Bu felsefi bir ifade değil, sadece bilim fizik, kimya, ve biyolojiye dayanan.이것은 철학적인 진술이 아닙니다, 이것은 단지 물리학과,
Bu felsefi bir ifade değil, sadece bilim fizik, kimya, ve biyolojiye dayanan.Non è un'affermazione filosofica, è solo scienza basata sulla fisica, la chimica e la biologia.
Bu felsefi bir ifade değil, sadece bilim fizik, kimya, ve biyolojiye dayanan.Tämä ei ole filosofinen toteamus, tämä on vain tiedettä, pohjautuen fysiikkaan, kemiaan ja biologiaan.
Bu felsefi bir ifade değil, sadece bilim fizik, kimya, ve biyolojiye dayanan.To nie teza filozoficzna, to po prostu nauka oparta na fizyce, chemii i biologii.
Bu felsefi bir ifade değil, sadece bilim fizik, kimya, ve biyolojiye dayanan.Αυτή δεν είναι μια φιλοσοφική δήλωση, είναι απλά επιστήμη βασισμένη στη φυσική, τη χημεία και τη βιολογία.
Bu felsefi bir ifade değil, sadece bilim fizik, kimya, ve biyolojiye dayanan.Това не е философско твърдение, това е просто наука, базирана на физика, химия и биология.
Bu felsefi bir ifade değil, sadece bilim fizik, kimya, ve biyolojiye dayanan.Это не философское утверждение, это просто знание, основанное на физике, химии и биологии.
Bu felsefi bir ifade değil, sadece bilim fizik, kimya, ve biyolojiye dayanan.זאת לא הצהרה פילוסופית, זהו פשוט מדע המבוסס על פיזיקה,
Bu felsefi bir ifade değil, sadece bilim fizik, kimya, ve biyolojiye dayanan.هذا ليس كلاما فلسفيا، هذا فقط علم يعتمد على الفيزياء،
Bu felsefi bir ifade değil, sadece bilim fizik, kimya, ve biyolojiye dayanan.これは科学なのです 物理 化学 生物学に 基づいているのです
Bugünkü anki bakış açımla kast ettiğim, oyunun, tıpkı uyku ve rüyalar gibi biyolojik bir yerinin olması.놀이는 생물학적으로 관련이 있어서, 마치 잠과 꿈의 관계와도 같습니다.
Bugünkü anki bakış açımla kast ettiğim, oyunun, tıpkı uyku ve rüyalar gibi biyolojik bir yerinin olması.Und zwar, dass Spielen eine biologische Rechtfertigung hat, wie Schlafen und Träumen auch.
Bugünkü anki bakış açımla kast ettiğim, oyunun, tıpkı uyku ve rüyalar gibi biyolojik bir yerinin olması.Она состоит в том, что игра - биологический процесс, как сон и сновидения.
Bugünkü anki bakış açımla kast ettiğim, oyunun, tıpkı uyku ve rüyalar gibi biyolojik bir yerinin olması.Тепер я вважаю, що гра є біологічним процесом, як сон і сновидіння.
Bugünkü anki bakış açımla kast ettiğim, oyunun, tıpkı uyku ve rüyalar gibi biyolojik bir yerinin olması.וזה שלמשחק יש תפקיד ביולוגי, בדיוק כמו לשינה וחלימה.
Bugünkü anki bakış açımla kast ettiğim, oyunun, tıpkı uyku ve rüyalar gibi biyolojik bir yerinin olması.و هو أن اللعب له جانب أحيائي, مثل النوم و الأحلام.
Bugünkü anki bakış açımla kast ettiğim, oyunun, tıpkı uyku ve rüyalar gibi biyolojik bir yerinin olması.遊びも重要だという考えです 生物学的に眠りと夢を研究して分かったのは
Bu modern biyolojinin bir çeşit kilit taşı.C'est la fondation de la biologie moderne.
Bu modern biyolojinin bir çeşit kilit taşı.Dies ist der Grundstein moderner Biologie.
Bu modern biyolojinin bir çeşit kilit taşı.Es como la piedra angular de la biología moderna.
Bu modern biyolojinin bir çeşit kilit taşı.Evoluce je základní kámen moderní biologie.
Bu modern biyolojinin bir çeşit kilit taşı.Het gaat hier om de hoeksteen van de moderne biologie.
Bu modern biyolojinin bir çeşit kilit taşı.Ini semacam landasan biologi modern.
Bu modern biyolojinin bir çeşit kilit taşı.Je to druh základným kameňom modernej biológie.
Bu modern biyolojinin bir çeşit kilit taşı.이는 근대 생물학의 주춧돌 이니까요
Bu modern biyolojinin bir çeşit kilit taşı.To jest podstawą współczesnej biologii.
Bu modern biyolojinin bir çeşit kilit taşı.Това е своеобразно основата на съвременната биология.
Bu modern biyolojinin bir çeşit kilit taşı.Це, вважайте, своєрідна основа сучасної біології.
Bu modern biyolojinin bir çeşit kilit taşı.Это - основа современной биологии.
Bu modern biyolojinin bir çeşit kilit taşı.זה הוא סוג של אבן הפינה של ביולוגיה מודרנית.
Bu modern biyolojinin bir çeşit kilit taşı.فهي ركن أساسي من علم الأحياء الحديث
Bu modern biyolojinin bir çeşit kilit taşı.これは、それを単に否定してしまうもの。
Bu modern biyolojinin bizim hakkımızda söylediği şey.Après tout, c'est surement ce que dit la biologie moléculaire à propos de nous.
Bu modern biyolojinin bizim hakkımızda söylediği şey.Cu toate acestea, acesta este cu siguranță lucrul pe care ni-l spune biologia moleculară despre noi.
Bu modern biyolojinin bizim hakkımızda söylediği şey.Dat is immers wat de moderne moleculaire biologie over ons zegt.
Bu modern biyolojinin bizim hakkımızda söylediği şey.Después de todo, eso es en verdad lo que la biología molecular moderna dice sobre nosotros.
Bu modern biyolojinin bizim hakkımızda söylediği şey.È questo, dopotutto, quello che la biologia molecolare moderna dice su di noi.
Bu modern biyolojinin bizim hakkımızda söylediği şey.이것은 현대 분자 생물학에서 주장하는 것인데요.
Bu modern biyolojinin bizim hakkımızda söylediği şey.Po tom všem, co nám moderní molekulární biologie říká o nás samých.
Bu modern biyolojinin bizim hakkımızda söylediği şey.Po všetkom, to presne o nás hovorí moderná molekulárna biológia.
Bu modern biyolojinin bizim hakkımızda söylediği şey.Suy cho cùng, đó là cái mà sinh học hiện đại nói về chúng ta.
Bu modern biyolojinin bizim hakkımızda söylediği şey.W końcu, tak nas definiuje współczesna biologia molekularna.
Bu modern biyolojinin bizim hakkımızda söylediği şey.В конце концов, это то, что говорит о нас современная молекулярная биология.
Bu modern biyolojinin bizim hakkımızda söylediği şey.В крайна сметка това твърди за нас модерната молекулярна биология.
Bu modern biyolojinin bizim hakkımızda söylediği şey.אחרי הכל, זה בהחלט מה שביולוגיה מולקולרית מודרנית אומרת עלינו.
Bu modern biyolojinin bizim hakkımızda söylediği şey.فوق كل شئ، ذلك تحديداً ما تقوله الأحياء الجزيئية الحديثة عنا.
Bu modern biyolojinin bizim hakkımızda söylediği şey.例えば「A」という分子がやってきて
Buna ilk ilgi duymaya başladığımda, biyolojik açıdan oldukça açık bir problem olduğunu düşünmüştüm.Als ich anfing, mich dafür zu interessieren, dachte ich, es sei ein überschaubares Problem in der Biologie.
Buna ilk ilgi duymaya başladığımda, biyolojik açıdan oldukça açık bir problem olduğunu düşünmüştüm.Amikor először kezdtem ezzel foglalkozni, úgy gondoltam, hogy ez egy egyszerű biológiai probléma.
Buna ilk ilgi duymaya başladığımda, biyolojik açıdan oldukça açık bir problem olduğunu düşünmüştüm.Când am descoperit că mă interesează conștiința, mi-am zis că-i o problemă strict biologică.
Buna ilk ilgi duymaya başladığımda, biyolojik açıdan oldukça açık bir problem olduğunu düşünmüştüm.Cuando en un inicio me interesé, pensé, bueno, es un problema llanamente de biología.
Buna ilk ilgi duymaya başladığımda, biyolojik açıdan oldukça açık bir problem olduğunu düşünmüştüm.Da jeg først blev interesseret i dette, tænkte jeg, altså det er meget ligetil, et biologisk problem
Buna ilk ilgi duymaya başladığımda, biyolojik açıdan oldukça açık bir problem olduğunu düşünmüştüm.Když jsem se o tohle začal zajímat poprvé, pomyslel jsem si, že jde o přímočarý biologický problém.
Buna ilk ilgi duymaya başladığımda, biyolojik açıdan oldukça açık bir problem olduğunu düşünmüştüm.Keď ma vedomie zaujalo prvýkrát, pomyslel som si, je to jasný problém biológie.
Buna ilk ilgi duymaya başladığımda, biyolojik açıdan oldukça açık bir problem olduğunu düşünmüştüm.Khi tôi lần đầu quan tâm tới điều này, tôi đã nghĩ, ồ, nó là một vấn đề sinh học đơn giản.
Buna ilk ilgi duymaya başladığımda, biyolojik açıdan oldukça açık bir problem olduğunu düşünmüştüm.Kiedy się tym zainteresowałem, pomyślałem, że to proste zagadnienie biologiczne.
Buna ilk ilgi duymaya başladığımda, biyolojik açıdan oldukça açık bir problem olduğunu düşünmüştüm.Kiinnostuttuani aiheesta ajattelin sen olevan selkeä biologinen ongelma.
Buna ilk ilgi duymaya başladığımda, biyolojik açıdan oldukça açık bir problem olduğunu düşünmüştüm.제가 이 분야에 처음으로 흥미를 느꼈을 때 의식이라는 게 생물학적으로 간단한 문제라고 생각했어요.
Buna ilk ilgi duymaya başladığımda, biyolojik açıdan oldukça açık bir problem olduğunu düşünmüştüm.När jag först blev intresserad av detta så tänkte jag att det var ett enkelt biologiskt problem.
Buna ilk ilgi duymaya başladığımda, biyolojik açıdan oldukça açık bir problem olduğunu düşünmüştüm.Quand j'ai commencé à m'y intéresser, je me suis dit que c'était un problème purement biologique.