bitkin ile cümle
bitkin kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.60
BU SAYFADA CÜMLE
6
HARF
2
HECE
11
ORT. KELİME
Ama onu günlük çalışma bitkin kardeş, büyümüş bile bakmakta yorgunlui épargnant la vue de cette agitation.
Ama onu günlük çalışma bitkin kardeş, büyümüş bile bakmakta yorgunNhưng ngay cả khi các chị em, mệt mỏi vì công việc hàng ngày của mình, đã phát triển mệt mỏi của việc chăm sóc
Ama onu günlük çalışma bitkin kardeş, büyümüş bile bakmakta yorgunאבל גם כאשר אחותו, מותשים מהעבודה היומית שלה, נמאס אכפתיות
Ama onu günlük çalışma bitkin kardeş, büyümüş bile bakmakta yorgunولكن حتى عندما نمت شقيقة ، منهكة من عملها اليومي ، تعبت من رعاية
Ama onu günlük çalışma bitkin kardeş, büyümüş bile bakmakta yorgunグレゴールのために彼女が以前持っていたとして、それでも母親は彼女にすべてに来る必要はありませんでした
Ayahuasca içkisinde bulunan DMT, Amazon'da Charuna olarak bilinen bitkinin yapraklarından gelir.Das DMT im Ayahuasca Trank wird aus Chacruna Blättern des Amazonas' gewonnen.
Ayahuasca içkisinde bulunan DMT, Amazon'da Charuna olarak bilinen bitkinin yapraklarından gelir.Dimetiltriptamina din băutura Ayahuasca se găseşte în aceste frunze ale plantei numite în Amazon - Chacruna.
Ayahuasca içkisinde bulunan DMT, Amazon'da Charuna olarak bilinen bitkinin yapraklarından gelir.DMT obsažené v ayahuasce pochází z listí rostliny, které v Amazonii říkají chacruna.
Ayahuasca içkisinde bulunan DMT, Amazon'da Charuna olarak bilinen bitkinin yapraklarından gelir.DMT w naparze z Ayahuasca zawarte jest w liściach z rośliny zwanej w Amazonii Chacruna.
Ayahuasca içkisinde bulunan DMT, Amazon'da Charuna olarak bilinen bitkinin yapraklarından gelir.La DMT nella bevanda Ayahuasca è contenuta in queste foglie da una pianta chiamata Chacruna nell'Amazzonia.
Ayahuasca içkisinde bulunan DMT, Amazon'da Charuna olarak bilinen bitkinin yapraklarından gelir.ДМТ в напитке Айяуаска дополняется листьями растения, которое в Амазонии называется Чакруна.
Ayahuasca içkisinde bulunan DMT, Amazon'da Charuna olarak bilinen bitkinin yapraklarından gelir.ДМТ в напої Аяваска доповнюється листям рослини, яку на Амазонці називають Чакруна.
Ayahuasca içkisinde bulunan DMT, Amazon'da Charuna olarak bilinen bitkinin yapraklarından gelir.הDMT בתבשיל האייאווסקה מכיר את העלים הללו מצמח הנקרא צ'אקרונה באמזונאס
Bazen onun genel bitkinlik, daha fazla dinlemek ve başını izin olamazdıA veces, en su agotamiento general que no podía escuchar nada más y dejar que la cabeza
Bazen onun genel bitkinlik, daha fazla dinlemek ve başını izin olamazdıJoskus hänen yleisen uupumuksen hän ei voinut kuunnella mitään lisää, niin hänen päänsä
Bazen onun genel bitkinlik, daha fazla dinlemek ve başını izin olamazdıKadang-kadang dalam kelelahan umumnya ia tidak bisa mendengarkan lagi dan membiarkan kepalanya
Bazen onun genel bitkinlik, daha fazla dinlemek ve başını izin olamazdı가끔은 그의 일반적인 피로에 그는 더 이상 듣고 그의 머리를 둘 순
Bazen onun genel bitkinlik, daha fazla dinlemek ve başını izin olamazdıNěkdy se v jeho celkové vyčerpanosti nemohl poslouchat nic víc a nechal hlavu
Bazen onun genel bitkinlik, daha fazla dinlemek ve başını izin olamazdıNiekedy sa v jeho celkovej vyčerpanosti nemohol počúvať nič viac a nechal hlavu
Bazen onun genel bitkinlik, daha fazla dinlemek ve başını izin olamazdıNogle gange i sit generel udmattelse kunne han ikke høre noget mere og lad hovedet
Bazen onun genel bitkinlik, daha fazla dinlemek ve başını izin olamazdıParfois, dans son épuisement général, il ne pouvait pas écouter plus et laissez-tête
Bazen onun genel bitkinlik, daha fazla dinlemek ve başını izin olamazdıΜερικές φορές σε γενική εξάντληση του δεν μπορούσε να ακούσει πια και αφήστε το κεφάλι του
Bazen onun genel bitkinlik, daha fazla dinlemek ve başını izin olamazdıИногда в его общем истощении он не мог слушать больше, и пусть его голову
Bazen onun genel bitkinlik, daha fazla dinlemek ve başını izin olamazdıІноді в його загальному виснаженні він не міг слухати більше, і нехай його голову
Bazen onun genel bitkinlik, daha fazla dinlemek ve başını izin olamazdıלפעמים, תשישות כללית שלו הוא לא יכול להקשיב יותר ולתת את ראשו
Bazen onun genel bitkinlik, daha fazla dinlemek ve başını izin olamazdıفي بعض الأحيان في استنفاد تقريره العام قال انه لا يستطيع سماع أي أكثر وترك رأسه
Bazen onun genel bitkinlik, daha fazla dinlemek ve başını izin olamazdıビッグバンは力なくドアに対して、彼はすぐにのために、一緒に自分自身を引っ張ら
Biraz bitkin olacak, bu yüzden onu sadece biraz rahat bıraka- lım.Bude teď trochu grogy, tak jí prostě dej prostor.
Biraz bitkin olacak, bu yüzden onu sadece biraz rahat bıraka- lım.Ela vai estar um pouco zonza quando acordar, por isso vamos dar-lhe algum espaço.
Biraz bitkin olacak, bu yüzden onu sadece biraz rahat bıraka- lım.Ze gaat een beetje suf zijn, dus laten we haar gewoon wat ruimte geven.
Bir gün Yakup çorba pişirirken Esav avdan geldi. Aç ve bitkindi.A raz uvaril Jakob váru, a Ezav prišiel s poľa a bol ustatý a zomdlený.
Bir gün Yakup çorba pişirirken Esav avdan geldi. Aç ve bitkindi.Cierto día Jacob preparó un guisado. Y cuando Esaú volvía del campo, cansado
Bir gün Yakup çorba pişirirken Esav avdan geldi. Aç ve bitkindi.Comme Jacob faisait cuire un potage, Ésaü revint des champs, accablé de fatigue.
Bir gün Yakup çorba pişirirken Esav avdan geldi. Aç ve bitkindi.Engang da Jakob holdt på å koke en velling, kom Esau hjem fra marken og var rent opgitt.
Bir gün Yakup çorba pişirirken Esav avdan geldi. Aç ve bitkindi.En gång, då Jakob höll på att koka något till soppa, kom Esau hem från marken, uppgiven av hunger.
Bir gün Yakup çorba pişirirken Esav avdan geldi. Aç ve bitkindi.In Jakob je kuhal jed; in Ezav pride s polja, in bil je truden.
Bir gün Yakup çorba pişirirken Esav avdan geldi. Aç ve bitkindi.I uwarzył sobie Jakób potrawę, a na ten czas przyszedł Ezaw z pola spracowany.
Bir gün Yakup çorba pişirirken Esav avdan geldi. Aç ve bitkindi.Jacó havia feito um guisado, quando Esaú chegou do campo, muito cansado;
Bir gün Yakup çorba pişirirken Esav avdan geldi. Aç ve bitkindi.Jákób egyszer valami fõzeléket fõze, és Ézsaú megjövén elfáradva a mezõrõl,
Bir gün Yakup çorba pişirirken Esav avdan geldi. Aç ve bitkindi.Jakob havde engang kogt en Ret Mad, da Esau udmattet kom hjem fra Marken.
Bir gün Yakup çorba pişirirken Esav avdan geldi. Aç ve bitkindi.Kerran, kun Jaakob oli keittänyt itselleen keiton, tuli Eesau kedolta nälästä nääntyneenä.
Bir gün Yakup çorba pişirirken Esav avdan geldi. Aç ve bitkindi.야곱이 죽을 쑤었더니 에서가 들에서부터 돌아와서 심히 곤비하여
Bir gün Yakup çorba pişirirken Esav avdan geldi. Aç ve bitkindi.Một ngày kia, Gia-cốp đương nấu canh, Ê-sau ở ngoài đồng về lấy làm mệt mỏi lắm;
Bir gün Yakup çorba pişirirken Esav avdan geldi. Aç ve bitkindi.Một ngày_kia , Gia-cốp đương nấu canh , Ê - sau ở ngoài đồng về lấy_làm mệt_mỏi lắm ;
Bir gün Yakup çorba pişirirken Esav avdan geldi. Aç ve bitkindi.Odată, pe cînd ferbea Iacov o ciorbă, Esau s'a întors dela cîmp, rupt de oboseală.
Bir gün Yakup çorba pişirirken Esav avdan geldi. Aç ve bitkindi.Op een dag kwam Esau thuis van de jacht. Hij was moe en trof Jakob aan, die bezig was linzenmoes te maken.
Bir gün Yakup çorba pişirirken Esav avdan geldi. Aç ve bitkindi.Pada suatu hari ketika Yakub sedang memasak sayur kacang merah, datanglah Esau dari perburuannya. Ia lapar
Bir gün Yakup çorba pişirirken Esav avdan geldi. Aç ve bitkindi.Una volta Giacobbe aveva cotto una minestra di lenticchie; Esaù arrivò dalla campagna ed era sfinito
Bir gün Yakup çorba pişirirken Esav avdan geldi. Aç ve bitkindi.Und Jakob kochte ein Gericht. Da kam Esau vom Felde und war müde
Bir gün Yakup çorba pişirirken Esav avdan geldi. Aç ve bitkindi.Uvařil pak Jákob krmičku. Tedy Ezau přišel z pole zemdlený,
Bir gün Yakup çorba pişirirken Esav avdan geldi. Aç ve bitkindi.Εμαγειρευε δε ο Ιακωβ μαγειρευμα και ηλθεν ο Ησαυ εκ του αγρου και ητο αποκαμωμενος
Bir gün Yakup çorba pişirirken Esav avdan geldi. Aç ve bitkindi.Един ден Яков си вареше вариво, а Исав дойде от полето изнемощял.
Bir gün Yakup çorba pişirirken Esav avdan geldi. Aç ve bitkindi.И сварил Иаков кушанье; а Исав пришел с поля усталый.
Bir gün Yakup çorba pişirirken Esav avdan geldi. Aç ve bitkindi.ויזד יעקב נזיד ויבא עשו מן השדה והוא עיף׃
Bir gün Yakup çorba pişirirken Esav avdan geldi. Aç ve bitkindi.وطبخ يعقوب طبيخا فاتى عيسو من الحقل وهو قد اعيا.
Bir gün Yakup çorba pişirirken Esav avdan geldi. Aç ve bitkindi.有 一 天 、 雅 各 熬 湯 、 以 掃 從 田 野 回 來 累 昏 了
Bir gün Yakup çorba pişirirken Esav avdan geldi. Aç ve bitkindi.有一天 、 雅各 熬湯 、 以 掃從 田野 回來 累 昏了
Birşey söylemeyecek misin? Hayır. Neden böyle yüzüyorsun?Gerçekten bitkin olmalısınVan valami mondanivalód? nincs... miért kell ennyit úsznod?
Bitkin düşmemelisin.Nem eshetsz össze.
Bitkin düşmemelisin.Δεν μπορείς να λιποθυμήσεις.