İyisi mi gidip bizzat konuşayım."Vreau să merg să vorbesc eu cu ea."
İyisi mi gidip bizzat konuşayım."Θα πάω να της μιλήσω από κοντά".
İyisi mi gidip bizzat konuşayım."Искам да се върна и да поговоря с нея".
İyisi mi gidip bizzat konuşayım."Я хочу вернуться и лично с ней поговорить."
İyisi mi gidip bizzat konuşayım."שאתם מוכנים לאמץ אותה, אני רוצה לחזור ולדבר איתה."
İyisi mi gidip bizzat konuşayım."أنكما على استعداد لتبنيها، أريد أن أعود و أتحدث إليها."
İyisi mi gidip bizzat konuşayım."私の任務は休みだったので
Kendim bizzat deneyimledim.Am experimentat acest lucru chiar eu.
Kendim bizzat deneyimledim.Én személyesen is megtapasztaltam ezt.
Kendim bizzat deneyimledim.Eu tenho-o experimentado pessoalmente.
Kendim bizzat deneyimledim.Ich habe as am eigenen Körper erfahren.
Kendim bizzat deneyimledim.Ik heb het zelf persoonlijk ervaren.
Kendim bizzat deneyimledim.Jag har själv upplevt det personligen.
Kendim bizzat deneyimledim.Je l'ai fait moi-même.
Kendim bizzat deneyimledim.저는 그것을 개인적으로 경험했습니다.
Kendim bizzat deneyimledim.L'ho sperimentato personalmente.
Kendim bizzat deneyimledim.Osobně jsem to vyzkoušel.
Kendim bizzat deneyimledim.Osobne som to vyskúšal.
Kendim bizzat deneyimledim.Sam tego doświadczyłem.
Kendim bizzat deneyimledim.Saya merasakannya sendiri.
Kendim bizzat deneyimledim.Tôi đã tự mình trải nghiệm điều đó.
Kendim bizzat deneyimledim.Yo mismo lo he vivido.
Kendim bizzat deneyimledim.Είχα την ίδια εμπειρία προσωπικά και γω.
Kendim bizzat deneyimledim.Аз го изпитах лично.
Kendim bizzat deneyimledim.Я лично прочувствовал это на себе.
Kendim bizzat deneyimledim.אני חוויתי את זה בעצמי.
Kendim bizzat deneyimledim.وقد جربت هذا بنفسي
Kendim bizzat deneyimledim.長年怪我続きでしたが 40代前半にシューズを捨てると
Kendisi ile bizzat savaşacak olan hücrelere saldırıyor.Ataca a las mismas células que están tratando de luchar contra él.
Kendisi ile bizzat savaşacak olan hücrelere saldırıyor.Atacă exact celulele care încearcă să lupte împotriva lui.
Kendisi ile bizzat savaşacak olan hücrelere saldırıyor.Atakuje tylko te komórki, które zaczną z nim walczyć.
Kendisi ile bizzat savaşacak olan hücrelere saldırıyor.Es greift genau die Zellen an, die versuchen, es zu bekämpfen.
Kendisi ile bizzat savaşacak olan hücrelere saldırıyor.Il attaque toutes les cellules qui tentent de le combattre.
Kendisi ile bizzat savaşacak olan hücrelere saldırıyor.이것을 공격하려는 그 특정 세포들을 공격합니다.
Kendisi ile bizzat savaşacak olan hücrelere saldırıyor.Menyerang sel-sel yang mencoba menyerangnya.
Kendisi ile bizzat savaşacak olan hücrelere saldırıyor. Ve kendisini de çabucak genlerinize saklıyor.Attacca proprio le cellule che sono fatte per distruggerlo e rapidamente si nasconde nel genoma.
Kendisi ile bizzat savaşacak olan hücrelere saldırıyor. Ve kendisini de çabucak genlerinize saklıyor.Napade vsako celico, ki se mu skuša upreti, nato pa se hitro skrije v vaš lasten genom.
Kendisi ile bizzat savaşacak olan hücrelere saldırıyor. Ve kendisini de çabucak genlerinize saklıyor.Επιτίθεται στα ίδια κύτταρα που προσπαθούν να τον καταπολεμήσουν και ταχύτατα κρύβεται μέσα στο γονιδίωμά σας.
Kendisi ile bizzat savaşacak olan hücrelere saldırıyor.Атакува самите клетки, които се опитват да се борят с него.
Kendisi ile bizzat savaşacak olan hücrelere saldırıyor.Він нападає саме на клітини, які намагаються боротися з ним.
Kendisi ile bizzat savaşacak olan hücrelere saldırıyor.Он нападает именно на клетки, которые пытаются бороться с ним.
Kendisi ile bizzat savaşacak olan hücrelere saldırıyor.הוא תוקף את התאים עצמם אשר נלחמים נגדו.
Kendisi ile bizzat savaşacak olan hücrelere saldırıyor.إنه يهاجم نفس الخلايا التي تحاول القضاء عليه.
Kendisi ile bizzat savaşacak olan hücrelere saldırıyor.そのゲノムの中に
Konuklara bizzat hizmet etme geleneği artık yok.A tendência de servir aos convidados pessoalmente mudou.
Konuklara bizzat hizmet etme geleneği artık yok.La tendance à servir les invités soi-même a changé.
Konuklara bizzat hizmet etme geleneği artık yok.La tendencia de servir personalmente a los invitados cambió.
Konuklara bizzat hizmet etme geleneği artık yok.Zmieniła się tendencja do osobistej obsługi gości.
Konuklara bizzat hizmet etme geleneği artık yok.Η τάση της προσωπικής εξυπηρέτησης των καλεσμένων έχει αλλάξει.
Konuklara bizzat hizmet etme geleneği artık yok.Традиция личного обслуживания гостей изменилась.
Ödemeyi bizzat aldığınızda mor ile işaretleyeceğim.Obrysuję na czerwono kiedy dostaniesz zapłatę.
Ödemeyi bizzat aldığınızda mor ile işaretleyeceğim.Portanto $70 Ora de forma a que isto dê resultados próximos...
Ödemeyi bizzat aldığınızda mor ile işaretleyeceğim. Sonra seçenek 3.Ja sitten makan sinulle, no vaikkapa, 35 dollaria kolmen vuoden kuluttua.
Ödemeyi bizzat aldığınızda mor ile işaretleyeceğim.To je 70 dolarů. Udělám tohle, aby to bylo přesné.
Ödemeyi bizzat aldığınızda mor ile işaretleyeceğim.Und ich werde es in Rot einkreisen wenn du deine Zahlung erhältst.
Ödemeyi bizzat aldığınızda mor ile işaretleyeceğim.Và tôi sẽ khoanh màu đỏ khi bạn thực sự nhận được khoản tiền
Ödemeyi bizzat aldığınızda mor ile işaretleyeceğim.Και θα κυκλώσω με μωβ χρώμα το ποσό που θα πάρετε στην πραγματικότητα.
Ödemeyi bizzat aldığınızda mor ile işaretleyeceğim.あなたが実際に支払いを受ける時にね。 それと選択肢3.
Ofisleri, Duncan Ross, saat on birde, Pazartesi günü bizzat başvurmalarıAplică în persoană, luni, la ora unsprezece, la Duncan Ross, la birourile de
Ofisleri, Duncan Ross, saat on birde, Pazartesi günü bizzat başvurmalarıAplicar em pessoa na segunda-feira, às onze horas, para Duncan Ross, na sede da