bitkiler ile cümle

bitkiler kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
8
HARF
3
HECE
8
ORT. KELİME
Böylelikle köklerin %90 ını sökseniz bile bitkiler çalışmaya devam ederlerl.Podemos eliminar 90% do aparelho radicular e as plantas continuam a funcionar.
Böylelikle köklerin %90 ını sökseniz bile bitkiler çalışmaya devam ederlerl.Poți elimina 90 % din aparatul radicular şi planta continuă să funcţioneze.
Böylelikle köklerin %90 ını sökseniz bile bitkiler çalışmaya devam ederlerl.Quindi possiamo rimuovere il 90% dell'apparato radicale e le piante continuano a funzionare.
Böylelikle köklerin %90 ını sökseniz bile bitkiler çalışmaya devam ederlerl.Takže můžete odstranit 90 procent špiček kořenů a rostlina nepřestane fungovat.
Böylelikle köklerin %90 ını sökseniz bile bitkiler çalışmaya devam ederlerl.Vì vậy bạn có thể bỏ đi 90% bộ rễ mà cây vẫn tiếp tục làm việc.
Böylelikle köklerin %90 ını sökseniz bile bitkiler çalışmaya devam ederlerl.Voit poistaa 90 prosenttia juurijärjestelmästä ja kasvi jatkaa elämistä.
Böylelikle köklerin %90 ını sökseniz bile bitkiler çalışmaya devam ederlerl.Μπορείτε να αφαιρέσετε το 90% του ριζικού συστήματος και τα φυτά συνεχίζουν να λειτουργούν.
Böylelikle köklerin %90 ını sökseniz bile bitkiler çalışmaya devam ederlerl.Можно удалить 90% корневой системы, но растение будет продолжать функционировать.
Böylelikle köklerin %90 ını sökseniz bile bitkiler çalışmaya devam ederlerl.Така че можете да премахнете 90 на сто от кореновия апарат и растенията ще продължат да работят.
Böylelikle köklerin %90 ını sökseniz bile bitkiler çalışmaya devam ederlerl.כך שתוכלו לסלק 90 אחוז ממנגנון השורש והצמחים ימשיכו לתפקד.
Böylelikle köklerin %90 ını sökseniz bile bitkiler çalışmaya devam ederlerl.حيث يمكنك ان تزيل 90% من اجزاء الجذور تلك ولكن النبتة ستستمر في الحياة
Böylelikle köklerin %90 ını sökseniz bile bitkiler çalışmaya devam ederlerl.植物は生き残ることができ 90%の接続が切れても
Bu ayette Tanrı, baklagillerden ve tohumlardan bahsediyor. Yeşil bitkiler hakkında bir dörtlük daha var.lorsque Dieu parle de légumes et de graines et dans une autre strophe à propos des plantes vertes,
Bu benzinin okyanuslardan, bitkilerden ve bitki benzeri organizmalardan geldiğini biliyorum.Dan saya menyadari bahwa minyak berasal dari samudra dan fitoplankton.
Bu benzinin okyanuslardan, bitkilerden ve bitki benzeri organizmalardan geldiğini biliyorum.En ik weet dat olie uit de oceaan komt en van fytoplankton.
Bu benzinin okyanuslardan, bitkilerden ve bitki benzeri organizmalardan geldiğini biliyorum.Et je sais que le pétrole vient de l'océan et du phytoplancton.
Bu benzinin okyanuslardan, bitkilerden ve bitki benzeri organizmalardan geldiğini biliyorum.Ich weiß, dass Öl im Ozean und durch Phytoplankton entsteht.
Bu benzinin okyanuslardan, bitkilerden ve bitki benzeri organizmalardan geldiğini biliyorum.I wiem, że ropa pochodzi z dna oceanu i fitoplanktonu.
Bu benzinin okyanuslardan, bitkilerden ve bitki benzeri organizmalardan geldiğini biliyorum.석유가 바다와 식물성플랑크톤에서 비롯된 사실을 알고 있습니다만,
Bu benzinin okyanuslardan, bitkilerden ve bitki benzeri organizmalardan geldiğini biliyorum.Och jag vet att olja kommer från havet och fytoplankton.
Bu benzinin okyanuslardan, bitkilerden ve bitki benzeri organizmalardan geldiğini biliyorum.Sei que o petróleo vem do oceano e do fitoplâncton.
Bu benzinin okyanuslardan, bitkilerden ve bitki benzeri organizmalardan geldiğini biliyorum.Şi ştiu că petrolul provine din ocean şi de la fitoplanctoni.
Bu benzinin okyanuslardan, bitkilerden ve bitki benzeri organizmalardan geldiğini biliyorum.Tudom, hogy az olaj az óceánból származik és a fitoplanktonból.
Bu benzinin okyanuslardan, bitkilerden ve bitki benzeri organizmalardan geldiğini biliyorum.Và tôi biết rằng dầu được lấy từ đại dương và các thực vật phù du.
Bu benzinin okyanuslardan, bitkilerden ve bitki benzeri organizmalardan geldiğini biliyorum.Viem, že ropa pochádza z oceánu a fytoplanktónu.
Bu benzinin okyanuslardan, bitkilerden ve bitki benzeri organizmalardan geldiğini biliyorum.Vím, že ropa pochází z oceánu z fytoplanktonu.
Bu benzinin okyanuslardan, bitkilerden ve bitki benzeri organizmalardan geldiğini biliyorum.Y, yo sé que esa gasolina viene del océano y del fitoplancton
Bu benzinin okyanuslardan, bitkilerden ve bitki benzeri organizmalardan geldiğini biliyorum.Και γνωρίζω πως το πετρέλαιο προέρχεται από τον ωκεανό και το φυτοπλανκτόν.
Bu benzinin okyanuslardan, bitkilerden ve bitki benzeri organizmalardan geldiğini biliyorum.А я знаю, что нефть достаётся из океана и фитопланктона.
Bu benzinin okyanuslardan, bitkilerden ve bitki benzeri organizmalardan geldiğini biliyorum.И знам, че този петрол идва от океана и фитопланктона.
Bu benzinin okyanuslardan, bitkilerden ve bitki benzeri organizmalardan geldiğini biliyorum.І я знаю, що нафта походить з океану і фітопланктону.
Bu benzinin okyanuslardan, bitkilerden ve bitki benzeri organizmalardan geldiğini biliyorum.ואני יודע שנפט בא מהאוקיינוס והפיטופלנקטון.
Bu benzinin okyanuslardan, bitkilerden ve bitki benzeri organizmalardan geldiğini biliyorum.وأنا أعلم أن النفط يأتي من المحيط والنباتات البحرية الطائفة
Bu benzinin okyanuslardan, bitkilerden ve bitki benzeri organizmalardan geldiğini biliyorum.それだけのエネルギーを生み出すために
Bu bitkiler, bir kac yuz milyon yasinda.Cela fait 30 ans que j'observe la Terre et ses habitants
Bu bitkiler, bir kac yuz milyon yasinda.Deze planten zijn honderden miljoenen jaren oud.
Bu bitkiler, bir kac yuz milyon yasinda.Diese Pflanzen, mehrere hundert Millionen Jahre alt.
Bu bitkiler, bir kac yuz milyon yasinda.Estas plantas têm umas centenas de milhões de anos.
Bu bitkiler, bir kac yuz milyon yasinda.Ezek a növények többszáz millió évesek.
Bu bitkiler, bir kac yuz milyon yasinda.이 식물들은 수억년이 되었습니다.
Bu bitkiler, bir kac yuz milyon yasinda.những cây này đã được mấy triệu năm tuổi.
Bu bitkiler, bir kac yuz milyon yasinda.Queste piante hanno parecchie centinaia di milioni di anni.
Bu bitkiler, bir kac yuz milyon yasinda.Te rośliny: kilkaset milionów lat
Bu bitkiler, bir kac yuz milyon yasinda.Tieto rastliny - niekoľko miliónov rokov staré.
Bu bitkiler, bir kac yuz milyon yasinda.Αυτά τα φυτά, έχουν ηλικία αρκετές εκατοντάδες εκατομμύρια έτη.
Bu bitkiler, bir kac yuz milyon yasinda.Этим растениям - несколько миллионов лет.
Bu bitkiler, bir kac yuz milyon yasinda.גרמנו לשינוי כה עמוק
Bu bitkiler, bir kac yuz milyon yasinda.هذه النباتات، عمرها مئات الملايين من السنين.
Bu bitkiler, bir kac yuz milyon yasinda.人類が現れて
Bu bitkiler hariç.Aceste plante sunt o excepţie.
Bu bitkiler hariç.A parte queste piante.
Bu bitkiler hariç.Ces plantes sont une exception.
Bu bitkiler hariç.Deze planten zijn een uitzondering.
Bu bitkiler hariç.Estas plantas são uma excepção.
Bu bitkiler hariç.Estas plantas son una excepción.
Bu bitkiler hariç.Rastline so izjeme.
Bu bitkiler hariç.Αυτά τα φυτά αποτελούν εξαίρεση.
Bu bitkiler hariç.Исключение - только растения.
Bu bitkiler hariç.بإستئناء تلك النباتات
Bu bitkileri arıyorlar, bu bitkileri çiçek halinde buluyorlar.Ei caută aceste plante. Le găsesc în floare.

İlgili Sayfalar