامس تسعة ثيران وكبشين واربعة عشر خروفا حوليّا صحيحا.
‹‹ ‹Beşinci gün kusursuz dokuz boğa, iki koç ve bir yaşında on dört erkek kuzu sunacaksınız.第 五 日 要 獻 公 牛 九 隻 、 公 羊 兩 隻 、 沒 有 殘 疾 一 歲 的 公 羊 羔 十 四 隻
‹‹ ‹Beşinci gün kusursuz dokuz boğa, iki koç ve bir yaşında on dört erkek kuzu sunacaksınız.第五 日 要 獻 公牛 九 隻 、 公羊 兩隻 、 沒有殘疾 一 歲 的 公羊羔 十四 隻
Bir boğaya bin.Cavalca un toro.
Bir boğaya bin.Dosiądź byka.
Bir boğaya bin. Hatta daha da inatçısını bul. İzleyelim bakalım...Un taureau encore plus méchant oh mate ça...
Bir boğaya bin. Hatta daha da inatçısını bul. İzleyelim bakalım...それ牛だっけ?
Bir boğaya bin. Hatta daha da inatçısını bul.황소도 타보고. 더 큰 황소에 도전해봐.
Bir boğaya bin. Hatta daha da inatçısını bul.Оседлай этого красавца, а потом быка, и быка покруче.
Bir boğaya bin. Hatta daha da inatçısını bul.תרכב על שור. תרכב על שור קשוח יותר.
Bir boğaya bin. Hatta daha da inatçısını bul.اركب ثورا. اركب ثورا أكثر شراسة.
Bir boğaya bin.Naiklah banteng.
Bir boğaya bin.Oder reite einen Bullen.
Bir boğaya bin.Osedlej si býka.
Bir boğaya bin.Ülj meg egy bikát.
Bir boğaya bin.Καβάλησε έναν ταύρο.
Bir kişi akıllı davranıp boğazıma bir tükenmez kalem sokup nefes alabilmem için soluk borumu açmaya çalıştı.Iemand was slim en stak een balpen in mijn nek om mijn luchtwegen te openen zodat ik wat lucht zou krijgen.
Bir kişi akıllı davranıp boğazıma bir tükenmez kalem sokup nefes alabilmem için soluk borumu açmaya çalıştı.한 사람은 또 아주 영리하게도 볼펜을 제 목에 꽂아줬어요. 제가 숨 쉴수 있게 숨구멍을 열어 놓은거지요.
Bir kişi akıllı davranıp boğazıma bir tükenmez kalem sokup nefes alabilmem için soluk borumu açmaya çalıştı.Ktoś bardzo mądrze wsadził mi w szyję długopis, aby udrożnić moje drogi oddechowe.
Bir kişi akıllı davranıp boğazıma bir tükenmez kalem sokup nefes alabilmem için soluk borumu açmaya çalıştı.Qualcuno intelligentemente mi mise una penna Bic nel collo aprendo una via per permettermi di respirare.
Bir kişi akıllı davranıp boğazıma bir tükenmez kalem sokup nefes alabilmem için soluk borumu açmaya çalıştı.Кто-то догадался проколоть мне горло шариковой ручкой, чтобы обеспечить доступ кислорода в лёгкие.
Bir kişi akıllı davranıp boğazıma bir tükenmez kalem sokup nefes alabilmem için soluk borumu açmaya çalıştı.מישהו נהג בחוכמה ותקע עט "ביק" בצוואר שלי כדי לפתוח נתיב אוויר, כדי שאוכל לנשום.
Bir kişi akıllı davranıp boğazıma bir tükenmez kalem sokup nefes alabilmem için soluk borumu açmaya çalıştı.كان أحدهم ذكيًا كفاية فوضع قلم في عنقي ليفتح ممر الهواء به فاتمكن من التنفس.
Bir kişi akıllı davranıp boğazıma bir tükenmez kalem sokup nefes alabilmem için soluk borumu açmaya çalıştı.呼吸できるよう気道を確保してくれました。 肺もダメになっていたので、
Birlikte, bu antik metropolün kapılarında muhafızlık yapan kocaman kanatlı boğaları ziyaret ederlerdi.Ils s'arrêtaient toujours pour rendre visite à ces énormes taureaux ailés qui gardaient
Birlikte, bu antik metropolün kapılarında muhafızlık yapan kocaman kanatlı boğaları ziyaret ederlerdi.그들은 종종 그 고대 도시의 입구를 지키던 거대한 날개가 달린 황소들을 보려고 들렀었고,
Birlikte, bu antik metropolün kapılarında muhafızlık yapan kocaman kanatlı boğaları ziyaret ederlerdi.Vždycky si zašli prohlédnout tyhle velké okřídlené býky, kteří střežili brány tohoto starobylého města.
Birlikte, bu antik metropolün kapılarında muhafızlık yapan kocaman kanatlı boğaları ziyaret ederlerdi.הם תמיד היו עוצרים לבקר את הפרים המכונפים הענקיים האלה שהיו שומרים על שעריה של העיר העתיקה הזו,
Birlikte, bu antik metropolün kapılarında muhafızlık yapan kocaman kanatlı boğaları ziyaret ederlerdi.دائما ما كانوا يتوقفون لزيارة الثيران ذات الأجنحة الضخمة التي كانت تحرس بوابات تلك المدينة القديمة،
Birlikte, bu antik metropolün kapılarında muhafızlık yapan kocaman kanatlı boğaları ziyaret ederlerdi.いつも足を止めました 古代都市の城門を守っていたもので 男の子はこの怪物を
‹‹Bir oğlun oldu!›› diyerek babama haber getiren, Onu sevince boğan adama lanet olsun!Ðáng rủa thay là người đem tin cho cha tôi rằng : Ngươi đã sanh con_trai ! làm cho cha tôi đầy sự vui_mừng .
‹‹Bir oğlun oldu!›› diyerek babama haber getiren, Onu sevince boğan adama lanet olsun!Ðáng rủa thay là người đem tin cho cha tôi rằng: Ngươi đã sanh con trai! làm cho cha tôi đầy sự vui mừng.
‹‹Bir oğlun oldu!›› diyerek babama haber getiren, Onu sevince boğan adama lanet olsun!Forbandet den Mand, som bragte min Fader det Bud: "Et Barn, en Dreng er født dig!" og glæded ham såre.
‹‹Bir oğlun oldu!›› diyerek babama haber getiren, Onu sevince boğan adama lanet olsun!Forbannet være den mann som kom til min far med det budskap: Du har fått en sønn, og som gledet ham storlig.
‹‹Bir oğlun oldu!›› diyerek babama haber getiren, Onu sevince boğan adama lanet olsun!"나의 아비에게 소식을 전하여 이르기를 네가 생남하였다 하여 아비를 즐겁게 하던 자가 저주를 받았더면, "
‹‹Bir oğlun oldu!›› diyerek babama haber getiren, Onu sevince boğan adama lanet olsun!Maldito o homem que deu as novas a meu pai, dizendo: Nasceu- te um filho, alegrando-o com isso grandemente.
‹‹Bir oğlun oldu!›› diyerek babama haber getiren, Onu sevince boğan adama lanet olsun!Maledetto l'uomo che portò la notizia a mio padre, dicendo: «Ti è nato un figlio maschio», colmandolo di gioia
‹‹Bir oğlun oldu!›› diyerek babama haber getiren, Onu sevince boğan adama lanet olsun!Maudit soit l`homme qui porta cette nouvelle à mon père: Il t`est né un enfant mâle, Et qui le combla de joie!
‹‹Bir oğlun oldu!›› diyerek babama haber getiren, Onu sevince boğan adama lanet olsun!Proklet tisti mož, ki je sporočil očetu mojemu, rekoč: Rodil se ti je sin, in silno ga je razveselil!
‹‹Bir oğlun oldu!›› diyerek babama haber getiren, Onu sevince boğan adama lanet olsun!Przeklęty mąż, który oznajmił ojcu memu, mówiąc: Urodziłoć się dziecię płci męskiej, aby go bardzo uweselił.
‹‹Bir oğlun oldu!›› diyerek babama haber getiren, Onu sevince boğan adama lanet olsun!Vervloekt zij de man die mijn vader het nieuws bracht dat hij een zoon had gekregen.
‹‹Bir oğlun oldu!›› diyerek babama haber getiren, Onu sevince boğan adama lanet olsun!Проклят человек, который принес весть отцу моему и сказал: „у тебя родился сын", и тем очень обрадовал его.
‹‹Bir oğlun oldu!›› diyerek babama haber getiren, Onu sevince boğan adama lanet olsun!ארור האיש אשר בשר את אבי לאמר ילד לך בן זכר שמח שמחהו׃
‹‹Bir oğlun oldu!›› diyerek babama haber getiren, Onu sevince boğan adama lanet olsun!ملعون الانسان الذي بشّر ابي قائلا قد ولد لك ابن مفرحا اياه فرحا.
‹‹Bir oğlun oldu!›› diyerek babama haber getiren, Onu sevince boğan adama lanet olsun!給 我 父 親 報 信 說 、 你 得 了 兒 子 、 使 我 父 親 甚 歡 喜 的 、 願 那 人 受 咒 詛
‹‹Bir oğlun oldu!›› diyerek babama haber getiren, Onu sevince boğan adama lanet olsun!給 我 父親報信說 、 你 得了 兒子 、 使我 父親 甚 歡 喜 的 、 願那人 受 咒詛
Bir tarafta kedi diğer tarafta boğa vücudu.Corp de felina pe o parte si de taur, pe cealalta parte.
Bir tarafta kedi diğer tarafta boğa vücudu.Cuerpo felino en un lado y cuerpo de toro en el otro.
Bir tarafta kedi diğer tarafta boğa vücudu.Da un lato un corpo felino e dall'altro un corpo di toro.
Bir tarafta kedi diğer tarafta boğa vücudu.Ein katzenartiger Körper auf der einen und dann dieser bullenartige Körper auf der anderen Seite.
Bir tarafta kedi diğer tarafta boğa vücudu.Feline lichaam aan de ene kant en deze bull's lichaam aan de andere kant.
Bir tarafta kedi diğer tarafta boğa vücudu.Na jedné straně je to kočkovitá šelma, na druhé pak býk.
Bir tarafta kedi diğer tarafta boğa vücudu.Telo šelmy na jednej strane a telo býka na druhej.