bitkiler ile cümle
bitkiler kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.60
BU SAYFADA CÜMLE
8
HARF
3
HECE
10
ORT. KELİME
Hatta bitkiler iletişim bile kurabilirler.Τα φυτά είναι ακόμα ικανά να επικοινωνούν.
Hatta bitkiler iletişim bile kurabilirler.Растения даже умеют общаться.
Hatta bitkiler iletişim bile kurabilirler.Растенията са в състояние дори да общуват.
Hatta bitkiler iletişim bile kurabilirler.הצמחים אפילו מסוגלים לתקשר.
Hatta bitkiler iletişim bile kurabilirler.والنباتات قادرة ايضاً على التواصل
Hatta bitkiler iletişim bile kurabilirler.コミュニケーションに長けているのです
Hayır, patates değil ama domates, aromatik bitkiler vb.아, 감자는 안되고, 그래. 토마토랑 향이 나는 식물이랑 뭐 그런 거요.
Hayır, patates değil ama domates, aromatik bitkiler vb.Nein, nicht Kartoffeln, aber Tomaten, Kräuter und so weiter.
Hayır, patates değil ama domates, aromatik bitkiler vb.Nie, nie ziemniaki, pomidory, aromatyczne rośliny i tak dalej.
Hayır, patates değil ama domates, aromatik bitkiler vb.No, non patate, ma pomodori, piante aromatiche e così via.
Hayır, patates değil ama domates, aromatik bitkiler vb.No, no patatas, sino tomates, plantas aromáticas, etc.
Hayır, patates değil ama domates, aromatik bitkiler vb.Non, pas des pommes de terre, mais des tomates, des plantes aromatiques etc.
Hayır, patates değil ama domates, aromatik bitkiler vb.Nu, nu cartofi, ci tomate, plante aromate şi aşa mai departe.
Hayır, patates değil ama domates, aromatik bitkiler vb.Не, не картофи, а домати, ароматни растения и така нататък.
Hayır, patates değil ama domates, aromatik bitkiler vb.Нет, картошку как раз нельзя, но можно — помидоры, душистую зелень, и так далее.
Hayır, patates değil ama domates, aromatik bitkiler vb.לא, לא תפוחי אדמה, אבל עגבניות, צימחי תבלין, וכו'
Hayır, patates değil ama domates, aromatik bitkiler vb.لا ، ليس بطاطس، ولكن طماطم، نباتات عطريه وما إلي ذلك.
Hayır, patates değil ama domates, aromatik bitkiler vb.ハーブなどもです 体に良い空気を吸ったり
Hayvanlara polenlerin taşınması karşılığında birtür tatlı -- enerji verici-- madde sunan bitkiler görüyoruz.식물은 동물들에게 화분 수송의 대가로 달고 활기를 돋아주는
Hayvanlara polenlerin taşınması karşılığında birtür tatlı -- enerji verici-- madde sunan bitkiler görüyoruz.Máme rostliny, které předávají živočichům druh sladké látky -- velmi energetické -- výměnou za přenos pylu.
Hayvanlara polenlerin taşınması karşılığında birtür tatlı -- enerji verici-- madde sunan bitkiler görüyoruz.Rośliny oferują zwierzętom słodkie substancje, bardzo energetyzujące w zamian za transport pyłków.
Hayvanlara polenlerin taşınması karşılığında birtür tatlı -- enerji verici-- madde sunan bitkiler görüyoruz.Растения передают животным сладковатое вещество -- снабжающее их энергией -- в обмен на передачу пыльцы.
Hayvanlara polenlerin taşınması karşılığında birtür tatlı -- enerji verici-- madde sunan bitkiler görüyoruz.הצמחים מעניקים לבעלי החיים מעין חומר מתקתק-- ממריץ מאד--
Hayvanlara polenlerin taşınması karşılığında birtür tatlı -- enerji verici-- madde sunan bitkiler görüyoruz.حيث تقدم النباتات لتلك الحيوانات بدائل " سكرية " لكي تحمسها
Hayvanlara polenlerin taşınması karşılığında birtür tatlı -- enerji verici-- madde sunan bitkiler görüyoruz.糖分の一種で エネルギー源になるものを 花粉を運ぶ代わりに提供するものもあります
Hayvanlar için ot, İnsanların yararı için bitkiler yetiştirirsin; İnsanlar ekmeğini topraktan çıkarsın diye,(103:14) Ты произращаешь траву для скота, и зелень на пользу человека,чтобы произвести из земли пищу,
Hayvanlar için ot, İnsanların yararı için bitkiler yetiştirirsin; İnsanlar ekmeğini topraktan çıkarsın diye,A ki füvet sarjaszt a barmoknak és növényeket az embereknek hasznára, hogy eledelt vegyenek a földbõl,
Hayvanlar için ot, İnsanların yararı için bitkiler yetiştirirsin; İnsanlar ekmeğini topraktan çıkarsın diye,Dávaš, aby rástla tráva hovädu a bylina na službu človeka, aby tak vyvodil chlieb zo zeme.
Hayvanlar için ot, İnsanların yararı için bitkiler yetiştirirsin; İnsanlar ekmeğini topraktan çıkarsın diye,Dáváš, aby rostla tráva dobytku, a bylina ku potřebě člověku, abys tak vyvodil chléb z země,
Hayvanlar için ot, İnsanların yararı için bitkiler yetiştirirsin; İnsanlar ekmeğini topraktan çıkarsın diye,du lader Græs gro frem til Kvæget og Urter til Menneskets Tjeneste, så du frembringer Brød af Jorden
Hayvanlar için ot, İnsanların yararı için bitkiler yetiştirirsin; İnsanlar ekmeğini topraktan çıkarsın diye,du lässest Gras wachsen für das Vieh und Saat zu Nutz den Menschen, daß du Brot aus der Erde bringest,
Hayvanlar için ot, İnsanların yararı için bitkiler yetiştirirsin; İnsanlar ekmeğini topraktan çıkarsın diye,Du låter gräs skjuta upp för djuren och örter till människans tjänst. Så framalstrar du bröd ur jorden
Hayvanlar için ot, İnsanların yararı için bitkiler yetiştirirsin; İnsanlar ekmeğini topraktan çıkarsın diye,Engkau menumbuhkan rumput untuk hewan, dan bagi manusia segala macam tanaman. Maka ia dapat bercocok tanam
Hayvanlar için ot, İnsanların yararı için bitkiler yetiştirirsin; İnsanlar ekmeğini topraktan çıkarsın diye,Fai crescere il fieno per gli armenti e l'erba al servizio dell'uomo, perché tragga alimento dalla terra
Hayvanlar için ot, İnsanların yararı için bitkiler yetiştirirsin; İnsanlar ekmeğini topraktan çıkarsın diye,Fazes crescer erva para os animais, e a verdura para uso do homem, de sorte que da terra tire o alimento,
Hayvanlar için ot, İnsanların yararı için bitkiler yetiştirirsin; İnsanlar ekmeğini topraktan çıkarsın diye,Han lar gress gro for feet og urter til menneskets tjeneste, til å få brød frem av jorden.
Hayvanlar için ot, İnsanların yararı için bitkiler yetiştirirsin; İnsanlar ekmeğini topraktan çıkarsın diye,저가 가축을 위한 풀과 사람의 소용을 위한 채소를 자라게 하시며 땅에서 식물이 나게 하시고
Hayvanlar için ot, İnsanların yararı için bitkiler yetiştirirsin; İnsanlar ekmeğini topraktan çıkarsın diye,Ngài làm cho cỏ đâm lên cho súc vật, Cây cối dùng cho loài người, Và khiến thực vật sanh ra từ nơi đất.
Hayvanlar için ot, İnsanların yararı için bitkiler yetiştirirsin; İnsanlar ekmeğini topraktan çıkarsın diye,Ngài làm cho cỏ đâm lên cho súc_vật , Cây_cối dùng cho loài_người , Và khiến thực_vật sanh ra từ nơi đất .
Hayvanlar için ot, İnsanların yararı için bitkiler yetiştirirsin; İnsanlar ekmeğini topraktan çıkarsın diye,On daje, da raste trava živini in zelišče človeku v rabo, da si pripravi hrano iz zemlje,
Hayvanlar için ot, İnsanların yararı için bitkiler yetiştirirsin; İnsanlar ekmeğini topraktan çıkarsın diye,Sinä kasvatat ruohon karjalle ja kasvit ihmisen tarpeeksi. Niin sinä tuotat maasta leivän
Hayvanlar için ot, İnsanların yararı için bitkiler yetiştirirsin; İnsanlar ekmeğini topraktan çıkarsın diye,Tu faci să crească iarba pentru vite, şi verdeţuri pentru nevoile omului, ca pămîntul să dea hrană:
Hayvanlar için ot, İnsanların yararı için bitkiler yetiştirirsin; İnsanlar ekmeğini topraktan çıkarsın diye,Za twoją sprawą rośnie trawa dla bydła, a zioła na pożytek człowieczy; ty wywodzisz chleb z ziemi:
Hayvanlar için ot, İnsanların yararı için bitkiler yetiştirirsin; İnsanlar ekmeğini topraktan çıkarsın diye,Ο αναδιδων χορτον δια τα κτηνη και βοτανην προς χρησιν του ανθρωπου, δια να εξαγη τροφην εκ της γης,
Hayvanlar için ot, İnsanların yararı için bitkiler yetiştirirsin; İnsanlar ekmeğini topraktan çıkarsın diye,Правиш да никне трева за добитъка, И зеленчук за потреба на човека, За да изважда храна от земята,
Hayvanlar için ot, İnsanların yararı için bitkiler yetiştirirsin; İnsanlar ekmeğini topraktan çıkarsın diye,מצמיח חציר לבהמה ועשב לעבדת האדם להוציא לחם מן הארץ׃
Hayvanlar için ot, İnsanların yararı için bitkiler yetiştirirsin; İnsanlar ekmeğini topraktan çıkarsın diye,المنبت عشبا للبهائم وخضرة لخدمة الانسان لاخراج خبز من الارض
Hayvanlar için ot, İnsanların yararı için bitkiler yetiştirirsin; İnsanlar ekmeğini topraktan çıkarsın diye,他 使 草 生 長 、 給 六 畜 喫 . 使 菜 蔬 發 長 、 供 給 人 用 . 使 人 從 地 裡 能 得 食 物
Hayvanlar için ot, İnsanların yararı için bitkiler yetiştirirsin; İnsanlar ekmeğini topraktan çıkarsın diye,他 使 草 生長 、 給六 畜 喫 . 使 菜蔬 發長 、 供給人用 . 使 人從 地裡 能 得 食物
Hayvanlari ve bitkileri evcillestirdigimiz zaman.-husdjur och växtodlingar.
Hayvanlari ve bitkileri evcillestirdigimiz zaman.가축과 농작물을 기르기 시작합니다.
Hayvanlari ve bitkileri evcillestirdigimiz zaman.בייתנו בעלי חיים וצמחים.
Hayvanlari ve bitkileri evcillestirdigimiz zaman.و تربية الحيوانات.
Hayvanlari ve bitkileri evcillestirdigimiz zaman.ローマやギリシャ その先はご存じですね
Her ağaç meyvesinden tanınır. Dikenli bitkilerden incir toplanmaz, çalılardan üzüm devşirilmez.Kajti vsako drevo se spozna po svojem sadu. S trnja namreč ne bero smokev in z robidovja ne trgajo grozdja.
Her ağaç meyvesinden tanınır. Dikenli bitkilerden incir toplanmaz, çalılardan üzüm devşirilmez."나무는 각각 그 열매로 아나니 가시나무에서 무화과를, 또는 찔레에서 포도를 따지 못하느니라"
Her ağaç meyvesinden tanınır. Dikenli bitkilerden incir toplanmaz, çalılardan üzüm devşirilmez.lebo každý strom sa pozná po vlastnom ovocí. Lebo veď z tŕnia neoberajú fíkov, ani z hložia neoberajú hrozna.
Her ağaç meyvesinden tanınır. Dikenli bitkilerden incir toplanmaz, çalılardan üzüm devşirilmez.vì hễ xem trái thì biết cây. Người ta không hái được trái vả nơi bụi gai, hay là trái nho nơi chòm kinh cước.
Her ağaç meyvesinden tanınır. Dikenli bitkilerden incir toplanmaz, çalılardan üzüm devşirilmez.Кожне бо дерево по свому овощу пізнаєть ся; не збирають бо з тернини смокви, анї збирають з ожини винограду.
Her ağaç meyvesinden tanınır. Dikenli bitkilerden incir toplanmaz, çalılardan üzüm devşirilmez.Понеже всяко дърво от своя плод се познава; защото не берат смокини от тръни, нито късат грозде от къпина.