bizler ile cümle

bizler kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
6
HARF
2
HECE
9
ORT. KELİME
Başlangıç olarak şunu söylemeliyim ki batı dünyasında bizler çok fazla et tüketiyoruz.Untuk mulai membahas ini, saya harus berkata bahwa kita terlalu banyak makan daging di dunia Barat.
Başlangıç olarak şunu söylemeliyim ki batı dünyasında bizler çok fazla et tüketiyoruz.Τώρα για να αρχίσω, θα έλεγα ότι τρώμε υπερβολικά πολύ κρέας στο Δυτικό κόσμο.
Başlangıç olarak şunu söylemeliyim ki batı dünyasında bizler çok fazla et tüketiyoruz.Сега в началото, трябва да кажа, че ние ядем прекалено много месо в западния свят.
Başlangıç olarak şunu söylemeliyim ki batı dünyasında bizler çok fazla et tüketiyoruz.Так что для начала следует признать, что в западном мире мы едим слишком много мяса.
Başlangıç olarak şunu söylemeliyim ki batı dünyasında bizler çok fazla et tüketiyoruz.Тому спочатку слід визнати, що Захід їсть забагато м'яса.
Başlangıç olarak şunu söylemeliyim ki batı dünyasında bizler çok fazla et tüketiyoruz.עכשיו, קודם כל, אני צריך לומר שאנחנו אוכלים הרבה יותר מדי בשר בעולם המערבי.
Başlangıç olarak şunu söylemeliyim ki batı dünyasında bizler çok fazla et tüketiyoruz.الآن لأبدأ، أود أن أقول اننا تناول أيضا الكثير من اللحوم في العالم الغربي.
Başlangıç olarak şunu söylemeliyim ki batı dünyasında bizler çok fazla et tüketiyoruz.西洋社会では 肉類を食べすぎている ということです もっと もっと少ない量の肉でも大丈夫です
Batıdaki bizler bile destek isteyeceğiz, zorunda kalacağız"Anglia are un interes comun, dar niciun aliat comun."
Batıdaki bizler bile destek isteyeceğiz, zorunda kalacağız"Großbritannien hat allgemeine Interessen, aber keine allgemeinen Verbündeten."
Batıdaki bizler bile destek isteyeceğiz, zorunda kalacağız뭔가 이루어지기를 바란다면, 서구에서 조차도 대서양 주변의
Batıdaki bizler bile destek isteyeceğiz, zorunda kalacağızשאפילו אנו במערב נושיט ידיים, נהיה חייבים לעשות זאת,
Batıdaki bizler bile destek isteyeceğiz, zorunda kalacağızأنه حتى نحن في الغرب سنمد يدنا، سيكون علينا أن نمد يدنا،
Batıdaki bizler bile destek isteyeceğiz, zorunda kalacağız私たちはこの居心地のよい 大西洋の国々の輪の中に留まらず
- Belki bizler de sadece sizin gibiyizdir.- Kanske är vi som ni.
- Belki bizler de sadece sizin gibiyizdir.- Måske er vi ligesom jer.
- Belki bizler de sadece sizin gibiyizdir.Misschien zijn we net als jij.
- Belki bizler de sadece sizin gibiyizdir. - Pardon ben orayı anlayamadım.Mungkin kami sama sepertimu./ Aku sama sekali tidak mengerti.
- Belki bizler de sadece sizin gibiyizdir. - Pardon ben orayı anlayamadım.- Tal vez estamos igual que Uds. - Lo siento, no entendí eso.
- Belki bizler de sadece sizin gibiyizdir. - Pardon ben orayı anlayamadım..אולי אנחנו בדיוק כמוכם .סליחה, איבדת אותי -
- Belki bizler de sadece sizin gibiyizdir. - Pardon ben orayı anlayamadım.... ربما نكون مثلكم تماما - ! آسف ، لم أفهم ذلك -
- Belki bizler de sadece sizin gibiyizdir.- Talán mert olyanok vagyunk, mint ti.
- Belki bizler de sadece sizin gibiyizdir.- Μάλλον σας μοιάζουμε.
- Belki bizler de sadece sizin gibiyizdir.- Може би ние сме точно като теб.
- Belki bizler de sadece sizin gibiyizdir.Може би сме като вас.
Belki de artık bizlerin ,바로 지금, 우리는 웃고,
Belki de artık bizlerin ,So, vielleicht ist es an der Zeit, dass wir als eine Spezies die es liebt zu lachen,
Belki de artık bizlerin ,لذا ربما قد حان الوقت أننا كجنس بشري
Belki de artık bizlerin ,因此,或许现在是时候 让我们作为一个
Belki de artık bizlerin ,質問をすること、繋がっていることが大好きな 我々は種として
Belki de sahip olduğumuz bu doğal avantajımızı alıp bozan bizleriz.Chúng ta có thể là những người lấy đi ưu điểm này của mình và phá hỏng nó.
Belki de sahip olduğumuz bu doğal avantajımızı alıp bozan bizleriz.Forse siamo quelli che hanno preso questo vantaggio naturale e l'abbiamo rovinato.
Belki de sahip olduğumuz bu doğal avantajımızı alıp bozan bizleriz.Kanske vi är dom som har tagit den naturliga fördelen vi hade och förstörde den.
Belki de sahip olduğumuz bu doğal avantajımızı alıp bozan bizleriz.아마도 우리가 가진 이런 선천적인 이점을 망치고 있는 존재들입니다.
Belki de sahip olduğumuz bu doğal avantajımızı alıp bozan bizleriz.Misschien zijn wij degenen die het natuurlijk voordeel dat we hadden verspild hebben.
Belki de sahip olduğumuz bu doğal avantajımızı alıp bozan bizleriz.Może wzięliśmy tę naturalną przewagę i ją popsuliśmy.
Belki de sahip olduğumuz bu doğal avantajımızı alıp bozan bizleriz.Možná, že jsme sebrali tuto přírodní výhodu, kterou jsme měli, a zničili jsme ji.
Belki de sahip olduğumuz bu doğal avantajımızı alıp bozan bizleriz.Možno, že sme sme zobrali túto prírodnú výhodu, ktorú sme mali a zničili sme ju.
Belki de sahip olduğumuz bu doğal avantajımızı alıp bozan bizleriz.Mungkin kita sendirilah yang mengambil keunggulan alamiah ini dan kita merusaknya.
Belki de sahip olduğumuz bu doğal avantajımızı alıp bozan bizleriz.On avait peut-être un avantage naturel et on l'a gâché.
Belki de sahip olduğumuz bu doğal avantajımızı alıp bozan bizleriz.Poate că noi suntem cei care am luat acest avantaj natural şi l-am stricat.
Belki de sahip olduğumuz bu doğal avantajımızı alıp bozan bizleriz.Quizá hemos tomado esta ventaja natural que siempre hemos tenido y la hemos estropeado.
Belki de sahip olduğumuz bu doğal avantajımızı alıp bozan bizleriz.Talán mi voltunk azok, akik vettük ezt a természetes előnyünket, és elrontottuk.
Belki de sahip olduğumuz bu doğal avantajımızı alıp bozan bizleriz.Talvez tenhamos sido nós quem pegou nesta vantagem natural que tínhamos e a desperdiçou.
Belki de sahip olduğumuz bu doğal avantajımızı alıp bozan bizleriz.Vielleicht sind wir diejenigen, die diesen natürlichen Vorteil haben verderben lassen.
Belki de sahip olduğumuz bu doğal avantajımızı alıp bozan bizleriz.Ίσως εμείς είμαστε αυτοί που πήραμε αυτό το φυσικό πλεονέκτημα που είχαμε και το χαλάσαμε.
Belki de sahip olduğumuz bu doğal avantajımızı alıp bozan bizleriz.Може би ние сме тези, които са взели това природно предимство, което сме имали, и сме го развалили.
Belki de sahip olduğumuz bu doğal avantajımızı alıp bozan bizleriz.Может быть, нам изначально было дано это природное преимущество, а мы его испортили.
Belki de sahip olduğumuz bu doğal avantajımızı alıp bozan bizleriz.אולי לקחנו את היתרון הטבעי שהיה לנו וקלקלנו אותו.
Belki de sahip olduğumuz bu doğal avantajımızı alıp bozan bizleriz.اننا الفصيل الذي استحق هذه الميزة ولكنها افسدناها
Belki de sahip olduğumuz bu doğal avantajımızı alıp bozan bizleriz.私たちなのかもしれません どうやってダメにしてしまったのでしょう?
Belki de şimdi insan olarak bizlerin birbirimize bağımlılık ilan etmemizin vaktidir.Być może teraz nadszedł czas żebyśmy my, jako ludzie zadeklarowali naszą współzależność
Belki de şimdi insan olarak bizlerin birbirimize bağımlılık ilan etmemizin vaktidir.Có lẽ đã đến lúc loài người chúng ta tuyên bố sự tương thuộc của mình
Belki de şimdi insan olarak bizlerin birbirimize bağımlılık ilan etmemizin vaktidir.Ehkä nyt olisi aika että ihmislajina julistamme keskinäistä riippuvuussuhdettamme
Belki de şimdi insan olarak bizlerin birbirimize bağımlılık ilan etmemizin vaktidir.Forse è tempo che noi in quanto esseri umani dichiariamo la nostra interdipendenza
Belki de şimdi insan olarak bizlerin birbirimize bağımlılık ilan etmemizin vaktidir.Il est peut-être temps maintenant que nous en tant qu'humains nous déclarions notre interdépendance
Belki de şimdi insan olarak bizlerin birbirimize bağımlılık ilan etmemizin vaktidir.Jetzt ist es an der Zeit, dass wir als Menschen unsere Interdependenz untereinander erklären.
Belki de şimdi insan olarak bizlerin birbirimize bağımlılık ilan etmemizin vaktidir.Kanske det nu är tid att vi som människor förklarar oss som beroende av varandra
Belki de şimdi insan olarak bizlerin birbirimize bağımlılık ilan etmemizin vaktidir.이제는 하나의 인류로써 우리의 상호 의존을 선언할 때입니다.
Belki de şimdi insan olarak bizlerin birbirimize bağımlılık ilan etmemizin vaktidir.Måske er det nu tid til at vi som mennesker erklærer at vi er gensidigt afhængige
İlgili Sayfalar