bizlere ile cümle

bizlere kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
7
HARF
3
HECE
10
ORT. KELİME
Bu kültürün sahip olduğu bütün bu istatistikler, bizlere öğretebilecek bir şeyleri olduğunu gösteriyor.En het feit dat deze cultuur deze resultaten laat zien suggereert dat we iets van hen kunnen leren.
Bu kültürün sahip olduğu bütün bu istatistikler, bizlere öğretebilecek bir şeyleri olduğunu gösteriyor.És az, hogy ez a kultúra elérte ezeket az értékeket, valószínűsíti, hogy sokmindent tudnának tanítani nekünk.
Bu kültürün sahip olduğu bütün bu istatistikler, bizlere öğretebilecek bir şeyleri olduğunu gösteriyor.Et ces chiffres suggèrent que cette culture a quelque chose à nous apprendre.
Bu kültürün sahip olduğu bütün bu istatistikler, bizlere öğretebilecek bir şeyleri olduğunu gösteriyor.Faktem jest, że z takich osiągnieć możemy się czegoś nauczyć.
Bu kültürün sahip olduğu bütün bu istatistikler, bizlere öğretebilecek bir şeyleri olduğunu gösteriyor.이곳의 문화적인 특성이 이러한 수치들에게 영향을 주었다는 것에 우리는 주목해야 합니다.
Bu kültürün sahip olduğu bütün bu istatistikler, bizlere öğretebilecek bir şeyleri olduğunu gösteriyor.Những con số trên của vùng đất này cho thấy ta có thể học được điều gì đó.
Bu kültürün sahip olduğu bütün bu istatistikler, bizlere öğretebilecek bir şeyleri olduğunu gösteriyor.Og det faktum at denne kultur har præsteret disse tal, er en kraftig indikation af at de har noget at lære os.
Bu kültürün sahip olduğu bütün bu istatistikler, bizlere öğretebilecek bir şeyleri olduğunu gösteriyor.Si faptul ca aceasta cultura realizeaza aceste performante sugereaza in mod clar ca au ce sa ne invete.
Bu kültürün sahip olduğu bütün bu istatistikler, bizlere öğretebilecek bir şeyleri olduğunu gösteriyor.Y el hecho de que esta cultura ha producido estas cifras sugiere fuertemente que tienen algo que enseñarnos.
Bu kültürün sahip olduğu bütün bu istatistikler, bizlere öğretebilecek bir şeyleri olduğunu gösteriyor.Και το γεγονός ότι αυτή η κουλτούρα απέφερε αυτά τα νούμερα υποδεικνύει ότι έχουν κάτι να μας διδάξουν.
Bu kültürün sahip olduğu bütün bu istatistikler, bizlere öğretebilecek bir şeyleri olduğunu gösteriyor.И фактът, че тази култура е произвела тези числа предполага убедително, че те имат какво да ни научат.
Bu kültürün sahip olduğu bütün bu istatistikler, bizlere öğretebilecek bir şeyleri olduğunu gösteriyor.Те, що їхній спосіб життя призводить до таких показників, заставляє нас повчитися у них.
Bu kültürün sahip olduğu bütün bu istatistikler, bizlere öğretebilecek bir şeyleri olduğunu gösteriyor.Тот факт, что их образ жизни приводит к таким показателям, заставляет к ним приглядеться и поучиться у них.
Bu kültürün sahip olduğu bütün bu istatistikler, bizlere öğretebilecek bir şeyleri olduğunu gösteriyor.והמספרים האלה מעידים בבירור על כך שיש להם מה ללמד אותנו.
Bu kültürün sahip olduğu bütün bu istatistikler, bizlere öğretebilecek bir şeyleri olduğunu gösteriyor.وأسفرت عن حقيقه أن هذه الثقافه وهذه الارقام تشير وبقوة أن لديها ما نتعلمه منها .
Bu kültürün sahip olduğu bütün bu istatistikler, bizlere öğretebilecek bir şeyleri olduğunu gösteriyor.そこに学ぶべきものがあることを強く示唆しています どんな生活をしているのか?
Buna rağmen, medya bizlere bütün gerçeği anlatmamaktadır.Aber: Die Medien berichten uns nicht die ganze Wahrheit.
Buna rağmen, medya bizlere bütün gerçeği anlatmamaktadır.Akan tetapi, media tidak menceritakan kenyataan secara utuh.
Buna rağmen, medya bizlere bütün gerçeği anlatmamaktadır.Avšak, tato média nám neříkají celou pravdu.
Buna rağmen, medya bizlere bütün gerçeği anlatmamaktadır.Cependant, les médias ne nous disent pas toute la vérité.
Buna rağmen, medya bizlere bütün gerçeği anlatmamaktadır.Cu toate acestea, media nu ne spune tot adevarul.
Buna rağmen, medya bizlere bütün gerçeği anlatmamaktadır.Eppure, i media non ci raccontano tutta la verità.
Buna rağmen, medya bizlere bütün gerçeği anlatmamaktadır.Jednak nie mówią całej prawdy.
Buna rağmen, medya bizlere bütün gerçeği anlatmamaktadır.그러나 언론이 우리에게 모든 진실을 말하는 것은 아니지요.
Buna rağmen, medya bizlere bütün gerçeği anlatmamaktadır.Sin embargo, los medios no nos dicen toda la verdad.
Buna rağmen, medya bizlere bütün gerçeği anlatmamaktadır.Tuy nhiên, nó lại không phải là bộ sự thật.
Buna rağmen, medya bizlere bütün gerçeği anlatmamaktadır.Ugyanakkor, a tömegkommunikáció nem mondja el a teljes igazat.
Buna rağmen, medya bizlere bütün gerçeği anlatmamaktadır.Ze laten ons echter niet de hele waarheid zien.
Buna rağmen, medya bizlere bütün gerçeği anlatmamaktadır.Ωστόσο, τα μέσα ενημέρωσης δεν μας λένε όλη την αλήθεια.
Buna rağmen, medya bizlere bütün gerçeği anlatmamaktadır.Но все пак, медиите не казват цялата истина.
Buna rağmen, medya bizlere bütün gerçeği anlatmamaktadır.Тем не менее, СМИ не рассказывают нам всей правды.
Buna rağmen, medya bizlere bütün gerçeği anlatmamaktadır.אך עם זאת התקשורת לא מספרת לנו את כל האמת במלואה.
Buna rağmen, medya bizlere bütün gerçeği anlatmamaktadır.لكن، الإعلام لا ينقل لنا الحقيقة كاملة
Buna rağmen, medya bizlere bütün gerçeği anlatmamaktadır.なぜなら、絶望、内戦、飢餓は
Bu örnek bizlere -- kendimiz için neyin önemli olduğunu hatırlattı?A co tento příklad -- co je důležité, abychom si uchovali v paměti?
Bu örnek bizlere -- kendimiz için neyin önemli olduğunu hatırlattı?Ce înseamnă acest exemplu? De ce-i important să-l ținem minte?
Bu örnek bizlere -- kendimiz için neyin önemli olduğunu hatırlattı?Co z tego wszystkiego wynika? Co powinniśmy zapamiętać?
Bu örnek bizlere -- kendimiz için neyin önemli olduğunu hatırlattı?E da questo esempio -- cos'è importante tenere a mente?
Bu örnek bizlere -- kendimiz için neyin önemli olduğunu hatırlattı?E o que é que este exemplo... ...o que é que é importante, para nós mantermos em mente?
Bu örnek bizlere -- kendimiz için neyin önemli olduğunu hatırlattı?이 예가 무엇을 말하죠? 우리가 명심해야 할 것은 무엇일까요?
Bu örnek bizlere -- kendimiz için neyin önemli olduğunu hatırlattı?Mit példáz ez az eset? Mit kell megjegyeznünk ebből?
Bu örnek bizlere -- kendimiz için neyin önemli olduğunu hatırlattı?Och vad säger detta exempel-- vad är viktigt för oss att komma ihåg?
Bu örnek bizlere -- kendimiz için neyin önemli olduğunu hatırlattı?Qu'est-ce que cela montre, que devons-nous retenir?
Bu örnek bizlere -- kendimiz için neyin önemli olduğunu hatırlattı?Und was zeigt dieses Beispiel — was davon ist wichtig für uns im Gedächtnis zu behalten?
Bu örnek bizlere -- kendimiz için neyin önemli olduğunu hatırlattı?Và những gì mà ví dụ điển hình này -- những gì quan trọng còn lưu giữ trong đầu chúng ta?
Bu örnek bizlere -- kendimiz için neyin önemli olduğunu hatırlattı?Welke lessen moeten wij hieruit trekken?
Bu örnek bizlere -- kendimiz için neyin önemli olduğunu hatırlattı?Y ¿qué revela este ejemplo? ¿Qué es lo que debemos tener en cuenta?
Bu örnek bizlere -- kendimiz için neyin önemli olduğunu hatırlattı?Τι κάνει αυτό το παράδειγμα, τι είναι σημαντικό να σκεφτούμε για τους εαυτούς μας;
Bu örnek bizlere -- kendimiz için neyin önemli olduğunu hatırlattı?О чём напоминает этот пример — о чём именно нам важно помнить?
Bu örnek bizlere -- kendimiz için neyin önemli olduğunu hatırlattı?ומה הדוגמה הזו-- מה חשוב שנזכור מכך?
Bu örnek bizlere -- kendimiz için neyin önemli olduğunu hatırlattı?وما يعنيه هذا المثال-- ما هو مهم أن نأخذه في الاعتبار لأنفسنا؟
Bu örnek bizlere -- kendimiz için neyin önemli olduğunu hatırlattı?我々が心に留めておくべきことは何でしょうか? アメリカの法曹界では法学と科学は
Bu problemde bizlere bir cismin uzayda aldığı yolun harcanan zamanla doğru orantılı olduğu anlatılıyor.문제에서 "우주 공간에서 물체가 움직인 거리는 물체가 이동한 시간에 정비례한다" 고 말합니다
Bu problemde bizlere bir cismin uzayda aldığı yolun harcanan zamanla doğru orantılı olduğu anlatılıyor.Supongo que están hablando sobre un objeto específico.
Bu problemde bizlere bir cismin uzayda aldığı yolun harcanan zamanla doğru orantılı olduğu anlatılıyor.Tento príklad hovorí: Vzdialenosť predmetu letiaceho vesmírom je priamo úmerná dobe jeho letu.
Bu problemde bizlere bir cismin uzayda aldığı yolun harcanan zamanla doğru orantılı olduğu anlatılıyor.Tento příklad říká: Vzdálenost předmětu letícího vesmírem je přímo úměrná době jeho letu.
Bu siteler bizlere "Kapı Tutucular" nereye gitmemiz konusunda yönlendirmeye başladılar这样的"守门人"告诉你在网络空间里你想去哪
Çünkü gördünüz ki, TiVo ürününü piyasaya sunduğu zaman, bizlere neye sahip olduklarını söylediler.Ahogy te is láthattad, mikor a TiVo-t bevezették csak arra koncentráltak, mijük van.
Çünkü gördünüz ki, TiVo ürününü piyasaya sunduğu zaman, bizlere neye sahip olduklarını söylediler.Bởi vì như bạn thấy đó, khi TiVo giới thiệu sản phẩm của họ, họ nói cho chúng ta tất cả những cái mà họ có.
Çünkü gördünüz ki, TiVo ürününü piyasaya sunduğu zaman, bizlere neye sahip olduklarını söylediler.Du förstår, när TiVo lanserade deras produkt, berättade de oss alla vad de hade.

İlgili Sayfalar