Ana içeriğe geç
Sözlük

boğa ile cümle

boğa kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
4
HARF
2
HECE
9
ORT. KELİME
26 Eylül 1954'te Tōya Maru isimli feribotun boğazda batmasıyla 1,172 kişi ölmüştür.في 26 سبتمبر 1954، راح 1172 شخصًا ضحية غرق العبارة تويا مورا في المضيق.
Boğa güreşiوتذبح الثيران..
Pers Donanması ertesi sabah Grek İttifakı Donanması'na hücum etmek için boğaza yöneldiler.في صباح اليوم التالي، أبحر الفرس إلى داخل المضيق لمهاجمة الأسطول اليونانى.
Muaviye, Boğaz üzerine küçük bir kale yaptırdı.ويجاور المقام مصلى إلى جانبه باحة صغيرة.
Boğazın derinliği Norveç sahillerine doğru artar.يقل عرضه عند مضيق دوفر، ويبلغ أقصى عمق له عند سواحل النرويج.
Boğaz Güney Çin Denizi'nin bir parçasıdır ve kuzeydoğusunda Doğu Çin Denizi bulunur.المضيق جزء من بحر الصين الجنوبي ويتصل مع بحر الصين الشرقي في المنطقة الشمال شرقية.
Boğaz savunma sistemlerinin komutanlıklarına da Alman subaylar yerleşti.تم تعيين الضباط الألمان في مراكز قيادات النظم الدفاعية بالمضيق.
1992 yılında Kulak Burun Boğaz uzmanı oldu.أصبح مدرسًا معتمدًا للصم في عام 1992 .
Boğazın hafif sıkılması gerekir.وعموما فإن العضلات ذات الوترين تتعب بسهولة.
Aktör Robert De Niro ile birlikte 1980 yapımı Kızgın Boğa filminde oynamıştır.وتم تجسيد شخصيته من قبل روبرت دي نيرو في فيلم الثور الهائج عام 1980.
Boğaz, 1769'da James Cook tarafından keşfedilir ve geçilir.وكذلك المستكشف جيمس كوك عام 1769م.
Soğuk Doğu Grönland Akıntısı Danimarka Boğazı'ndan geçer ve buzdağları kuzey Atlas Okyanusu'na taşırır.تيار شرق جرينلاد البارد سمر من خلال المضيق ويحمل الجبال الجليدية إلى الجنوب داخل المحيط الأطلسي الشمالي.
Boğazkale'de bulunan, Frig devrine ait olan bir heykel.سرد ما يدل على الخلود في الجنة من الآيات.
Boğazlardaki kıyı istihkamları müttefiklerin kontrolüne geçti ve mevcut toplar tahrip edildi.السواحل التي تطل علي المضايق وقعت تحت سلطة الحلفاء و هُربت الدافع التي كانت موجودة هناك.
Sözcük anlamı boğazın kesilmesi demektir.والكلمة تعني كف اليد.
“Halka-havlı” ise boğazın etrafı veya boğazın çevresi anlamında kullanılır.الصدر؛ وطوق الكساء أي ما يكون منه حول العنق.
Şehir yakınlarındaki Öresund Boğazı, Danimarka'yı İsveç'ten ayırır.يفصل الخليجين رأس الخنزير قرب مدينة السويدية.
Gemiler hız keserek Boğaz'ın akıntısı üzerinde hareketsiz kaldılar.نزل النقيب دي روزا بسرعة من خلال عدة أسطح تتحرك نحو السفينة الصارمة.
52 boğa ile karşılaşma yaptı.فاز بالضربة القاضية في 52 نزالا.
Eriş, Metin (Edl.). Boydan Devvlete Osmanlı: Söğüt'ten İstanbul'a. Boğaziçi Yayınları A.Ş. ss. 116-130.5 Haziran 2020 tarihinde kaynağından arşivlendi.
Bizi nasıl mı boğacaktı?Como poderia nos afogar?
Aynı yıl Snoop Dogg ile "Signs" şarkısını kaydederken boğazında bir sorun olduğunu fark etti.Quando estava gravando "Signs" com Snoop Dogg, ele descobriu um problema na garganta.
Mary Ann Nichols vakasında olduğu gibi boğazı iki yerden kesilmiş ve karnı kesilmiş bir şekilde bulunmuştur.Assim como Mary Ann Nichols, sua garganta foi aberta por dois cortes, um mais profundo que o outro.
Böylece hazırlıklı olan Justinianos bu iki görevliyi kendi elleri ile boğarak öldürdü.Avisado pela sua mulher, Justiniano estrangulou os dois com as suas próprias mãos.
26/27 Mayıs gecesi Rus donanması Tsuşima Boğazına yaklaştı.Na noite de 26/27 de maio, a frota russa alcançou o Estreito de Tsushima.
Streptokok farenjiti çocuklardaki boğaz ağrılarının %37'sinin nedenidir.Em crianças, a faringite estreptocócica é a causa de 37% das inflamações da garganta.
Buraya Gangana boğazı derler.Estes são chamados de gagann.
Ardından sanatçının boğazındaki nodüller 5 Mayıs 2005'te ameliyatla alındı.Nódulos foram subsequentemente removidos de sua garganta numa operação em 5 de maio de 2005.
Sonunda serbest kalan adam, acımasız bir yüz ifadesi ile kadını boğarak öldürür.Finalmente livre, ele mostra uma face cruel, e estrangula-la à morte.
Bir gece boğazının sıkıldığını hissederek haykırır.Pelo cansaço sobreveio uma sonolência.
Mahallede (öte boğaz mevkinde) bir adet türbe bulunmaktaydı.Possuía no seu território um único lugar (Justes).
Derin boğaz seksi ya da deep throat, bir cinsel ilişki türüdür.Garganta profunda ou, do inglês deep throat, é um dos estilos do sexo oral.
SinemaTürk'te Boğaziçine SığınanlarQuem é quem no Esquadrão Suicida dos cinemas
Ardından Sulla ve yandaşları Marius yandaşlarının çoğunu boğazladılar.Ele e seus partidários, em seguida, mataram muitos dos partidários de Mário.
Alexander, yaşamının geri kalanını üzüntüye boğan bu ölümle "diğer yarısını" kaybettiğini söylemiştir.Ao perder o irmão, Alexander lamentou ter "perdido uma metade de si mesmo."
Ona âşık olan Zeus Evropa'yı beyaz bir boğa kılığına girerek Girit Adası'na kaçırır.Zeus viu Europa colhendo flores, transformou-a em um touro branco, e levou-a para a ilha de Creta.
Bir haftalık olduktan sonra yavrular, kafalarını ebeveynlerinin boğaz kesesine sokup beslenmeye başlarlar.Após cerca de uma semana, eles são capazes de colocar suas cabeças nas bolsas dos pais e se alimentar.
Sülükler kloaka ve bazen de boğaz keselerine yapışabilir.Dor no pescoço e às vezes nos ouvidos.
19 Eylül - Mayıs 1978'de temeli atılacak İkinci Boğaz Köprüsü projesi açıklandı.14 de Abril de 1929 - É concluído o processo canónico sobre as Aparições instaurado em Maio de 1922.
İlçe Tarım Müdürlüğü, Boğazköy sayfası ^ a b c YerelNETCarro de bois em frente à Sé e ao Banco Nacional Ultramarino, c.
1296 yılında, kardeşi Sempad, gücü ele geçirmek için, Toros'u boğarak öldürdü, Hetoum'u kör etti.Em 1296, o irmão dos dois, Sempad estrangulou Teodoro e cegou Hetum para chegar ao poder.
2009 yılında Kulak Burun Boğaz alanında Doçent, 2010 yılında Klinik Şefi unvanını aldı.Em 2009, esteve no elenco da microssérie Deu a Louca no Tempo.
Boğaz geçişleri bu merkezden yönlendirilmektedir.Os arcos da passagem são centrados.
Ermenistan ve Boğazlar mandaları ise, bir yıl gecikmeyle, 1920 Mayısında Senato'ya sunuldu.Apesar disso, as questões étnicas ainda assolavam o país, especialmente com os ossetas, em maio de 1920.
Çanakkale boğazını geçtiler ve Trakya boyunca ilerleyerek Makedonya'daki Philippi kentinde kamp kurdular.Cruzaram o Helesponto, marcharam através da Trácia e acamparam próximo a Filipos, na Macedônia.
Boğazımızı temizlerken çıkardığımız ses gibidir."Colocamos minha voz pra fazer um som de disco arranhado.
Söylendiğine göre bu köprü Pers Kralı Xerxes'in Çanakkale Boğazı'nı geçtiği köprüye rakipti.Tem-se escrito que esta ponte rivalizava com a que ergueu o Rei Persa Xerxes I a fim de cruzar o Helesponto.
Yüzü, boğazı ve göğsü beyaz renklidir.O rosto, a garganta e o peito são brancos acinzentados.
Boğazın asıl savunması bu bataryalar sayesinde sağlanacaktı.O forte da agremiação era a sua bateria.
Perekop Kıstağı ile Herson Oblastı'na bağlanmaktadır ve Kerç Boğazı ile Kuban'dan ayrılmaktadır.Está ligada ao Oblast de Kherson pelo istmo de Perekop e é separada de Kuban pelo estreito de Kerch.
Boğaz ismini İtalya'nın Otranto şehrinden almıştır.O canal tem este nome devido à pequena cidade italiana de Otranto.
Peru pelikanının boğaz kesesi ise mavi renge bürünür.O significado do Laço Cor-de-Rosa mudou.
Boğaziçi Üniversitesi Oyuncuları.Acadêmicos de Gravataí.
1960'ların başından başlayarak Çekoslovakya ekonomik olarak dar boğaza girmeye başladı.No início dos anos 1960, a Checoslováquia tornou-se uma economia severamente estagnada.
Osmanlı Devleti İzmit'in alınmasından sonra Boğazlara kadar ilerledi.Acompanhou o neo-realismo português desde o seu aparecimento.
Bu boğazlar, geleneksel olarak Avrupa ve Asya kıtaları arasında sınır olarak kabul edilirler.São considerados convencionalmente como a fronteira entre os continentes da Europa e Ásia.
18 Mart 1915'te Müttefik donanması Çanakkale Boğazı'nı geçmek için saldırıya geçti.Em 18 de março de 1915, os 18 navios de guerra da frota aliada penetraram no estreito.
Boğaz, iki duba köprüden geçildi.É atravessado por duas pontes.
Boğaz'ın kıyılarında geniş düzlükler bulunmaz.Não havia cosmonauta a bordo.
Ağa Hüseyin Paşa Boğaz Muhafızlığı'na atandı.O vice-campeão Palmas herdou a vaga.
İlgili Sayfalar
Menü
Giriş Yap
Premium
Platform
Karanlık Mod
boğa ile cümle - Sayfa 16 - boğa kelimesiyle örnek cümleler | KKTC App