Bundan önce başka şarkılara benzeyen pek çok şarkı olmuştu ama iş davada bitmemişti.לפני כן הרבה שירים נשמעו כמו שירים אחרים הרבה יותר בלי שסיימו בבית המשפט.
Bundan önce başka şarkılara benzeyen pek çok şarkı olmuştu ama iş davada bitmemişti.訴訟に至らないが 似ている曲は たくさんあった ソウルの元祖レイチャールズの
Bunları aldıktan sonra, uyumuş ve cevapları test bitmeden hemen önce vermek zorunda kalmış.Après les avoir pris, il s'est endormi et a dû remplir toutes les cases juste avant la fin de l'examen.
Bunları aldıktan sonra, uyumuş ve cevapları test bitmeden hemen önce vermek zorunda kalmış.Dopo averle prese, si è addormentato e ha dovuto rispondere a tutte le domande poco prima che il test finisse.
Bunları aldıktan sonra, uyumuş ve cevapları test bitmeden hemen önce vermek zorunda kalmış.Dupa ce le-a luat, a adormit si trebuit sa completeze raspunsurile chiar inainte de final.
Bunları aldıktan sonra, uyumuş ve cevapları test bitmeden hemen önce vermek zorunda kalmış.Efter att ha tagit dom, så somnade han och var tvungen att fylla i provet innan det var över.
Bunları aldıktan sonra, uyumuş ve cevapları test bitmeden hemen önce vermek zorunda kalmış.Nachdem er sie genommen hat ist er eingeschlafen und musste alle Antworten kurz vor Ende eintragen.
Bunları aldıktan sonra, uyumuş ve cevapları test bitmeden hemen önce vermek zorunda kalmış.Po ich zażyciu, zasnął i musiał wypełnić wszystkie odpowiedzi tuż przed końcem egzaminu.
Bunları aldıktan sonra, uyumuş ve cevapları test bitmeden hemen önce vermek zorunda kalmış.Po tom, čo si zobral ten liek, bol unavený a všetko musel vyplniť ešte pred tým, než sa skončila skúška.
Bunları aldıktan sonra, uyumuş ve cevapları test bitmeden hemen önce vermek zorunda kalmış.Setelah minum itu, dia tertidur dan harus mengisi jawabannya tepat sebelum waktu ujian berakhir.
Bunları aldıktan sonra, uyumuş ve cevapları test bitmeden hemen önce vermek zorunda kalmış.Αφού πήρε αυτό, κοιμήθηκε και έπρεπε να συμπληρώσει όλες τις απατήσεις πριν τελειώσει το τεστ.
Bunları aldıktan sonra, uyumuş ve cevapları test bitmeden hemen önce vermek zorunda kalmış.В резултат той е заспал на изпита и е трябвало да реши теста минути преди края.
Bunları aldıktan sonra, uyumuş ve cevapları test bitmeden hemen önce vermek zorunda kalmış.После этого он засыпал на ходу и написал все ответы прямо перед окончанием экзамена.
Bunları aldıktan sonra, uyumuş ve cevapları test bitmeden hemen önce vermek zorunda kalmış..אחרי זה, הוא נרדם בבחינה והיה צריך לפתור אותה 15 דק' לפני שהסתיימה
Bunları aldıktan sonra, uyumuş ve cevapları test bitmeden hemen önce vermek zorunda kalmış.بعد اخذها , نام و كادا ان يخطاء في الاجابات و قبل الامتحان كان بصحه جيده
Bunları aldıktan sonra, uyumuş ve cevapları test bitmeden hemen önce vermek zorunda kalmış.どうするつもりですか? どう責任取るんですか?
Bunları size şimdiden, her şey olup bitmeden önce söyledim. Öyle ki, bunlar olunca inanasınız.Ahora os lo he dicho antes que suceda, para que cuando suceda, creáis
Bunları size şimdiden, her şey olup bitmeden önce söyledim. Öyle ki, bunlar olunca inanasınız.A nyní pověděl jsem vám, prve nežli by se stalo, abyste, když se stane, uvěřili.
Bunları size şimdiden, her şey olup bitmeden önce söyledim. Öyle ki, bunlar olunca inanasınız.A povedal som vám to teraz, prv ako sa stane, aby ste, keď sa stane, uverili.
Bunları size şimdiden, her şey olup bitmeden önce söyledim. Öyle ki, bunlar olunca inanasınız.És most mondtam meg néktek, mielõtt meglenne: hogy a mikor majd meglesz, higyjetek.
Bunları size şimdiden, her şey olup bitmeden önce söyledim. Öyle ki, bunlar olunca inanasınız.Eu vo-lo disse agora, antes que aconteça, para que, quando acontecer, vós creiais.
Bunları size şimdiden, her şey olup bitmeden önce söyledim. Öyle ki, bunlar olunca inanasınız.Ik zeg het nu alvast. Als Ik straks weg ben, zult u in Mij geloven.
Bunları size şimdiden, her şey olup bitmeden önce söyledim. Öyle ki, bunlar olunca inanasınız.In sedaj sem vam povedal, preden se zgodi, da boste verovali, kadar se zgodi.
Bunları size şimdiden, her şey olup bitmeden önce söyledim. Öyle ki, bunlar olunca inanasınız.I terazem wam powiedział, przedtem niż się to stanie, żebyście gdy się to stanie, uwierzyli.
Bunları size şimdiden, her şey olup bitmeden önce söyledim. Öyle ki, bunlar olunca inanasınız.Ja nyt minä olen sanonut sen teille, ennenkuin se on tapahtunut, että te uskoisitte, kun se tapahtuu.
Bunları size şimdiden, her şey olup bitmeden önce söyledim. Öyle ki, bunlar olunca inanasınız.이제 일이 이루기 전에 너희에게 말한 것은 일이 이룰 때에 너희로 믿게 하려 함이라
Bunları size şimdiden, her şey olup bitmeden önce söyledim. Öyle ki, bunlar olunca inanasınız.Och nu har jag sagt eder det, förrän det sker, på det att I mån tro, när det har skett.
Bunları size şimdiden, her şey olup bitmeden önce söyledim. Öyle ki, bunlar olunca inanasınız.Og nu har jeg sagt eder det, før det sker, for at I skulle tro, når det er sket.
Bunları size şimdiden, her şey olup bitmeden önce söyledim. Öyle ki, bunlar olunca inanasınız.Og nu har jeg sagt eder det før det skjer, forat I skal tro når det Skjer.
Bunları size şimdiden, her şey olup bitmeden önce söyledim. Öyle ki, bunlar olunca inanasınız.Şi v'am spus aceste lucruri acum, înainte ca să se întîmple, pentruca atunci cînd se vor întîmpla, să credeţi.
Bunları size şimdiden, her şey olup bitmeden önce söyledim. Öyle ki, bunlar olunca inanasınız.Und nun ich es euch gesagt habe, ehe denn es geschieht, auf daß, wenn es nun geschehen wird, ihr glaubet.
Bunları size şimdiden, her şey olup bitmeden önce söyledim. Öyle ki, bunlar olunca inanasınız.Ve l'ho detto adesso, prima che avvenga, perché quando avverrà, voi crediate
Bunları size şimdiden, her şey olup bitmeden önce söyledim. Öyle ki, bunlar olunca inanasınız.και τωρα σας ειπον πριν γεινη, δια να πιστευσητε οταν γεινη.
Bunları size şimdiden, her şey olup bitmeden önce söyledim. Öyle ki, bunlar olunca inanasınız.И вот, Я сказал вам о том , прежде нежели сбылось, дабы вы поверили, когда сбудется.
Bunları size şimdiden, her şey olup bitmeden önce söyledim. Öyle ki, bunlar olunca inanasınız.І оце глаголав вам, перш нїж тому стати ся, щоб, як станеть ся, увірували.
Bunları size şimdiden, her şey olup bitmeden önce söyledim. Öyle ki, bunlar olunca inanasınız.След това, Исус, като знаеше, че всичко вече е свършено, за да се сбъдне писанието рече: Жаден съм.
Bunları size şimdiden, her şey olup bitmeden önce söyledim. Öyle ki, bunlar olunca inanasınız.ועתה הנה הגדתי זאת לכם בטרם היותה למען בבואה תאמינו׃
Bunları size şimdiden, her şey olup bitmeden önce söyledim. Öyle ki, bunlar olunca inanasınız.وقلت لكم الآن قبل ان يكون حتى متى كان تؤمنون.
Bunları size şimdiden, her şey olup bitmeden önce söyledim. Öyle ki, bunlar olunca inanasınız.現 在 事 情 還 沒 有 成 就 、 我 豫 先 告 訴 你 們 、 叫 你 們 到 事 情 成 就 的 時 候 、 就 可 以 信
Bunları size şimdiden, her şey olup bitmeden önce söyledim. Öyle ki, bunlar olunca inanasınız.現 在 事情 還沒 有 成就 、 我 豫 先 告訴 你 們 、 叫 你 們到 事情 成就 的 時候 、 就 可以 信
Burda da kendinden geçiyor. Enerjisi bitmek üzere.Но, он начинает проигрывать, у него кончается энергия.
Bu savaş bitmeliAcest război trebuie să se termine
Bu savaş bitmeliAdemás de hablar a todo el mundo que podíamos sobre Jacob y los niños invisibles
Bu savaş bitmeli"Cette guerre doit cesser !"
Bu savaş bitmeliCuộc chiến tranh này phải kết thúc
Bu savaş bitmeliDenne krig skal afsluttes
Bu savaş bitmeliDetta krig måste ta slut
Bu savaş bitmeliDeze oorlog moet eindigen
Bu savaş bitmeliEnnek a háborúnak véget kell vetni.
Bu savaş bitmeliEssa guerra tem de acabar
Bu savaş bitmeliKami tidak akan takut. Kami akan melawan. Kami telah mendengar mereka.
Bu savaş bitmeli이 전쟁은 반드시 끝나야합니다
Bu savaş bitmeliQUESTA GUERRA DEVE FINIRE
Bu savaş bitmeliTahle válka musí skončit
Bu savaş bitmeliTa wojna musi się skończyć.
Bu savaş bitmeliТази война трябва да приключи!
Bu savaş bitmeliהמלחמה הזאת חייבת להפסק
Bu savaş bitmeliهذه الحرب يجب أن تنتهي
Bu savaş bitmeli私たちは止めない。
Bu savaş bitmeli這場戰爭必須終止