Ana içeriğe geç
Sözlük

biyolojik ile cümle

biyolojik kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
9
HARF
4
HECE
9
ORT. KELİME
Bazı türleri zararlıların biyolojik mücadelesinde kullanılır.Eräitä loispistiäisiä käytetään hyväksi biologisessa torjunnassa.
2010 yılında "Avrupa Biyolojik Çeşitlilik Başkenti" seçilmiştir.Vuosi 2010 oli Yhdistyneiden kansakuntien kansainvälinen biodiversiteetin vuosi.
Bu füzeler başlıklarında kimyasal, biyolojik, nükleer ve klasik patlayıcı taşıyabilir.Raketissa voi käyttää tavanomaista, kemiallista ja ydinkärkeä.
Olgunluğu sürecinde biyolojik babasına hiç rastlamamıştır.Hän ei ole koskaan tavannut biologisia vanhempiaan.
Biyolojik anlamda, iki cinsiyet vardır: Kadın ve erkek.Sukupuolia ihmisellä on kaksi, mies ja nainen.
House'un biyolojik babası hakkında bir miktar bilgi verilir.Willien perheestä on tiedossa joitakin yksityiskohtia.
Park, biyolojik çeşitliliğiyle ünlenmiştir.Puisto tunnetaan monimuotoisesta geologiastaan.
Volkanik bir yapıya sahip olan ada, içerisinde kendine özgü birçok biyolojik tür barındırmaktadır.Ulkoasulta tehdasmainen alue, joka sisältää paljon robottimaisia vihollisia.
Genellikle nükleer, biyolojik ve kimyasal silahlar bu adla anılırlar.Niihin lasketaan tavallisesti kuuluviksi kemialliset aseet, biologiset aseet ja ydinaseet.
Bazıları Keçi Adam'ın bir biyolojik deney sonucu olduğunu iddia eder.Joidenkin käsitysten mukaan sotaisuus kuuluu ihmislajin biologiaan.
Bu proteinlerin biyolojik olaylarda önemli görevleri vardır.Aineella on useita tärkeitä biologisia tehtäviä.
Biyolojik bir deney yükü taşıyordu.Kyseessä oli siis bistaattinen tutka.
Biyolojik çeşitlilik bakımından varsıl olan bölge 2009 yılında UNESCO Dünya Miras Listesi'ne alınmıştır.Runsaan, monipuolisen eläimistönsä takia alue liitettiin Unescon maailmanperintöluetteloon vuonna 2003.
Uzun bir süre boyunca biyolojik babasını hiç tanımamıştır.Δεν γνώρισε ποτέ τους βιολογικούς του γονείς.
Aristoteles zamanından beri bunlar esas olarak biyolojik süreçler olarak kabul ediliyordu.Από την εποχή του Αριστοτέλη αυτά θεωρούνταν ουσιωδώς βιολογικές (ζωικές) διεργασίες.
Bazı türleri zararlıların biyolojik mücadelesinde kullanılır.Μερικά είδη χρησιμοποιούνται για την βιολογική καταπολέμηση βλαβερών εντόμων.
Hücrelerin oluşumu ve görevleri hakkında bilgi edinmek, bütün biyolojik bilimlerin temelini oluşturur.Η κατανόηση της σύνθεσης και της λειτουργίας των κυττάρων είναι θεμελιώδης σε όλες τις βιολογικές επιστήμες.
Bu proteinlerin biyolojik olaylarda önemli görevleri vardır.Οι αμίνες συναντώνται σε πολλές βιολογικές λειτουργίες.
Türleşme yeni biyolojik türlerin oluştuğu evrimsel süreçtir.Η αναπαραγωγή είναι η βιολογική διαδικασία με την οποία παράγεται κάθε νέος οργανισμός.
DNA böylede biyolojik bilgi taşımak için değil, yapısal bir malzeme olarak kullanılır.DNA bruges således som et strukturelt materiale snarere end som en bærer af biologisk information.
Park, biyolojik çeşitliliğiyle ünlenmiştir.Området er kendt for sin store biologiske mangfoldighed.
Ancak protokol 1972 tarihli Biyolojik Silahlar Konvansiyonu'na uzanan süreci başlatması açısından önemlidir.1972 - Aftale om forbud mod brug af biologiske våben åbnes for underskrivning.
Moleküler makineler, sentetik ve biyolojik olarak iki geniş kategoriye ayrılabilir.Molekylemaskiner kan opdeles i to overordnede kategorier; syntetiske og biologiske.
Biyolojik ve toplumsal sistemler açık sistemlerdir.Økologiske, biologiske og samfundsmæssige systemer er homøostatiske.
Peyton, biyolojik annesi Ellie Harp'ın göğüs kanseri olduğunu öğrendiğinde onu tanımak ister.Lige efter at have lært hendes biologiske mor, Ellie, at kende, mister hun hende til brystkræft.
Aynı zamanda daha büyük biyolojik çeşitlilik bulunmaktadır.Desuden er der en langt større geografisk variation.
Bu liste, Safevî şahlarının biyolojik annelerini içerir.Alt hun behøver er en underskrift fra sine biologiske forældre.
Uzun bir süre boyunca biyolojik babasını hiç tanımamıştır.Simon nåede aldrig at møde sin biologiske far.
Biz sadece onun elçileri, biyolojik katalizörleriyiz.Generne er enhederne for den biologiske arv.
Normal biyolojik koşullarda bulunmaz.Ingen fandt biologiske våben der.
Biyolojik türler, üreme kabiliyetlerine göre tanımlanabilirler.Antibiotika kan klassificeres efter deres virkemåde.
Çoğu biyolojik türde genomdaki dizilerin ancak ufak bir bölümü protein kodlar.I mange arter er det kun en lille fraktion af den samlede genomsekvens der koder protein.
Kas hasarı fiziksel (çarpışma sonrası yaralanma gibi), kimyasal veya biyolojik faktörlerden kaynaklanabilir.Denne skaden kan være forårsaket av fysiske (for eksempel knusningsskade), kjemiske eller biologiske faktorer.
Majör depresif bozukluk teşhisini teyit edecek bir biyolojik test yoktur.Ingen biologiske tester bekrefter depresjon.
Uzun bir süre boyunca biyolojik babasını hiç tanımamıştır.Han har aldri møtt sine biologiske foreldre.
Buna ek olarak, başka biyolojik yan etkiler olduğuna dair iddialar bulunmaktadır.Men disse påvirker direkte også en rekke andre biokjemiske prosesser.
Hormonun sadece serbest formu biyolojik olayları regüle edebilir.Det er den frie fraksjonen som utløser hormonets biologiske virkninger.
Park, biyolojik çeşitliliğiyle ünlenmiştir.Parken har stor betydning for biologisk mangfold.
Biyolojik arıtma, çoğunlukla akvaryum filtrelerinde ve atık su arıtma tesislerinde kullanılır.Slik filtermateriale brukes for eksempel i akvariefilter og i mange typer luftfilter.
Kimi yorumculara göre İbn-i Haldun'un bazı düşünceleri, biyolojik evrim teorisi hakkında öngörülere sahiptir.Menurut beberapa komentator, beberapa pemikiran Ibnu Khaldūn menyiratkan teori evolusi biologi.
Biyolojik türlerin incelenmesinde, olgulara fosiller ve bu fosillerin incelenmesi dahildir.Pada kajian spesies biologi, fakta-fakta tersebut meliputi fosil dan pengukuran terhadap fosil-fosil tersebut.
Biz sadece onun elçileri, biyolojik katalizörleriyiz.Enzim adalah biokatalis.
Biyolojik mücadele için önemli bir rol oynar.Ia juga memainkan peranan penting dalam biokimia.
Entomolojik savaş da biyolojik savaşın alt türlerinden biri olarak kabul edilmektedir.Perang entomologi (serangga) juga dianggap jenis senjata biologi.
Hücrelerin oluşumu ve görevleri hakkında bilgi edinmek, bütün biyolojik bilimlerin temelini oluşturur.Pengetahuan akan komposisi dan cara kerja sel merupakan hal mendasar bagi semua bidang ilmu biologi.
Erkeklik hem sosyal tanımlı hem de biyolojik yaradılışlı etmenlerden oluşur.Maskulinitas didefinisikan secara sosial dan diciptakan secara biologis.
Kronik aşırı doz ayrıca biyolojik zarların ve cildin dış tabakasının soyulmasının artmasına neden olur.Overdosis kronis juga menyebabkan labilitas meningkat membran biologis dan dari lapisan luar kulit mengelupas.
Jolie, ilk biyolojik çocuğu olan Shiloh-Nouvel'i 27 Mayıs 2006'da Namibya'da sezaryenle doğurdu.Jolie melahirkan seorang putri bernama Shiloh Nouvel di Swakopmund, Namibia, pada 27 Mei 2006.
Kokpiti, pilotları NBC (Nükleer, biyolojik, kimyasal) saldırılara karşı koruyabilir.Kokpit helikopter dibuat kedap udara agar tahan dalam kondisi NBC (Nuclear, Biological, Chemical).
Kassal hidrostat hayvanlarda bulunan biyolojik bir yapıdır.Hidrostat otot adalah struktur biologis yang dapat ditemui pada hewan.
İkisi de bazen biyolojik bileşenleri içerir.Kedua spesies ini menghasilkan hibrida sesekali.
Neredeyse bütün biyolojik sistemler karmaşıktır.Hampir semuanya memiliki peran biologis.
Homo gautengensis, biyolojik antropolog Darren Curnoe tarafından 2010 yılında keşfedilmiş hominini türü.Homo gautengensis là một chủng người Hominin được nhà nhân sinh học Darren Curnoe đề xuất năm 2010.
DNA böylede biyolojik bilgi taşımak için değil, yapısal bir malzeme olarak kullanılır.Do vậy DNA được sử dụng như là vật liệu cấu trúc hơn là vật liệu mang thông tin sinh học.
Dünya'daki tropik bölgelerin haricinde Çin, her kategoride en fazla biyolojik çeşitlilik gösteren ülkedir.Trung Quốc là quốc gia đa dạng sinh học ở mức độ cao nhất trong mỗi hạng mục ngoài vùng nhiệt đới.
Çoğu kimyasal sentez yöntemi, biyolojik reaksiyonun tersi yönde, yani C-uçtan N-uca doğru ilerler.Hầu hết các phương pháp tổng hợp hóa học bắt đầu từ đầu C đến đầu N, trái ngược so với các phản ứng sinh học.
Bu biyolojik süreçte nitrit ve amonyum direkt olarak azot gazına çevrilir.Trong quá trình này, nitrit và amoni bị biến đổi trực tiếp thành khí nitơ.
Çoğu biyolojik türde genomdaki dizilerin ancak ufak bir bölümü protein kodlar.Ở nhiều loài, chỉ một phần nhỏ trong tổng số trình tự của bộ gene là mã hóa cho protein.
Biyolojik mücadele için önemli bir rol oynar.Kẽm đóng vai trò sinh học quan trọng đối với con người.
Bu sistem mürettebatı belli bir süre nükleer, biyolojik ve kimyasal silahlara karşı korumaktadır.Buồng lái được tăng áp để bảo vệ đội bay trong trường hợp sử dụng Vũ khí Hạt nhân, Sinh học, Hóa học.
İlgili Sayfalar
Menü
Giriş Yap
Premium
Platform
Karanlık Mod
biyolojik ile cümle - Sayfa 9 - biyolojik kelimesiyle örnek cümleler | KKTC App