bizlere ile cümle
bizlere kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.60
BU SAYFADA CÜMLE
7
HARF
3
HECE
11
ORT. KELİME
Oyun farklı olmayı bizlere derinden hissettirmektedir.Het spel werd verschillend beoordeeld.
Dünya bizlere kalacak; bunda en ufak şüpheye yer yok.Oto ona: Stwierdzamy na świecie rzeczy, które mogą być i nie być.
Yeni yamalar bizlere daha çok seçenek sunar.Kolejne dodatki wprowadzają dodatkowe możliwości wyboru.
Nasihati bizlere değil, bizi iktisaden öldürmeye çalışan zümreye vermeniz lâzımdır.” fikriyetNie bój się tych, którzy ciała zabijają, lecz ducha zabić nie mogą."
Bu bizlere bir gezegen geçişi görmemiz için daha büyük bir şans sağlıyor.Цей факт став підставою для припущень про існування потенційної транснептунової планети.
Bu bizlere bir gezegen geçişi görmemiz için daha büyük bir şans sağlıyor.Do té doby tým využívá příležitost prozkoumat planetu v dosahu raketoplánu.
Bu bizlere bir gezegen geçişi görmemiz için daha büyük bir şans sağlıyor.Curiosityn on tarkoituksena tutkia elämän mahdollisuutta planeetalla.
Bu bizlere bir gezegen geçişi görmemiz için daha büyük bir şans sağlıyor.Hal ini memberi peluang yang lebih baik untuk melihat transit.
Oyun farklı olmayı bizlere derinden hissettirmektedir.ゲームとは設定が異なる。
Ancak bu alış-veriş sonucunda yayılmış olan mallar, bizlere nasıl yayıldıkları hakkında bilgi vermemektedir.此類測試只能應用於已發生的案件,難以應用於詳情未明的事件。
Dünya bizlere kalacak; bunda en ufak şüpheye yer yok.그러나 국내에서 작품 활동을 하였으나 큰 호응을 얻지 못하였다.
Yeni yamalar bizlere daha çok seçenek sunar.투표자들은 더 넓은 선택권을 갖게 된다.
Bu bizlere bir gezegen geçişi görmemiz için daha büyük bir şans sağlıyor.이러한 지구를 평면에 나타내기 위한 기법을 지도투영법이라한다.
Bu bizlere bir gezegen geçişi görmemiz için daha büyük bir şans sağlıyor.Това може да се използва за изучаването на строежа на нашата планета.
Bu bizlere bir gezegen geçişi görmemiz için daha büyük bir şans sağlıyor.Tento okulár je vhodný na pozorovanie planét.
Bu, başka bir mesirede rastlayamacağımız nadide bir güzellik sunar bizlere.Čia būdingi neįprastos architektūros ištaigingi namai, kokių nerandama kituose Nabatėjos miestuose.
Daha sonra bizlere Gatomon formunda gözüktü.Vėliau buvo Laukelių kolūkio sudėtyje.
Bu bizlere bir gezegen geçişi görmemiz için daha büyük bir şans sağlıyor.Tegemist on ringikujulise väravaga, mille kaudu on võimalik rännata teisele planeedile.
Ama görüntülerin bizlere savaşın trajedisini hatırlatması için çarpıcı olması gerekmez.Aber Bilder müssen nicht drastisch sein, um uns an die Tragik des Krieges zu erinnern.
Ama görüntülerin bizlere savaşın trajedisini hatırlatması için çarpıcı olması gerekmez.Ale obrázky nemusia byť šokujúce, aby nám pripomenuli, že vojna je tragická.
Ama görüntülerin bizlere savaşın trajedisini hatırlatması için çarpıcı olması gerekmez.Ale obrazy nie muszą być dosadne, aby przypominały nam, jaką tragedią jest wojna.
Ama görüntülerin bizlere savaşın trajedisini hatırlatması için çarpıcı olması gerekmez.Dar imaginile nu trebuie să fie expresive ca să ne reamintească de tragedia războiului.
Ama görüntülerin bizlere savaşın trajedisini hatırlatması için çarpıcı olması gerekmez.De a képeknek nem kell plasztikusnak lenniük ahhoz, hogy a háború tragédiáira emlékeztessenek.
Ama görüntülerin bizlere savaşın trajedisini hatırlatması için çarpıcı olması gerekmez.하지만, 사진은 꼭 사실적일 필요는 없습니다. 전쟁의 비극을 알린다는 명목에서 말이죠.
Ama görüntülerin bizlere savaşın trajedisini hatırlatması için çarpıcı olması gerekmez."La guerra es Personal". Las imágenes no necesitan ser gráficas para recordarnos la tragedia de la guerra.
Ama görüntülerin bizlere savaşın trajedisini hatırlatması için çarpıcı olması gerekmez.Maar beelden moeten niet expliciet zijn om ons aan het tragische van een oorlog te herinneren.
Ama görüntülerin bizlere savaşın trajedisini hatırlatması için çarpıcı olması gerekmez.Mais les images n'ont pas besoin d'être crues afin de nous rappeler que la guerre est une tragédie.
Ama görüntülerin bizlere savaşın trajedisini hatırlatması için çarpıcı olması gerekmez.Mas as imagens não têm de ser explícitas para nos lembrarem da tragédia da guerra.
Ama görüntülerin bizlere savaşın trajedisini hatırlatması için çarpıcı olması gerekmez.Men bilder behöver inte vara målande för att påminna oss om krigets tragik.
Ama görüntülerin bizlere savaşın trajedisini hatırlatması için çarpıcı olması gerekmez.Namun gambar tidak perlu mengerikan untuk mengingatkan kita pada tragedi perang.
Ama görüntülerin bizlere savaşın trajedisini hatırlatması için çarpıcı olması gerekmez.Nhưng hình ảnh thì không cần đồ họa để nhắc nhở ta sự tàn khốc của chiến tranh.
Ama görüntülerin bizlere savaşın trajedisini hatırlatması için çarpıcı olması gerekmez.Non è necessario che le immagini siano cruente per ricordarci la tragedia della guerra.
Ama görüntülerin bizlere savaşın trajedisini hatırlatması için çarpıcı olması gerekmez.Obrázky ale nemusejí být ilustrativní, aby nám připomněly tragédie války.
Ama görüntülerin bizlere savaşın trajedisini hatırlatması için çarpıcı olması gerekmez.Vendar ni treba, da so podobe nazorne, da bi nas spomnile na tragedijo vojne.
Ama görüntülerin bizlere savaşın trajedisini hatırlatması için çarpıcı olması gerekmez.Αλλά δε χρειάζεται να είναι γραφικές οι εικόνες για να μας υπενθυμίζουν την τραγωδία του πολέμου.
Ama görüntülerin bizlere savaşın trajedisini hatırlatması için çarpıcı olması gerekmez.Але фотографії не завжди мають бути наочними, щоб нагадувати про трагедію війни.
Ama görüntülerin bizlere savaşın trajedisini hatırlatması için çarpıcı olması gerekmez.Но изображениям не обязательно быть наглядными, чтобы напоминать о трагедии войны.
Ama görüntülerin bizlere savaşın trajedisini hatırlatması için çarpıcı olması gerekmez.Но не е необходимо снимките да са живи, за да ни напомнят за трагедията на войната.
Ama görüntülerin bizlere savaşın trajedisini hatırlatması için çarpıcı olması gerekmez.אבל תמונות לא צריכות להיות גרוטסקיות כדי להזכיר לנו את הפן הטרגי של המלחמה.
Ama görüntülerin bizlere savaşın trajedisini hatırlatması için çarpıcı olması gerekmez.ولكن الصور لا يجب أن تكون بهذا التأثير لكي تذكرنا بمأساة الحرب
Ama görüntülerin bizlere savaşın trajedisini hatırlatması için çarpıcı olması gerekmez.鮮明である必要はありません アーリントン国立墓地でジョン ムーアが撮影した1枚です
Ama telepatiyle yaptıkları ana pratik geri kalan bizlere var olmadığına dair güçlü sinyaller yollamaktır.Ale jejich hlavní telepatickou praxí je vysílání důrazných signálů nám ostatním, že to není pravda.
Ama telepatiyle yaptıkları ana pratik geri kalan bizlere var olmadığına dair güçlü sinyaller yollamaktır.Ampak njihova glavna telepatska dejavnost je pošiljanje močnih signalov nam ostalim, da telepatija ne obstaja.
Ama telepatiyle yaptıkları ana pratik geri kalan bizlere var olmadığına dair güçlü sinyaller yollamaktır.Dar principalul lor exercițiu de telepatie e să ne trimită semnale puternice nouă că asta nu există.
Ama telepatiyle yaptıkları ana pratik geri kalan bizlere var olmadığına dair güçlü sinyaller yollamaktır.그러나 그들이 텔레파시를 사용하는 주목적은 존재하지 않는 우리들에게 강력한 신호를 보내기 위한 것입니다.
Ama telepatiyle yaptıkları ana pratik geri kalan bizlere var olmadığına dair güçlü sinyaller yollamaktır.Mas, o principal exercício de telepatia deles é enviarem-nos sinais poderosos de que isso não existe.
Ama telepatiyle yaptıkları ana pratik geri kalan bizlere var olmadığına dair güçlü sinyaller yollamaktır.Nhưng chủ yếu những gì họ làm với khả năng đó là làm cho chúng ta tin rằng ngoại cảm không hề có thật
Ama telepatiyle yaptıkları ana pratik geri kalan bizlere var olmadığına dair güçlü sinyaller yollamaktır.Но главното им упражнение в телепатия е да изпращат мощни сигнали към останалите от нас, че тя не същестува.
Ama telepatiyle yaptıkları ana pratik geri kalan bizlere var olmadığına dair güçlü sinyaller yollamaktır.אבל השימוש העיקרי בטלפתיה שלהם הוא לשלוח אותות עוצמתיים לכולנו האומרים לנו שהם לא קיימים
Ama telepatiyle yaptıkları ana pratik geri kalan bizlere var olmadığına dair güçlü sinyaller yollamaktır.لكن أهم ممارساتهم لتوارد الأفكار هو إرسال إشارات قوية لنا أن هذا غير موجود.
Ama telepatiyle yaptıkları ana pratik geri kalan bizlere var olmadığına dair güçlü sinyaller yollamaktır.テレパシーなんて存在しないという強力な信号を送る事です 私達はスーフィーの師に
Audre Lorde bir defasında "Beyaz babalar bizlere düşünüyorum öyleyse varım demeyi öğrettiler" demişti.Audre Lorde a dit une fois, "Les pères blancs nous ont appris à dire, "Je pense, donc je suis."
Audre Lorde bir defasında "Beyaz babalar bizlere düşünüyorum öyleyse varım demeyi öğrettiler" demişti.Audre Lorde a zis odată: "Strămoşii albi ne-au învăţat să spunem Cuget, deci exist."
Audre Lorde bir defasında "Beyaz babalar bizlere düşünüyorum öyleyse varım demeyi öğrettiler" demişti.Audre Lorde đã từng nói, "Nhưng người cha da trắng đã dạy chúng ta nói câu, 'Tôi tư duy, tôi tồn tại.' "
Audre Lorde bir defasında "Beyaz babalar bizlere düşünüyorum öyleyse varım demeyi öğrettiler" demişti.Audre Lorde dijo una vez, "Los padres blancos nos enseñaron a decir, 'Pienso, luego existo".
Audre Lorde bir defasında "Beyaz babalar bizlere düşünüyorum öyleyse varım demeyi öğrettiler" demişti.Audre Lorde disse uma vez, "Os pais brancos ensinaram-nos a dizer: 'Eu penso, logo existo.'"
Audre Lorde bir defasında "Beyaz babalar bizlere düşünüyorum öyleyse varım demeyi öğrettiler" demişti.Audre Lorde egyszer azt mondta, "Fehér atyáink azt tanították nekünk, hogy "Gondolkodom, tehát vagyok."."
Audre Lorde bir defasında "Beyaz babalar bizlere düşünüyorum öyleyse varım demeyi öğrettiler" demişti.Audre Lorde kiedyś powiedziała, "Biali ojcowie nauczyli nas mówić "Myślę, więc jestem."
Audre Lorde bir defasında "Beyaz babalar bizlere düşünüyorum öyleyse varım demeyi öğrettiler" demişti.Audre Lordeová kdysi napsala: "Bílí otcové nás učili říkat: "Myslím, tedy jsem."
Audre Lorde bir defasında "Beyaz babalar bizlere düşünüyorum öyleyse varım demeyi öğrettiler" demişti.Audre Lorde sagte einmal: "Die weißen Väter lehrten uns zu sagen: "Ich denke, also bin ich."