bizlere ile cümle

bizlere kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
7
HARF
3
HECE
10
ORT. KELİME
Çünkü gördünüz ki, TiVo ürününü piyasaya sunduğu zaman, bizlere neye sahip olduklarını söylediler.For ser I, da TIVo lancerede deres produkt fortalte de os allesammen hvad de havde.
Çünkü gördünüz ki, TiVo ürününü piyasaya sunduğu zaman, bizlere neye sahip olduklarını söylediler.Gdy firma TiVo wprowadziła swój produkt na rynek, powiedziała nam o wszystkim co mają do zaoferowania.
Çünkü gördünüz ki, TiVo ürününü piyasaya sunduğu zaman, bizlere neye sahip olduklarını söylediler.Kajti, ko je TiVo ponudil svoj izdelek, so nam povedali vse, kar zmore.
Çünkü gördünüz ki, TiVo ürününü piyasaya sunduğu zaman, bizlere neye sahip olduklarını söylediler.Karena Anda perhatikan, saat TiVo meluncurkan produk mereka, mereka memaparkan apa yang mereka punyai.
Çünkü gördünüz ki, TiVo ürününü piyasaya sunduğu zaman, bizlere neye sahip olduklarını söylediler.아시는 것처럼, 티보 제품이 출시 되었을 때 그들은 우리 모두에게 제품의 특징을 말했습니다.
Çünkü gördünüz ki, TiVo ürününü piyasaya sunduğu zaman, bizlere neye sahip olduklarını söylediler.Parce que voyez-vous, quand TiVo a lancé son produit, ils nous ont dit ce qu'ils avaient.
Çünkü gördünüz ki, TiVo ürününü piyasaya sunduğu zaman, bizlere neye sahip olduklarını söylediler.Perché sapete, quando TiVo ha lanciato il suo prodotto, ci ha detto tutto ciò che aveva.
Çünkü gördünüz ki, TiVo ürününü piyasaya sunduğu zaman, bizlere neye sahip olduklarını söylediler.Porque, quando a empresa lançou o TiVo, disse-nos o que tinha:
Çünkü gördünüz ki, TiVo ürününü piyasaya sunduğu zaman, bizlere neye sahip olduklarını söylediler.Porque ya ven, cuando TiVo lanzó el producto nos dijeron todo lo que tenía.
Çünkü gördünüz ki, TiVo ürününü piyasaya sunduğu zaman, bizlere neye sahip olduklarını söylediler.Pretože, keď TiVo uviedli na trh svoj produkt, povedali nám o sebe všetko.
Çünkü gördünüz ki, TiVo ürününü piyasaya sunduğu zaman, bizlere neye sahip olduklarını söylediler.Protože, víte, když TiVo spustilo svůj produkt, řekli nám všem co nabízí.
Çünkü gördünüz ki, TiVo ürününü piyasaya sunduğu zaman, bizlere neye sahip olduklarını söylediler.Vedeți, când TiVo a lansat produsul, ne-au comunicat tot ce aveau.
Çünkü gördünüz ki, TiVo ürününü piyasaya sunduğu zaman, bizlere neye sahip olduklarını söylediler.Verstehen Sie, weil als TiVo ihr Produkt rausbrachten, sie uns alles erzählten was sie hatten.
Çünkü gördünüz ki, TiVo ürününü piyasaya sunduğu zaman, bizlere neye sahip olduklarını söylediler.Want toen TiVo hun product demonstreerden, vertelden ze ons wat ze hadden.
Çünkü gördünüz ki, TiVo ürününü piyasaya sunduğu zaman, bizlere neye sahip olduklarını söylediler.Βλέπετε, όταν η TiVo λάνσαρε το προϊόν της, είπαν σε όλους τι διέθετε.
Çünkü gördünüz ki, TiVo ürününü piyasaya sunduğu zaman, bizlere neye sahip olduklarını söylediler.Бачите ж, коли TiVo запустив свій продукт, вони казали про те, що в них є:
Çünkü gördünüz ki, TiVo ürününü piyasaya sunduğu zaman, bizlere neye sahip olduklarını söylediler.Видите ли, когда TiVo запустил свой продукт, они говорили о том, что у них есть:
Çünkü gördünüz ki, TiVo ürününü piyasaya sunduğu zaman, bizlere neye sahip olduklarını söylediler.Защото, разбирате ли, когато ТиВо пуснаха продукта си, ни разказаха всичко, което имат.
Çünkü gördünüz ki, TiVo ürününü piyasaya sunduğu zaman, bizlere neye sahip olduklarını söylediler.אתם מבינים, כאשר טיבו הוציאו את המוצר שלהם, הם סיפרו לנו מה יש להם.
Çünkü gördünüz ki, TiVo ürününü piyasaya sunduğu zaman, bizlere neye sahip olduklarını söylediler.لأنه كما ترون عندما أطلقت " تيفو " منتجها، أخبرونا بكل ما يملكون.
Çünkü gördünüz ki, TiVo ürününü piyasaya sunduğu zaman, bizlere neye sahip olduklarını söylediler.彼らはそれが「何か」を説明しました 「生放送を一時停止したりCMをスキップしたり
Çünkü TiVo ürününü piyasaya sunduğunda, bizlere neye sahip olduklarını söylediler.Car vous voyez, quand TiVo a lancé son produit, ils nous ont dit ce qu'ils avaient.
Çünkü TiVo ürününü piyasaya sunduğunda, bizlere neye sahip olduklarını söylediler.그건 보시다시피, 티보가 처음 출시되었을 때, 그들은 자신들이 갖고 있는 모든 것을 우리에게 알려줬습니다.
Çünkü TiVo ürününü piyasaya sunduğunda, bizlere neye sahip olduklarını söylediler.Porque si ven, cuando TiVo lanzó su producto nos dijeron a todos qué tenían.
Çünkü TiVo ürününü piyasaya sunduğunda, bizlere neye sahip olduklarını söylediler.Тому що, розумієте, коли TiVo запустили свій продукт, вони говорили про те, що в них було.
Çünkü TiVo ürününü piyasaya sunduğunda, bizlere neye sahip olduklarını söylediler.彼らはそれが「何か」を説明しました 「生放送を一時停止したり
Dünyada hiçbir bölge bizlere böyle müthiş bir kayıt sunmuyor.Da nessun'altra parte sulla Terra ci viene offerto un archivio così perfetto.
Dünyada hiçbir bölge bizlere böyle müthiş bir kayıt sunmuyor.Không đâu trên trái đất cho ta một bản lưu trữ hoàn hảo tới như vậy.
Dünyada hiçbir bölge bizlere böyle müthiş bir kayıt sunmuyor.지구 어느 곳에서도 그렇게 완벽한 기록을 얻을 수는 없습니다.
Dünyada hiçbir bölge bizlere böyle müthiş bir kayıt sunmuyor.Mistään muualta maapallolla ei löydy yhtä täydellistä tallennetta.
Dünyada hiçbir bölge bizlere böyle müthiş bir kayıt sunmuyor.Nergens op Aarde wordt je zo'n perfect register geboden.
Dünyada hiçbir bölge bizlere böyle müthiş bir kayıt sunmuyor.Niciun alt loc de pe Pământ nu ne oferă o înregistrare atât de perfectă.
Dünyada hiçbir bölge bizlere böyle müthiş bir kayıt sunmuyor.Nigdzie na Ziemi nie ma drugiego takiego rejestru.
Dünyada hiçbir bölge bizlere böyle müthiş bir kayıt sunmuyor.Nikde na Zemi nám není poskytnut tak perfektní záznam.
Dünyada hiçbir bölge bizlere böyle müthiş bir kayıt sunmuyor.Nikde na Zemi sa neponúkajú také dokonalé záznamy.
Dünyada hiçbir bölge bizlere böyle müthiş bir kayıt sunmuyor.Ningún otro lugar de la Tierra nos ofrece un registro tan perfecto.
Dünyada hiçbir bölge bizlere böyle müthiş bir kayıt sunmuyor.Nirgendwo sonst auf der Erde wird uns eine derart perfekte Aufzeichnung geboten.
Dünyada hiçbir bölge bizlere böyle müthiş bir kayıt sunmuyor.Nulle part sur Terre on ne trouve un enregistrement aussi parfait.
Dünyada hiçbir bölge bizlere böyle müthiş bir kayıt sunmuyor.Tidak ada tempat lain di Bumi yang menawarkan rekaman yang sempurna seperti ini.
Dünyada hiçbir bölge bizlere böyle müthiş bir kayıt sunmuyor.Πουθενά στη Γη δεν υπάρχει τόσο τέλειο αρχείο.
Dünyada hiçbir bölge bizlere böyle müthiş bir kayıt sunmuyor.Нигде на Земле нам не получить такой идеальный отчёт.
Dünyada hiçbir bölge bizlere böyle müthiş bir kayıt sunmuyor.Никъде на Земята не ни се предлага толкова добра информация.
Dünyada hiçbir bölge bizlere böyle müthiş bir kayıt sunmuyor.זהו המקום היחיד על פני האדמה שמציע לנו תיעוד מושלם שכזה.
Dünyada hiçbir bölge bizlere böyle müthiş bir kayıt sunmuyor.حيث لا يوجد على وجه الارض اي تسجيل تام وكامل مثل هذا التسجيل في تلك القارة
Dünyada hiçbir bölge bizlere böyle müthiş bir kayıt sunmuyor.地上の他の部分にはありません そしてここで 科学者達は
Fakat öncülük yapanlar bizlere ilham verirler.Aber die, die führen inspirieren uns.
Fakat öncülük yapanlar bizlere ilham verirler.Ale jen někteří vůdci nás inspirují.
Fakat öncülük yapanlar bizlere ilham verirler.Ale tí, ktorí vedú, nás inšpirujú.
Fakat öncülük yapanlar bizlere ilham verirler.Dar cei care conduc ne inspiră.
Fakat öncülük yapanlar bizlere ilham verirler.De akik vezetnek, azok lelkesítenek minket.
Fakat öncülük yapanlar bizlere ilham verirler.그들은 우리에게 영감을 불어 넣습니다.
Fakat öncülük yapanlar bizlere ilham verirler.하지만 우리를 이끄는 이들은 영감을 줍니다.
Fakat öncülük yapanlar bizlere ilham verirler.Maar zij die ons leiden, inspireren ons.
Fakat öncülük yapanlar bizlere ilham verirler.Ma coloro che guidano ci ispirano.
Fakat öncülük yapanlar bizlere ilham verirler.Mais les leaders nous inspirent.
Fakat öncülük yapanlar bizlere ilham verirler.Mas aqueles que lideram inspiram-nos.
Fakat öncülük yapanlar bizlere ilham verirler.Men de som leder inspirerar oss.
Fakat öncülük yapanlar bizlere ilham verirler.Natomiast ci co przewodzą inspirują nas.
Fakat öncülük yapanlar bizlere ilham verirler.Nhưng những ai mà dẫn đầu truyền cảm hứng cho chúng ta
Fakat öncülük yapanlar bizlere ilham verirler.Pero los que lideran, nos inspiran.

İlgili Sayfalar