bitkiler ile cümle

bitkiler kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
8
HARF
3
HECE
9
ORT. KELİME
Her ağaç meyvesinden tanınır. Dikenli bitkilerden incir toplanmaz, çalılardan üzüm devşirilmez.כי כל עץ נכר בפריו כי אין אספים תאנים מן הקצים אף אין בצרים ענב מן הסנה׃
Her ağaç meyvesinden tanınır. Dikenli bitkilerden incir toplanmaz, çalılardan üzüm devşirilmez.لان كل شجرة تعرف من ثمرها. فانهم لا يجتنون من الشوك تينا ولا يقطفون من العليق عنبا.
Her ağaç meyvesinden tanınır. Dikenli bitkilerden incir toplanmaz, çalılardan üzüm devşirilmez.凡 樹 木 看 果 子 、 就 可 以 認 出 他 來 。 人 不 是 從 荊 棘 上 摘 無 花 果 、 也 不 是 從 蒺 蔾 裡 摘 葡 萄
Her ağaç meyvesinden tanınır. Dikenli bitkilerden incir toplanmaz, çalılardan üzüm devşirilmez.凡 樹木 看 果子 、 就 可以 認出 他 來 。 人 不 是 從荊棘 上 摘 無花果 、 也 不 是 從蒺蔾裡 摘葡萄
Hiçkimse bitkilerin bir hayvanı yiyebileceğini söyleyemezdi, çünkü bu doğanın düzenine karşıydı.Không ai nói rằng thực vật có thể ăn động vật, bởi vì điều đó ngược lại với quy luật tự nhiên.
Hiçkimse bitkilerin bir hayvanı yiyebileceğini söyleyemezdi, çünkü bu doğanın düzenine karşıydı.그 누구도 식물이 동물을 먹는다고 말하지 못했습니다. 자연의 섭리를 거스르는 것이었기 때문이죠.
Hiçkimse bitkilerin bir hayvanı yiyebileceğini söyleyemezdi, çünkü bu doğanın düzenine karşıydı.Kukaan ei voinut sanoa kasvien kykenevän syömään eläimiä, koska se olisi ollut luonnonjärjestystä vastaan.
Hiçkimse bitkilerin bir hayvanı yiyebileceğini söyleyemezdi, çünkü bu doğanın düzenine karşıydı.Nadie podría decir que las plantas pueden comer un animal, porque eso iría en contra del orden natural.
Hiçkimse bitkilerin bir hayvanı yiyebileceğini söyleyemezdi, çünkü bu doğanın düzenine karşıydı.Niemand konnte sagen, dass Pflanzen ein Tier fressen können, weil es gegen die Ordnung der Natur war.
Hiçkimse bitkilerin bir hayvanı yiyebileceğini söyleyemezdi, çünkü bu doğanın düzenine karşıydı.Nikdo nemohl říci, že rostliny jsou schopny sníst zvíře, protože to bylo proti řádu přírody.
Hiçkimse bitkilerin bir hayvanı yiyebileceğini söyleyemezdi, çünkü bu doğanın düzenine karşıydı.Nikto nemohol povedať, že rastliny sú schopné jesť zvieratá, pretože to bolo proti usporiadaniu prírody.
Hiçkimse bitkilerin bir hayvanı yiyebileceğini söyleyemezdi, çünkü bu doğanın düzenine karşıydı.Nimeni nu spunea că plantele puteau să mănânce un animal, deoarece era împotriva ordinii naturale.
Hiçkimse bitkilerin bir hayvanı yiyebileceğini söyleyemezdi, çünkü bu doğanın düzenine karşıydı.Ninguém podia dizer que as plantas podiam comer um animal, porque isso ia contra a ordem da natureza.
Hiçkimse bitkilerin bir hayvanı yiyebileceğini söyleyemezdi, çünkü bu doğanın düzenine karşıydı.Rośliny nie mogły zjadać zwierząt, bo to przeczyło porządkowi natury.
Hiçkimse bitkilerin bir hayvanı yiyebileceğini söyleyemezdi, çünkü bu doğanın düzenine karşıydı.Senki sem mondhatta, hogy egy növény megehet egy állatot, mert ez ellentmondott a természet hierarchiájának.
Hiçkimse bitkilerin bir hayvanı yiyebileceğini söyleyemezdi, çünkü bu doğanın düzenine karşıydı.Tidak seorangpun dapat berkata tumbuhan dapat memakan hewan, sebab itu melawan aturan alam.
Hiçkimse bitkilerin bir hayvanı yiyebileceğini söyleyemezdi, çünkü bu doğanın düzenine karşıydı.Κανείς δεν μπορούσε να πει ότι τα φυτά μπορούσαν να φάνε ένα ζώο, διότι ήταν αντίθετο με τη φυσική τάξη.
Hiçkimse bitkilerin bir hayvanı yiyebileceğini söyleyemezdi, çünkü bu doğanın düzenine karşıydı.Никто не мог сказать, что растения могут съесть животное, потому что это было против закона природы.
Hiçkimse bitkilerin bir hayvanı yiyebileceğini söyleyemezdi, çünkü bu doğanın düzenine karşıydı.איש לא הודה בעובדה שצמחים יכולים לאכול בעלי חיים, כי זה היה מנוגד לסדר הדברים בטבע.
Hiçkimse bitkilerin bir hayvanı yiyebileceğini söyleyemezdi, çünkü bu doğanın düzenine karşıydı.فلا احد يقول ان النباتات قادرة على أكل الحيوانات لانه عكس منظومة الطبيعة
Hiçkimse bitkilerin bir hayvanı yiyebileceğini söyleyemezdi, çünkü bu doğanın düzenine karşıydı.自然の法則に反していたからです でも植物はたくさんの
HUZUR: Çünkü burada bir çatışma yok; ne bitkiler arasında ne de bitkiler için.السلام: لأنه ما من صراعات هنا
HUZUR: Çünkü burada bir çatışma yok; ne bitkiler arasında ne de bitkiler için.ここは公共の場としての種子バンクだからです。
İnsan hayatı, bütün hayat, bitkilere bağlı.Alles menschliche Leben, alles Leben, ist abhängig von Pflanzen.
İnsan hayatı, bütün hayat, bitkilere bağlı.Całe ludzkie życie, całe życie w ogóle, jest uzależnione od roślin.
İnsan hayatı, bütün hayat, bitkilere bağlı.Đời sống loài người, cuộc sống của tất cả chúng ta, đều phụ thuộc vào các loài thực vật.
İnsan hayatı, bütün hayat, bitkilere bağlı.Het leven van de mens, en al het leven op aarde, is afhankelijk van planten
İnsan hayatı, bütün hayat, bitkilere bağlı.인간의 삶은, 모든 삶은 식물에 의존하고 있습니다.
İnsan hayatı, bütün hayat, bitkilere bağlı.Minden emberi élet, minden élet, a növényektől függ.
İnsan hayatı, bütün hayat, bitkilere bağlı.Seluruh kehidupan manusia, seluruh kehidupan, bergantung pada tanaman.
İnsan hayatı, bütün hayat, bitkilere bağlı.Toată viața umană, toată viața, depinde de plante.
İnsan hayatı, bütün hayat, bitkilere bağlı.Toda a vida humana, toda a vida, depende das plantas.
İnsan hayatı, bütün hayat, bitkilere bağlı.Toda la vida humana, toda la vida, depende de las plantas.
İnsan hayatı, bütün hayat, bitkilere bağlı.Toute vie humaine, toute vie, dépend des plantes.
İnsan hayatı, bütün hayat, bitkilere bağlı.Tutta la vita umana, la vita in generale, dipende dalle piante.
İnsan hayatı, bütün hayat, bitkilere bağlı.Veškerý lidský život, veškerý život závisí na rostlinách.
İnsan hayatı, bütün hayat, bitkilere bağlı.Všetok ľudský život, všetok život, závisí na rastlinách.
İnsan hayatı, bütün hayat, bitkilere bağlı.Όλη η ανθρώπινη ζωή, όλη η ζωή, εξαρτάται απο τα φυτά.
İnsan hayatı, bütün hayat, bitkilere bağlı.Вся жизнь человечества, вся жизнь, зависит от растений.
İnsan hayatı, bütün hayat, bitkilere bağlı.Човешкият живот, всички живи същества, зависят от растенията.
İnsan hayatı, bütün hayat, bitkilere bağlı.החיים האנושיים, החיים בכלל, תלויים בצמחים.
İnsan hayatı, bütün hayat, bitkilere bağlı.كل حياة البشر، كل الحياة، تعتمد على النباتات .
İnsan hayatı, bütün hayat, bitkilere bağlı.すべての生命は植物に依存しています そのことを少しお話ししたいと思います
İnsanları, anatomiyi, bitkileri, hayvanları, manzaraları, binaları, suyu, her şeyi çizmişti.Desena oameni, anatomie, plante, animale, peisaje, clădiri, apă, totul.
İnsanları, anatomiyi, bitkileri, hayvanları, manzaraları, binaları, suyu, her şeyi çizmişti.Desenhava pessoas, anatomia, plantas, animais, paisagens, edifícios, água, tudo.
İnsanları, anatomiyi, bitkileri, hayvanları, manzaraları, binaları, suyu, her şeyi çizmişti.Dia menggambar orang, anatomi, tanaman, hewan, pemandangan, gedung, air, semuanya.
İnsanları, anatomiyi, bitkileri, hayvanları, manzaraları, binaları, suyu, her şeyi çizmişti.Dibujaba personas, anatomía, plantas, animales, paisajes, edificios, agua, de todo.
İnsanları, anatomiyi, bitkileri, hayvanları, manzaraları, binaları, suyu, her şeyi çizmişti.Han ritade människor, kroppar, djur, landskap, byggnader, vatten - allt!
İnsanları, anatomiyi, bitkileri, hayvanları, manzaraları, binaları, suyu, her şeyi çizmişti.Hij tekende mensen, anatomie, planten, dieren, landschappen, gebouwen, water, alles.
İnsanları, anatomiyi, bitkileri, hayvanları, manzaraları, binaları, suyu, her şeyi çizmişti.Il dessinait des gens, de l'anatomie, des plantes, des animaux, des paysages, des bâtiments, de l'eau, tout.
İnsanları, anatomiyi, bitkileri, hayvanları, manzaraları, binaları, suyu, her şeyi çizmişti.사람, 해부도, 식물, 동물, 풍경, 건축물, 물 등 보이는 모든 것을 그렸었죠.
İnsanları, anatomiyi, bitkileri, hayvanları, manzaraları, binaları, suyu, her şeyi çizmişti.Lerajzolt embereket, testeket, növényeket, állatokat, tájakat, épületeket, vizet, mindent.
İnsanları, anatomiyi, bitkileri, hayvanları, manzaraları, binaları, suyu, her şeyi çizmişti.Maloval lidi, anatomii, rostliny, zvířata, krajiny, budovy, vodu, všechno.
İnsanları, anatomiyi, bitkileri, hayvanları, manzaraları, binaları, suyu, her şeyi çizmişti.Maľoval ľudí, anatómiu, rastliny, zvieratá, krajinky, stavby, vodu, všetko.
İnsanları, anatomiyi, bitkileri, hayvanları, manzaraları, binaları, suyu, her şeyi çizmişti.Menschen, Anatomie, Pflanzen, Tiere, Landschaften, Gebäude, Wasser, alles.
İnsanları, anatomiyi, bitkileri, hayvanları, manzaraları, binaları, suyu, her şeyi çizmişti.Ông vẽ người, cơ thể người, cây cỏ, động vật, cảnh quan, nhà cửa, nước, ông vẽ mọi thứ.
İnsanları, anatomiyi, bitkileri, hayvanları, manzaraları, binaları, suyu, her şeyi çizmişti.Risal je ljudi, anatomijo, rastline, živali, pokrajino, stavbe, vodo, vse.
İnsanları, anatomiyi, bitkileri, hayvanları, manzaraları, binaları, suyu, her şeyi çizmişti.Rysował ludzi, anatomię, rośliny, zwierzęta, pejzaże, budynki, wodę, wszystko.
İnsanları, anatomiyi, bitkileri, hayvanları, manzaraları, binaları, suyu, her şeyi çizmişti.Ζωγράφιζε ανθρώπους, ανατομία, φυτά, ζώα, τοπία, κτίρια, νερό, τα πάντα.
İnsanları, anatomiyi, bitkileri, hayvanları, manzaraları, binaları, suyu, her şeyi çizmişti.Він зображав людей, анатомію, рослин, тварин, краєвиди, будівлі, воду, все.

İlgili Sayfalar