Bu bitkileri arıyorlar, bu bitkileri çiçek halinde buluyorlar.הם מחפשים אותם. הם מוצאים אותם בפריחה.
Bu bitkileri arıyorlar, bu bitkileri çiçek halinde buluyorlar.يبحثون عنها. يجدونها في زهرة.
Bu bitkileri arıyorlar, bu bitkileri çiçek halinde buluyorlar.種をつけたときにそこに戻り
Bu bitkilerin bazıları, ekranın solundaki şu diptekiler gibi, türlerinin geri kalan bir kaçından.이러한 식물 중에는, 여기 아래쪽에 여러분 화면 왼쪽의 식물들은 마지막 남은 품종들입니다.
Bu bitkilerin bazıları, ekranın solundaki şu diptekiler gibi, türlerinin geri kalan bir kaçından.links auf ihrem Bildschirm, sind schon soweit reduziert, dass es nur noch ganz wenige von ihnen gibt.
Bu bitkilerin bazıları, ekranın solundaki şu diptekiler gibi, türlerinin geri kalan bir kaçından.Một số cây, như những loài ở hình phía dưới bên trái màn hình, chúng bị tận diệt đến mức chỉ còn vài cá thể.
Bu bitkilerin bazıları, ekranın solundaki şu diptekiler gibi, türlerinin geri kalan bir kaçından.Niektóre z tych roślin, jak te na dole po lewej stronie ekranu, zostały już tylko jako pojedyncze osobniki.
Bu bitkilerin bazıları, ekranın solundaki şu diptekiler gibi, türlerinin geri kalan bir kaçından.Niektoré z týchto rastlín, napríklad tie v ľavom dolnom rohu obrazovky, sú na pokraji vyhynutia.
Bu bitkilerin bazıları, ekranın solundaki şu diptekiler gibi, türlerinin geri kalan bir kaçından.חלק מהצמחים הללו, כמו אלה שלמטה בצד שמאל של המסך, הם הפרטים הבודדים האחרונים.
Bu bitkilerin bazıları, ekranın solundaki şu diptekiler gibi, türlerinin geri kalan bir kaçından.بعض هذه النباتات، مثل تلك في الأسفل الى شمال الشاشة، أنها بعض الأنواع القليلة المتبقية.
Bu bitkilerin bazıları, ekranın solundaki şu diptekiler gibi, türlerinin geri kalan bir kaçından.最後の残されたものと なってしまっています この男性が種をトラックに積んでいるものはもう木が
Bu, bitkilerin meristemden uzaklaşarak büyümesini sağlar .Esto hace que las partes se alejen del meristema luego de formarse.
Bu, bitkilerin meristemden uzaklaşarak büyümesini sağlar .To nutí části rostlin posunovat se od meristému jakmile se utvoří.
Bu, bitkilerin meristemden uzaklaşarak büyümesini sağlar .Това кара растителните части да се отдалечават от меристемата след като се образуват.
Bu, bitkilerin meristemden uzaklaşarak büyümesini sağlar .分裂組織から離れます。 その間も分裂組織は新しい部分の形成を続けて、
Bu bitkiler tüm dünyada 28 bin türün üzerinde bir çeşitlilik gösterir.이 식물들은 정말 다양하게 존재해요 전세계적으로 28,000종이 넘죠
Bu bitkiler tüm dünyada 28 bin türün üzerinde bir çeşitlilik gösterir.Aceste plante sunt de o varietate imensă, peste 28000 de specii în toată lumea.
Bu bitkiler tüm dünyada 28 bin türün üzerinde bir çeşitlilik gösterir.Ces plantes sont très diverses, il y a plus de 28.000 espèces à travers le monde.
Bu bitkiler tüm dünyada 28 bin türün üzerinde bir çeşitlilik gösterir.Deze planten zijn er in grote verscheidenheid: meer dan 28.000 soorten wereldwijd.
Bu bitkiler tüm dünyada 28 bin türün üzerinde bir çeşitlilik gösterir.Diese Pflanzen treten in großer Vielfalt auf, über 28.000 Arten auf der Welt.
Bu bitkiler tüm dünyada 28 bin türün üzerinde bir çeşitlilik gösterir.Những loài cây này phát triển khá đa dạng, có hơn 28000 loài trên toàn thế giới.
Bu bitkiler tüm dünyada 28 bin türün üzerinde bir çeşitlilik gösterir.Queste piante sono presenti in grande varietà, oltre 28.000 specie nel mondo.
Bu bitkiler tüm dünyada 28 bin türün üzerinde bir çeşitlilik gösterir.Te rośliny występują w wielkiej różnorodności, ponad 28 000 gatunków na świecie.
Bu bitkiler tüm dünyada 28 bin türün üzerinde bir çeşitlilik gösterir.Таких растений огромное множество, около 28 000 видов по всему миру.
Bu bitkiler tüm dünyada 28 bin türün üzerinde bir çeşitlilik gösterir.Тези растения се появяват в огромно многообразие, над 28 000 вида по света.
Bu bitkiler tüm dünyada 28 bin türün üzerinde bir çeşitlilik gösterir.בצמחים אלה הגיוון גדול, מעל 28,000 מינים בכל העולם.
Bu bitkiler tüm dünyada 28 bin türün üzerinde bir çeşitlilik gösterir.هذه النباتات لديها تنوع كبير، أكثر من 28000 نوع مختلف في أنحاء العالم.
Bu bitkiler tüm dünyada 28 bin türün üzerinde bir çeşitlilik gösterir.世界に28,000種以上もあり このような熱帯雨林に生息しています
Bu bize, ya da en azından bitkilere, genetik çeşitlilik sağlıyor.Nos da diversidad genética, o por lo menos les da a las plantas diversidad genética.
Bu bize, ya da en azından bitkilere, genetik çeşitlilik sağlıyor.Aceasta ne dă diversitate genetică, sau cel puţin le dă plantelor diversitate genetică.
Bu bize, ya da en azından bitkilere, genetik çeşitlilik sağlıyor.Da qui proviene la diversità genetica, o perlomeno quella delle piante.
Bu bize, ya da en azından bitkilere, genetik çeşitlilik sağlıyor.Dies ermöglicht uns genetische Vielfalt, beziehungsweise ermöglicht es den Blumen genetische Vielfalt.
Bu bize, ya da en azından bitkilere, genetik çeşitlilik sağlıyor.Dit geeft ons genetische diversiteit, of tenminste geeft het de planten genetische diversiteit.
Bu bize, ya da en azından bitkilere, genetik çeşitlilik sağlıyor.Ez adja nekünk a genetikai változatosságot, legalábbis a növényeknek ez adja a genetikai változatosságot.
Bu bize, ya da en azından bitkilere, genetik çeşitlilik sağlıyor.Isso dá-nos diversidade genética, ou pelo menos dá às plantas diversidade genética.
Bu bize, ya da en azından bitkilere, genetik çeşitlilik sağlıyor.이것은 우리에게 유전적인 다양성을 주기도 하고 적어도 식물에게는 유전적인 다양성을 주죠.
Bu bize, ya da en azından bitkilere, genetik çeşitlilik sağlıyor.Qua đó cho chúng ta đa dạng di truyền học, hoặc ít nhất tạo ra sự đa dạng di truyền ở thực vật.
Bu bize, ya da en azından bitkilere, genetik çeşitlilik sağlıyor.To daje roślinom różnorodność genetyczną. To daje roślinom różnorodność genetyczną.
Bu bize, ya da en azından bitkilere, genetik çeşitlilik sağlıyor.To nám přináší genetickou rozmanitost, nebo alespoň květinám to přináší genetickou rozmanitost.
Bu bize, ya da en azından bitkilere, genetik çeşitlilik sağlıyor.To nám umožňuje genetickú rozmanitosť alebo prinajmenšom to umožňuje rastlinám genetickú rozmanitosť.
Bu bize, ya da en azından bitkilere, genetik çeşitlilik sağlıyor.Αυτό μας δίνει γενετική ποικιλότητα, ή δίνει στα φυτά τουλάχιστον γενετική ποικιλότητα.
Bu bize, ya da en azından bitkilere, genetik çeşitlilik sağlıyor.Това ни дава генетично разнообразие или поне дава на цветята генетично разнообразие.
Bu bize, ya da en azından bitkilere, genetik çeşitlilik sağlıyor.Это даёт нам генетическое разнообразие, или, по крайней мере, даёт цветкам генетическое разнообразие.
Bu bize, ya da en azından bitkilere, genetik çeşitlilik sağlıyor.זה נותן לנו גיוון גנטי, או לפחות נותן לפרחים גיוון גנטי.
Bu bize, ya da en azından bitkilere, genetik çeşitlilik sağlıyor.وهذا هو الذي يعطينا التنوع الجيني أو على الأقل يعطي النباتات التنوع الجيني الذي تملكه
Bu bize, ya da en azından bitkilere, genetik çeşitlilik sağlıyor.少なくとも 植物種の遺伝的多様性は高くなります 同じ個体間で交配しないほうがいいのです
Bu da C-4 bitkilerinin yaptığı gibi fikse eder.C-4식물이 하는 것과 똑같은 방법으로 탄소를 고정합니다
Bu da C-4 bitkilerinin yaptığı gibi fikse eder.Fixuje ho naprosto stejným způsobem jako C4 rostliny.
Bu da C-4 bitkilerinin yaptığı gibi fikse eder.Ini perbaikan itu dengan cara yang sama bahwa C-4 tanaman lakukan.
Bu da C-4 bitkilerinin yaptığı gibi fikse eder.Se fija la misma manera que las plantas C-4.
Bu da C-4 bitkilerinin yaptığı gibi fikse eder.W taki sam sposób, w jaki jest wiązany przez rośliny C-4.
Bu da C-4 bitkilerinin yaptığı gibi fikse eder.Той се фиксира по абсолютно същият начин, по който C-4 растенията се фиксират.
Bu demek oluyorki kullandığımız şeyin yüzde 86'sı muhtemelen işlenmiş bitkiler ve amipler ve diğer şeyler.탄화수소입니다. 즉, 86퍼센트의 에너지가 가공 처리된 식물이나 아메바와 같은 것입니다.
Bu demek oluyorki kullandığımız şeyin yüzde 86'sı muhtemelen işlenmiş bitkiler ve amipler ve diğer şeyler.Pertanto, l"86% della roba che stiamo consumando sono probabilmente piante compresse, amebe, e tutto il resto.
Bu demek oluyorki kullandığımız şeyin yüzde 86'sı muhtemelen işlenmiş bitkiler ve amipler ve diğer şeyler.Это означает, что 86% того, что мы потребляем, является переработанными растениями и амёбами и тому подобное.
Bu demek oluyorki kullandığımız şeyin yüzde 86'sı muhtemelen işlenmiş bitkiler ve amipler ve diğer şeyler.פחממנים. ז"א 86 אחוז מהדבר הזה שנצרך הוא כנראה צמחים שעובדו ואמבות ושאר הדבר הזה. יש כאן
Bu demek oluyorki kullandığımız şeyin yüzde 86'sı muhtemelen işlenmiş bitkiler ve amipler ve diğer şeyler.هيدروكربونات. هذا يعني أن 86 من الأشياء التي نستهلكها هي ربما نباتات معالجة و أميبات وبقية تلك الأشياء. وهناك
Bu demek oluyorki kullandığımız şeyin yüzde 86'sı muhtemelen işlenmiş bitkiler ve amipler ve diğer şeyler.おそらく変成した植物やアメーバなのです 資源保護と代替エネルギーの 役目はここにあります
Bu Exploratorium'daki bu adamlar ev bitkilerini davul gibi çalıyorlar.De här killarna på "Exploratorium" spelar på krukväxter som om de var trummor.
Bu Exploratorium'daki bu adamlar ev bitkilerini davul gibi çalıyorlar.Deze jongens bij het Exploratorium bespelen kamerplanten alsof het drums zijn.