Ana içeriğe geç
Sözlük

bitkiler ile cümle

bitkiler kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
8
HARF
3
HECE
11
ORT. KELİME
Hayır, patates değil ama domates, aromatik bitkiler vb.لا ، ليس بطاطس، ولكن طماطم، نباتات عطريه وما إلي ذلك.
Hayır, patates değil ama domates, aromatik bitkiler vb.ハーブなどもです 体に良い空気を吸ったり
Hayvanlara polenlerin taşınması karşılığında birtür tatlı -- enerji verici-- madde sunan bitkiler görüyoruz.식물은 동물들에게 화분 수송의 대가로 달고 활기를 돋아주는
Hayvanlara polenlerin taşınması karşılığında birtür tatlı -- enerji verici-- madde sunan bitkiler görüyoruz.Máme rostliny, které předávají živočichům druh sladké látky -- velmi energetické -- výměnou za přenos pylu.
Hayvanlara polenlerin taşınması karşılığında birtür tatlı -- enerji verici-- madde sunan bitkiler görüyoruz.Rośliny oferują zwierzętom słodkie substancje, bardzo energetyzujące w zamian za transport pyłków.
Hayvanlara polenlerin taşınması karşılığında birtür tatlı -- enerji verici-- madde sunan bitkiler görüyoruz.Растения передают животным сладковатое вещество -- снабжающее их энергией -- в обмен на передачу пыльцы.
Hayvanlara polenlerin taşınması karşılığında birtür tatlı -- enerji verici-- madde sunan bitkiler görüyoruz.הצמחים מעניקים לבעלי החיים מעין חומר מתקתק-- ממריץ מאד--
Hayvanlara polenlerin taşınması karşılığında birtür tatlı -- enerji verici-- madde sunan bitkiler görüyoruz.حيث تقدم النباتات لتلك الحيوانات بدائل " سكرية " لكي تحمسها
Hayvanlara polenlerin taşınması karşılığında birtür tatlı -- enerji verici-- madde sunan bitkiler görüyoruz.糖分の一種で エネルギー源になるものを 花粉を運ぶ代わりに提供するものもあります
Hayvanlar için ot, İnsanların yararı için bitkiler yetiştirirsin; İnsanlar ekmeğini topraktan çıkarsın diye,(103:14) Ты произращаешь траву для скота, и зелень на пользу человека,чтобы произвести из земли пищу,
Hayvanlar için ot, İnsanların yararı için bitkiler yetiştirirsin; İnsanlar ekmeğini topraktan çıkarsın diye,A ki füvet sarjaszt a barmoknak és növényeket az embereknek hasznára, hogy eledelt vegyenek a földbõl,
Hayvanlar için ot, İnsanların yararı için bitkiler yetiştirirsin; İnsanlar ekmeğini topraktan çıkarsın diye,Dávaš, aby rástla tráva hovädu a bylina na službu človeka, aby tak vyvodil chlieb zo zeme.
Hayvanlar için ot, İnsanların yararı için bitkiler yetiştirirsin; İnsanlar ekmeğini topraktan çıkarsın diye,Dáváš, aby rostla tráva dobytku, a bylina ku potřebě člověku, abys tak vyvodil chléb z země,
Hayvanlar için ot, İnsanların yararı için bitkiler yetiştirirsin; İnsanlar ekmeğini topraktan çıkarsın diye,du lader Græs gro frem til Kvæget og Urter til Menneskets Tjeneste, så du frembringer Brød af Jorden
Hayvanlar için ot, İnsanların yararı için bitkiler yetiştirirsin; İnsanlar ekmeğini topraktan çıkarsın diye,du lässest Gras wachsen für das Vieh und Saat zu Nutz den Menschen, daß du Brot aus der Erde bringest,
Hayvanlar için ot, İnsanların yararı için bitkiler yetiştirirsin; İnsanlar ekmeğini topraktan çıkarsın diye,Du låter gräs skjuta upp för djuren och örter till människans tjänst. Så framalstrar du bröd ur jorden
Hayvanlar için ot, İnsanların yararı için bitkiler yetiştirirsin; İnsanlar ekmeğini topraktan çıkarsın diye,Engkau menumbuhkan rumput untuk hewan, dan bagi manusia segala macam tanaman. Maka ia dapat bercocok tanam
Hayvanlar için ot, İnsanların yararı için bitkiler yetiştirirsin; İnsanlar ekmeğini topraktan çıkarsın diye,Fai crescere il fieno per gli armenti e l'erba al servizio dell'uomo, perché tragga alimento dalla terra
Hayvanlar için ot, İnsanların yararı için bitkiler yetiştirirsin; İnsanlar ekmeğini topraktan çıkarsın diye,Fazes crescer erva para os animais, e a verdura para uso do homem, de sorte que da terra tire o alimento,
Hayvanlar için ot, İnsanların yararı için bitkiler yetiştirirsin; İnsanlar ekmeğini topraktan çıkarsın diye,Han lar gress gro for feet og urter til menneskets tjeneste, til å få brød frem av jorden.
Hayvanlar için ot, İnsanların yararı için bitkiler yetiştirirsin; İnsanlar ekmeğini topraktan çıkarsın diye,저가 가축을 위한 풀과 사람의 소용을 위한 채소를 자라게 하시며 땅에서 식물이 나게 하시고
Hayvanlar için ot, İnsanların yararı için bitkiler yetiştirirsin; İnsanlar ekmeğini topraktan çıkarsın diye,Ngài làm cho cỏ đâm lên cho súc vật, Cây cối dùng cho loài người, Và khiến thực vật sanh ra từ nơi đất.
Hayvanlar için ot, İnsanların yararı için bitkiler yetiştirirsin; İnsanlar ekmeğini topraktan çıkarsın diye,Ngài làm cho cỏ đâm lên cho súc_vật , Cây_cối dùng cho loài_người , Và khiến thực_vật sanh ra từ nơi đất .
Hayvanlar için ot, İnsanların yararı için bitkiler yetiştirirsin; İnsanlar ekmeğini topraktan çıkarsın diye,On daje, da raste trava živini in zelišče človeku v rabo, da si pripravi hrano iz zemlje,
Hayvanlar için ot, İnsanların yararı için bitkiler yetiştirirsin; İnsanlar ekmeğini topraktan çıkarsın diye,Sinä kasvatat ruohon karjalle ja kasvit ihmisen tarpeeksi. Niin sinä tuotat maasta leivän
Hayvanlar için ot, İnsanların yararı için bitkiler yetiştirirsin; İnsanlar ekmeğini topraktan çıkarsın diye,Tu faci să crească iarba pentru vite, şi verdeţuri pentru nevoile omului, ca pămîntul să dea hrană:
Hayvanlar için ot, İnsanların yararı için bitkiler yetiştirirsin; İnsanlar ekmeğini topraktan çıkarsın diye,Za twoją sprawą rośnie trawa dla bydła, a zioła na pożytek człowieczy; ty wywodzisz chleb z ziemi:
Hayvanlar için ot, İnsanların yararı için bitkiler yetiştirirsin; İnsanlar ekmeğini topraktan çıkarsın diye,Ο αναδιδων χορτον δια τα κτηνη και βοτανην προς χρησιν του ανθρωπου, δια να εξαγη τροφην εκ της γης,
Hayvanlar için ot, İnsanların yararı için bitkiler yetiştirirsin; İnsanlar ekmeğini topraktan çıkarsın diye,Правиш да никне трева за добитъка, И зеленчук за потреба на човека, За да изважда храна от земята,
Hayvanlar için ot, İnsanların yararı için bitkiler yetiştirirsin; İnsanlar ekmeğini topraktan çıkarsın diye,מצמיח חציר לבהמה ועשב לעבדת האדם להוציא לחם מן הארץ׃
Hayvanlar için ot, İnsanların yararı için bitkiler yetiştirirsin; İnsanlar ekmeğini topraktan çıkarsın diye,‎المنبت عشبا للبهائم وخضرة لخدمة الانسان لاخراج خبز من الارض
Hayvanlar için ot, İnsanların yararı için bitkiler yetiştirirsin; İnsanlar ekmeğini topraktan çıkarsın diye,他 使 草 生 長 、 給 六 畜 喫 . 使 菜 蔬 發 長 、 供 給 人 用 . 使 人 從 地 裡 能 得 食 物
Hayvanlar için ot, İnsanların yararı için bitkiler yetiştirirsin; İnsanlar ekmeğini topraktan çıkarsın diye,他 使 草 生長 、 給六 畜 喫 . 使 菜蔬 發長 、 供給人用 . 使 人從 地裡 能 得 食物
Hayvanlari ve bitkileri evcillestirdigimiz zaman.-husdjur och växtodlingar.
Hayvanlari ve bitkileri evcillestirdigimiz zaman.가축과 농작물을 기르기 시작합니다.
Hayvanlari ve bitkileri evcillestirdigimiz zaman.בייתנו בעלי חיים וצמחים.
Hayvanlari ve bitkileri evcillestirdigimiz zaman.و تربية الحيوانات.
Hayvanlari ve bitkileri evcillestirdigimiz zaman.ローマやギリシャ その先はご存じですね
Her ağaç meyvesinden tanınır. Dikenli bitkilerden incir toplanmaz, çalılardan üzüm devşirilmez.Kajti vsako drevo se spozna po svojem sadu. S trnja namreč ne bero smokev in z robidovja ne trgajo grozdja.
Her ağaç meyvesinden tanınır. Dikenli bitkilerden incir toplanmaz, çalılardan üzüm devşirilmez."나무는 각각 그 열매로 아나니 가시나무에서 무화과를, 또는 찔레에서 포도를 따지 못하느니라"
Her ağaç meyvesinden tanınır. Dikenli bitkilerden incir toplanmaz, çalılardan üzüm devşirilmez.lebo každý strom sa pozná po vlastnom ovocí. Lebo veď z tŕnia neoberajú fíkov, ani z hložia neoberajú hrozna.
Her ağaç meyvesinden tanınır. Dikenli bitkilerden incir toplanmaz, çalılardan üzüm devşirilmez.vì hễ xem trái thì biết cây. Người ta không hái được trái vả nơi bụi gai, hay là trái nho nơi chòm kinh cước.
Her ağaç meyvesinden tanınır. Dikenli bitkilerden incir toplanmaz, çalılardan üzüm devşirilmez.Кожне бо дерево по свому овощу пізнаєть ся; не збирають бо з тернини смокви, анї збирають з ожини винограду.
Her ağaç meyvesinden tanınır. Dikenli bitkilerden incir toplanmaz, çalılardan üzüm devşirilmez.Понеже всяко дърво от своя плод се познава; защото не берат смокини от тръни, нито късат грозде от къпина.
Her ağaç meyvesinden tanınır. Dikenli bitkilerden incir toplanmaz, çalılardan üzüm devşirilmez.כי כל עץ נכר בפריו כי אין אספים תאנים מן הקצים אף אין בצרים ענב מן הסנה׃
Her ağaç meyvesinden tanınır. Dikenli bitkilerden incir toplanmaz, çalılardan üzüm devşirilmez.لان كل شجرة تعرف من ثمرها. فانهم لا يجتنون من الشوك تينا ولا يقطفون من العليق عنبا.
Her ağaç meyvesinden tanınır. Dikenli bitkilerden incir toplanmaz, çalılardan üzüm devşirilmez.凡 樹 木 看 果 子 、 就 可 以 認 出 他 來 。 人 不 是 從 荊 棘 上 摘 無 花 果 、 也 不 是 從 蒺 蔾 裡 摘 葡 萄
Her ağaç meyvesinden tanınır. Dikenli bitkilerden incir toplanmaz, çalılardan üzüm devşirilmez.凡 樹木 看 果子 、 就 可以 認出 他 來 。 人 不 是 從荊棘 上 摘 無花果 、 也 不 是 從蒺蔾裡 摘葡萄
Hiçkimse bitkilerin bir hayvanı yiyebileceğini söyleyemezdi, çünkü bu doğanın düzenine karşıydı.Không ai nói rằng thực vật có thể ăn động vật, bởi vì điều đó ngược lại với quy luật tự nhiên.
Hiçkimse bitkilerin bir hayvanı yiyebileceğini söyleyemezdi, çünkü bu doğanın düzenine karşıydı.그 누구도 식물이 동물을 먹는다고 말하지 못했습니다. 자연의 섭리를 거스르는 것이었기 때문이죠.
Hiçkimse bitkilerin bir hayvanı yiyebileceğini söyleyemezdi, çünkü bu doğanın düzenine karşıydı.Kukaan ei voinut sanoa kasvien kykenevän syömään eläimiä, koska se olisi ollut luonnonjärjestystä vastaan.
Hiçkimse bitkilerin bir hayvanı yiyebileceğini söyleyemezdi, çünkü bu doğanın düzenine karşıydı.Nadie podría decir que las plantas pueden comer un animal, porque eso iría en contra del orden natural.
Hiçkimse bitkilerin bir hayvanı yiyebileceğini söyleyemezdi, çünkü bu doğanın düzenine karşıydı.Niemand konnte sagen, dass Pflanzen ein Tier fressen können, weil es gegen die Ordnung der Natur war.
Hiçkimse bitkilerin bir hayvanı yiyebileceğini söyleyemezdi, çünkü bu doğanın düzenine karşıydı.Nikdo nemohl říci, že rostliny jsou schopny sníst zvíře, protože to bylo proti řádu přírody.
Hiçkimse bitkilerin bir hayvanı yiyebileceğini söyleyemezdi, çünkü bu doğanın düzenine karşıydı.Nikto nemohol povedať, že rastliny sú schopné jesť zvieratá, pretože to bolo proti usporiadaniu prírody.
Hiçkimse bitkilerin bir hayvanı yiyebileceğini söyleyemezdi, çünkü bu doğanın düzenine karşıydı.Nimeni nu spunea că plantele puteau să mănânce un animal, deoarece era împotriva ordinii naturale.
Hiçkimse bitkilerin bir hayvanı yiyebileceğini söyleyemezdi, çünkü bu doğanın düzenine karşıydı.Ninguém podia dizer que as plantas podiam comer um animal, porque isso ia contra a ordem da natureza.
Hiçkimse bitkilerin bir hayvanı yiyebileceğini söyleyemezdi, çünkü bu doğanın düzenine karşıydı.Rośliny nie mogły zjadać zwierząt, bo to przeczyło porządkowi natury.
Hiçkimse bitkilerin bir hayvanı yiyebileceğini söyleyemezdi, çünkü bu doğanın düzenine karşıydı.Senki sem mondhatta, hogy egy növény megehet egy állatot, mert ez ellentmondott a természet hierarchiájának.
Hiçkimse bitkilerin bir hayvanı yiyebileceğini söyleyemezdi, çünkü bu doğanın düzenine karşıydı.Tidak seorangpun dapat berkata tumbuhan dapat memakan hewan, sebab itu melawan aturan alam.
İlgili Sayfalar
Menü
Giriş Yap
Premium
Platform
Karanlık Mod