Bir sistemin maksimum ya da ideal biyolojik yüklemesinin hesaplanması teorik olarak bile çok zordur.真の最大あるいは理想的システムの生物学的負荷は、理論的なレベルでさえ、計算することが非常に困難である。
1959 yılı Haziran ayında Jones çiftinin tek biyolojik çocuğu olan Stephan Gandhi Jones dünyaya geldi.1959年6月、ジョーンズ夫妻の間に、唯一となる実子、ステファン・ガンジー・ジョーンズが誕生している。
Ayrıca akvaryumun boyutuna bağlı olarak biyolojik yükleme için çeşitli temel kısıtlamalar bulunur.加えて、生物学的負荷には、アクアリウムのサイズに基くいくつかの基本的制約がある。
Dizi hizalaması biyolojik olmayan dizilerde, örneğin doğal dil veya finansal verilerde de kullanılabilir.シーケンスアラインメントは、自然言語や金融データなどの非生物配列にも用いられる。
Paralog ve ortologların ayırdedilmesi biyolojik araştırmalarda önemli ama zordur.これらパラログとオーソログを区別することは研究上重要であるが、しばしば困難である。
2010 yılında "Avrupa Biyolojik Çeşitlilik Başkenti" seçilmiştir.2013年には「生物多様性リーダー」に任命された。
Biyolojik yükleme, akvaryumda yaşayan canlıların akvaryumun ekosistemine yükledikleri yükün bir ölçüsüdür.生物学的負荷は、生きている住民がアクアリウムの生態系に与える負担の基準である。
Çeşitli substrat spesifisiteleri, protein yapıları ve biyolojik işlevleri olan farklı esteraz tipleri vardır.基質特異性やタンパク質構造、生理学的機能に応じて、広い範囲の様々なエステラーゼが存在する。
Bu varsayım biyolojik bilimlerde doğru değildir.生物学関連では、このような仮定は正しくない。
Biyolojik mücadele için önemli bir rol oynar.大洋は生物圏に重要な役割を果たす。
Liv Tyler dokuz yaşındayken biyolojik babasının Steven Tyler olduğunu keşfetti.リヴが自分がスティーヴン・タイラーの娘であると知ったのは彼女が9歳のとき。
Biz sadece onun elçileri, biyolojik katalizörleriyiz.尾張部 克志(おわりべ かつし)は、細胞生物学者。
Aynı zamanda daha büyük biyolojik çeşitlilik bulunmaktadır.また地理的な違いも大きい。
Ağır metallerin metilasyonu biyolojik sistemler dışında da olur.また、重金属のメチル化は生物機構の外部でも起こることができる。
Bu proteinlerin biyolojik olaylarda önemli görevleri vardır.これらのタンパク質は、さまざまな生物学的活性を担っており重要である。
Biyolojik olarak 19 yaşındadır.大相撲編 19歳。
Azoksimetan (AOM) biyolojik araştırmalarda kullanılan kanserojen ve nörotoksik bir bileşik.アゾキシメタン(Azoxymethane)は、生物学研究に用いられる発癌性物質、神経毒である。
Bunların başında biyolojik silah, genetik testler ve ölümcül bir virüs gelmektedir.武器は生体レーザーと自殺ウィルス。
House'un biyolojik babası hakkında bir miktar bilgi verilir.モンスター・ボノの生物学上の父に当たる。
İyonlaştırıcı olmayan radyasyonun farklı türleri, farklı biyolojik etkiler gösterir.不同的非电离輻射可產生不同之生物學作用。
Biyolojik mücadele için önemli bir rol oynar.在生物體內扮演重要角色。
Bu proteinlerin biyolojik olaylarda önemli görevleri vardır.此作用在生物化學中佔有重要地位。
Ağır metallerin metilasyonu biyolojik sistemler dışında da olur.重金属修饰可以在生物系统外发生。
İkisi de bazen biyolojik bileşenleri içerir.牠們有時也會吃內生菌屬。
Neredeyse bütün biyolojik sistemler karmaşıktır.可是生物系统的偶联性很强。
Majör depresif bozukluk teşhisini teyit edecek bir biyolojik test yoktur.但没有生物学测试可以直接确诊重度抑郁症。
Çoğu kimyasal sentez yöntemi, biyolojik reaksiyonun tersi yönde, yani C-uçtan N-uca doğru ilerler.大多数化学合成方法都是从C-端到N-端进行合成,刚好和生物合成反应的方向相反。
Çoğu biyolojik türde genomdaki dizilerin ancak ufak bir bölümü protein kodlar.許多物種的基因組都只有一小部分可編譯成蛋白質。
Aynı zamanda daha büyük biyolojik çeşitlilik bulunmaktadır.它同时具有其他的生物功能。
Birçok biyolojik yapı likit kristal davranışı gösterir.很多高分子材料表现出结晶行为。
Biyolojik olarak 19 yaşındadır.峰森琴葉 19歲。
Yapılan moleküler biyolojik analizler bu olgunun doğruluğunu güçlendirmektedir.分子生物学研究证明这个处理是正确的。
Kokpiti, pilotları NBC (Nükleer, biyolojik, kimyasal) saldırılara karşı koruyabilir.這三類武器也被統稱為NBC武器(Nuclear、Biological、Chemical)。
Aristoteles zamanından beri bunlar esas olarak biyolojik süreçler olarak kabul ediliyordu.아리스토텔레스 이후로 이러한 과정들은 본질적으로 생물학적 과정으로 간주되어 왔다.
Hormonun temel görevi vücudun biyolojik saatini koruyup ritmini ayarlamaktır.시상 하부는 몸의 "생물학적 시계"와 활동일 주기를 조절한다.
Kadın toplumsal olarak özgürleşmek için biyolojik rölünden kurtulmalıdır.인간의 이타주의는 사회 생물학의 풀어야 할 수수께끼로 남아있다.
Biyolojik mücadele için önemli bir rol oynar.이 반응은 생화학에서 중요한 역할을 한다.
Irak'ın biyolojik ve kimyasal silahlar üretmesine yardımcı oldu.추축군은 생물학 무기와 화학 무기를 한정하여 사용했다.
Bu sistem mürettebatı belli bir süre nükleer, biyolojik ve kimyasal silahlara karşı korumaktadır.함선에 승조한 승무원은 생물학전, 화학전과 핵전쟁으로부터 보호된다.
Casanova soyadını biyolojik babasından değil, annesinin kocasından almıştır.비카리오는 그녀의 결혼 후 성이 아니라 어머니의 결혼 전 성이다.
Bu tür süreçler genellikle biyolojik evrim mekanizmalarından etkilenerek yapılır.이러한 중단은 연속적인 생화학적 조절로 이어진다.
Hücre oluşumu ve görevinin anlaşılması, tüm biyolojik bilimler için hayati değer taşır.ההבנה של מבנה התא והדרך שבה תאים פועלים יסודית לכל ענפי הביולוגיה.
Mesela, biyolojik evrim kuramı sadece bir "kuramdan" daha fazlasıdır.לדוגמה, צורה כגון "הישבר" נדירה הרבה יותר מצורה כגון "שבוׁר".
Kendisi Biyolojik moleküller ile ilgilenmeye başlamıştır.עם הזמן, הוא החל לפתח עניין בביולוגיה מולקולרית.
Bunlardan biri, biyolojik organizasyon temelinde bir kategorizasyondur.תאוריה זו היא אחת מאבני היסוד של הביולוגיה.
John'ın babası Kyle Reese'in ağabeyidir ve biyolojik olarak John'ın amcasıdır.Той е по-големият брат на Кайл Рийз и биологичен чичо на Джон.
Biyolojik anlamda, iki cinsiyet vardır: Kadın ve erkek.В биологията има 2 пола – мъжки и женски.
Türleşme yeni biyolojik türlerin oluştuğu evrimsel süreçtir.Видообразуване е еволюционен процес, при който се появяват нови биологични видове.
Çok eşlilik davranışı biyolojik olarak verimsizdir.Поведението му е органично до невероятност.
Rüyaların biyolojik içeriği, işleyişi ve maksatları tümüyle anlaşılmış değildir.Биологичната функция на съня, а също и значенията му все още не са много добре разбрани.
Biyolojik ve toplumsal sistemler açık sistemlerdir.Много екологични, биологични и обществени системи са хомеостатични.
Genellikle nükleer, biyolojik ve kimyasal silahlar bu adla anılırlar.В тази категория обикновено се включват ядрените, химическите, биологичните и радиологичните оръжия.
Ancak protokol 1972 tarihli Biyolojik Silahlar Konvansiyonu'na uzanan süreci başlatması açısından önemlidir.Ирак официално обявява че започва разработването на биологични оръжия през 1974 година.
Biyolojik hücreler, uygun koşullar altında, hücre bölünmesi ile çoğalırlar.Например биологичните клетки във подходяща среда, се размножават чрез клетъчно делене.
Halk önüne ilk kez MÖ 32 yılında henüz dokuz yaşındayken çıkmış, biyolojik babasına bir methiye sunmuştur.За пръв път изпълнява за хора извън семейството си на тригодишна възраст.
Homo gautengensis, biyolojik antropolog Darren Curnoe tarafından 2010 yılında keşfedilmiş hominini türü.Homo gautengensis je vrsta hominina, čije je postojanje predložio antropolog Darren Curnoe 2010. godine.
Genetik ve biyolojik çeşitlilik arasındaki karşılıklı bağımlılık hassastır.Kakav je odnos između spola i biološkog razmnožavanja?
Biyolojik oğlu Christopher, 1978'de doğdu.Sin Christopher, danas novelist, rođen je 1978.
Türleşme yeni biyolojik türlerin oluştuğu evrimsel süreçtir.Specijacija je evolucijski proces kojim nastaju nove biološke vrste.
Biyolojik olduğu kadar toplumsal da bir iddiadır.Mladost je kako biološka, tako i društvena kategorija.