bizler ile cümle
bizler kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.60
BU SAYFADA CÜMLE
6
HARF
2
HECE
9
ORT. KELİME
Artık bizlerin doğal çocuksu merakına, hayal kurabilme yetisine sahip değildir.Il n'a plus notre curiosité naturelle, enfantine et notre capacité innée à imaginer.
Artık bizlerin doğal çocuksu merakına, hayal kurabilme yetisine sahip değildir.우리의 자연스러운, 아이들같은 호기심이나 천부적인 상상력도 없는 상태 말입니다.
Artık bizlerin doğal çocuksu merakına, hayal kurabilme yetisine sahip değildir.Nie ma już w nim naszej naturalnej, dziecięcej ciekawości, naszej wrodzonej wyobraźni.
Artık bizlerin doğal çocuksu merakına, hayal kurabilme yetisine sahip değildir.Nó không còn có sự tò mò trẻ con tự nhiên và khả năng tưởng tượng tạo hóa ban tặng.
Artık bizlerin doğal çocuksu merakına, hayal kurabilme yetisine sahip değildir.Nu mai are curiozitatea naturală a copilului și capacitatea înnăscută de a-și imagina.
Artık bizlerin doğal çocuksu merakına, hayal kurabilme yetisine sahip değildir.Takový, který postrádá naši přirozenou, dětskou zvědavost a naší vrozenou schopnost si představovat.
Artık bizlerin doğal çocuksu merakına, hayal kurabilme yetisine sahip değildir.Többé már nincs meg a természetes, gyerekes kíváncsisága, és a vele született képzelőereje.
Artık bizlerin doğal çocuksu merakına, hayal kurabilme yetisine sahip değildir.Ya no tiene más nuestra curiosidad natural, infantil y nuestra habilidad innata para imaginar.
Artık bizlerin doğal çocuksu merakına, hayal kurabilme yetisine sahip değildir.Δεν έχει πια φυσική, παιδική περιέργεια και την έμφυτη ικανότητά μας να φανταζόμαστε.
Artık bizlerin doğal çocuksu merakına, hayal kurabilme yetisine sahip değildir.Он более не имеет той естественной, детской любознательности, той врожденной способности воображать.
Artık bizlerin doğal çocuksu merakına, hayal kurabilme yetisine sahip değildir.Той няма вече нашето естествено, подобно на деца любопитство и вродената ни способност да си представяме.
Artık bizlerin doğal çocuksu merakına, hayal kurabilme yetisine sahip değildir.У нього більш нема природної, дитячої допитливості і притаманної нам властивості уявляти.
Artık bizlerin doğal çocuksu merakına, hayal kurabilme yetisine sahip değildir.לא קיימת בה יותר הסקרנות הטבעית, התמה והיכולת שטבועה בדמנו לדמיין.
Artık bizlerin doğal çocuksu merakına, hayal kurabilme yetisine sahip değildir.ولاتعد تحمل فضولا طفولي وقدرتة فطرية على التخيل
Artık bizlerin doğal çocuksu merakına, hayal kurabilme yetisine sahip değildir.生まれつき持っている想像力がなくなった状態 もしも 私たちが希望を保ち
Askerler, bu kadar uzunlukta sopalarla bizleri itiraf etmemiz için dövüyorlar.Evelyn és én édesanyánk mögé bújtunk.
Askerler, bu kadar uzunlukta sopalarla bizleri itiraf etmemiz için dövüyorlar.Evelyn y yo nos escondimos detrás de muestra madre. Evelyn:
Askerler, bu kadar uzunlukta sopalarla bizleri itiraf etmemiz için dövüyorlar.Homem: Os soldados traziam maços que usavam para nos obrigar a confessar.
Askerler, bu kadar uzunlukta sopalarla bizleri itiraf etmemiz için dövüyorlar.Les soldats nous battent avec des gourdins longs comme ça pour nous faire avouer.
Askerler, bu kadar uzunlukta sopalarla bizleri itiraf etmemiz için dövüyorlar.Soldaten met zulke lange stokken sloegen ons, om een bekentenis te krijgen.
Askerler, bu kadar uzunlukta sopalarla bizleri itiraf etmemiz için dövüyorlar.Soldaten mit so langen Stöcken schlugen auf uns ein für ein Geständnis.
Askerler, bu kadar uzunlukta sopalarla bizleri itiraf etmemiz için dövüyorlar.Soldater med klubbor, så här långa, slog oss för att få fram en bekännelse.
Askerler, bu kadar uzunlukta sopalarla bizleri itiraf etmemiz için dövüyorlar.Soldați cu bâte așa de lungi ne-au bătut ca să obțină confesiuni.
Askerler, bu kadar uzunlukta sopalarla bizleri itiraf etmemiz için dövüyorlar.Żołnierze takimi oto pałami bili nas, byśmy się przyznali.
Askerler, bu kadar uzunlukta sopalarla bizleri itiraf etmemiz için dövüyorlar.Οι στρατιώτες, με κλομπ τόσο μακριά, μας χτυπούσαν για να αποσπάσουν μια ομολογία.
Askerler, bu kadar uzunlukta sopalarla bizleri itiraf etmemiz için dövüyorlar.Евелин: Той ни нареди да седнем, затова седнахме.
Askerler, bu kadar uzunlukta sopalarla bizleri itiraf etmemiz için dövüyorlar.Солдаты с дубинками такой длины выбивали из нас признания.
Askerler, bu kadar uzunlukta sopalarla bizleri itiraf etmemiz için dövüyorlar.גבר: "חיילים עם אלות כאלה ארוכות היכו אותנו כדי שנתוודה,
Aslında bizler de böyle bir çok hücreliler topluluğuz.De facto, nós somos uma comunidade multicelular desse tipo.
Aslında bizler de böyle bir çok hücreliler topluluğuz.De hecho, nosotros somos una comunidad multicelular.
Aslında bizler de böyle bir çok hücreliler topluluğuz.Et en fait, nous sommes une de ces communautés multicellulaires.
Aslında bizler de böyle bir çok hücreliler topluluğuz.In der Tat sind wir auch eine solche mehrzellige Gemeinschaft.
Aslında bizler de böyle bir çok hücreliler topluluğuz.In feite zijn wij zo'n meercellige gemeenschap.
Aslında bizler de böyle bir çok hücreliler topluluğuz.사실 우리는 그런 다세포 공동체입니다.
Aslında bizler de böyle bir çok hücreliler topluluğuz.My też jesteśmy taką wielokomórkową społecznością.
Aslında bizler de böyle bir çok hücreliler topluluğuz.Noi siamo una comunità multicellulare di questo tipo.
Aslında bizler de böyle bir çok hücreliler topluluğuz.Si de fapt, suntem o astfel de comunitate multicelulara.
Aslında bizler de böyle bir çok hücreliler topluluğuz.Valójában mi is ilyen többsejtből szerveződő közösség vagyunk.
Aslında bizler de böyle bir çok hücreliler topluluğuz.Và trong thực tế, chúng ta chính là một quần thể đa tế bào.
Aslında bizler de böyle bir çok hücreliler topluluğuz.Μάλιστα, είμαστε μια τέτοια πολυκυττάρια κοινότητα.
Aslında bizler de böyle bir çok hücreliler topluluğuz.Всъщност, ние също сме такава многоклетъчна общност.
Aslında bizler de böyle bir çok hücreliler topluluğuz.והאמת, אנחנו הננו כאלו מושבות רב-תאיות.
Aslında bizler de böyle bir çok hücreliler topluluğuz.وفي الحقيقة ، فنحن مثل مجتمع من الخلايا المتعددة.
Aslında bizler de böyle bir çok hücreliler topluluğuz.私達の細胞の多くは、各々_
Aslında, onlardan bazıları dinlenme odalarından kameralarını alıp bizlerle resim çektirdi.사실 많은 직원들이 직접 카메라를 가지고 와서는 우리와 사진을 찍었습니다
Aslında, onlardan bazıları dinlenme odalarından kameralarını alıp bizlerle resim çektirdi.Niektorí z nich si išli do šatne pre fotoaparáty a fotili si nás.
Aslında, onlardan bazıları dinlenme odalarından kameralarını alıp bizlerle resim çektirdi.Sommigen haalden zelfs hun camera's en namen foto's met ons.
Aslında, onlardan bazıları dinlenme odalarından kameralarını alıp bizlerle resim çektirdi.ולמעשה, חלק מהם לקחו את המצלמות שלהם מחדר המנוחה וצילמו תמונות שלהם איתנו.
Aslında yaptıkları bizleri öldürmekti, Müslümanları... Arapları değildi.Ce ne omora de fapt nu erau musulmanii, nu erau arabii.
Aslında yaptıkları bizleri öldürmekti, Müslümanları... Arapları değildi.Ciò che ci stava davvero uccidendo non erano i musulmani, non erano gli arabi.
Aslında yaptıkları bizleri öldürmekti, Müslümanları... Arapları değildi.Das was uns tötete waren nicht die Muslime, waren nicht die Araber.
Aslında yaptıkları bizleri öldürmekti, Müslümanları... Arapları değildi.En réalité, ce qui nous tuait, ce n'était pas les musulmans, ni les Arabes.
Aslında yaptıkları bizleri öldürmekti, Müslümanları... Arapları değildi.Lo que nos estaba matando no eran los musulmanes, no eran los árabes.
Aslında yaptıkları bizleri öldürmekti, Müslümanları... Arapları değildi.O que nos estava a matar, na verdade, não eram os muçulmanos, não eram os árabes.
Aslında yaptıkları bizleri öldürmekti, Müslümanları... Arapları değildi.To co nas zabijało, to nie byli muzułamanie to nie byli Arabowie.
Aslında yaptıkları bizleri öldürmekti, Müslümanları... Arapları değildi.Wat ons werkelijk vermoordde waren niet de Moslims en niet de Arabieren.
Aslında yaptıkları bizleri öldürmekti, Müslümanları... Arapları değildi.На самом деле нас убивали не мусульмане, не арабы.
Aslında yaptıkları bizleri öldürmekti, Müslümanları...우리를 죽이는 건 이슬람교도나
Aslında yaptıkları bizleri öldürmekti, Müslümanları...Szóval a fájdalomnak vége.
Aslında yaptıkları bizleri öldürmekti, Müslümanları...שמי שבאמת הרג אותנו לא היו המוסלמים,
İlgili Sayfalar