Ana içeriğe geç
Sözlük

biyolojik ile cümle

biyolojik kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
9
HARF
4
HECE
9
ORT. KELİME
Biyolojik oğlu Christopher, 1978'de doğdu.Su hijo Christopher nació en 1974.
Katı-sıvı ekstraksiyon başlıca doğal ve biyolojik örneklerle ilgili uygulamalarda kullanılır.Los principales pigmentos naturales utilizados son de origen mineral o biológico.
Ölçme işlemleri için kullanılan birçok çeşit biyolojik termometre bulunmaktadır.Llevó a cabo diversos experimentos relativos a mediciones termostáticas.
Biyolojik ve genetik faktörlerin rol oynayabileceği sanılmaktadır.En su aparición influyen factores biológicos, genéticos y psicosociales.
Biyolojik sinyalizasyonda diasilgliserol ikincil mesajcı olarak çalışır.Esto es lo que se conoce en bioquímica como mecanismo de segundo mensajero.
Biyolojik: Henüz çok etkin bir biyolojik mücadele yöntemi uygulanmamaktadır.Instrucciones adicionales: El producto es difícilmente biodegradable.
(1967), Biological Foundations of Language (Dilin Biyolojik Temelleri).(1960) (Fundamentos empíricos de la explicación sociológica.)
Ayrıca MacArthur biyolojik silah geliştiren 731.En la práctica, el Escuadrón 731 fue el grupo encargado de desarrollar armas biológicas.
Ağır metallerin metilasyonu biyolojik sistemler dışında da olur.La metilazione dei metalli pesanti può avvenire anche al di fuori dei sistemi biologici.
Majör depresif bozukluk teşhisini teyit edecek bir biyolojik test yoktur.Non vi sono prove biologiche che confermano la depressione maggiore.
Makinalar gibi canlılar biyolojik ve sosyal düşüncede baskın bir metafor hâline gelmiştir.Gli esseri viventi come macchine divennero una metafora dominante nel pensiero biologico e persino sociale.
Mekanik, kimyasal ve biyolojik engeller gibi bazı bariyerler canlıları enfeksiyonlardan korur.Diverse barriere, sia meccaniche, chimiche o biologiche, proteggono gli organismi dalle infezione.
Aristoteles zamanından beri bunlar esas olarak biyolojik süreçler olarak kabul ediliyordu.A partire da Aristotele queste erano state considerate essenzialmente dei processi biologici (vitali).
Olgunluğu sürecinde biyolojik babasına hiç rastlamamıştır.Non ha mai incontrato il padre biologico.
Dünya'daki tropik bölgelerin haricinde Çin, her kategoride en fazla biyolojik çeşitlilik gösteren ülkedir.In ogni categoria la Cina ha la più alta biodiversità al di fuori della zona tropicale.
Aynı zamanda daha büyük biyolojik çeşitlilik bulunmaktadır.Presenta inoltre una grande biodiversità.
Biyolojik pigmentler içinde bitki pigmentleri ve çiçek pigmentleri de bulunur.I pigmenti biologici includono fra gli altri i pigmenti delle piante e i pigmenti dei fiori.
Moleküler makineler, sentetik ve biyolojik olarak iki geniş kategoriye ayrılabilir.Le macchine molecolari possono essere divise in due ampie categorie: sintetiche e biologiche.
Rüya görmenin mutabık kalınmış hiçbir biyolojik tanımı yoktur.Non esiste una definizione biologica universalmente accettata dei sogni.
Biyolojik içerik fazla ise daha popüler bir şekilde toprak olarak nitelendirilir.Un volto umano ancora più largo è detta ipereuriprosopia.
Olası biyolojik etkileşimlerin tümüne interaktom (interactome) adı verilir.Il complemento totale di tali interazioni biologicamente possibili è conosciuta come interattoma.
John'ın babası Kyle Reese'in ağabeyidir ve biyolojik olarak John'ın amcasıdır.È il fratello di Kyle Reese, quindi zio di John Connor.
Biz sadece onun elçileri, biyolojik katalizörleriyiz.È costituito dagli iscritti all'Albo dei biologi.
Maryland'daki Fort Detrick(en), Birleşik Devletler biyolojik savaş denemeleri karargahıdır.Il quartier generale degli esperimenti biologici di guerra negli USA fu Fort Detrick nel Maryland.
Biyolojik anne ve babası Sandra ve Walter O'Connor'dır.Renée è nata da Walter e Sandra O'Connor.
CIA ABD ordusuyla birlikte kimyalasal ve biyolojik bir çalışma başlattı.La CIA diresse un vasto programma di guerra tossicologia e chimica in collaborazione con le forze armate USA.
House'un biyolojik babası hakkında bir miktar bilgi verilir.Si scoprirà essere il padre biologico di Gabriel.
Bunun yanında birçok transeksüel ve biyolojik kadın drag queen gösterileri yaparlar.Entrambi i romanzi hanno riferimenti geografici e personaggi collegati con The Beet Queen.
Geniş çayırlık ovalar, son derece biyolojik çeşitlilik barındıran savanlar.Permette vasche con elevata biodiversità.
Biyolojik anlamda, iki cinsiyet vardır: Kadın ve erkek.L'Aramaico possiede due generi grammaticali: maschile e femminile.
Aristoteles zamanından beri bunlar esas olarak biyolojik süreçler olarak kabul ediliyordu.Со времен Аристотеля они считались специфически биологическими.
Mekong Deltası son zamanlarda bir "biyolojik hazine bölgesi" olarak nitelendirilmeye başlamıştır.В XXI веке дельта Меконга стала известна как «биологическая сокровищница».
Biyolojik arıtma, çoğunlukla akvaryum filtrelerinde ve atık su arıtma tesislerinde kullanılır.Биологическая очистка применяется в основном в аквариумных фильтрах и в установках очистки сточных вод.
Şarkıcı, daha sonra çocuğun biyolojik babasının kendisi olmadığını öğrendi.Будучи маленьким мальчиком, он узнал, что его отец не был его биологическим отцом.
İyonlaştırıcı ışınların biyolojik etkilerini Radyobiyoloji bilim dalı inceler.Биологические эффекты различных излучений изучаются радиобиологией.
Biz sadece onun elçileri, biyolojik katalizörleriyiz.Ферменты — это биологические катализаторы.
Park, biyolojik çeşitliliğiyle ünlenmiştir.Национальный парк знаменит разнообразием биологических видов.
İkinci tür potansiyel biyolojik kontrol için kullanılıyor olabilir.Могут быть использованы в качестве агентов биологического контроля.
Çoğu biyolojik türde genomdaki dizilerin ancak ufak bir bölümü protein kodlar.У многих видов только малая часть общей последовательности генома кодирует белки.
Uzun bir süre boyunca biyolojik babasını hiç tanımamıştır.Кроме того, он заявляет, что никогда не встречал своего биологического отца.
Biyolojik Terör- 2003.Нейроинформатика-2003.
Biyolojik virüslerin aksine bilgisayar virüsleri kendi başlarına evrimleşemezler.Но, в отличие от живых организмов, вирус не может выжить сам по себе.
John'ın babası Kyle Reese'in ağabeyidir ve biyolojik olarak John'ın amcasıdır.Является старшим братом Кайла Риза и дядей Джона.
Mumlar biyolojik yönden önemlidir.Овес — биологические особенности.
Ayrıca MacArthur biyolojik silah geliştiren 731.Отряды 100 и 731 занимались также разработкой бактериологического оружия.
Biyolojik anlamda, iki cinsiyet vardır: Kadın ve erkek.Категория рода имеет два значения: мужской и женский.
Biyolojik membranlar hücrenin parçası oldukları için lipazlar hücre biyolojisinde önemli rol oynarlar.Поэтому белки, столь важные для биологических процессов, остаются внутри клетки.
Kendisi Biyolojik moleküller ile ilgilenmeye başlamıştır.Это было началом его работы над органическими молекулами.
Bilişsel sinirbilim alanında ise sosyal bilişin biyolojik temelleri araştırılmaktadır.В когнитивной нейронауке исследуются биологические основы социального познания.
Irak'ın biyolojik ve kimyasal silahlar üretmesine yardımcı oldu.قبول جمهورية العراق بانهاء برامجها العسكرية البيولوجية والكيميائية. .
Jolie, ilk biyolojik çocuğu olan Shiloh-Nouvel'i 27 Mayıs 2006'da Namibya'da sezaryenle doğurdu.ولدت أنجلينا أول أولادها شايلوه نووفل في 27 مايو 2006، في عملية ولادة قيصرية في ناميبيا.
Dizi hizalaması biyolojik olmayan dizilerde, örneğin doğal dil veya finansal verilerde de kullanılabilir.كما تستخدم التحالفات تسلسل لتسلسل غير البيولوجية، مثل تلك موجودة في اللغات الطبيعية أو في البيانات المالية.
1959 yılı Haziran ayında Jones çiftinin tek biyolojik çocuğu olan Stephan Gandhi Jones dünyaya geldi.وفي يونيو 1959، كان الزوجان طفلهما البيولوجي فقط، ستيفان غاندي جونز.
Hücrelerin oluşumu ve görevleri hakkında bilgi edinmek, bütün biyolojik bilimlerin temelini oluşturur.وتُعد معرفة تركيب الخلايا وكيفية عملها أساسي لجميع العلوم الحيوية.
Bilişsel sinirbilim alanında ise sosyal bilişin biyolojik temelleri araştırılmaktadır.وفي علم الأعصاب المعرفي، يتم بحث الأساس البيولوجي للإدراك الاجتماعي.
Biyolojik ve genetik faktörlerin rol oynayabileceği sanılmaktadır.ويبدو أن كل من العوامل البيولوجية والبيئية تلعب دورًا.
Camlar Şehri'nde ise Jace gerçekte biyolojik babasının Stephen Herondale olduğunu öğrenir.في كتاب مدينة الزجاج اكتشف جيس والده البيولوجي هو في الحقيقة ستيفن هيروندال.
Biyolojik tür tanımı (BTT), melezleşme yaklaşımının klasik bir örneğidir.مفهوم النوع الأحيائي هو مثال مثال كلاسيكي على توجه التزاوج البيني.
Biyolojik anlamda, iki cinsiyet vardır: Kadın ve erkek.وعموما فأن تلك الكائنات الحية لديها جنسين : ذكور وإناث.
"Ben eşcinselliğin biyolojik bir bozukluk, bir hastalık olduğuna inanıyorum."أعتقد بأن المثلية الجنسية عبارة عن اضطراب بيولوجي وهذا المرض يحتاج للعلاج."
İlgili Sayfalar
Menü
Giriş Yap
Premium
Platform
Karanlık Mod