bizler ile cümle
bizler kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.60
BU SAYFADA CÜMLE
6
HARF
2
HECE
12
ORT. KELİME
Aslında yaptıkları bizleri öldürmekti, Müslümanları...ما كان يقتلنا ليس المسلمين،
Aslında yaptıkları bizleri öldürmekti, Müslümanları...アラブ人でもなかった
Audre Lorde bir defasında "Beyaz babalar bizlere düşünüyorum öyleyse varım demeyi öğrettiler" demişti.Audre Lorde a dit une fois, "Les pères blancs nous ont appris à dire, "Je pense, donc je suis."
Audre Lorde bir defasında "Beyaz babalar bizlere düşünüyorum öyleyse varım demeyi öğrettiler" demişti.Audre Lorde a zis odată: "Strămoşii albi ne-au învăţat să spunem Cuget, deci exist."
Audre Lorde bir defasında "Beyaz babalar bizlere düşünüyorum öyleyse varım demeyi öğrettiler" demişti.Audre Lorde đã từng nói, "Nhưng người cha da trắng đã dạy chúng ta nói câu, 'Tôi tư duy, tôi tồn tại.' "
Audre Lorde bir defasında "Beyaz babalar bizlere düşünüyorum öyleyse varım demeyi öğrettiler" demişti.Audre Lorde dijo una vez, "Los padres blancos nos enseñaron a decir, 'Pienso, luego existo".
Audre Lorde bir defasında "Beyaz babalar bizlere düşünüyorum öyleyse varım demeyi öğrettiler" demişti.Audre Lorde disse uma vez, "Os pais brancos ensinaram-nos a dizer: 'Eu penso, logo existo.'"
Audre Lorde bir defasında "Beyaz babalar bizlere düşünüyorum öyleyse varım demeyi öğrettiler" demişti.Audre Lorde egyszer azt mondta, "Fehér atyáink azt tanították nekünk, hogy "Gondolkodom, tehát vagyok."."
Audre Lorde bir defasında "Beyaz babalar bizlere düşünüyorum öyleyse varım demeyi öğrettiler" demişti.Audre Lorde kiedyś powiedziała, "Biali ojcowie nauczyli nas mówić "Myślę, więc jestem."
Audre Lorde bir defasında "Beyaz babalar bizlere düşünüyorum öyleyse varım demeyi öğrettiler" demişti.Audre Lordeová kdysi napsala: "Bílí otcové nás učili říkat: "Myslím, tedy jsem."
Audre Lorde bir defasında "Beyaz babalar bizlere düşünüyorum öyleyse varım demeyi öğrettiler" demişti.Audre Lorde sagte einmal: "Die weißen Väter lehrten uns zu sagen: "Ich denke, also bin ich."
Audre Lorde bir defasında "Beyaz babalar bizlere düşünüyorum öyleyse varım demeyi öğrettiler" demişti.Audre Lorde una volta disse: "I padri d'occidente ci hanno insegnato a dire, 'Penso quindi sono.'"
Audre Lorde bir defasında "Beyaz babalar bizlere düşünüyorum öyleyse varım demeyi öğrettiler" demişti.Audre Lorde zei eens: "De blanke vaders leerden ons zeggen 'Ik denk, dus ik ben.'"
Audre Lorde bir defasında "Beyaz babalar bizlere düşünüyorum öyleyse varım demeyi öğrettiler" demişti.Audre Lourde sa en gång, "De vita fäderna lärde oss att säga, "Jag tänker, därför finns jag."
Audre Lorde bir defasında "Beyaz babalar bizlere düşünüyorum öyleyse varım demeyi öğrettiler" demişti.오드레 롤데는 언젠가 이렇게 말했어요. "백인 아버지는 이렇게 말하라고 가르친다, '나는 생각한다. 고로 나는 존재한다.'"
Audre Lorde bir defasında "Beyaz babalar bizlere düşünüyorum öyleyse varım demeyi öğrettiler" demişti.Η συγγραφέας Όντρε Λορντ είπε κάποτε: "Οι λευκοί πατέρες μάς δίδαξαν να λέμε 'σκέφτομαι, άρα υπάρχω'".
Audre Lorde bir defasında "Beyaz babalar bizlere düşünüyorum öyleyse varım demeyi öğrettiler" demişti.Одри Лорд беше казала "Белите бащи ни учеха да казваме, 'Мисля, следователно съществувам'."
Audre Lorde bir defasında "Beyaz babalar bizlere düşünüyorum öyleyse varım demeyi öğrettiler" demişti.Одри Лорд однажды сказала, "Белые отцы учили нас говорить - "Я думаю - значит, я существую."
Audre Lorde bir defasında "Beyaz babalar bizlere düşünüyorum öyleyse varım demeyi öğrettiler" demişti.Одрі Лорд якось сказала: "Білі батьки вчили нас: "Я думаю, отже я існую".
Audre Lorde bir defasında "Beyaz babalar bizlere düşünüyorum öyleyse varım demeyi öğrettiler" demişti.אודרי לורד (משוררת קאריבית-אמריקאית) אמרה פעם, "האבות הלבנים לימדו אותנו לומר, 'אני חושב, משמע אני קיים'".
Audre Lorde bir defasında "Beyaz babalar bizlere düşünüyorum öyleyse varım demeyi öğrettiler" demişti.我思う ゆえに我あり" 彼女が提言したのは "我感じる ゆえに我は自由" 素晴らしいパラダイムシフトだと思います
Ayrıca, bizlere faydalı olan bakteriler için çoğunluk algılamayı geliştiren moleküller de ürettik.반대로 지구 상에 있는 모든 경이롭고 이로운 박테리아들을 위해서 우리는 정족수 인식을 도와주는 분자도 만들어왔습니다.
Ayrıca, bizlere faydalı olan bakteriler için çoğunluk algılamayı geliştiren moleküller de ürettik.במקביל, לטובת החיידקים הטובים והמופלאים שחיים על פני האדמה, יצרנו גם מולקולות תומכות חישת-מניין
Ayrıca, bizlere faydalı olan bakteriler için çoğunluk algılamayı geliştiren moleküller de ürettik.細菌のために 我々は「向クオラムセンシング分子」を作っており それによってシステム内で分子がよりよく働くことを狙っています
--Aziz Yorgi'nin ve bizlerin sürekli mücadelesi.Opravdu je to štěstí, že ho můžeme mít dnes zde a obdivovat ho.
Babam eve hep sarhoş gelir, bağırıp çağırır,... ... bazen bizleri döverdi.Papa ist immer betrunken und macht ständig Terz. Manchmal schlägt er uns sogar.
Babam eve hep sarhoş gelir, bağırıp çağırır,... ... bazen bizleri döverdi.Papā sempre ubriaco, che si mette nei pasticci.
Babam eve hep sarhoş gelir, bağırıp çağırır,... ... bazen bizleri döverdi.Papá siempre borracho, metiéndose en líos.
Babam eve hep sarhoş gelir, bağırıp çağırır,... ... bazen bizleri döverdi.Småungarna bråkar. Farsan ölar och är på snusen och kommer hem och bråkar.
Babam eve hep sarhoş gelir, bağırıp çağırır,... ... bazen bizleri döverdi.Táta chodí domu opilý, křičí a někdy nás bije.
Babam eve hep sarhoş gelir, bağırıp çağırır,... ... bazen bizleri döverdi.Tata wracał pijany i wrzeszczał na nas i czasami bił.
Babam eve hep sarhoş gelir, bağırıp çağırır,... ... bazen bizleri döverdi.Ο μπαμπάς μεθάει κι όταν γυρίζει σπίτι κάνει σαματά.
Bana bu senaryoyu çekici kılan şey ise; bizler bunu bugünden yapabiliriz.A co sprawia, że ten scenariusz szczególnie przemawia do mnie jest to, że możemy go wykonać już dzisiaj.
Bana bu senaryoyu çekici kılan şey ise; bizler bunu bugünden yapabiliriz.E a rendere questo scenario particolarmente affascinante ai miei occhi è che possiamo realizzarlo oggi stesso.
Bana bu senaryoyu çekici kılan şey ise; bizler bunu bugünden yapabiliriz.En wat dit scenario bijzonder aantrekkelijk voor me maakt, is dat we er vandaag toe in staat zijn.
Bana bu senaryoyu çekici kılan şey ise; bizler bunu bugünden yapabiliriz.제가 이 시나리오에 특별히 관심을 갖는 이유는 바로 오늘 실현할 수 있기 때문입니다.
Bana bu senaryoyu çekici kılan şey ise; bizler bunu bugünden yapabiliriz.Para mí, lo que hace que este escenario sea especialmente llamativo, es que podríamos hacerlo hoy mismo.
Bana bu senaryoyu çekici kılan şey ise; bizler bunu bugünden yapabiliriz.Şi ce face acest scenariu deosebit de atrăgător pentru mine este că îl putem face azi.
Bana bu senaryoyu çekici kılan şey ise; bizler bunu bugünden yapabiliriz.А онова, което прави този сценарий особено привлекателен за мен, е, че бихме могли да го приложим днес.
Bana bu senaryoyu çekici kılan şey ise; bizler bunu bugünden yapabiliriz.И, что особенно привлекательно в этом проекте лично для меня, мы можем реализовать его прямо сейчас.
Bana bu senaryoyu çekici kılan şey ise; bizler bunu bugünden yapabiliriz.ומה שהופך את התסריט הזה למושך במיוחד בשבילי הוא שאנחנו יכולים לעשות את זה היום.
Bana bu senaryoyu çekici kılan şey ise; bizler bunu bugünden yapabiliriz.ومايجعلني أكثر انجذابا لهذا السيناريو تحديدا، أنه يمكننا تحقيق هذا اليوم.
Bana bu senaryoyu çekici kılan şey ise; bizler bunu bugünden yapabiliriz.今すぐ行動できるというところです 鍵となる部品は既にどこにでもあります
Başlamak için çok geç kaldık ve düşmanlarımız çok güçlü, bunun nasıl sonuçlanacağını bizler de bilmiyoruz.Čekali jsme příliš dlouho, než jsme začali, a naši protivníci jsou silní a my nevíme, jak to dopadne.
Başlamak için çok geç kaldık ve düşmanlarımız çok güçlü, bunun nasıl sonuçlanacağını bizler de bilmiyoruz.لقد انتظرنا في وقت متأخر أن تبدأ ، وخصومنا هي قوية ونحن لا نعرف كيف سيكون هذا الخروج.
Başlangıç olarak şunu söylemeliyim ki batı dünyasında bizler çok fazla et tüketiyoruz.Ahora bien, para empezar diría que estamos comiendo demasiada carne en el mundo occidental.
Başlangıç olarak şunu söylemeliyim ki batı dünyasında bizler çok fazla et tüketiyoruz.Aluksi sanoisin, että länsimaissa syödään lihaa ihan liian paljon.
Başlangıç olarak şunu söylemeliyim ki batı dünyasında bizler çok fazla et tüketiyoruz.Bây giờ, để bắt đầu, tôi nói rằng chúng ta đang ăn quá nhiều thịt trong thế giới phương Tây.
Başlangıç olarak şunu söylemeliyim ki batı dünyasında bizler çok fazla et tüketiyoruz.Kezdetnek azt mondanám, hogy túl sok húst eszünk a nyugati világban.
Başlangıç olarak şunu söylemeliyim ki batı dünyasında bizler çok fazla et tüketiyoruz.이제 서구 세계에서 우리는 너무나 많은 육류를 소비하고 있다고 말해야겠네요.
Başlangıç olarak şunu söylemeliyim ki batı dünyasında bizler çok fazla et tüketiyoruz.Maintenant, pour commencer, je dirais que nous mangeons beaucoup trop de viande dans le monde occidental.
Başlangıç olarak şunu söylemeliyim ki batı dünyasında bizler çok fazla et tüketiyoruz.Na początku chciałbym powiedzieć, że w krajach zachodnich spożywa się zdecydowanie za dużo mięsa.
Başlangıç olarak şunu söylemeliyim ki batı dünyasında bizler çok fazla et tüketiyoruz.Na začiatok by som mal povedať, že v západnom svete jeme príliš veľa mäsa.
Başlangıç olarak şunu söylemeliyim ki batı dünyasında bizler çok fazla et tüketiyoruz.Nyní bych mal říci, že jíme moc masa v západním světě.
Başlangıç olarak şunu söylemeliyim ki batı dünyasında bizler çok fazla et tüketiyoruz.Om te beginnen moet ik zeggen dat we veel te veel vlees eten in de Westerse wereld.
Başlangıç olarak şunu söylemeliyim ki batı dünyasında bizler çok fazla et tüketiyoruz.Para começar, deixem-me dizer-vos que se come carne a mais no mundo ocidental.
Başlangıç olarak şunu söylemeliyim ki batı dünyasında bizler çok fazla et tüketiyoruz.Pentru început, aş spune că, în Occident, mâncăm mult prea multă carne.
Başlangıç olarak şunu söylemeliyim ki batı dünyasında bizler çok fazla et tüketiyoruz.Per iniziare, devo dire che mangiamo troppa carne nel mondo occidentale.
Başlangıç olarak şunu söylemeliyim ki batı dünyasında bizler çok fazla et tüketiyoruz.Till att börja med borde jag säga att vi äter alldeles för mycket kött i västvärlden.
Başlangıç olarak şunu söylemeliyim ki batı dünyasında bizler çok fazla et tüketiyoruz.Um nun anzufangen, sollte ich sagen, dass wir bei weitem zu viel Fleisch in der westlichen Welt essen.
İlgili Sayfalar