Boğazı beyazdır.Kurkku on valkoinen.
En çok konuşulan gösterisi çıplak elleriyle boğaları öldürmesiydi.Seremoniallisimpaan tyyliin kuului miehilläkin laahustavat naga-bakamat.
Sözcük anlamı boğazın kesilmesi demektir.Sana portimo tarkoittaa kärppää.
Eskiden boğa güreşi için kullanılmaktaydı.Niitä käytettiin härkätaisteluissa.
Boğaya ibadet birçok kültürde görülmekteydi.Palsamointia on harjoitettu monissa kulttuureissa.
Kosinski 1991 yılında kendini boğarak intihar etmişti.Gauquelin teki itsemurhan vuonna 1991.
Fakat Çılgın At ve Oturan Boğa liderliğindeki Kızılderililer Custer ve adamlarını yenilgiye uğratırlar.Hullun Hevosen ja Gallin johtamat intiaanit tuhosivat Custerin joukot viimeiseen mieheen.
Bir boğa güreşi fanatiği olan yazar, boğa güreşi üzerine "Öğleden Sonra Ölüm" (1931) adlı kitabı yazdı.Imagoon kuuluivat etenkin härkätaistelut, joista kertoo romaani Kuolema iltapäivällä (1932).
Daha sonra Kerç Boğazı üzerinden tahliye edildiler.Sen jälkeen hänet karkotettiin Verhojanskiin.
Prens, Caspar’ın cesedinin Kurt Boğazı'na gömülmesini emreder.Sun kuitenkin vaatii Locken ruumiin hautaamista.
Bu bakımdan dünyanın en hareketli boğazlarından biridir.Sen rinne on yksi maailman jyrkimpiä.
Daha sonrasında, matadorlar yaralı veya yorulmuş boğaları öldürür.Ja niillä voidaan parantaa sairaita ja väsyneitä Pokemoneja.
Boğa burcudur.Huvila Härkä.
İlin her yanından getirilen boğalar boyun kalınlığına ve kilolarına göre sınıflandırılıp güreştirilir.Kukin koira arvostellaan ensi oman rotunsa ja arvosteluluokan mukaisesti.
Bilgisayarla Boğaziçi'nde tanıştı.Hän oli erikoistunut tietokoneshakkiin.
Boğaz üzerindeki köprülerden geçmek ücrete tâbidir.Sillan ylitys on maksullista.
1988 - İstanbul Boğazı, Fatih Sultan Mehmet Köprüsü'nün yapımı tamamlandı.Bogasizi Köprüsü) ja vuonna 1988 valmistunut Fatih Sultan Mehmetin silta (turk.
Koordinatlar: 37°11′N, 34°43′E Boğazpınar, Mersin ilinin Tarsus ilçesine bağlı bir mahalledir.46, nro 4 - In der felder monotonem Schwanken Nyt öin jo yli kenttäin hämärtäy, op.
Buraya Gangana boğazı derler.Tätä sanotaan gangin ryöstämiseksi.
Cook Boğazı kıyısında, Yeni Zelanda'nın başkenti Wellington bulunur.Salmen pohjoisrannalla sijaitsee Uuden-Seelannin pääkaupunki Wellington.
Boğalar ise belli bir büyüklüğe gelince satılır.Madot saavat liikkua vain tietyn kokoisella kentällä.
Bu nedenle Osmanlı donanması Çanakkale Boğazı'ndan geri dönerek İstanbul'a geri geldi.Myös spartalaisten laivasto aikoi lähteä tukikohdastaan Knidoksesta takaisin Kreikkaan.
Çayır taşçalanı'nda olan göz çizgisi bunlarda yoktur, boğazlarıda daha koyu renktir.Paita, jossa ei ole toppauksia on väritykseltään tummempi.
Bulduğu boğaz, aslında "Frobisher Körfezi" idi.Paikalle syntynyt asutuskeskus tunnettiin nimellä Frobisher Bay.
Bu arada, Gılgamış, Gök Boğası'nı alt etmeleri şerefine bir kutlama düzenler.Pyydystetyn karhun kunniaksi järjestettiin juhlat, karhunpeijaiset.
Geminin kalkmasına yakın, tüm mürettebatı bir boğazda pusuya düşürürler.Jos laiva purjehti liian läheltä häntä, jokainen päistä sieppasi yhden miehistöstä.
Ayrıca bir başka uzantısı da yüzüne yapışan insanın boğazına sarılmaktadır.Pullokassi osui tällöin myös toiseen ovella olleeseen mieheen.
Klaus Meine, önemli bir boğaz ameliyatından sonra Scorpions ile Blackout albümünü kaydetti.Harry uskoo kuitenkin Scorpiuksen oleva uhka Albusille.
Her yıl ABD'de yaklaşık 11 milyon insan boğaz ağrısına yakalanır.Στις Ηνωμένες Πολιτείες, περίπου 11 εκατομμύρια άνθρωποι νοσούν ετησίως από πονόλαιμο.
Arap devletleri İsrail’in boğazdan geçiş haklarını kontrol etmesi yüzünden anlaşmazlığa düşmüştü.Τα αραβικά κράτη αμφισβήτησαν το δικαίωμα του Ισραήλ για δίοδο μέσω των στενών.
Streptokok farenjiti çocuklardaki boğaz ağrılarının %37'sinin nedenidir.Η στρεπτοκοκκική φαρυγγίτιδα αποτελεί το 37% των λοιμώξεων του λαιμού στα παιδιά.
İnsanda parainfluenza virüsü tipik olarak burun, boğaz ve hava yollarında iltihaplanmaya yol açar.Ο ιός της ανθρώπινης παραϊνφλουέντσας προκαλεί συνήθως φλεγμονή στη μύτη, το λαιμό και τους αεραγωγούς.
Vakaların %20’sinde dil veya boğaz şişebilir.Η γλώσσα ή ο λαιμός μπορεί να παρουσιάσουν οίδημα μέχρι και στο 20% των περιπτώσεων.
Bu boğaz, adını Aomori İli'nin batı bölgesinden almıştır.Ο πορθμός πήρε το όνομά του από το δυτικό τμήμα της περιφέρειας Αομόρι, την χερσόνησο Τσουγκάρου.
4 = Bu ikisi Mısır için kutsal boğalardır.Και οι τρεις αυτές νύμφες ήταν τροφοί της θεάς Ήρας.
Oğlan boğayı da öldürür.Ο νεαρός απέτυχε και ο ταύρος τον θανάτωσε.
Boğazı koyu kırmızıdır.Ο υπόλοιπος λαιμός είναι κόκκινος.
Nureddin 1174’te Şam'da boğaz iltihabından vefat etti.Πέθανε το 1174 από μόλυνση στο λαιμό.
Uzunca bir kuyruk ve sarı boğaz yaması var.Έχουν αρκετά ομοιόμορφη εμφάνιση και κίτρινο τρίχωμα.
Boğazın sıkılmasıyla ortaya çıkan bir sestir.Πρόκειται για μια βραχοσκεπή που κατέρρευσε.
Tsushima Adası, Kore Boğazı'nı batı kanalına ve Tsushima Boğazı'na böler.Το Νησί Τσουσίμα χωρίζει το Στενό της Κορέας στο δυτικό κανάλι και το Στενό Τσουσίμα.
Yine her boğanın arkasından bir kedi sağa doğru koşmaktadır.Στην πίσω όψη είναι ένας ταύρος που στρίβει το κεφάλι του στα αριστερά.
İstanbul Boğazı onun Avrupa ve Asya kısımlarını ayırır.Ο Βόσπορος χωρίζει επίσης και την Κωνσταντινούπολη στην ασιατική και την ευρωπαϊκή της πλευρά.
Erkeğin başı ve boğazı siyahtır.Το κεφάλι κι ο λαιμός είναι μαύρα.
Örneğin Jack'i öldürürse onu altına boğacağını söyler fakat altında boğmak yerine suda boğar.Η ίδια όμως, προτιμά το θάνατο, καθώς πέφτει και πνίγεται σε ένα ποτάμι αντί να τον παντρευτεί.
Streptokok farenjiti boğazı ve bademcikleri etkiler.Η στρεπτοκοκκική φαρυγγίτιδα επηρεάζει κυρίως το λαιμό και τις αμυγδαλές.
Boğaları korur.Σώστε τις φάλαινες!
Eski dönemlerde Boğaz'da görülen yunuslar afalina ve mutur denen türlerdi.Αρχαίες εορτές που τελούνταν στην Ανάφη ήταν τα Κάρνεια και τα Υακίνθεια.
Saat 10.04'te Osmanlı filosu on altı noktalı bir dönüş yaparak rotasını Çanakkale Boğazı'na çevirdi.Στις 14:00 ο ιταλικός στόλος άλλαξε πορεία με σκοπό να επιστρέψει στην βάση του.
“Antiviral Ajan ve Aynı Şekilde Kullanan Boğaz Şekeri, Gargara ve Gargara...”«Αντιϊικός Παράγοντας και Καραμέλα Λαιμού, Γαργάρες και Στοματικό Διάλυμα Χρησιμοποιώντας το Ίδιο...»
26/27 Mayıs gecesi Rus donanması Tsuşima Boğazına yaklaştı.Om natten den 26. – 27. maj nærmede den russiske flåde sig Tsushimastrædet.
"Can boğaza dayandığı zaman, ki o zaman siz (ölmek üzere olana) bakar durursunuz.Når du ser dem vil de se ud som spredte perler."
Ⱨ ve Ⱪ: Boğazdan çıkan boğumlu harflerdir (Arapça ح ve ٯ; Kiril Ҳ ve Қ).Bladene (her altså: nålene) er linjeformede med but spids.
Boğaz yaklaşık 6 saat boyunca trafiğe kapatıldı.Som følge heraf var trafikken indstillet i omkring fire uger.
Temmuz 1952'de Kesselring'in boğazında bir kanserli tümörün büyüdüğü teşhisi kondu.I juli 1952 fik Kesselring konstateret kræft i struben.
29 Aralık 1997 tarihinde Boğaziçi Köprüsü'nden 1 milyarıncı araç geçti.Bilist nr. 1 mia. passerede broen 29. december 1997.
Boğaziçi Üniversitesi Sosyoloji Bölümünü bitirdi.Slip sociologien løs.
Bu yüzden Le Maire boğazı onun ismiyle adlandırılmıştır.Af den grund fik klinten navnet Hals.
Erişim tarihi: 19 Eylül 2015. ^ "En İyiler Boğaziçi'nde".20. oktober 2015. Hobro-kaptajn: Bedste løsning for alle.
Boğaz ismini İtalya'nın Otranto şehrinden almıştır.Otrantostrædet er navngivet efter den italienske by Otranto.